GeriErtuğrul ÖZKÖK Asistanım Afitap'ı işten çıkarıp yerine Scarlett Jahonsson'u oturtur muyum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Asistanım Afitap'ı işten çıkarıp yerine Scarlett Jahonsson'u oturtur muyum

Başlığı okuyunca bir kısmınız “İşte bir diğer Ertuğrul Özkök fantezisi” diyebilirsiniz...

Hayır arkadaşlar fantezi değil... Çok yakında böyle bir değerlendirme yapmak zorunda kalabilirim.

Google Türkiye önümüzdeki günlerde öyle bir ürün açıklayacak ki birçok yönetici de bu tercihle karşı karşıya kalabilecek.

ASİSTANIMI YARIM SAATLİĞİNE KOLTUĞUNDAN KALDIRIP DENEDİM

Nasıl böyle iddialı konuşuyorsun derseniz, iddialıyım çünkü ben denedim.

Yani, asistanım Afitap Pusat’ı koltuğundan kaldırdım, yerine bir süre için Scarlett Johansson’u oturttum.

Hiç de fena olmadı hani...

Şimdi gırgırı bırakıp size işin ciddi tarafını anlatayım.

Google’ın 20’nci kuruluş yılı dolayısıyla Londra’daki Avrupa merkezinde geçirdiğim 48 saat içinde en ilgimi çeken ürün Google Asistan uygulaması oldu.

Bu da bir yapay zekâ uygulaması...

Asistanım Afitapı işten çıkarıp yerine Scarlett Jahonssonu oturtur muyum

ALO GOOGLE DEYİNCE İSTEDİĞİNİZİ YAPIYOR

Bir program sizin sekreterliğinizi, yeni adıyla asistanlığını yapıyor.

Sorduğunuz her soruya cevap veriyor, asistanınızın yaptığı her işi yapıyor.

Hatta size fıkra bile anlatıyor.

Bunların hepsini “Alo Google” cümlesiyle başlayan komutlarla yapabiliyorsunuz.

Bu uygulama Amerika ve İngiltere’de başlamış durumda.

Türkiye’de kesin başlama tarihi henüz belli değil ama çok yakın bir zamanda başlayacak.

Asistanım Afitapı işten çıkarıp yerine Scarlett Jahonssonu oturtur muyum

SCARLETT’İ DENEDİKTEN SONRA ASİSTANIMI ÇIKARIR MIYIM

Bu bir robot değil...

Görünmeyen bir yapay zekâ...

Hani “Her” filminde Scarlett Johansson’un sadece sesiyle oynadığı karakter gibi bir şey... Türkçe uygulamasını diledim, uyguladım.

“Bana Spotify’dan Sezen Aksu’nun ‘Unuttun mu Beni’sini çal” dedim, arabada giderken onu bile dinletti.

Bu program çok yakında Türkiye’de de başlayacak... Peki Afitap’ı işten çıkarıp yerine Scarlett Johansson’un sesini oturtur muyum?

Yok ben yapmam...

Bir gün benim yerime yazıyı daha güzel yazacak bir yapay zekâ köşe yazarı oturtulursa birlikte gideriz...


SİZCE BİR SEKRETER GÜNDE KAÇ İŞ YAPAR

Peki bu “yapay asistan” hangi işleri yapabiliyor?

Bunun için Kariyer.net sitesine girip “Sekreterlerin sorumlulukları nelerdir” bölümüne baktım.

Bir sekreterin yaptığı tam 13 iş ayrı var.

Mesela... Çağrıları kabul etmek, mesajları not etmek ve yazışmaları yönetmek...

Yapay zekâlı asistan bunların hepsini hiç atlamadan yapıyor.

Mesela... Günlük iş raporu tutmak...

Onu da yapıyor...

Mesela... Randevuları ayarlamak ve takip etmek...

Hem de çok iyi ve hiç atlamadan yapıyor...


Mesela... Toplantı tarihlerini düzenlemek ve taraflara hatırlatmak...

Bu konuda acayip iyi...


Mesela... Seyahat planlamalarını yapmak...

O konuda mükemmel...


Bunun gibi 13 maddeye baktım...

Hepsini de mükemmel yapabiliyor...

YAPAY ZEKÂ BULDU BAKALIM SİZ DE BULABİLECEK MİSİNİZ

GOOGLE’ın Cloud Müşteri Çözümleri Direktörü Matt McNeill ile yapay zekâ yolculuğumuz devam ediyor.

Bugün küçük bir test yapacağız.


Şimdi bu fotoğrafa iyi bakın.

Kim olduğunu çıkaramadıysanız biraz ipucu vereyim.

Gördüğünüz kişi çok ünlü Amerikalı bir sinema oyuncusu...


İpucuna ihtiyaç duymadan kim olduğunu çıkardım.

Çünkü öyle tanıdık birisi ki...

Eğer kim olduğunu siz de benim kadar kolay teşhis ettiyseniz, gelin onu konfirme edelim.


Büyük bir ihtimalle siz de benim gibi fotoğrafta gördüğünüz kişinin Tom Hanks olduğunu düşündünüz değil mi...

Yüzde 95’e yakın insan böyle diyor.

Oysa fotoğraftaki kişi Tom Hanks değil bir başka Amerikalı aktör olan Bill Murray...


Benim doğal zekâm bunu ayıramadı.

Ama Google’ın yapay zekâsı anında ayırdı.

Çünkü o yüzde sadece bir mimiğe veya bir iki öğeye bakmıyor.

Yüz üzerindeki yüzlerce referans noktasını tarayıp öyle karar veriyor.

Anlayacağınız herkes bakıyor ama yapay zekâ kesinlikle görüyor.

Asistanım Afitapı işten çıkarıp yerine Scarlett Jahonssonu oturtur muyum

 
GOOGLE’DA HEP AYNI ŞEYLERİ Mİ ARIYORUZ

YENİ ARAMALAR: İnternette her gün yapılan aramaların yüzde 15’ini yeni aramalar oluşturuyor.

130 TRİLYON: Google şimdiye kadar 130 trilyonun üzerinde web sayfası buldu ve 165 milyonun üzerinde alan adını indeksledi.

CEP TELEFONU: Google’da her yıl trilyonlarca arama yapılıyor ve bu aramaların yarıdan fazlası mobil cihazlar üzerinden gerçekleştiriliyor.

YEREL ARAMALAR: Yerel mobil aramaların miktarı, genel mobil aramalardan daha hızlı yükseliyor. Geçtiğimiz yıl yerel mobil aramalar yüzde 50 oranında artış gösterdi.

GOOGLE’DA KURAN MI YOKSA İNCİL Mİ DAHA ÇOK ARANDI

2003’ten bu yana Google’da en çok aranan kitap İncil.

2005-2016 yılları arasında en çok aranan ikinci kitap ise Kuran.

GOOGLE’IN TAVŞAN YILI

“Tavşan” kelimesi en çok 2000 yılında arandı.

2015 yılında ise “tavuk” en çok aranan üçüncü gıda ürünü oldu.

KAMA SUTRA EN ÇOK HANGİ YIL ARANDI

Kama Sutra 2000 yılında en çok aranan üçüncü kitap oldu.

Lolita en çok 1999 ve 2000 yıllarında arandı.

Macbeth en çok 2016 ve 2017 yıllarında arandı.

1984, 2008 yılından bugüne en çok aranan kitaplar arasında bulunuyor.

GOOGLE KÜLTÜRÜ

Tuvaletlerde kadın erkek ayrımı kalkmış

Öteki Palo Alto şirketleri gibi Google da klasik şirket kültürünü değiştiriyor.

Londra’daki binada şunları gözlemledim:

Tuvaletlerde kadın erkek ayrımı kalkmış.

Binada en fazla 30 adım yürüyerek bir yiyecek-içecek dolabına ulaşabiliyorsunuz.

Hepsi parasız. İçecek dolabında kalorisiz olanlar en kolayca alınabilen yerlerde. Coca-Cola gibi kalorili içecek isterseniz eğilip altta bir yerlere uzanıp çaba sarf etmeniz gerekiyor.

Yemekhaneler ise açık mutfak ve lüks bir restoran görünümünde.

İNSANLAR UZAYDA EN ÇOK NEYİ ARADI

GÜNEŞ: Google’ın kuruluşundan bu yana uzaydan en çok aranan isim “Güneş” oldu.

JÜPİTER: Bu gezegeni en çok 2001 ile 2005 yılları arasında aradık.

NEPTÜN: Onu ise en çok 2016 yılında aradık.

EYY GOOGLE’CI NEYİNLE GURUR DUYUYORSUN

BİNADA en çok hoşuma giden şeylerden biri, en üstte “Neyinle gurur duyuyorsun” yazan pano oldu.

İsteyen çalışan altına neyiyle gurur duyduğunu yazmış.

Tabloda şunlar dikkatimi çekti:

Gerçekçiliğimle, Gay’liğimle, Pozitifliğimle, Disney aşkımla, Biseksüel oluşumla, YouTube tutkumla.

TEŞEKKÜR

GOOGLE’ın 20’nci kuruluş yıldönümü dolayısıyla Londra’da geçirdiğim sürede iki kişinin çok yardımını gördüm. Google Türkiye Ülke Direktörü Bülent Hiçsönmez ve Kurumsal İletişim Müdürü Özlem Öz bana bütün yolları açtılar ve yardımcı oldular.

Her ikisine de teşekkür ediyorum.

Asistanım Afitapı işten çıkarıp yerine Scarlett Jahonssonu oturtur muyum

YOUTUBE’A HER DAKİKA KAÇ SAATLİK VİDEO YÜKLENİYOR

AYDA 1.9 MİLYAR KULLANICI: YouTube’un aylık 1.9 milyardan fazla kullanıcısı bulunuyor.

GÜNDE 1 MİLYAR SAAT VİDEO: Kullanıcılar her gün 1 milyar saatin üzerinde video izliyorlar.

18-49 YAŞ ARASI: YouTube hafta ortalamasında, tüm TV şebekelerinin toplamından daha fazla 18-49 yaş aralığındaki izleyiciye ulaşıyor.

HER DAKİKA 400 SAAT: YouTube’a her dakika 400 saatlik video yükleniyor.

İNTERNETİN YÜZDE 95’İ: YouTube’un 91 ülkede ve 80 dilde yerel sürümleri bulunuyor ve tüm internet trafiğinin yüzde 95’ini oluşturuyor.

YÜZDE 70 CEP TELEFONU: Küresel olarak video izleme eylemlerinin yüzde 70’i mobil cihazlarda gerçekleşiyor.

GÜNDE 60 DAKİKA: Mobil cihazlardaki ortalama YouTube izleme süresi günde 60 dakikadan fazla.

GÜNDE 180 MİLYON SAAT: Yalnızca TV ekranlarında gerçekleşen YouTube izleme süresi günlük 180 milyon saatin üzerinde.

MÜZİĞE 1 MİLYAR DOLAR: YouTube’un müzik endüstrisine son 12 ay içinde yaptığı ödemeler 1 milyar dolara ulaştı.

ALTIN DÜĞME MİLYONER KULÜBÜNDE KİMLER VAR

YOTUBE’da abone sayısı 1 milyonun üzerinde olan YouTube kanalı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 75 arttı. 1 milyonun üzerinde abonesi olanlara “altın düğme” unvanı veriliyor.

Türkiye’nin altın düğmeli kanalları şunlar:

Enes Batur

Barış Özcan

Orkun Isıtmak

Danla Biliç

Uras Benlioğlu

Berkcan Güven

Web teknolojileri

Merve Özkaynak

Kafalar

Duygu Köseoğlu

Duygu Özaslan

X

Sonradan görme bir züğürdün o sorusu

Dün size 85 metrelik bir megayatı bütün iştahımla anlattım.

Ne yalan söyleyeyim, güzel yaşamak hayalleri olan bir insandım, hâlâ da öyleyim.

O nedenle memleketin bunca meselesi varken aklım yine de böyle şeylere takılıp gidiyor...

Yani benim de böyle sevdalı bir başım var.

İyi yaşamak bugün kurduğum bir hayal değil...

Mavi yolculuklar, yat sefaları ile ilgili hayallerim çok eskilere gidiyor...

Mesela şu fotoğraf.

1971 yılında Gökova’da bir yerde çekildi.

Yazının Devamını Oku

Sizce bu 85 metrelik megayatı satın alabilecek kaç kişi vardır?

Türkiye’de değil, dünyada kaç kişi vardır diye soruyorum.

Yat 85 metre...

Türkiye’de yapıldı.

Bir Türk şirketi tarafından yapıldı.

Yapımı 4 yıla yakın sürdü.

Ve geçen ay Cannes’daki dünyanın en önemli yatçılık fuarında ilk defa dünyanın dikkatine sunuldu.

Aldığım bilgiye göre, fuarın en ilgi çeken teknelerinden biri oldu.

4 gün boyunca 1.000 kişiye yakın insan tekneyi gezdi...

Yazının Devamını Oku

Öyleyse... Bir gün ben de Kırmızı Kraliçe'ye giderim

İlk haber 12 Ekim günü, ABD’nin Teksas eyaletinin Van Horn adlı bölgesinden havalanan bir uzay aracından geldi. Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un Blue Origin adlı şirketinin uzaya ikinci uçuşunu yapan roketinin içinde tanıdık bir isim varmış.

William Shatner...

*

Biz onu daha çok “Captain James T. Kirk” olarak tanıyoruz...

Yani bizim bildiğimiz, 1970’lerin efsane uzay dizisi Star Trek’in ünlü kaptanı Kirk...

İşte onu oynayan aktör William Shatner, bu defa gerçekten uzaya gitmiş ve dönmüş.

‘Uzay Yolu’ (Star Trek) dizisi ilk kez 8 Eylül 1966 günü yayınlandı.

Dünya

Yazının Devamını Oku

Banyan ağacına asılı 10 esrarengiz ceset

Her şey bir yaz sabahı, sokağın orta yerindeki bakkal dükkânının zamanında açılmaması ile başladı.

Sütçünün getirdiği süt kasaları hâlâ dükkânın önünde duruyordu.

Durumdan şüphelenen komşular eve girince dehşetten donup kaldılar...

Yıl 2018’di...

Olay yeri Hindistan’ın Delhi şehrinin kuzeyindeki popüler bir mahalleydi...

O sabah dükkân sahibinin üst kattaki evine giren komşular, evin tavanındaki mazgal şeklindeki demirlere asılı 10 cesetle karşılaştılar.

Bir ceset de içeride bir odada yatağın üzerinde yatık vaziyetteydi.

*

Yazının Devamını Oku

Bu kadın 'Yetmez ama evetçi'leri fabrika ayarlarına döndürür mü

Bu yıl ekonomi dalında Nobel alan üç ekonomisti tanımıyorum.

Ama bir ekonomist var ki, nereye baksam onu görüyorum şu son zamanlarda.

Mariana Mazzucato...

*

Dünyayı sarsan 68 Mayıs olaylarından bir ay sonra, 16 Haziran 1968’de doğmuş.

İtalyan asıllı ama çifte vatandaşlığı var.

Aynı zamanda Amerikalı...

Londra Kolej Üniversitesi’nde ekonomi bölümü öğretim üyesi.

Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü Ekonomi Konseyi üyesi.

Yazının Devamını Oku

‘Final Töreni’ndeki bu şampanya nasıl patladı?

Önce, bir yıl önceye döneyim.

Yıl 2020...

Uzun yıllar yapılamayan Formula 1 yarışları yine Türkiye’ye dönmüş ama pandemi nedeniyle seyircisiz yapılıyor.

O gün F1 tarihinde bir rekor kırılıyor.

Lewis Hamilton bu yarışın İstanbul ayağını da kazanmış ve yarışma tarihine yeni bir rekor yazmış.

Bu yarışı, 7’nci defa kazanıp Ferrari efsanesi Michael Schumacher’in rekorunu egale etmiş.

Yani Formula 1 tarihinde çok özel bir gün...

Bütün dünyanın gözü Türkiye’deki pistte yapılacak ödül töreninde...

Yazının Devamını Oku

İşte medyanın yeni testosteron kralı

Biliyorum bu pazar günü, “memleketin bunca sorunu varken” lobisinden yine epey dayak yiyeceğim...

Ne yapayım, dayanamıyorum... Bir de böyle dayaklara şerbetliyim.

Bugün pazar, kasveti atıp eğlenceli bir konuya gireceğim.

*

Geçen hafta itibarıyla “Türkiye’nin testosteronu en yüksek medya mensubu” tahtı beden değiştirdi. Geçen haftaya kadar en yüksek testosteronlu erkek medya mensubu bendim. Dr. Osman Müftüoğlu nezaretinde ölçülmüş testosteronum 623’tü...

Hatta Fenerbahçe benim için 623 numaralı bir de forma yaptırmıştı.

*

Sahip olduğum “E.T.” unvanım, yani “En yüksek Testosteron” tacım, geçen hafta itibarıyla elimden alındı.

Üstelik de bir magazinci tarafından alındı.

Yazının Devamını Oku

‘Happy Birthday’ telefonları: Putin’i hangi başkanlar aradı

Dün sabah küçük bir haber dikkatimi çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün Rusya Devlet Başkanı Putin’le bir telefon konuşması yapmış.

Nedense bu haber bir gün önce pek dikkat çekmedi.

*

Acaba doğru mu diye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın sitesine girip baktım.

Gerçekten bir gün önce açıklama yapılmış...

Açıklamada küçük bir cümle dikkatimi çekti:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Rusya Devlet Başkanı Putin’in doğum gününü de kutladı.”

İfadede

Yazının Devamını Oku

Çok teşekkürler İsmail Bey, sayende ilk 4 madde yazıldı

Bu hafta başına kadar tablo aynen şöyleydi.

Cumhur İttifakı yeni bir anayasa için düşünce egzersizine başlamıştı.

Millet İttifakı ise resmen veya gayriresmi olarak dahil 6 partinin temsilcileri iee yeni bir anayasa için masaya oturmuştu.

*

İki kanat, iki ayrı sistem üzerine anayasayı konuşuyordu.

Cumhur İttifakı “Güçlendirilmiş Başkanlık Sistemi” üzerine...

Millet İttifakı ise “Güçlendirilmiş Parlamento” sistemine dönüşü savunuyordu...

İkisi çok ayrı yerlerdeydi...

*

Yazının Devamını Oku

Yarasalar ve fareler sarayı basınca ne oldu

Cumartesi sabahı bizden önce yabancı bir gazeteci grubu Arslantepe’deymiş.

Orada bir gazeteci sormuş: “Siz burada neyin peşindesiniz?”

Yabancı gazeteci bu soruyu sorunca Francesca da ona bir başka soruyla cevap vermiş:

“Benim için burada bulduğumuz en önemli şey ne biliyor musunuz?”

Gazeteci merakla bakınca devam etmiş:

“Tohum. Evet kazı sırasında bulduğumuz en önemli şey tohumdu. Bir oda dolusu tohum bulduk. Çünkü en geç tabakalarda çalışıyoruz. O dönemde insanlar ne yiyor biliyoruz ama emin değildik. Çoğu buğday ama başka çok ince tohumlar da var. Seneye botanik antropologları bakacak ve ne yediklerine karar vereceğiz.”

‘Aslan’ın altındaki dünyaya yolculuğumuzun ikinci günü bu tohumların sırrıyla başlıyor.

Çünkü bu tohumlar daha şimdiden bize çok çarpıcı bir tarihi gerçeği anlatıyor.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın ilk laik devleti işte tam da burada doğru

VIA Lancellotti, Roma’nın merkezinde Lancellotti meydanına açılan bir sokak.

Bu sokağın 18 numaralı binasının kapısında Türk ve İtalyan bayrakları asılı.

Çünkü burası Türkiye’nin Roma’daki Yunus Emre Kültür Merkezi...

İşte bu binada 28 Şubat 2021 günü çok ilginç bir söyleşi yapıldı. Söyleşiyi yapan kişi Marcella Frangipane isimli bir profesördü.

Roma’nın prestijli La Sapienza Üniversitesi’nin öğretim üyesi. Ama onun bizi çok yakından ilgilendiren bir başka unvanı daha var.

Malatya’daki Arslantepe Höyüğü’nün eski Kazı Heyeti Başkanı.

*

Frangipane, Arslantepe’nin artık hepimizin bildiği önemini anlattı.

Burası MÖ 6 binden başlayıp, MS 1’inci yıla kadar uzanan bir dönemde bilinen en önemli yerleşim alanıydı.

Yazının Devamını Oku

Liderin önündeki ışık ve arkasındaki gölge

Bir gazeteci olarak beni en çok etkileyen siyasi fotoğraflardan biri budur.

Çünkü bana Avrupa ve insanlık tarihindeki çok önemli anlardan birini anlatır.

Fotoğrafta gördüğünüz kişi, Almanya’nın en önemli şansölyelerinden biri olan Helmut Kohl...

Fotoğraf 2014 yılında Bild gazetesi için ünlü fotoğrafçı Andreas Mühe tarafından çekildi.

*

Fikir, Bild’in eski Genel Yayın Yönetmeni, dostum Kai Diekmann’a ait...

Kohl, o sırada hastaydı ve çekime ancak tekerlekli sandalye ile gelebilmişti...

Kai, onu Ludwigshafen’den helikopterle alıp Berlin’e getirmişti.

Bu fotoğraf, Berlin Duvarı’nın yıkılışının 25’inci yılı için, sabaha karşı 05.00’te, Berlin’in Brandenburger Kapısı’nda çekildi...

Yazının Devamını Oku

Bu köprü küresel bir eserse eğer, adı ‘Troya’ olmalıydı

Dünyanın önemli mühendislik haber sitelerinden biri olan “ENR” (Engineering News-Record) geçen çarşamba günü Çanakkale Boğazı üzerinde yapımı süren “1915 Çanakkale Köprüsü” ile ilgili ayrıntılı ve övücü bir yazı yayınladı.

Haberin başlığı şöyleydi:

“Dünyanın en uzun asma köprüsü Türkiye’de yapılıyor.”

*

Yazıdan öğrendiğime göre bugüne kadar dünyanın en uzun köprüsü Japonya’daki “Akashi Kaikyo” köprüsüymüş ve uzunluğu 1.992 metreymiş.

Çanakkale Köprüsü’nün uzunluğu ise 2.023 metre olacak.

ENR’daki İngilizce haberi iki defa dikkatle okudum.

Köprünün adı

Yazının Devamını Oku

Bu hödüğün hakkından vallahi Recep İvedik gelir

Fenerbahçe'nin yenilgisine üzüldüm...

Önceki akşam, Eintracht Frankfurt karşısındaki takım çıksaydı rahat 3 çekerdi bu Pire takımına...

Ama beni daha çok üzen Olympiakos’un hödük başkanının lafları oldu...

Hele hele bir de bazı Galatasaraylı dostların “Bizi bu hödüğün laflarına muhatap ettin ya Fener, helal olsun sana” yollu şakaları yok mu...

İşte o kahretti beni...

Delirdim...

*

Ama sonra herifin bu fotoğrafını gördüm...

Yazının Devamını Oku

Bir günde dokuz kadın hikayesi

Bu gördüğünüz fotoğraf önceki gün Kuzey Irak’ta, Erbil’de çekildi. Fotoğrafta gördüğünüz 5 kadından üçü Türk, ikisi Fransız vatandaşı.

Beşi de aynı şirkette çalışıyor.

Dünyanın iki numaralı alkollü içki şirketi Pernod Ricard’ın üst düzey çalışanı bu kadınlar.

 

Biri hariç hepsi Müslüman. 

Yani alkollü içki sektöründe çalışıyorlar ve Erbil’de “Saha ziyareti” yapıyorlar. Yani, viski ve başka içkilerin pazar durumunu görmek için oradalar.

Ekipte görevli erkek eleman yok.

Fotoğraf, Pernod Ricard Irak distribütörü Swayish şirketinde çekildi.

Yazının Devamını Oku

O ihaleyi alan inşaatçının iktidara tahsis ettiği süper yat kaç metreydi

Dokuz gün boyunca Kalkan, Kaş, Kaleköy ve Kekova’da dolaştıktan sonra dün Göcek Limanı’na geldik ve karaya çıktık.

Göcek Limanı bana hep Amerika’nın Florida bölgesindeki veya Long Island’daki sahil kasabalarını hatırlatır.

Marinaları, kafeleri, caddeleri, Türkiye’nin başka bölgelerindeki çirkin yapılaşmadan biraz olsun kendini koruyabilmiş mimarisiyle bana iyi gelen bir belde Göcek...

Göcek Türkiye’nin gündemine 1980’li yıllarda yerleşti. Yerleştiren de rahmetli Turgut Özal ve danışmanı Can Pulak oldu...

Özal yaz aylarında hafta sonlarını Göcek’te geçirirdi. Bir yandan turizm yatırımlarını yerinde görür, kararlar alır, bir yandan da ünlü bir patronun teknesinde gezerdi.

Türkiye’nin 24 Ocak kararları ve özellikle de Özal’ın iktidara gelişi ile başlayan liberal ekonomi dönemi yeni patronlar yaratıyordu. Özellikle inşaat şirketleri hızla büyüyordu.

Yeni patronlar da Türkiye’de “yat modası”nı yaratıyordu.

*

Yazının Devamını Oku

Hazreti İsa'nın sol kolunu yontarken fark edilen arıza

Dünya sanat tarihinde hiçbir heykel sanatçısı Michelangelo’nun ulaştığı şöhrete ulaşamamıştır.

Onun “Davut” heykeli, sanatta ulaşılmazlığın sembolü olarak asırlardır yerini koruyor...

Peki bu heykeli yapan Michelangelo nasıl bir insandı...

*

Aslında hakkında epey şey biliyoruz.

Çünkü yanında hayatını yazacak Vasari adlı bir biyografi yazarı vardı.

Yani kendi hikâyesi ve efsanesini kendi yazdıran insandı.

Ama kendisi hakkında asıl somut bilgiyi meğer kendi bırakmış.

Üç boyutlu mermer bir heykel...

Yazının Devamını Oku

Fas'ın Ankara, İstanbul ve İzmir'ini, 3 kadın nasıl kazandı?

Dünyanın bir ucunda, Taliban denilen eli silahlı İslamcı hareketin, Müslüman kadınına dünyayı dar ettiği günlerde dünyanın bir başka ucunda, eli silahsız başka Müslümanlar, üç kadını başkanlık koltuğuna oturttu...

8 Eylül gününden beri dünya o üç kadını konuşuyor... Burası Fas ve ülkenin üç büyük şehrinin belediye başkanlığı koltuğuna üç kadın oturdu...

Gelin şimdi Müslüman dünyasının en karamsar günlerinde en iyimser rüzgârları estiren bu üç kadını tanıyalım.

Birincisi, Esma Ralalu...

Ekonomist ve gazeteci...

Başkent Rabat’ın, yani bir anlamda Fas’ın Ankara’sının, seçilmiş ilk kadın Belediye Başkanı...

Milli Bağımsız Birlik Hareketi’nin adayı...

Belediye Meclisi’ne seçilen 79 üyenin 58’inin oyunu alarak başkan seçildi.

Öteki iki rakibinden Sosyalist Halk Güçleri Birliği’nin adayı 7, İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi’nin adayı da 8 oy alabildi.

Yazının Devamını Oku

Mösyö Sartre yani Türk kadını benden önce mi

Dünya feminizminin en önemli kadınlarından biri olan Simone de Beauvoir’ın, bugüne kadar yayınlanmamış bir romanı bulundu ve geçen sonbahar Fransa’da yayınlandı.

1. Kitabın adı “Les Inseparables”...

Kitap geçtiğimiz günlerde Amerika’da da İngilizce olarak yayınlandı ve dün New York Times’ta kitapla ilgili uzun bir de yazı vardı.

*

Simone de Beauvoir, bu kitabı 1954’te yazmış.

Aslında otobiyografik bir roman.


Yazının Devamını Oku

Kemal Bey, bu liste biraz kasvetli biraz Ajda, biraz neşe katsanız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Spotify’a kendi adına bir müzik listesi koydu.

Başkalarının da vardır belki ama kendi payıma, eski ABD Başkanı Obama’dan sonra gördüğüm ikinci siyasetçi müzik listesi bu.

Kemal Bey’in böyle bir listeyi hazırlaması da hoşuma gitti.

*

3 saat 4 dakikalık bir liste bu.



Yazının Devamını Oku