GeriErtuğrul ÖZKÖK İstanbul Emniyeti, FETÖ'cü seri katil profili mi çiziyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstanbul Emniyeti, FETÖ'cü seri katil profili mi çiziyor

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı’ndan, acil koduyla şu bilgiyi istemiş:

“01.01.2017 ile 31.05.2019 tarihleri arasında tüm kamu ve özel hastanelerde polikistik over sendromu olup kürtaj işlemi yaptıran 30-40 yaş aralığında olan kişilerin listesi...”

Sıralı tam liste istiyor yani...

*

Gerekçesi de şuymuş:

“Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca ilgi sayılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma, rüşvet ve Cumhurbaşkanı ile devlet büyüklerine hakaret konularından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında ilimizde soruşturmada kullanılmak üzere...”

*

Hayatımda ilk defa böyle bir şey görüyorum...

Çok tuhafıma gitti...

Aklıma nedense, son günlerin en gözde Netflix dizisi David Fincher’ın “Mindhunter”ı geldi...

FBI’ın “profiler” denilen, seri katil profili çıkarma ekibinin kuruluşunu ve ilk çalışmalarını anlatıyor.

*

İstanbul Emniyeti böyle tuhaf bir bilgiyi acaba neden ister?

FETÖ’cülerin ve Cumhurbaşkanı’na hakaret eden tiplerin seri katil olarak robot portresi mi çizecek acaba...

Yoksa altında kürtaj yaptıran kadınlara yönelik bir fişleme amacı mı var?

*

İstanbul Emniyeti herhalde bu merakımızı tatmin edecek bir açıklama yapar.

‘WOMAN HUNTER’IN SERİ KATİLİNİN HASTALIĞI BU

POLİSİN aradığı kadın “polikistik over sendromu” taşıyan birisi.

Neymiş bu diye merak ettim ve uzman bir sitede şu tarifi buldum: “Polikistik over sendromu (PKOS), doğurganlığı olumsuz etkileyen ve pek çok farklı hastalığın oluşumuna da zemin hazırlayan bir kadın hastalığı ve aynı zamanda bir endokrin hastalıktır. Özellikle üreme çağındaki kadınlar arasında yaygın olarak görülen polikistik over, yumurtlama bozukluğu oluşumuna neden olarak kısırlığa zemin hazırlar. Ayrıca tedavi edilmemesi durumunda ilerleyerek hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları gibi pek çok ikincil hastalığa da yol açar.”

Kimmiş acaba bu FETÖ’cü ve Cumhurbaşkanı’na hakaret suçuyla aranan kürtajcı seri katil? Siz de merak etmediniz mi bu “Women Hunter” dizisini...

İstanbul Emniyeti, FETÖcü seri katil profili mi çiziyor

‘FASIK’ BENDENİZİN JİLETLE İMTİHANI

Son zamanlarda en büyük eğlence kanallarım, sakallı konuşan kafaların tartışma programları.

Siyasi konuşan kafalardan çok fena sıkıldığım için kendimi oraya atıyorum.

Acayip bir Kurtlar Vadisi üslubu ve raconu oraya da çökmüş vaziyette.

Mesela Cübbeli Ahmet’in programları...

Ondan öğreniyoruz ki...

Jiletle sakal kesmek üç mezhebe göre haram, bir mezhebe göre mekruhmuş...

Bir başka konuşan kafa ekibine göre ise bunu yapanlar ‘fasık’mış...

Yani bilerek günah işleyen kişi...

Beni tarif ediyor...

Allah’tan AK Parti kurucu ekibi var.

Bülent Arınç, Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan...

Hepsi sinekkaydı sakal tıraşlı...

Onlara bakıyorum, rahatça tıraş oluyorum.

Gelin size de erkek sakal tıraşındaki yeni trendleri anlatayım.

İstanbul Emniyeti, FETÖcü seri katil profili mi çiziyor

BİR ERKEK HAYATINDA KAÇ TIRAŞ DEVRİMİ YAŞAMIŞTIR

İlk sakal tıraşımı, ucuna iki tarafı keskin jilet takılan açılır kapanır aletle oldum.

İlk büyük sakal tıraşı devrimi elektrikli tıraş makineleriydi.

İlk gördüğüm makine bir Phillips’ti... Sonra Braun’lar geldi...

Birden çok moda oldu ama yüzümdeki sakalın özelliği nedeniyle doğru dürüst hiç kullanamadım.

*

Erkek tıraşında ikinci büyük devrim, tıraş sabununun ve fırçanın yerini elle sürülen jellerin almasıydı.

Jilet konusunda ilk büyük devrim ise bir-iki defa kullanılıp atılan tıraşbıçakları oldu.

Sonra değişebilir başlıklı bıçaklar geldi.

Onu oynak başlıklı tıraş aletleri, üçlü ve beşli oynak başlıklı aletler izledi.

Tabii son gelişme pilli ve titreşimli oynak başlıklı aletlerdi.

*

Daha ne olabilir diye düşünürken, geçen ay erkek tıraşında yeni bir devrimin geldiğini gördüm.

 

KADIN DA SAKAL TIRAŞI OLUR MU

BİR yeni trend daha...

Kadınlar yavaş yavaş ağdadan uzaklaşıyor. Haklılar da çünkü çok meşakkatli ve acı veren bir iş.

Onun yerine bacak tüylerini jiletle alma eğilimi artıyormuş.

Ama en son trend, kadının yüz tüylerini de sakal tıraşı aletiyle almasıymış.

Jilet şirketleri şimdi bunun için özel jiletler geliştiriyormuş.

TIRAŞTA İNSAN İÇİN KÜÇÜK, YÜZ İÇİN BÜYÜK BİR ADIM

Son ABD gezisi sırasında yanıma tıraş takımımı almayı unutmuşum.

Bir alışveriş merkezine gidip bakarken, oradaki bir görevli “Bunu denediniz mi” diye sordu.

Baktım pilli değil...

Beşli oynak aletlerin aşağı yukarı aynısı...

Tek farkı üç bıçaklı oluşu.

*

 “Ne bunun farkı? Eski moda gibi görünüyor” dedim.

“Gillette’in son ürünü. Ben denedim çok farklı” dedi... Baktım, Skinguard adlı bir model. Deri muhafızı demek.

Tipik bir satıcı pazarlaması diye düşündüm ama fazla zamanım yoktu ve aldım.

Sabah yüzüme sürdüğüm anda çok tuhaf bir duyguya kapıldım.

Aldığım jilet sanki yüzüme değmiyormuş gibi bir his verdi.

Sakalım kesilirken hissettiğim o kıtır kıtır duygudan eser yoktu.

Sakalım kesilmiyormuş gibi bir duyguya kapıldım.

Bir süre aşağı doğru çekerek devam ettim ve sonra elimle yokladım.

Sakallar kesilmişti.

*

Hayatımda ilk defa bu kadar sessizce kayarak giden ve insana sakalı kesiliyormuş duygusu vermeden kesen bir alet görüyordum.

Her tıraştan sonra elimi yüzümün üst tarafına doğru sürdüğümde hep tam kesilmemiş sakallara takılırdı. O nedenle her defasında jileti ters, yani yukarı doğru da sürme ihtiyacı duyardım. Ama bu defa ondan eser yoktu.

Adeta hiç hissetmeden tıraş olmuştum ve yüzümde de hiç yanma yoktu.

*

Dönüşte ilk işim Procter&Gamble’ın Türkiye temsilcisi Tankut Turnaoğlu’nu aramak oldu.

“Evet çok yeni bir ürün ve çok haklısınız. Çok insandan aynı dönüşü aldık” dedi.

Jiletin bıçak kısmına yeni bir aerodinamik getirmişler.

Bir küçük çerçeve eklenmiş.

Tıraş bıçağında yeni bir şeyler olmaz sanıyordum.

Meğer daha gidecek yol varmış.

İnsan için küçük, ama erkek yüzü için büyük bir adım...

AĞZINIZDA BİR ROBOTLA DİŞ FIRÇALAMAK NASIL OLUR

Son Las Vegas Teknoloji Fuarı’na Procter&Gamble markasının da katıldığını okumuş ve merak etmiştim.

Yani jilet bıçağında, diş fırçasında, temizlik tozunda, bakım ürününde ne teknolojisi olabilir demiştim. Biri bu yeni tıraş bıçağıymış...

Bunun bir de yüzü ısıtan pilli modeli geliştirilmiş.

Hani berberlerin sıcak havlu etkisi yaratan bir uygulamaymış.

Bir de diş fırçasına yapay zekâyı sokmuşlar.

Cep telefonundan indirilen bir uygulama ile Bluetooth aracığılıyla bir diş fırçasına bağlanıyorsunuz.

Dişlerin neresinin iyi neresinin kötü fırçalandığını görebiliyormuşsunuz...

Yapay zekâyla ilgili en büyük eleştiri, bu teknolojinin en çok askerlerin işine yaradığıydı. Ama galiba günlük hayatımıza da sandığımızdan daha fazla girecek.

X

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

200 yıl önce altın portresi çizilmiş liderin bugünkü karanlık portresi

Bu fotoğrafa hep birlikte iyi bakalım.

Çünkü burada sadece siyasetçiler için değil, her fani için büyük bir ders yatıyor.

Fotoğraf, Paris’te Eyfel Kulesi’ne yakın bir yerde Les Invalides adı verilen binada çekildi.



Yukarıda gördüğünüz lahite benzeyen anıt Fransa’nın büyük imparatoru Napolyon’a ait.

Les Invalides Fransa’nın büyük komutanlarının bulunduğu bir anıt mekân.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku

İçimizdeki en tonton anarşiste bandanalı bir Babıâli vedası

Önce köşe yazarı vardı...

Yukarıdaki babamız biz köşe yazarı milletini yaratırken, bazı unvanları çok cömertçe bağışlamıştır...

Mesela “siyasi köşe yazarı...”

Tanrı babamızın eli cömerttir... Her isteyene vermiştir bu unvanı...

Onlara bir de “Ağır ol da molla desinler” duygusunu vermiştir aynı cömertlikle...

Bir de kibir ve egoyu...

İşte böyle çıkmıştır piyasaya saçılmış binlerce siyaset köşe yazarı...

*

Yazının Devamını Oku

Emin kardeşim ben piyanistim niye hep bana ateş ediyorsun

Sözcü gazetesi, Turgut Özal’ın 28’inci ölüm yıldönümü günü herkese örnek olması gereken harika bir şey yaptı.

Özal’ı müthiş övücü bir manşet ve sayfayla andı.

Ben de Sözcü yazıişlerini ve bu sayfayı hazırlayan arkadaşımız Emin Özgönül’ü alkışlayan bir yazı yazdım.

*

Ama o ne...

Bütün hayatı boyunca maddi manevi geçimini Özal ve herkese hakaretle sağlayan Emin Çölaşan, gazetesine bir şey diyemeyince hıncını yine benden çıkardı...

Üstelik yine bir sürü yalan dolanla...

Neymiş ben ona Turgut Özal’la ilgili kitabını okudum çok beğendim demişim.

Yazının Devamını Oku

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Dün itibarıyla dünya “COVID atlası” şöyleydi.

İsrail aşılamasını tamamlamış, bütün yasakları kaldırmış ve halkı da plajlara hücum etmişti.

Yeni Zelanda ve Avustralya arasında serbest seyahat başlamıştı.

Dünyada COVID olayını en ağır geçiren ülkelerden Amerika’da Biden politikası sonuçlarını vermeye başlamıştı.

16 yaş üzeri isteyen her Amerikan vatandaşına aşı uygulanabiliyordu.

330 milyonluk ABD’de yeni vaka sayısı 67 bindi.

Haziran ayı ortası itibarıyla nüfusunun yüzde 70’ini aşılamış olacağını açıklamıştı.

80 milyon nüfuslu Türkiye’de ise yeni vaka sayısı 55 bindi...

Yazının Devamını Oku

Korkuyorsunuz çünkü statlarda idare ediyorduk ama ekranda edemiyoruz

Alman liglerinin tatsızlığı, İtalya’nın statları yenilememesi, koca Rusya’nın doğru dürüst bir takım çıkaramaması, herkesi Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Bakıyorum, tüm Avrupa ülkelerinin federasyonları ayakta. Paniğin sebebi belli... Siz daha VAR’ı bile yönetemiyorsunuz. Kalite yerlerde. Şimdi korkuyorsunuz.

Bu bir deprem... Futbolun 8.1 şiddetindeki depremi. Hiç kuşkunuz olmasın, arkasından tsunami de gelecek... Gelecek ve bu bütün derme çatma ‘Milli ve yerli futbol düzeni’ bu tsunaminin altında kalacak.

TÜRKiYE LiGi’NiN VASATLIĞI ALMAN LiGi’NiN RUHSUZLUĞU

· 12 Avrupa takımının pazar günü “Biz artık Avrupa’da bir ‘Ultra Süper Lig’ kuruyoruz” açıklaması tam bir depremdir. Ve yıllardır “Geliyorum” diyen bir deprem bu...

· Alman liglerinin tatsızlığı, tuzsuzluğu, ruhsuzluğu.

· İtalya’nın futbol oynadığı sahaları bile yenilemede nal toplaması.

· Fransa’nın Arap sermayesi sayesinde çok
geç Avrupa futboluna dönmesi.

· Oligarklarını bile İngiltere’ye kaptıran koskoca Rusya’nın doğru dürüst bir futbol takımı çıkaramaması, sonunda bütün Avrupa seyircisini Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Onlar da bu vasatlıkta debelenirken sonunda bu kararı aldılar.

Yazının Devamını Oku

Lüzumsuz bir köşe yazarının çok lüzumlu üç-beş saniyesi

T24 haber sitesi yazarı Ali Akay hatırlattı.

Dün, yani 19 Nisan, Fransız yazar ve düşünürü Jean-Paul Sartre’ın cenazesinin kaldırıldığı günün yıldönümüydü.

Sartre 15 Nisan günü ölmüştü...

Öyleyse niye onu 19 Nisan günü hatırlıyoruz...

*

Cevabı çok basit...

Çünkü onu Montparnasse Mezarlığı’na uğurlayan öylesine büyük bir kalabalık vardı ki...

Fransa, onu, siyasette en büyük muhalifi olan cumhurbaşkanı De Gaulle’ün söylediği şu sözle hatırladı:

“Sartre Fransa’dır...”

Yazının Devamını Oku

Bir Upper Cihangir magazini... Diziyi çekerken 6 kere öpüştük o COVID oldu ama ben olmadım

Tabii Upper Cihangir’deki en büyük haber kaynağımdan öğrendim haberi.

1- Kanal D’nin başarılı bir başlangıç yapan dizisi “Camdaki Kız” meğer tam anlamıyla bir Upper (Yukarı) Cihangir dizisiymiş.

*

Nereden mi çıkardım?

Bir kere dizinin bazı sahneleri Cihangir Caddesi’ndeki köşkte çekilmiş.



Yazının Devamını Oku