“Normal bir insan gibi görünmek, yüzümün hareket etmesi ve 50 yılımın getirdiği kırışıklıkları taşımak benim için çok önemli. Genç kadınların yüzüme bakıp ‘Aa, bu normal biri’ demelerini istiyorum. Sektörümde en çok hayranlık duyduğum kadınlar, 70, 80 yaşında bile tamamen doğal, güzel ve güçlü kalabilenler.”
Yani Winslet, artık yüzünde işlem görmediğimiz insana mucizevi bir şeymiş gibi ‘aaa, normal biri diyeceğiz’ diyor.
Kadın haklı geldiğimiz noktada normal görünmek istisna.
Peki, o meşhur Hollywood dokunuşları bir oyuncunun Oscar alma şansını engelliyor mu sizce?
Hollywood kulislerinde, Nicole Kidman’ın “Babygirl” filmindeki performansıyla aday bile gösterilmemesinin sebebinin yüzündeki müdahaleler olduğu konuşuluyor mesela.
Bir oyuncunun en büyük sermayesi mimikleri değil mi?
Warner Bros. Discovery yönetim kurulu, Para-mount’un satın alma teklifini daha cazip buldu.
Nasıl mı?
Para-mount, WBD’yi satın almak için teklif ettiği 110 milyar doların üzerine ek güvenceler koydu.
Baba Larry Ellison devreye girdi, oğlu David için garanti verdi.
Gerekirse ek finansmanı sağlayarak destek olmayı kabul etti.
Paramount ayrıca, anlaşma herhangi bir sebeple olmazsa, 7 milyar dolarlık ceza ödemeyi kabul etti.
Hani Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’a suikast planını konu alan kara komedi...
Kuzey Kore bu film projesinden hiç hoşlanmadı. Sony Pictures’ın bilgisayar sistemleri büyük bir siber saldırıya uğradı.
Hacker’lar, stüdyonun gizli senaryolarını, şirket içi yazışmalarını ve e-postaları ele geçirip yayımladılar.
E-postalarda Amy Adams ve Jennifer Lawrence gibi kadın yıldızların, erkek rol arkadaşlarına göre daha az ücret aldığı konuşuluyordu.
Başkan Obama’nın sevdiği siyahi temalı filmler hakkında uygunsuz şakalar yapılıyordu.
Angelina Jolie için minimum yetenekli, şımarık bir kadın diyorlardı.
Çünkü yapay zekâ artık öyle bir noktaya geldi ki...
McConaughey’yi de, sizi de, taklit etmek artık vay be olmaktan çıktı, sıradanlaştı.
Yapay zekâyla insanların kimliğini kopyalayıp kullanmak McConaughey’yi acayip rahatsız ediyor.
Richard Linklater’ın yazıp yönettiği 1993 yapımı “Dazed and Confused” filmindeki o efsane repliği hatırlarsınız: “Alright, alright, alright.”
Şimdi düşünün... O cümleyi yapay zekâyı kullanarak onun söylediği gibi aynı ton, aynı mimik, aynı ritimle söylediniz.
Emekli oldu...
Sonra emekliliği bırakıp 2022’de geri döndü ve yeniden şirketin başına geçti.
Döndüğü günden beri Iger sonrası Disney’i kim yönetecek sorusunun cevabı tartışılıp duruyordu.
Artık netleşti.
Geçen hafta Disney deneyimlerinin başındaki isim Josh D’Amaro’nun yeni CEO olacağı açıklandı.
D’Amaro, 12 tema parkı, 57 Disney Resort ve Disney Cruise gemilerinin başındaki isim.
Jack Warner, 1978’de vefat etti. Eşi Anne Warner, 1990’daki vefatına kadar malikanede yaşamaya devam etti.
Anne’in vefatının ardından DreamWorks’ün kurucu ortaklarından David Geffen malikaneyi 47.5 milyon dolara satın aldı.
Geffen malikaneyi 2020 yılına kadar elinde tuttu ve aynı yıl Jeff Bezos’a sattı.
Bezos, tarihi dokuyu koruyarak evi restore etti, yeni bir spor sahası ve havuz ekledi.
Ancak 175 milyon dolarlık bu malikanenin etrafına yaptırdığı yüksek duvarlar yasalara uymuyor.
Yerel kurallara göre çitlerin yüksekliği 3 metre 20 santimi geçmemeli.
Broad-way’de de Holly-wood’da da aynı anda kariyer yürütebilen nadir isimlerdendi.
Ta ki 2017’de cinsel taciz iddialarına kadar...
O sırada “House of Cards” dizisinin yıldızıydı. İddiaların patlamasıyla birlikte dizinin yapım şirketi Media Rights Capital (MRC) önce Spacey’yi askıya aldı, ardından oynadığı Frank Underwood karakterini tamamen hikâyeden sildi.
Bu karar, final sezonunu baştan yazdırdı, sahneler değişti, çekimler yeniden yapıldı, sezon kısaldı.
MRC çıktı dedi ki: “Bu kriz bize çok büyük paralar kaybettirdi.”
Ardından hukuk savaşı başladı.
En büyük markalar, en iddialı restoranlar, gökyüzüne uzanan binalar... Her şeyin en iyisi var.
Lüks günlük rutin.
Ama bu parıltının arkasında aynı zamanda bir wellness şehri var.
Hamamlar, spa’lar, yoga programları, spor alanları...
Şehir, bedene iyi bakmayı önemsiyor ve konuda büyük yatırımlar yapıyor.
Bir de Dubai, lüks algısının dışında her bütçeye uygun seyahatler de vaat ediyor.