Yaz aylarında neden kilo alıyoruz

Pandemi sürecinde evde kilo verenlerimiz oldu. Ama hayat normalleştiğinde kilo almaya başladık. Peki, şimdi nasıl oluyor da böyle bir değişim yaşıyoruz?

Pandemi sürecinde evde vakit geçirdiğimiz günlerde hepimiz kilo alacağımızı zannettik. Oysa bazılarımız formumuzu korumayı başardık hatta 3-5 kilo fazlalıklarından kurtulanlarımız bile oldu.
Sosyal mesafeye dikkat ederek dışarı çıkmaya başladığımız, hareketlerimizin arttığı günlerde ise bazılarımız kilo almaya başladık. Kilo alan herkeste aynı şaşkınlık var: Nasıl oluyor da hareketlerim artmasına rağmen kilo alıyorum? Evde kaldığımız karantina günlerinde bile kilo verirken, şimdi nasıl oluyor da kilo alıyoruz?
Aslında sorunun cevabı oldukça basit. Akşam yemeklerindeki kontrolsüz atıştırmalıklar, yemekten sonra eklenen meyveler, geç saate bırakılan ve uzadıkça uzayan akşam yemekleri yüzünden birçoğumuz kilo alıyoruz.
Yaz aylarında neden kilo alıyoruz

Peki çözüm ne?
Sorunun çözümü yine bizde saklı. İrademize sahip çıkıp sağlığımıza önem verdiğimiz sürece hiçbir kilo bize yapışmaz.
Sağlıklı yemek yemek, kendimizi sevmekle başlar. Kendini seven kişi vücuduna yatırım yapar. Vücuduna korumak için yapılan tüm işlemler, aslında geleceğe yapılan büyük yatırımlardır. Mutfaktan başlayıp günlük attığımız adımların sayısına, fiziksel aktiviteye kadar kendimize faydalı olduğuna inandığımız şeyleri yaparak kendimizi birçok sağlıksız alışkanlıktan koruyabiliriz.

Akdeniz mutfağını tercih edin
Akdeniz mutfağı zeytinyağlıların ve yeşil sebzelerin en bol olduğu mutfaktır. Zeytinyağı mucizesine inananlar için kızartmadan korunarak yapılmış her türlü zeytinyağlı yemek ilaçtır, şifadır. Yemek masaları bol yeşillikli salatalarla, ılık zeytinyağlı sebze yemekleriyle doldukça bedene gençlik gelir.
Yaz döneminde mutfaklarımızda en fazla olması gerekenler sebzeler ve sudur. Tatlı yerine kontrollü olarak ve erken saatlerde tüketilen yaz meyveleri, güzel bir tercih olacaktır. Yazın ayran, yoğurt ve kefir de en sevilen kalsiyum depolarıdır.

Kurtarıcı aralıklı oruç
Aralıklı oruç, yaz mevsiminin en büyük kurtarıcısı olabilir. Özellikle 8 saat yemek-16 saat yemeye ara verme şeklinde uygulanan aralıklı oruç yönteminin kilo vermede etkisi kanıtlanmıştır.
Kilo vermek isteyenlerin aralıklı oruç düzenindeki yemek yeme saatlerini geçe bırakmadan uygulaması ve bunu fiziksel hareketle desteklemesi gerekir. Sabah kahvaltısı ve yaklaşık 8 saat sonra günün ikinci ve son öğünü ile yemeyi tamamlamak, harika bir diyet protokolü olacaktır.
Aralıklı oruç planlanırken mutlaka kişinin doktor kontrollerini yaptırmış olması gerekir. Kan şekeri, kolesterol seviyelerinin kontrol altına alınması gerekir.
Aralıklı oruç düzeninde yemeklerin sebze ve protein ağırlıklı olması tercih edilmelidir. İşlenmiş karbonhidratlardan kaçınılmak gerek.

Adım sayısı artmalı
Yaz aylarında sıcak havalar, hareketlerde yavaşlamaya ve tembelliğe neden olabilir. Günlük adım sayısının 5 binin altında olmaması, ortalama 7 binlerde olması yazın formda kalmada en büyük yardımcıdır.
Güneşin en tepeye ulaştığı öğle vakitleri dışında, sosyal mesafe kurallarına uyarak açık havada yapılacak yürüyüşler çok yararlı olacaktır. Sabah erken saatlerde yürüyüş yapmak, güne zinde bir başlangıç yapmak için güzel bir yöntemdir. Akşam yatmadan önce açık havada yapılan hafif yürüyüşler ise uyku kalitesini artırır. Yürüyüş mutlaka stretching dediğimiz esneme egzersizleriyle tamamlanmalıdır. Esneme hareketleri, kolların zayıflamasını önler. Kasların esnemesine yardımcı olur ve yaşla birlikte artan kas kayıplarını en aza indirir.
Yazın yapılacak en etkili sporlardan biri de yüzmedir. Yüzme sırasın da tüm vücut kasları hareket ettiği için güzel bir sıkılaşma sağlanır.

Düzenli uyku şart
Geceleri yatağa tok değil aç karnına girmek, çok geçe kalmadan uyumak kilo vermede etkilidir.
Gece saatlerinde vücut büyüme hormonu salgılar. Bu hormon, çocuklarda büyümeyi sağlarken yetişkinlerde de yaşlanmanın olumsuz etkileriyle mücadele eder. Büyüme hormonunun salgılandığı saatler gece yarısına denk geldiği için bu saatleri uykuda geçirmek çok önemlidir.
Gün içinde iştah kontrolünü sağlamanın bir diğer etkili yolu da sabah erken kalkıp günlük egzersizleri yapmaktan geçer. Sabah iştah kontrolü sağlanırsa, gün içinde büyük kaçamakların önüne geçilebilir.
Makinelerden
destek alınabilir
Kiloyla mücadelede, teknolojiden de destek alınabilir. Ancak unutulmamalıdır ki hiçbir medikal destek, kilo vermede kişinin iradesi, isteği ve sabrı kadar etkili değildir.
Kilo vermede medikal desteklerden faydalanırken kası çalıştıran, yağ dokusunu azaltan ve vücudu sıkılaştıran sistemler bir bütün olarak planlanmalıdır.
Yaz aylarında havaların güzelliği kişiyi hareket etmek için motive etmeli, hafif gıdaların tüketimi artmalıdır. Yaz aylarının kilo vermek, yeni sezona hazırlanmak için önemli bir dönemdir. Ancak sağlıklı beslenme ve egzersizin bir mevsimle sınırlı kalmaması, kişinin hayatına entegre etmesiyle sağlıklı bir yaşam düzenine ulaşılabileceği unutulmamalıdır.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Badem göz ameliyatı

Pandemi tüm dünyamızı değiştirdi. Bugünlerde yeni aksesuarımız, hepimizin sağlığı için şart olan maskeler oldu. Maske kullanmak günlük hayatımızda artık tamamen kabullendiğimiz bir parça. Maskeyle beraber makyaja ara verdiğimiz bu günlerde kaş-göz estetiği oldukça önem kazandı.

Yüzünüzle uyumlu bakışlar

Yeni dönemde en çok istenen estetik uygulamanın gözlerde olduğunu söylersek kimse şaşırmaz. Pandemi dönemi bize daha etkili yani etkisini kısa sürede göreceğimiz ve uzun süre de bitmeyen kalıcı işlemlerin daha çok rağbet gördüğünü gösterdi. Özellikle küçük cerrahi uygulamalarla kalıcı sonuçlara ulaşmanın ne kadar güzel olduğunu bir kez daha anladık.
Bununla birlikte hızlı yapılan ve kalıcı sonuçlar alınan cerrahi işlemler birçok kişi için tercih edilmeye başlandı. 30-35 yaş sonrası yavaş yavaş yer çekiminin etkisi hissedilir. Kaşlar düşmeye başlar, göz altlarında boşluklar bazen de torbalanmalar oluşur.
Üst göz kapağındaki ve kaşlardaki düşüklük, şakaklardaki boşalmalar kişiyi mutsuz ya da daha ileri bir yaşta gösterir.
Bazen de genetik nedenlerle daha erken yaşlarda kaşlar düşüktür ve bu durum kişiye mutsuz ifade verir.
Yaşın ilerlemesi, kişinin genetik yapısı, kaşların yanlış alınması ya da fazla yapılan bazı uygulamalar kaşların şeklini bozar.
Kaşlar daha düşük ve gözler yorgun gözükür. Bununla birlikte kişide orta yüz dediğimiz yanaklarda sarkma ve boşalma gözükür.

Yazının Devamını Oku

Balçiçek İlter’in güzel yaşam reçetesi

Güzel yaşam sırları olduğuna inandığım dostlarımı siz sevgili okurlarımla buluşturmaya devam ediyorum. Bu hafta köşeme konuk olan isim, ikiz çocuklarına muhteşem annelik yapan, mesleğine tutkun, güzel yaş almayı başaran bir kadın: Balçiçek İlter...

Ben Balçiçek’te önce güçlü anne imajını, sonra iyi bir haberciyi, sonra da “Bu dünyada ben de varım” diyen bir genç kadını görüyorum.
Hepimiz üniversite yıllarında bir kariyere sahip olup sonra çocuk sahibi olmayı hayal etmişizdir. Ancak kariyer merdivenlerini çıktığımız dönemde çocuk sahibi olduğumuzda, acaba genç bir kadın olduğumuzu unutuyor muyuz? Maalesef öyle. Biraz kendimizi salıyoruz ve önceliklerimiz değişiyor.
Bu sözlerim kesinlikle estetik ameliyatlarla ilgili değil. Sadece kendimize iyi bakmak adına diyetimizi, sporumuzu, hobilerimizi erteliyoruz...
Sizi bilmem ama kendim dahil, etrafımdaki birçok kadında ben bunu gördüm.
Zaman zaman hepimizin hayatında öncelikler değişir. Ancak bu durumlar “zaman zaman” olmalı, kronik hale gelmemelidir.
Sürekli hale geldiğinde kadın ya da erkek için uzun vadede bu yaşam şekli çok yorucu ve yıpratıcı olur.
Genç kalmanın en büyük sırrı, mutlu olmayı bilmektir. Mutluluk kişinin kendisini sevmesiyle başlar. Kendisini seven kişi, beden ve ruh sağlığının bir bütün olduğunu bilmesinin yanı sıra onları korumaya özen gösterir.

Yazının Devamını Oku

Yağdan gelen gençlik

Yağ hücreleri vücudumuzun joker hücreleridir. Nerede ihtiyaç varsa oraya gönderilir ve aktarıldığı yerin özelliğini taşır. Yağ hücrelerine çoğu zaman gençleşmek, yılların izlerini silmek ve daha sağlıklı görünmek için ihtiyaç duyarız. Yağın bir bölgeden alınarak başka bir bölgeye taşınmasına yağ enjeksiyonu deriz. Yağ enjeksiyonu işlemini ise en çok yüze yaparız. Uzun yıllar yüzdeki etkisi görüldüğü için günümüzde birçok vücut bölgesine de yapılmaya başlandı. İşte daha güzel yaş almak, daha sağlıklı görünmek ve daha iyi gözükmek için yağın değeri gün geçtikçe anlaşıldığı gibi yağa karşı ilgi gün geçtikçe artmaktadır.

◊ Yağ enjeksiyonu nasıl yapılır?
Yağ enjeksiyonu genellikle hafif bir anestezi altında yapılan bir işlemdir. Ancak çok kısıtlı bir bölge için yapılacağı zamanda lokal anestezi tercih edilebilir. Yağ dokusu vücudun herhangi bir bölgesinden alınarak birtakım işlemlerden geçirilir.
İlk önce mekanik olarak ya da yıkanarak yağ hücreleri içinde bulunan kan ve doku artıklarından ayrılır. Daha sonra saflaştırılan yağ hücresi vücutta istenen yere ince kanüllerle taşınır. Yağ enjeksiyonu için vücudun her bölgesinden yağ alınabilir. Bu işlem sırasında önemli olan yağ alındıktan sonra hızlı hazırlanıp, hava teması en aza indirilerek ihtiyaç duyulan bölgeye transfer edilmesidir.


◊ Hangi bölgelere yapılır?
Yağ enjeksiyonu ihtiyaç duyulan her bölgeye yapılabilir. Yaşın ilerlemesi ile yüzde boşluklar gözükebilir ya da erken yaşlarda göz altlarında ve yanaklarda çökmeler oluşabilir. Bu doku eksikliği olan tüm bölgelere rahatlıkla yağ enjeksiyonu yapılabilir. Yağ enjeksiyonu en çok yüzdeki boşlukları doldurmak için tercih edilir. Yağ transferi sonuçlarının memnuniyet verici olması nedeniyle de vücutta her bölgeye yapılabileceği fark edilir. Çünkü yaş alma süreci tüm vücudu etkiler. Eller yağını kaybeder ve damarlar ortaya çıkar. Dekolte bölgesi kurumaya başlar ve üzerinde ince kırışıklıklar oluşur. Boyun çizgileri derinleşir ve bu bölgelere yağ transferinin yapılması ile vücutta yeniden gençleşme gözükür. Bunun dışında yüzde belirgin bir çene ve

Yazının Devamını Oku

Elleriniz yaşınızı göstermesin

Yüze, dekolteye bakım derken aslında vücudun bir bütün olduğunu anlayarak ona göre davranmaya başlamadık mı? Bir bütün olan vücudumuzda sağlığımızı korumak için ellerimize de dikkat etmeliyiz.

Estetik cerrahide yüze yapılan işlemlerde saçı dahil etmek, boynu dekolteye işleme almak ve sonrasında tüm vücut cildini değerlendirmek çok önemlidir. Son yıllarda sadece yüze değil, tüm vücuda iyi bakmanın gerekli olduğunu anladığımızdan bir bütün olarak vücudumuzu daha iyi göstermek için çabalamaya başladık.
Yüze yapılan yaşlanma karşıtı uygulamalarda ise ellerin unutulmasının hata olduğunu gördük ve elleri de vücudun ön plana çıkan bir bütünü olarak unutmamak gerektiğini anladık.

Bakım neden önemli?

Yüzümüz nasıl ki güneşle teması en fazla vücut bölgemiz olsa da ellerimizin kimyasallarla, kozmetiklerle ve güneşle teması yüzümüzden daha fazla oluyor. O yüzden de ellerimiz çok çabuk yıpranıyor ve yaşımızdan ileri gidebiliyor. Bu süreç ilk olarak çabuk kurumalar ve çatlamalar başlıyor. Ardından ince kırışıklar başlarken bir de bakıyoruz zaman içinde güneş lekeleri ellerimizin üzerinde belirginleşiyor. Her yazın sonunda yüzümüzde ve ellerimizde güneş lekelerinin daha da belirginleştiğini görmek bizi tedirgin edebiliyor.
Oysaki ellerimizi korumaya çocukluktan başlamak gerekir. Aslında yüze nasıl ki bol bol güneş koruyucu kremleri kullanıyorsak aynı şekilde bu koruyucuları burun üzerine fazla fazla sürerken el sırtına da sürmemiz gerektiğini unutmamak gerekiyor.
Çocukluktan itibaren bu alışkanlığı kazanmaya başlarsak zaman içerisinde günlük rutinimize giren yaz kış demeden yüze ve ellere güneş koruyucu sürerek güneşle temasını da kontrol altına alabiliriz.

Sadece güneş koruyucu sürmek yeterli mi?

Tabii ki hayır. Güneş koruyucu öncesi özellikle bu dönemde önem kazanan el hijyenimizde en fazla dikkat etmemiz gereken konulardan biri olarak ön plana çıkıyor. Bu nedenle el hijyeninde vücut pH dengesine yakın ve organik ürünler tercih etmek gerekiyor. Sık sık ellerin yıkanması ile de ellerdeki yağ dengesinin bozulmasından dolayı elleri iyi nemlendirmek ve üzerine gün içinde güneş koruyucu sürmek gerekiyor.

Yazının Devamını Oku

Mutluluk bir tercihtir

Sevgili dostlar, bugün sizi bir göğüs cerrahı arkadaşımla tanıştırmak istiyorum; Dr. Özlem Cankurtaran... Soyadı gibi, gerçekleştirdiği ameliyatlar ve yaptığı yardımlarla birçok kişinin hayatını kurtaran bir isim. “İyi Yaşam Reçeteleri”nde bu hafta onun herkese örnek olacak yaşam mücadelesini anlatmak istedim...

Tıp fakültesinde okuyanlar bilir; şöyle bir söz vardır: “Tıp fakültelerinden çok az doktor çıkar. Bir bakarsınız bir kısmı sanatçı, bir kısmı çiftçi olmuş.”


İşte biz hekimlerin hayatını aslında tıp fakültesine girmekten çok uzmanlık sınavında seçtiğimiz bölüm ve sonrasında mesleğimize ne şekilde devam ettiğimiz belirliyor.
Bu nedenle bir kısmımız fakültede akademik hayata devam ederken, bir kısmımız da başka yerlerde mesleğimizi yapmaya çalışıyoruz.
Bu mesleği icra edenler arasında Dr. Özlem Cankurtaran bana hep güç veren bir kadın olmuştur. Neden mi? Anlatayım...
Cerrahi asistanlık çok zordur. Özellikle bir kadın açısından. Tamam, mental olarak tabii ki erkek meslektaşlarınızdan bir farkınız yoktur. Ancak fiziki olarak onlarla yarışmak sizi zorlar.

Yazının Devamını Oku

Leke tedavisi zamanı yaklaştı

Yaz mevsimi sonrası güneş lekeleri git gide kendini göstermeye başladı. Peki, bu lekelerden nasıl kurtulursunuz?

Güneş lekeleri; birçoğumuzu üzen, bazılarımızı makyaj yaparak kapatmak zorunda bırakan ve her geçen gün etrafımızda artarak izlediğimiz bir sorun haline gelmedi mi?
Teknoloji ne kadar ilerlese de ne yazık ki henüz tek bir yöntemle kalıcı olarak lekelerle baş etmek mümkün değil. Genetik yatkınlık, bazı hormon ilaçları, kozmetik ürünlerin yanlış kullanılması, güneşe kontrolsüz maruz kalma, hamilelik süreci gibi etkenlerin yanı sıra bazen de hiçbir neden yokken lekelenmeler meydana gelebilir.
Lekelerin en fazla oluşma nedenlerinden birisi özellikle yüze yapılan uygulamalardan sonra kontrolsüz olarak güneşe maruz kalma kaynaklıdır. Lazer uygulamaları, kimyasal uygulamalar, sir ağda yapılması gibi birçok işlemden sonra direkt güneşe çıkmak lekelenmelerin en sık nedenlerinden biridir. Özellikle leke tedavisi yaptırıp sonrasında gerekli özen gösterilmezse lekelenmenin daha da artacağı unutulmamalıdır.

Tedavisi nasıl yapılır?

Leke tedavisinde amaç, lekelenmiş cildi arındırmak ve tekrar lekelenmesini önlemek için korumaya almaktır. O yüzden leke tedavisi cilt altındaki dokuyu iyi sulamakla yani hidrate etmekle mümkün olur. Cilt altı, iyi sıvı aldığında lekelenme riski azalır ve cildin yenilenmesinin hızlanması sayesinde lekelerin yoğunluğu azalabilir.
Günümüzde hydro dediğimiz soğuk sıvı ve tazyikle yapılan bakımların ciltte yarattığı etki çok fazladır. Hydro bakımların içinde hydrofacial, mezojet gibi birçok uygulama yer alır.
Bu uygulamalarda temel hedef; cilt üzerindeki ölü tabakayı uzaklaştırıp, cilt altındaki lenf akımını hızlandırmaktır.

Yazının Devamını Oku

Göz kapağı estetiğinde yeni uygulamalar

Göz kapağı estetiği belki de son zamanlarda herkesin en çok konuştuğu estetik konulardan biri oldu. İlgi çekmesindeki temel neden işlemlerin basit ve etkili olması. Üst ve alt göz kapağında yapılacak işlemler ve medikal uygulamaları sıraladık...

Üst göz kapağı estetiği
Üst göz kapağında cilt fazlalığına bağlı düşüklük ve sarkma olabilir. Bazen de yapısal olarak aynı zamanda kaslarda düşüklük olabilir. Üst göz kapağında cilt fazlalığı varsa lokal anestezi dediğimiz, sadece o bölgenin uyuşturulması ile yapılabilir.
Göz kapağındaki fazla cilt alınırken, altta yağ fıtıkları varsa onun da onarılması gerekir. Yağ fıtıkları onarılıp cilt fazlalığı alındıktan sonra doku ince dikiş ipleri ile kapatılır.
Ortalama beşinci günde dikişler alınabildiği gibi şehir dışında yaşayan ya da dikiş aldırmak istemeyen kişilerde kendiliğinden eriyen ipler hekiminin tercihi ile kullanılabilir.
Üst göz kapağı estetiği sonrasında gözler kapatılmaz. Sadece üst göz kapağındaki katlanma çizgisinde kalan dikiş izinin üzerine gerekiyorsa özel bir bant yapıştırılır veya açıkla bırakılır.
İşlemden sonra aynı gün içinde rahatlıkla eve dönülebilir ve birkaç gün sonra sosyal hayata başlanabilir. Ancak tam iyileşme ve sonuç alma 2 hafta ile 2 ay arasında tamamlanır. Sigara kullanmamak ve uyarılara dikkat etmek göz kapağının çabuk ve güzel iyileşmesini sağlar.

Yazının Devamını Oku

Meme küçültme zamanı

Sonbaharda özellikle tercih edilen estetik ameliyatlardan biri de meme küçültmedir. Ameliyatın temel amacı omuzlardaki fazla yükü alma ve kişiye düzgün postür vermektir.

Yazın bitmesi ve havaların serinlemesiyle birlikte estetik operasyonların sayısı da artmaya başladı. Yaz aylarında kişiyi yoran ve düzeltilmek istenen bölgelerdeki sıkıntıları gidermek isteyenler bu dönem estetik operasyonlara daha fazla başvuruyor. Bunlardan biri de meme küçültme ameliyatları.
Meme küçültme ameliyatında temel amaç şöyle açıklanabilir; büyük ve sarkık memeler omuzlarda fazla yük oluşturur.
Omuzlar düşer ve sırt kamburlaşır. Kişinin postürü bozulur, dik durmak zorlaşır ve bir süre sonra omurgaya binen yük sırt, bel, hatta diz ağrılarına neden olur.
İleri yaşlarda ortaya çıkan kemik erimesi sorununun nedeniyle vücuttaki fazla yükün taşınmaması gerekir.
Özellikle kadınlarda ciddi bir risk oluşturan kemik erimesini yavaşlatmak, meme kanseri riskini azaltmak, sağlıklı ve düzgün bir postüre sahip olmak için gerekli durumlarda meme küçültme ameliyatları planlanmalıdır.

İlgi sonbaharda neden artar

Yazın ağır ve sarkık meme dokusunu toparlamak birçok kadın için zordur. İnce kıyafetlerde memeyi kamufle etmenin zorluğu, mayo ve bikini gibi plaj kıyafetlerinde yaşanan sıkıntılar, sıcaktan meme altı ve meme aralarında oluşan egzama gibi rahatsızlıklar kişinin konforunu bozar. Hantal ve kilolu bir görünüme neden olur.

Yazının Devamını Oku

Merhaba yeni yaşım

Bir süredir güzel hayat enerjisi olan, güzel düşünceleriyle çevrelerine pozitif düşünce aşılayan kişileri “İyi yaşam reçeteleri” başlığıyla köşemde konuk etmeye başlamıştım. Ayda bir defa yer verdiğim bu konukluklara kısacık bir ara verip bugün sizlere “47 yaşına merhaba” diyen kendimi yazmak istedim.

Cerrah bir kadın olarak, hatta bir bölümü estetik olan bir branşın cerrahı olarak işte ben. Yarın benim doğum günüm.
40’lı yaşlar eskiden çok uzak gelirken, şimdi bir bakıyorum 40’lı yaşların ortasını bile geçmişim.
Yaşadığımız güzelliklerin, sıkıntıların, zaman zaman büyük acıların ardından el sallarken, hayal ettiğimiz güzelliklere ulaşma azmi, heyecanlarımız ve en önemlisi de sevdiklerimiz bizi canlı tutuyor.
Asistanlığımın ilk yıllarında yeni yeni kongrelere gitmeye başladığım dönemlerde kongre konuşmalarında yüzdeki sarkmalar, göz altı torbaları, gıdı sarkmaları anlatılırken hiç dikkatimi çekmezdi.
Hatta çoğu zaman “Aman ne gerek var böyle şeylere” diye düşündüğümü hatırlıyorum.
Öyle ki konusu anti-aging’le ilgili hiçbir konuşmaya katılmak bile istemezdim. Meme büyükse küçültülmeli, burunda sıkıntı varsa düzeltilmeli, dudak inceyse kalınlaştırılmalı ve hep daha “iyisi” olmalı diye bakardık arkadaşlarımla.
Tabii o zamanlar 20’li yaşlarımızdaydık tek derdimiz nöbet çıkışı ne yapacağımızdı.

Yazının Devamını Oku

Yeni normalde estetik operasyonlar

Yeni rutinimizde, estetik ameliyat yaptıracak kişilere operasyon öncesinde koronavirüs teşhisinde kullanılan PCR testi yapılması gerekiyor.

Geçtiğimiz hafta sonbahara merhaba dedik. Sonbahar, estetik ameliyatlar için tüm dünyada en çok tercih edilen mevsimdir. Tatilin bitmesi, yeni sezon hazırlıklarının başlaması, hava sıcaklıklarının azalması, evde geçirilen iyileşme sürecinde sıcak ya da soğuk için klima kullanımına ihtiyaç duyulmaması gibi sebeplerle bu dönemin estetik operasyonlar için doğru zamanlama olduğunu söyleyebiliriz.
Yaz aylarında planlaması yapılan ve sonbahar aylarında gerçekleştirilecek olan estetik operasyonlar öncesinde, kişiler kendilerini daha iyi hissetmek için bazı hazırlıklar yapmak isteyebilir.
Estetik ameliyatlara acil karar vermemek gerekir. Gerçekten estetik operasyona ihtiyaç duyuluyorsa ve yapılacak operasyonun iyileşme süresi için yeterli zaman varsa, her tür estetik ameliyat rahatlıkla yapılabilir.


AMELİYAT ÖNCESİ
YAPILMASI GEREKENLER

Yazının Devamını Oku

Güneş lekeleriyle mücadele

Bugün yazın son günü ve yarın itibariyle sonbahara “merhaba” diyeceğiz. Söz konusu medikal estetik olduğunda, sonbahar en sevdiğimiz mevsimdir. Güneşin cildimizde bıraktığı lekelerden kurtulabilirsiniz.

Güneş lekelerinden korunmanın ilk yolu güneşten uzak kalmaktır. Güneşe mesafeli olarak yaklaşırsak lekelerin oluşması ve mevcut lekelerin derinleşmesi önlenir.
Özellikle yüz, dekolte ve eller güneşe yoğun bir şekilde maruz kaldığı için bu bölgeler lekelenmeye çok müsaittir. Kısıtlı süre güneşte kalmanın yanı sıra cildin doğrudan güneşle temas etmesi de engellenmelidir.
Güneş koruyucu sürmek, şapka kullanmak ve güneşte geçen süre boyunca sık sık güneş koruyucuları tekrarlamak gerekir. Cilt bakımında en çok dikkat edilmesi gerekenlerden biri de güneş sonrası cildin çok iyi nemlendirilmesidir. Cilt kuruduğu zaman suyunu kaybeder ve lekelenme, ince kırışıklıkların oluşumu gibi sorunlar artar.
Nasıl tedavi edilir?
Güneş lekelerini tedavi etmede ilk aşama, lekelerin oluşmasını önlemekten geçer. Doğum kontrol hapları veya hormonal ilaçlar kullanan kişilerde, hamilelik veya emzirme döneminde olan kişilerde güneş lekesi oluşma riski daha yüksektir. Bu kişilerin güneşe karşı daha fazla tedbirlik olmaları gerekir.


Yazının Devamını Oku

Yeni kararlar öncesi yenilenme vakti

Yeni bir mevsime geçiş yapmadan biz de yenilenmek isteriz. Sonbahar öncesi yaz sıcaklarında kuruyan cildimizi sağlıklı bir hale getirme, alınan kiloları da verme zamanı...

Sıcak yaz günleri yavaş yavaş etkisini azaltırken sonbahar yaklaşıyor. Bazı kararlar alıyor ve yeni sezona daha güçlü girmek için hepimiz tatlı bir hazırlık içinde oluyoruz. Bazılarımız için yeni bir iş hayatı, bazılarımız için yeni kararlar, bazılarımız da yaşam şeklimizdeki ufak değişikliklerle yeni sezona hazırlanıyoruz.

Yaşadığımız pandemi, daha iyi yaşam için sağlığımızı korumanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Sosyal mesafeye, maske kullanımına, kişisel izolasyona ve en önemlisi de sağlıklı beslenme ve düzenli egzersize özen gösteren kişilerin sağlığı çok daha iyi koruduklarını gördük.

Yaz kilolarından kurtulmanın yolları

Yaz dönemi akşam dostlarla geç yenen yemekler, sıcak hava nedeniyle hareketlerin kısıtlanması ve yaz meyveleri, dondurma gibi tatlılar nedeniyle birçoğumuzda kilo artışına veya planlanan kilo kaybının gerçekleştirilememesine neden olabiliyor.
Aralıklı oruç yöntemi yeni bir sezona girerken istenen kiloyu vermek için iyi bir alternatif olabilir. Özellikle sabah erken saatlerde yapılan sağlıklı bir kahvaltı ve erken saatlerde yenen akşam yemekleri kilo vermeye çok yardımcı olur.
Güneş doğduktan sonra kahvaltı ile güne başlamak ve güneş batmadan akşam yemeğini tamamlamak ve sonrasında su dışında bir şey tüketmemek, genel sağlık problemi olmayan kişiler için çok ideal bir diyet yöntemidir. Bununla birlikte akşam yemeği sonrası yapılan yürüyüş ve egzersiz gece boyunca yağ yakımını artırır.

Yazının Devamını Oku

İYİ YAŞAM REÇETELERİ

Sizlere yaşam felsefesini beğendiğim, bende iz bırakan ya da sizin için takip edip beğendiğim isimlerden hayata dair ipuçları alıp aktaracağım. İlk konuğum plastik cerrah Yakup Avşar...

Pandeminin başladığı ilk günlerde karantinada olduğumuz dönemde fiziksel olarak iyi olsak bile endişe ve stres hali ruhsal olarak birçoğumuz için çok yıpratıcı oldu.
Uyku, konsantrasyon, düzensiz beslenme problemleri olarak ortaya çıktı. Şimdi yeni normale alışırken, hepimiz bu sıkıntılardan kurtulup “Daha iyi nasıl yaşayabilirim?” sorusuna yanıt aramaya başladık.
Kimimiz tatillerini bir köyde geçirmeyi, toprakla haşır neşir olmayı planlarken kimimiz sağlıklı beslenme ve daha sade yaşamanın yollarını araştırmaya başladık.
Huzurun ve sağlığın doğada saklı olduğunu bir kez daha gördük.
İşte ben de sizin için yaşam reçetelerinin ilkini hem hayat arkadaşım hem de meslektaşım olarak Yakup Avşar’ dan almak istedim.
Kendisi veya bir yakını hekim olan okurlarım çok iyi bilir, tıp fakültesine başladığınız gün siz sadece bir meslek değil aynı zamanda bir yaşam şekli seçersiniz.
Sabah erkenden uzun süre dikkatinizi azaltmadan devam eden çalışma saatleri hasta kontrolleri, ameliyatlar, işlemler, hasta muayeneleriyle geçer.

Yazının Devamını Oku

Elleriniz hızla yaşlanmasın

Covid-19’la el hijyeninin ne kadar önemli olduğu tüm dünyada bir kez daha anlaşıldı. Toplum olarak bizler her zaman el hijyenine dikkat ederiz ve çocuklarımızı da böyle yetiştiririz. Bu dönemde el bakımına da özen göstermeliyiz.

Ellerin sabunla yıkanması ve ardından dezenfektan kullanılması el cildinde hızlıca nem kaybına sebep olur ve kuruma, çatlama, lekelenme gibi sorunlara neden olur. Uzun yıllar ülkemizdeki kadınlar bulaşık, çamaşır deterjanı ve ev hijyeni için birçok kimyasal temizleyiciyi çıplak elle kullandı. Son zamanlarda ise özellikle içi pamuklu eldivenleri kullanmak, çamaşır ve bulaşığın makinelerde yıkanması el derisindeki yıpranmalara olumlu katkı sağladı.
Ancak yine de kontrolsüz güneşlenme ellerde yıpranma ve yaşlanmanın en önemli sebeplerinden biri. Yaz aylarında güneş koruyucuları yüze ve boyna uygularken ellere sürmemek, solaryumda kontrolsüz kalmak, elleri yaz ve kış gerektiği kadar nemlendirmemek el yaşlanmasına sebep olur. Kuruyan el cildi kırışmaya başlar ve lekelenmeye müsait olur. Yaşla birlikte el üzerinde oluşan güneş lekeleri kuru ciltlerde çok daha erken başlar ve hızlı ilerler.



Bakımını ihmal etmeyin
El bakımına erken yaşlarda başlamak çok önemlidir. Elleri kimyasallardan uzak tutmak, elleri yıkarken pH değeri vücut pH değeriyle uyumlu temizleyici kullanmak, elleri doğal sabunlarla temizlemek ve doğal ürünlerle nemlendirmek ve mümkün olduğu kadar güneş, solaryum gibi ciltte su kaybına neden olan uygulamalardan korumak çok önemlidir. Ellere yaz ve kış aylarında nemlendirici sonrası mutlaka güneş koruyucu sürülmelidir.

Yazının Devamını Oku

Tatil sonrası detoks

Covid-19 pandemisi nedeniyle hayatın her alanında olduğu gibi bayram alışkanlıklarımızda da değişiklikler oldu. Bayram sonrası yeme alışkanlığının değişmesi nedeniyle 1-2 kiloluk artış tartıda kendini gösterebilir. Bayramda alınan kilonun hemen verilmesi için de harika bir hafta...

Vücutta yağlanma nasıl oluşur?

Kilo alma birçok kişi için son derece kolay ve ne yazık ki istenmeyen bir durumdur. Kiloyu alırken vücuttaki yağ hücrelerinin hacmi büyür. Yağ hücrelerindeki hacim artışı vücutta kendini yağlanma olarak gösterir. Yağ hücrelerinin dağılımındaki yoğunluğa göre bel, karın, gıdı gibi vücudun değişik yerlerinde yağlanma ortaya çıkar.

Yağlanma sırasında cilt altındaki yağ hücrelerinin çapı artarken ciltte yumuşama başlar çünkü cilt hacmi genişleyerek alınan kilo ile birlikte hareket eder. Genişleyen ciltte, kilo verme söz konusu olduğunda yumuşaklığın etkisiyle sarkmalar yaşanabilir. O yüzden cildi diri tutmak ve yaşlanmasını yavaşlatmak için kişiler kilolarını sabit tutmaya çalışır.

Sarkmalar nasıl önlenir?

Alınan birkaç kilonun verilmesi planlandığında nasıl vücudu harekete geçirecek makinelerden yardım alıyorsak özellikle hızlı kilo vermenin planlandığı dönemde de mutlaka cilde destek olmak gerekir.
Kilo verme sonrası özellikle yüzde oluşacak boşluklara dolgu planlayan kişilere öncesinde mutlaka cilde destek verilmesi gerektiği anlatılmalıdır.

Yazının Devamını Oku

Yaz aylarındaki medikal uygulamalar

Yaz mevsimi özellikle yeni sezona hazırlandığımız, kendimizi yeniden yapılandırdığımız ve yeni başlangıçlara “merhaba” dediğimiz bir dönemdir. Peki, yaz aylarında hangi medikal uygulamalar uygulanır?

Kişinin kendisini daha iyi hissetmek ve fiziki olarak sıkıntılarını gidermek için küçük dokunuşlar yaptırdığı dönemlerden birindeyiz. Pandemi sürecinde evde olmak ve hareketlerin kısıtlanması bazılarında vücut deformitelerine neden olurken bazıları da bu süreci kendisine fayda sağlayacak şekilde geçirmeyi başarabildi. Bol bol egzersiz yapan, yemek düzenine dikkat eden kişiler karantina sürecini kilo vererek ve daha fit kalarak tamamladı. Karantina günlerinde karbonhidrat ağırlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin azalması, kontrolsüz kilo alımına neden oldu.


Kilo
verme
Yaz döneminde aralıklı oruç yöntemi kilo kontrolünde çok etkili olabilir. Bu uygulamada önemli olan akşam yemeğini erken tamamlamak ve hareketi artırmaktır. Yaklaşık 16 saat sürecek açlık aralığına akşam yemeği erken saatlere çekilerek başlanmalı ve bu öğünde de karbonhidratlara yer verilmemelidir.

Yazının Devamını Oku

Yazın göz çevreniz yaşlanmasın

Göz çevresi, yazın vücudun en çok yıpranan noktalarından biridir. Renk koyulaşması, torbalanma, ince kırışıklıklar ve göz kapaklarında fazlalık daha çok artar. Göz sorunlarıyla nasıl baş edebiliriz?

Göz çevresindeki kırışıklıklar

Göz çevresindeki cilt dokusu, vücudun diğer bölgelerindeki cilt dokusundan daha ince ve hassas bir yapıdadır. Göz çevresinde yağ dokusu daha az olduğu için en ufak bir hassasiyette kırışıklık oluşabilir. Örneğin kullanılan bir kozmetik ürünün alerji yapması sonrası göz kapaklarında ödem oluşup gerildiğinde, ciltte kırışıklıklar görülebilir.
Bazen de genetik olarak çok erken yaşlarda göz çevresinde kırışıklıklar görülebilir. Bu nedenle göz çevresinin her mevsim çok iyi nemlendirilmesi gerekir. Bu durum yıpranmayı azaltacaktır.
Göz çevresinde güneşe bağlı olarak ve zaman içinde en sık görülen yıpranma türü göz kenarlarındaki kaz ayakları ve iki kaş arasındaki çatma çizgileridir. Bu sorunların tedavisinde botoks en etkili tedavi yöntemidir.
Botoks tedavisi kırışıklıkların açılmasını ve göz çevresinin gençleşmesini sağlarken, istenildiği takdirde kaşların da hafif kalkmasına yardımcı olur.
Botoks tedavisinin mimikleri azaltma riski bazen kişileri rahatsız edebilir. Düşük dozda uygulanan botoksun yanında günümüzde göz çevresine yapılan mezoterapiler de göz etrafındaki ince kırışıklıkları azaltmada etkilidir.

Göz torbaları

Yazık sıcak havanın etkisiyle birlikte göz etrafındaki torbaların arttığı hissedilebilir. Göz çevresindeki lenf dolaşımının yetersiz olması, kullanılan bazı ilaçlar veya yan hastalıklar göz altında torbalara neden olabilir.

Yazının Devamını Oku

Güneş yaşlandırmasın

Bu hafta yazın en sıcak günlerine “merhaba” diyoruz. Güneş en dik açıyla bizi selamlıyor. Güneşin en yoğun olduğu bu dönemde, denizin keyfini çıkarırken bazı önlemler de almak gerekiyor.

Kontrolsüz bir şekilde güneşte kalmak, ileride birçok cilt problemine neden olabilir. Cilt yaşlanması, estetik anlamda güneşin olumsuz etkilerinin başında gelir. Bunun dışında güneşe bağlı olarak ciltte lekeler, kuruma ve kurumaya bağlı ince çizgiler oluşur. Özellikle hassas ciltlerde güneş alerjisi gibi sorunlar da görülebilir. Güneşte kaldıktan sonra aşırı şişme, kızarma, kaşıntı ve hassasiyet oluşabilir.

Önce yüzümüz etkileniyor

Güneş, vücudumuzu kaplayan cilt tabakası içinde en fazla yüzümüzü olumsuz anlamda etkiler. Özellikle alın, burun üstü, elmacık bölgesi gibi doğrudan kemik üzerindeki ciltte oluşturduğu tahribat çok fazladır. Yüz cildinden sonra dekolte ve eller güneşin yan etkilerinin en fazla görüldüğü vücut bölgeleridir.
Güneşin ciltte oluşturduğu yan etkiler ilk olarak güneş yanığı şeklinde görülür. Güneş yanıkları hemen tedavi edilmez ve tekrarlarsa vücutta kalıcı izler bırakabilir.
Güneş yanıklarına özellikle küçük çocuklarda çok dikkat edilmelidir. Bu nedenle bebek ve çocukların güneşte kaldıkları süre çok önemlidir.

Cilt benlerine dikkat

Güneşin bir başka olumsuz etkisi de cilt üzerindeki benlerinde artışa neden olmasıdır. Güneş sonrası vücutta ben sayısı artabilir, mevcut benler büyüyebilir ya da çapları genişleyebilir. Pigmente cilt lezyonları dediğimiz bu tür iyi huylu cilt lezyonları ileri yaşlarda cilt kanseri olarak karşımıza çıkabilir.

Yazının Devamını Oku