Yozgatlılar... Yoga yapanlara oy yok mu

Ahmet Hakan Euro şoku yaşadığı Avrupa gezisinden rahmetli Çetin Altan’ın kemiklerini sızlatacak bir yazı ile döndü

Hedefi CHP..

Önce Külliye’deki 30 Ağustos mönüsündeki “zencefilli suşi” ve “ejder suyuna” girişti...

Diyor ki:

“Eğer CHP böyle bir mönü yapsaydı 100 yıl bu halktan oy alamazdı...”

Sonra CHP parti okulunun düzenlediği kampa katılanlara girişti.

Kampta güne sabah yogası ile başlıyorlarmış ya, onlara da şunu söylüyor:

“Abiler ablalar siz bu fotoğrafla Yozgat’ı, Konya’yı, Erzurum’u falan nasıl alacaksınız?”

Ben bu hesabı anlamadım.

Zencefilli suşi Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy kaybettirmiyor...

Ama CHP’ye kaybettiriyor...

Yoga, pilates MHP’ye oy kaybettirmiyor...

Ama CHP’ye kaybettiriyor...

Tabii ki ben Yozgat’ı onun kadar iyi bilmem...

Ahmet, sen Yozgat’tan biraz uzak kaldın.

Hele sen bi çekil, ben Yozgatlılara soracağım...

Sevgili Yozgatlılar...

Gerçekten yoga sizi bozar mı?

Hakikatten yoga yapan bir siyasetçiyle oy vermez misiniz?

Ya pilates...

O da uymaz mı...


CHP’YE MÖNÜ VE SABAH SPORU TAVSİYELERİ

MÖNÜLERİNİZDE...

Maklubeden uzak durun, çok tehlikeli bir yemektir.

Soğanla, cücüğüyle kuru fasulye-pilav ve döner üstü pilava ağırlık verin, gaz yapar ama kesin oy getirir.

Sabah sporuna gelince...

Yoga, pilates, reiki gibi sporlardan uzak durun. Halkın tepkisini çeker.

Sabah okçuluğuna yönelin... Öyle bir sabah sporu yok ama yoksa bile icat edin, halktan oy almak için etkili olabilir.

Sabah yağlı güreşi... Genelde seyirlik spordur ama halk için bir kitle versiyonu yaratılabilir.

Sabah golfü... Muhafazakâr iş dünyasının yükselen yeni sporu.

Halktan uzak görünmesine bakmayın Dışişleri Bakanı bunun bir halk sporu olduğunu resmen açıkladı.

Yozgatlılar... Yoga yapanlara oy yok mu


MERAK

Anadolu’da yaşayan insanlar gerçekten böyle mi düşünüyor... Yoksa biz mi onların böyle düşündüğünü düşünüyoruz...
Külliye’deki zencefilli suşi Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy kaybettirmediğine göre... Yoga niye kaybettirecek...


DEMEK Kİ AYAKKABI SADECE BİR AYAKKABI DEĞİLMİŞ

NIKE olayı bize şunları öğretti.

Ayakkabı sadece bir ayakkabı değilmiş. Aynı zamanda bir zihniyetmiş.

Modern şirketler sadece mal üreten fabrika değil aynı zamanda bir duruş imalatçısıymış.

Şirketlerin de bir karakteri varmış ve bu karakter bazen bir cesaret flaması haline gelebiliyormuş.

Sosyal sorumluluk, sadece yoksullara ayakkabı vermekten ibaret değilmiş, bazen de insanlara cesur dayanışma mesajları vermekmiş.

ACABA BEN Mİ BİRAZ FAZLA PİMPİRİKLİYİM

Türkiye, tutuklu papaz konusunda bir yol bulmaya çalışıyor...

Bir bakıyorsunuz, gizli bir el papazla ilgili olarak gizli tanığın son gizli marifetlerini sızdırıyor.

Amerika, Avrupa, Yunanistan ile FETÖ’cülerin iadesi konusunda görüşmelerde bir noktaya geliyoruz...

Bir bakıyorsunuz bir anda idam cezası yeniden gündeme geliyor.

Cumhurbaşkanımız “Daha çok demokrasi”, “Daha çok özgürlük”, “Daha çok adalet” diyor, dört bakanınız Avrupa

Birliği ile ilgili süreci yeniden başlatacak çok önemli bir toplantı yapıyor...

Üç gün sonra bir mahkemede Nazlı Ilıcak için müebbet hapis cezası isteniyor.

Ben mi fazla pimpirikliyim...

Yoksa benim de bilmediğim daha derin bir şeyler mi var...

GÜNÜN ŞARKISI

Katherine Jenkins: “Jealous Of The Angels”. Kendi kendinizle baş başa kalabileceğiniz, hafif müziğin en damar hafifinden harika bir şarkı.


AH ÇETİN BEY

Ah Çetin Altan Bey ah...

Siz ki bu ülkede köylerde keman ve tenis hayal etmiştiniz...

Bakın yogaya bile tahammül edemeyen nesiller yetişmiş...

Ölmeden önce “Hayal ettiğimiz ülke bu değildi” demiştiniz... Haklıymışsınız...


EAGLES, MİCHAEL JACKSON’I GEÇTİ

Bugüne kadar müzik dünyasında en çok satan albüm Michael Jackson’ın “Thriller” albümüydü. 33 milyon adet satılmıştı.

Ancak Amerikan Müzik Kayıt Sanayi Birliği (RIAA) 20 Ağustos günü bu sıralamanın değiştiğini açıkladı.

“Hotel California” şarkısı ile şöhrete kavuşan Eagles’ın “Greatest Hits” albümü 38 milyon satışla birinci sıraya geçmiş.

Üçüncü sırada 29 milyon satışla, yine Eagles’ın “Hotel California” albümü yer almış.

Yozgatlılar... Yoga yapanlara oy yok mu


HANGİSİ ERKEĞİ BİR HAFTADA AŞIK EDER

İrem Derici bir hafta önce iddialı konuştu: “İstersem bir erkeği on günde kendime âşık ederim.”

Dün de “Şarkıcı Hatice” çıtayı yükseltti daha iddialı konuştu:

(Şarkıcı Hatice diyorum çünkü dün Hürriyet’in internet sitesinde adı böyle geçiyordu.)

“İstersem bir erkeği bir haftada kendime âşık ederim.”

Şimdilik üç gün farkla şarkıcı Hatice önde...

Bahisler açıldı. İpi hangisi göğüsleyecek merakla bekliyorum...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Demir Lady mi güçlü yoksa Çelik Kraliçe mi

İngiliz sarayını anlatan “Crown” dizisinin son bölümünü, tabii yine çok severek izledim.

Bu sezonun bana en ilgi çekici gelen bölümü, sonlarda Kraliçe Elizabeth ile Başbakan Thatcher arasındaki konuşmaydı.

*

Falkland savaşını kazanan, yaptığı radikal reformlarla İngiliz ekonomisini düze çıkarmak üzere olan Thatcher, bunlara rağmen popülaritesini kaybetmiş, artık partisi içinde zayıflamıştır.



Partisi istifa etmesini istemektedir.

Yazının Devamını Oku

Yarın o haritada Ankara tuşuna basınca ne çıkacak

2019 yılında Lady Gaga’nın o harika caz konseri için Las Vegas’a gittim.

1. Dördüncü gidişimdi. Bugüne kadar bana kimse orada bir “Mob Museum” olduğunu söylememişti.

Yani bir “mafya müzesi”nin...

Bu müze 14 Şubat 2012 günü açılmış. Bina 1933 yılında yapılmış ve uzun yıllar Las Vegas posta bürosu ve mahkemesi olarak hizmet vermiş.



Yani Las Vegas mafyasının üyeleri bu binadaki mahkeme salonunda yargılanmış ve mahkûm olmuş.

Yazının Devamını Oku

WhatsApp grupları çorabı delik kareyi niye çok sevdi

Bu fotoğraf bize bir WhatsApp grubundan geldi.

İlk gören eşim Tansu’ydu...

Altında şu yazıyordu:

“En sağdaki Prof. Uğur Şahin, aşıyı bulan biliminsanı. Almanya’da çekilmiş. Kucaktaki kardeşi diş hekimi, ayakta çorabı delik olan modacı olmuş.”

*

Evde hepimiz ilk bakışta çok sevdik bu kareyi.

Tansu çok etkilendi ve Instagram hesabından paylaştı.

Ancak bir süre sonra bir izleyicisinden şu notu aldı:

“Fotoğraf 1975’de Düsseldorf’a göçmüş bir aileye ait...”

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi'nin minberindeki hayalet

Yanan Vaniköy Camisi’nin yeni yöneticisi Uğur Vanioğlu camiyi teslim alırken bir sayfalık ayrıntılı bir devir teslim belgesini imzaladı.

Belgenin adı “Mülhak Vakıflar Devir Teslim Tutanağı”...

Bu tutanağı görmedim
ama eski tutanaklardan
bildiğim bir şey var.

Bu tür vakıf devir teslimlerinde her şey madde madde yazılır.

Neler mi?

Caminin işletme defteri.

Yazının Devamını Oku

Yanan Vaniköy Camisi ne zaman kime devredildi

Dünkü yazımda Vaniköy’de yanan cami ile ilgili bir gözlemimi aktarmış ve bir eleştiride bulunmuştum.

Vakıflar Genel Müdürlüğü Bölge Müdürü Musa Akdeniz bir bilgi notu gönderdi.

Arkasından Kültür Bakanı Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da aradı.

Her ikisi de ilginç bilgiler verdi.

Geçen pazar gününden beri kamuoyunun dikkatini çeken bu camiyle ilgili ilginç bilgilere yer verilmişti.

Bugün bu bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum.

*

Bu cami 1671 yılında Bursa’da

Yazının Devamını Oku

Patlamayan şampanya patlayan bir gazoz ve...

Pazar günü Formula 1 final törenini izliyorum...

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp, Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

*

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Herkes Formula 1’in geleneksel şampanya patlatma seansını bekliyor.

Ama o ne?

Gazoz patlıyor...

Yazının Devamını Oku

Kozmik odadan çalıp açık kürsüden satmak

O günü hayatım boyunca unutmayacağım...

Bir bahane uydurularak Türk ordusunun en gizli kalması gereken bölümünün kapıları kırılarak içine girildi.

Girdikleri yer “Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı”ydı.

Orası neresi mi...

Ülkemiz işgale uğrarsa, vereceğimiz kurtuluş savaşında hangimizin nerede görev alacağını, hangi silahın nerede gömülü olduğunu, nasıl haberleşeceğimizi gösteren planlar ve isimler...

*

Hepsi tek tek çalındı.

Bir savaş halinde işgalci düşmana karşı vereceğimiz savaşın, yani beka savaşının bütün şifreleri, planları çalındı.

Ve kopyalandı...

Yazının Devamını Oku

Acil koduyla çağrılan bir 'balarısı haritası'

Son 72 saatte Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden gelen mesajları alt alta yazıyorum.

Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu ve dedi ki:

Önümüzdeki aylarda öngörülebilir, kolay erişilebilen yargı sistemi için adımlar atacağız...”

*

Bu cümlelerin ne anlama geldiğini ise iki gün sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül açıkladı.

Bir kere daha benim şahsi zabıtlarıma geçmesi için en önemli maddelerini yazıyorum.

*

“Yargı, hiçbir kişi, kurum veya merciden emir, talimat, tavsiye, telkin almaz. Hiç kimse ve Adalet Bakanlığı da dahil olmak üzere hiçbir kurum yargı yetkisini kullanan mahkemelere vekâleten konuşamaz.”

*

Yazının Devamını Oku

Bir 'evet ama yetmez'cinin 18 aylık dolar kayıtları

Bundan 18 ay önce 31 Mayıs 2019 günü yazdığım yazının başlığı şuydu:

“Ben de tarihe ‘Yetmez ama evet’çi olarak mı geçeceğim...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir gün önce Külliye’de “Adalet ve Yargı Reform Paketi”ni açıklamıştı...

Cumhurbaşkanı o gün Türkiye’ye ve bütün dünyaya şu mesajı vermişti:

“Olağanüstü hal hukuku dönemi kapanıyor...”

*

Cumhurbaşkanı o gün Adalet Reformu’nu “9 Amaç” başlığı altında toplamıştı.

Konuşmasında şu cümleleri dikkatle not almıştım.

*

Yazının Devamını Oku

Covid-19 aşısını bulan ekibin üçüncü kişisini de tanıyalım

Türkiye 10 Kasım günü Atatürk’ü anarken, İngiltere’nin en önemli gazetelerinden The Times’ın kapağında da karıkoca bir Türk çiftin fotoğrafı vardı.

1) Özlem Türeci ve Uğur Şahin...

Bu iki isim, şu an dünyayı sarsan, ekonomileri durduran, milyonlarca insanın hayatına ve işine mal olan COVID-19 virüsüne karşı ilk etkili aşıyı bulan insanlardı...

Yani onlar antibiyotiği bulan Alexander Fleming kadar önemliydi.

O nedenle haklı olarak dünyanın önde gelen bütün medya kuruluşlarının manşetindeydiler...

2) DÜN NAVTEX İLAN EDİLİRKEN MANŞETTEKİ O ÜÇÜNCÜ KİŞİ

ANCAK bu buluşun üçüncü bir kişisi daha vardı ki, onu manşetlerde fazla görememiştik...

Bazılarımız yabancı televizyonlarda rastlamıştı ama bu üçlü arasındaki ilişkinin en renkli ve sembolik kısmını görememiştik.

Yazının Devamını Oku

Aşının ilk etkisi yaşayan millet üzerinde, ikincisi ise

Ne şu ne bu...

Ne şunun gidişi ne bunun gelişi...

Bugünün en büyük haberi COVID-19 virüsüne karşı yüzde 90 etkili aşının bulunması...

Buluşun arkasında bir Türk kadını ile bir Türk erkeğinin bulunması da milletçe bonusumuz...

Aşı bulundu ve herkes gözünü piyasalara, borsalara dikti...

Tabii ki yükseldi...

Ama bana göre hayata dönüşün ilk harika işareti başka yerden geldi....

Live Nation’dan...

Yazının Devamını Oku

İktidardaki şeytan mı daha tehlikeli, muhalefetteki mi

Farkında mısınız...

Amerikan başkanlık seçiminin ortaya koyduğu çok tuhaf bir durum var:

KAZANAN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla seçildi.

KAYBEDEN: ABD’de bugüne kadar bir başkan adayının aldığı en yüksek oyla kaybetti...

Terazinin bir tarafı daha ağır bastı...

Ama öteki tarafı da ağır bastı...

Gelin öyleyse bu tuhaf şeytan terazisinin iki tarafında ne vardı ona bakalım...

Seçim sonrası

Yazının Devamını Oku

Emine Hanım'dan Sezen'e Ajda'dan Tarkan'a en sevdiğimiz Timur şarkıları

Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’ın mesajını da görünce, dünden beri şu sorunun cevabını arıyorum...

Son yıllarda adını çok az duyduğumuz Timur Selçuk nasıl oldu da, şu bölünmüş ülkede sağdan sola hepimize hayır duası okuttu?

İşçilerle 1 Mayıs şarkısını, ODTÜ öğrencileri ile Deniz Gezmiş’e ithaf edilen şarkıları söyleyen bir sanatçı, nasıl olur da Emine Erdoğan’ın gençliğinin de şarkıcısı olabilir?

Olabiliyormuş demek ki...

*

Bu ülkede pek çok insanın kafasında bir Timur Selçuk şarkısı vardır.


Yazının Devamını Oku

Önce 2 telefon geldi sonra da bu fotoğraf

Hani bir milletvekilinin Türkan Şoray için sarf ettiği o süfli cümleler vardı ya:

“Çamuriyetçi, HDPKK’cı, Amerikancı, İsrailci, emperyalist işbirlikçisi...”

Aynen böyle demişti...

*

Yazının çıktığı gün bir milletvekili aradı.

AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’ydı...

O gün yazımı okuduktan sonra Türkan Hanım hakkında o sözleri söyleyen milletvekilini aramış ve bu sözleri tasvip etmediğini söylemiş.

Telefonda bana Türkan Hanım hakkında çok güzel şeyler söyledi.

“O mülakatı ben de okudum. Ben de sizin gibi düşünüyordum. Ülkesine, halkına derin sevgiyle bağlı büyük bir sanatçının ince duyarlılığını gördüm. Halkımız onu hem insanlığı hem de muhteşem oyunculuğu ile gönlüne yerleştirmiştir.”

Yazının Devamını Oku

48 saat boyunca uykusuz kalmama değen bir itiraf

İki gün boyunca uykusuz kaldım... Çünkü Amerikan seçimlerini izledim...

Bu 48 saat boyunca uykusuz kalmama değecek çok önemli bir anı canlı izleme imkânım oldu.

Popülist bir liderin itiraf anını... Size o anı anlatmak istiyorum.

*

Sandıklar kapanmadan önce, yani oylama devam ederken ABD Başkanı Trump kendi kampanyasını yürüten ekibin merkezini ziyaret etti.

Orada kampanya sırasında çalışan insanlara teşekkür etti...

Önce şu gözlemimi aktarayım.

Trump

Yazının Devamını Oku

O gece arka koltuktaki kadın nereye kayboldu

Anlatacağım gerçek olay aynen şöyle cereyan etti...

Taksi şoförü 20 yaşlarındaki kadın müşterisini aldığında hava kararmak üzereydi...

Yolcunun verdiği adrese geldiklerinde ise hava iyice kararmıştı...

Şoför taksimetreyi durdurup müşteriye döndüğünde şaşırıp kaldı...

Arka koltukta kimse yoktu...

Oysa kapının açılıp kapandığını duymamıştı...

Ayrıca o açmadan kapıların kilitleri açılmıyordu...

Şoför durumu bağlı olduğu şirkete bildirdi.

Yazının Devamını Oku

Ayda bebeği ve Elif bebeği kim kurtardı

Ki kurtardı, canlı yayında hepimiz seyrettik.

Önce Kadıköy Belediyesi’nin bir görevlisi... Bir kova taşıyıcısı, o sesi duydu...

Herkesi uyardı...

Sonra Tunceli  AFAD’dan bir görevli bebeğin yanına indi...

Büyük bir sevgiyle elini tuttu Ayda bebeğin...

Hemen yanında Manisa Belediyesi’nden bir görevli vardı...

Bir jandarma görevlisini gördük o arada...

Biraz ileride Bursa Belediyesi’nden bir başkası...

Yazının Devamını Oku

Gece saat 01:00... Bizim evde alt kattan gelen çığlık

Pazar akşamı evde hepimiz ağır bir günün gecesinde, içimizde İzmir hüznü odalarımıza çekilmişiz...

Saat 01.00 civarı...

Alt kattan aniden bir çığlık geliyor...

Koşuyoruz...

Torunum Zeynep, ağzında maskesi ile haykırıyor...

“Kurtuldu... Yaşasın İdil kurtuldu...”

Kendim kadar eminim... Aynı an, Türkiye’nin dört bir yanında evlerden aynı sevinç çığlıkları yükseliyordu...

*

Sonra sabah oldu...

Yazının Devamını Oku