Arabanın geri vitesi olmayınca

HER şey, fotoğrafta gördüğünüz bu köşede başladı.

Haberin Devamı

O sabah, o köşenin önünden geçen insanlar, öğleye doğru orada insanlığa çok pahalıya mal olacak bir olayın meydana geleceğini akıllarından bile geçirmiyorlardı.
Oysa tarih, şehrin iki ucunda yazılmaya başlamıştı.

Arabanın geri vitesi olmayınca

KADER ŞEHRİN İKİ UCUNDAN YOLA ÇIKIYOR

Bir grup genç adam sabah erkenden uyanmış, önceden kararlaştırdıkları yere doğru yola çıkmıştı.
Birinin elinde ev yapımı bir bomba, ötekinin cebinde ise Browning marka bir tabanca vardı.
Aynı saatlerde açık bir araba da Saraybosna vilayet binasına doğru hareket etmişti.
Arabada 50 yaşında bıyıklı bir adam vardı. Üzerinde, yaz başı olmasına rağmen ağır bir askeri üniforma vardı.
Başındaki şapka onun kraliyet ailesine ait olduğunu açıkça gösterecek kadar dikkat çekiciydi.
Bu adam, dönemin Kıta Avrupası’nda Osmanlı ile birlikte en büyük iki imparatorluğundan biri olan Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun Habsburg Hanedanı’nın vârisi Arşidük Franz Ferdinand’dı...
Yanında ise başında şapkası ve yüzünde tülüyle karısı Sophia oturuyordu...
Arşidük’ün karısı hamileydi...

Haberin Devamı

BEKLEYEN GENÇLER UMUDUNU KAYBEDİP LOKANTAYA GİDİYOR

Araba önce vilayet binasının önünde durdu.
Arşidük ve eşi burada bir davete katılacaktı.
Saat 11’e doğru o binadan ayrıldılar ve güvenlik önlemlerinin çok kuvvetli olmadığı Miliçka bentlerine doğru yol aldılar.
Sabah saatlerinde şehirde bombalar patlamış ama Arşidük programını değiştirmemişti.
Aynı saatlerde bir grup genç, kraliyet arabasının geçeceği yol üzerinde tertibat almıştı.
Bu gençler, “Genç Bosna” adlı milliyetçi bir örgütün üyeleriydi. Bosna’nın Avusturya- Macaristan İmparatorluğu’nun egemenliğinden kurtulup bağımsızlığına kavuşması için çalışıyorlardı.
Ancak uzun süre Arşidük’ün gelmesini beklemişler ve sonunda onu öldürme umudunu kaybettikleri için köşedeki lokantaya gitmişlerdi.
Aralarından biri beklemeleri için arkadaşlarını ikna etmeye çalışmış ama başaramamıştı.
19 yaşındaki genç adamın adı Gavrilo Princip’ti...
Tam o da umutsuzluğa kapılacağı sırada hiç beklemedikleri bir şey oldu.

Haberin Devamı

Arabanın geri vitesi olmayınca

KORUMALARIN AKIL ALMAZ YANLIŞLIĞI TARİHİ DEĞİŞTİRİYOR

Arşidük’ün arabacıları yanlış bir dönüş yaptılar ve araba yanlış yola girdi.
Bir yanlış daha vardı. Arabanın geri vitesi yoktu ve ancak geri çekilerek o sokaktan çıkabilirdi.
İşte bu telaş içinde üçüncü yanlış geldi.
Bütün muhafızlar işi bırakıp arabayı geri çekmeye başladı...
Yani bir Beyaz Saray gizli servis elemanının asla yapmayacağı işi yaptılar.
Bu telaş ve dikkatsizlik, bütün dikkatini öldürmek istediği adama kilitlemiş olan genç Sırp’a istediği fırsatı fazlasıyla verdi.
Yarı otomatik Browning’ini çekti ve üst üste ateşledi...
Üç küçük yanlış, insanlığa çok ama çok pahalıya mal olacak küresel bir yanlışı getirdi...
Bu suikast, insanlığın ilk küresel felaketi olan Birinci Dünya Savaşı’nı başlatan olaydı.
O gün 28 Haziran 1914’tü...
Dün onun 100’üncü yılıydı...
Peki gerçekten üç küçük yanlış çok büyük bir yanlışa mı yol açtı?
İnsanlığın çok büyük bölümü, bu suikastın tarihin en büyük insanlık trajedilerinden birine yol açtığını düşünüyor...
Ama bu herkes için böyle değil...
Gelin küçük bir köye gidip orada yazılan tarihe bakalım...

Haberin Devamı

O ‘cani terörist’ bugün nerede yatıyor

VİSEGRAD, Saraybosna’ya 100 km mesafede, Bosna-Sırbistan sınırında küçük bir köy.
Köyün hazin bir hikâyesi var.
Bir zamanlar bu köyün nüfusunun üçte ikisi Müslüman’dı. Sonra felaketler geldi.

Arabanın geri vitesi olmayınca

O KÖYDE ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE BİRİ ANILACAK

Sırp fanatiklerinin Boşnaklara karşı işlediği en büyük insanlık suçları burada yaşandı.
Toplu katliamlar, tecavüzler, binalara kilitlenip toptan yakılan aileler...
Köy, ünlü sinemacı Emir Kusturica’nın girişimiyle eski Sırp geleneklerine göre yeniden inşa ediliyor.
İşte bu köyde önümüzdeki günlerde ilginç bir anma töreni düzenlenecek.
Sırbistan’dan gelecek insanlar Arşidük Franz Ferdinand’ı öldüren Gavrilo Princip’i anacaklar. Onun kişiği ve yaptıkları konusunda konferanslar düzenlenecek.
İnsanlık, Birinci Dünya Savaşı’nın yarattığı trajediler içinde Gavrilo Princip’i unuttu.
Şimdi 100’üncü yılında yeniden o adamın peşine düştü.

Haberin Devamı

BAKIN O ADAMIN MEZARI BUGÜN NEREDEYMİŞ

Gavrilo Princip, suikasttan sonra 20 yıl hapse mahkûm edildi.
Cezasını Macaristan’da bir hapishanede çekerken verem oldu ve 1918’de öldü.
1914’te savaşı başlatan insanın, savaşın bittiği yıl ölmesinin ilahi bir mesaj olup olmadığı tartışılabilir.
Ama bazı Sırpların tartışmadığı bir şey var. Gavrilo Princip, “Büyük Sırbistan” idealine sahip insanlar için bir milli kahramandı...
Gavrilo Princip bugün Saraybosna’nın göbeğinde St. Mark Mezarlığı’nda yatıyor. Suikastı planladıkları 10 arkadaşı da orada.
Geride kalanlar doğduğu küçük köyde onun için anma törenlerine hazırlanırken, Saraybosna ise başka büyük bir şölene hazırlanıyor. Fransa, Avusturya ve Avrupa Birliği’nin katkıları ile Birinci Dünya Savaşı’nın 100’üncü yılı anılacak. Ama tema savaşın acılarından çok barış olacak.
Peki insanlığın ders çıkarması gereken hakikat nerede?
Gavrilo Princip cani bir terörist miydi, yoksa halkının özgürlüğü için her şeyi göze almış bir kahraman mı...
Milyonlarca insanın hayatına mal olmuş bir savaştan 100 yıl sonra dahi ortak bir hakikat üzerinde birleşemiyorsak gelecek için umutlu olabilir miyiz...

Haberin Devamı

NOT: Bu yazıyı International New York Times’ın 28 Haziran 2014 günkü sayısında yayınlanan John F. Burns’ün harika yazısından derledim.

Yazarın Tüm Yazıları