Dilek Avşar

Düğün sezonu başladı

23 Mayıs 2022
Havaların ısınmasıyla birlikte düğün sezonu da başlıyor. Gelin adayları düğün öncesinde adeta bir hazırlık kampına giriyorlar. Bölgesel zayıflamadan sıkılaşmaya, cilt bakımından cilt yenilemeye kadar birçok işlem yaptırıyorlar. Ben de hayatlarının en özel gecelerinde bir prenses gibi görünmek isteyen gelin adaylarıyla özellikle cilt bakımıyla ilgili öneriler ve uygulamaları paylaşmak istiyorum.

Değerli okuyucularım, hepimizin düğün anıları çok özel. Özellikle de düğün fotoğraflarımız bizlerin gelecek kuşaklara aktardığımız aile hafızalarımız. Dolayısıyla hem düğün hem de düğüne ait fotoğraflar çok kıymetli. Düğünde organizasyon, gelinlik, saç kadar önemli bir aşama da makyaj.


Gelinler genelde az, uçuk tonlarda makyajı tercih ederler. Ancak makyajı kusursuz taşıyabilmek için ışıltılı ve sağlıklı bir cilde ihtiyaç var. Dolayısıyla cildimiz bu noktada bizim bazımız ve söz konusu düğün-gelinler olduğunda bu daha da önem kazanıyor.
Gelinlerin bu en özel günde ışıltılı görünmelerinde düğün öncesi yapacakları cilt bakımlarının, uygulanacak protokollerinin birkaç ay öncesinden düzenlenmesi gerekiyor.
Kliniğimize düğün öncesi hazırlıklar için gelen gelin adaylarımıza bir protokol dahilinde ciltlerinin ihtiyaçları belirlenerek yeni nesil bakımlarını, multivitamin protokolleri ile uygulanan ameliyatsız yüz sıkılaştırma uygulamalarını öneriyoruz.
Gelinimiz düğününe hazırlanırken hem cildini toparlıyoruz hem de keyifli anlar biriktirmesini sağlıyoruz.

Yeni nesil cilt bakımları

Yazının Devamını Oku

Cildimiz için altın kurallar

16 Mayıs 2022
Cildimiz en değerli hazinemiz. Canlılığını, tazeliğini ancak ona iyi davranarak koruyabiliriz. Cildimize verdiğimiz kadarını ondan geri alırız. Bakım yaptırmamız ya da yediğimize içtiğimize dikkat etmemiz yetmez, bütüncül bir yaklaşım sergilememiz gerekir. Bugünkü yazımda bu bütüncül yaklaşımın altın kurallarını siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim.

Bir kez bakım yaptırmakla ya da sadece kendinize iyi bakmakla cildiniz ve bedeniniz için istediğiniz ışıltılı, sağlıklı, genç ve taze görünümü elde etmenin mümkün olmadığını aslında artık hepimiz biliyoruz. Dijital mecralardan, sosyal medyadan, her türlü bilgi kaynağından bu konuda önümüze sürekli bilgiler, yazılar düşüyor. Dolayısıyla aslında hepimiz altın kuralları biliyoruz. Ben de bu hafta sizlere o kuralları tekrar hatırlatmak istedim. Çünkü çok iyi bilsek de yoğunluktan, keyiften ya da keyifsizlikten arada uygulamaktan kaçınabiliyoruz...

Altın kural 1: Anti-aging, beslenmeyle başlar

Cildinizi içten beslemek için sebzelerle meyvelerin doğal, mevsiminde ve en koyu renkli olanlarını tercih edin. Şekerin metabolizmamızın düşmanı olduğu artık aşikâr. Daha genç bir cilt için şeker tüketimini en aza indirin, hatta yapabiliyorsanız şekeri hayatınızdan çıkarın. Eğer sigara kullanıyorsanız, az önce içtiğiniz son sigaranız olsun. Sigaranın hücresel yaşlanma üzerindeki etkilerini hepimiz biliyoruz. Bazen bilerek yaptığımız yanlışlardan dönmek zor oluyor. Cildinizi ve beden sağlığınızı korumak için sigarayla vedalaşın. Su tüketimini mevsimsel olarak azaltıp, çoğaltmayın. Cildimizin ve vücudumuzun her mevsim suya ihtiyacı var.

Altın kural 2: Cilt bakımını ihmal etmeyin

Her cildin bakıma ihtiyacı vardır, cilt bakımı için illaki cilt sorunlarının olması gerekmez. 28 günde bir kendini yenileyen cildimizi bakımla destekleyerek ölü hücrelerinden arındırmak, cilde nefes alıp yenilenme imkanı sağlar. Günümüzde artık sıkmadan, acıtmadan yapılan medikal cilt bakımları, cilt bakımını konforlu hale getirdi. Bu konforlu, keyifli bakımlarla yıl boyunca cildiniz ışıl ışıl, sağlıkla parlayacak. Bu bakımların ince çizgiler üzerindeki etkisi de ortadayken en keyifli kurallardan biri cilt bakımı yaptırmak olabilir.

Altın kural 3: Güneş koruyucunuz çantanızın demirbaşı olsun

UVA-UVB ışınlarına karşı yaz–kış koruma sağlamak, altın kurallardan biri ve çok önemli. Kışın koruma faktörlü bir nemlendirici, yaza doğru ise güneş koruyucu muhakkak kullanılmalı. Cildinize göre losyon ya da krem formunda bir ürünü, bir uzman önerisiyle günlük bakım rutininize eklemelisiniz.

Altın kural 4: Göz çevrenizi ihmal etmeyin

Yazının Devamını Oku

Göz çevresi bakımını ihmal etmeyin

9 Mayıs 2022
Yaz öncesi odağımız daha çok bölgesel incelme, vücut sıkılaştırma ve cildi yazın etkilerinden korumak... Bu odağın içinde göz çevresi bakımının da ayrı bir önemi var. Göz çevresi bakımı neden önemli sizler için yazdım.

Muradımıza erdik gibi... Bayramla birlikte güneş, deniz ve havuz sezonu açıldı. Bugüne kadar hastalarımızı yaza hazırlamak için çalıştık, bundan sonra ise yazı en az hasarla geçirmeleri için koruma bakımları ve müdahaleleri yapacağız.
Bu bakımların içinde de göz çevresi önemli bir yer tutacak. Çünkü göz çevremiz hassas ve ince derisi ile çevresel faktörlerden en çok etkilenen ve genetik olarak da ilk önce ince çizgilerin göründüğü, yaşlılık belirtileri ile tanıştığımız bölgemiz.
Yani yaş alma belirtilerini ötelemek, daha taze, daha canlı görünmek istiyorsak mutlaka göz çevremizi koruma altına almalı ve bakımını ihmal etmemeliyiz.
Göz çevresine uygulanan bakımlarla, göz çevresini koruma altına alacağımız gibi var olan birçok sorunun iyileştirilmesine de fayda sağlıyoruz. Sağlıksız beslenme alışkanlıkları, uykusuzluk, sigara-alkol-ilaç kullanımı, çevresel faktörlerin de etkisiyle göz çevresinde meydana gelen mor halkalar, renk düzensizlikleri, ince kırışıklıkların görünümünde gözle görülür düzelme sağlanıyor.


Göz çevresi için

Yazının Devamını Oku

İyi bayramlar

2 Mayıs 2022
Ramazan yine göz açıp kapayınca bitti, bayrama erdik. Öncelikle siz değerli okuyucularımın bayramını en içten dileklerimle kutlarım, umarım Ramazan Bayramı tüm dünyada şeker tadında günlerin başlamasına vesile olur. Bu yıl da geleneği bozmayarak bayramınızı bir bayram yazısı ile kutlamak istedim...

Sizlerin de yakından bildiği üzere bazen alanımın dışına çıkıp gönlümden geçenleri sizlere yazıyorum. Bu hafta da köşe yazım Ramazan Bayramı’nın birinci gününe denk geldiği için yine bu minvalde bir yazı hazırlamak geçti içimden.

Bayramların bizim gelenek ve göreneklerimizde çok ayrı ve önemli bir yeri var.

Artık günümüzde o bayram ruhunu anılarımızdaki gibi yaşayamasak da yazımı okurken lütfen sizler de anılarınıza, çocukluğunuza bir seyahat edin.

Bakalım geçmiş bayramlardan zihinlerinizde neler kalmış.

Evet, bayram denince hepimiz çocukluğumuza gideriz... Ve her bayram sabahı, neredeyse her evde istinasız eski bayramlar konuşulur, anılara, geçmişe yolculuk edilir.

Değerli okuyucularım bizler geleneklerine bağlı yaşamayı severiz ancak günün şartlarında tüm geleneklerimizi hakkıyla yerine getiremiyoruz.

Aile büyüklerini ziyaret etmek, kocaman masaların etrafında toplanıp yemekler yemek ne yazık ki artık eskisi kadar mümkün olmuyor.

Anılarımızda yer alan bayramları bugün var etmek, yaşamak çok zor olsa da olabildiği kadar bayramlarımızı kutlamak, çocuklarımıza aktarmak, gelecek nesillerin gelenek ve göreneklerimizi bilmesi açısından çok önemsiyorum.

Yazının Devamını Oku

Botoks zamanı durdurabilir mi?

25 Nisan 2022
Zamanında yapılmış bakımlar, kararında ve doğru müdahaleler hızla akıp geçen zamanda bize yaş almanın keyfini sürdürebilir. ‘Peki nasıl’ sorusunun cevabı belli. Bu haftaki yazımda herkesin bildiği ama uzun zamandır yazmadığım botoks hakkında hatırlatıcı bilgiler vermeyi istedim.

Herkese göre zaman farklı akıyor... Kimine göre çok hızlı kimine göre çok yavaş... Ancak tek gerçek var; zamanın öyle ya da böyle aktığı, günlerin ayları ve yılları kovaladığı... Yaşanmışlıkları, anıları biriktirirken dönüşüyoruz, olgunlaşıyoruz, eskiden kendimize dert edindiklerimiz için bugün artık “aman canım sağlık olsun” deyip geçebiliyoruz.

Sağlığımız çok kıymetli ancak bir o kadar da aynada gördüğümüz kendimiz de çok önemli. Sabah yüzünüzü yıkarken gördüğünüz “siz” ile mutlu musunuz?

Hepimiz güne önce kendimize bakarak başlıyoruz, her gün aynada kendimize bir “Günaydın”ımız var. Yıllar içinde her gün silüetimiz değişiyor, günbegün fark etmesek de bir gün geliyor, göz çevremizdeki ilk ince çizgiyi, çene hattındaki sarkmayı ya da dudak çevresinde oluşmaya başlayan çizgiler gözümüze görünür olmaya başlıyor.

Yılların bize nasıl davrandığı aslında kendimize nasıl davrandığımızla doğrudan ilgili, hor davranılmış bir gençlik, nasılsa diye ihmal edilmiş cildimiz gün geliyor “Benim artık görülmeye ihtiyacım var” diyerek bize mesaj vermeye başlıyor.

Oysa zamanında yapılmış bakımlar, kararında ve doğru müdahaleler hızla akıp geçen zamanda bize yaş almanın keyfini sürdürebilir. Panik yerine sükûnet ve sakinlikle anı yaşamamızı sağlayabilir. Peki nasıl sorusunun cevabı belli, bu haftaki yazımda herkesin bildiği ama uzun zamandır yazmadığım botoks hakkında hatırlatıcı bilgiler vermeyi istedim. Umarım faydalanacağınız ve keyifle okuyacağınız bir yazı olur.

Botoks ne zaman ve nerelerde kullanılır?

Botoks, tıbbı ve kozmetik kullanım alanları olan bir toksindir. 1981 yılında kozmetik alanda kullanılmaya başlamıştır. Özellikle yüz bölgesinde kırışıklıkların giderilmesinde ve terleme önleyici; tıbbi olarak da şaşılık, yüz felci, spazmı ve migren gibi birçok farklı hastalığın tedavisinde botoks kullanılır.

Yazının Devamını Oku

Ameliyatsız yüz gençleştirmede alternatif uygulamalar

18 Nisan 2022
Zaman içinde kolajen üretiminin azalması nedeniyle 40’lı yaşlara gelindiğinde yüz ovalinde bozulma, ciltte sarkma, ince kırışıklıklar ve doku kaybı kaçınılmaz oluyor. Neyse ki ciltteki yaşlanma sürecini yavaşlatmak mümkün. Bu hafta size hastalarıma uyguladığım iki ameliyatsız gençleştirme uygulamasından bahsetmek istiyorum.

Zamanın nasıl hızlı akıp geçtiğini anlamıyoruz. Ancak bir gün geliyor, aynaya bakarken yansımamızdaki değişiklikleri fark ediyoruz. Bu; yaş almanın, evrenin kanunu. Karşılığında tercih edebileceğimiz iki yol var; ya geleni olduğu gibi kabul edeceğiz ya da iyileştirmeye gidip, süreci yavaşlatacağız. Burada tercih tamamen kişisel...
Eğer ikinci yolu seçecek olursanız, medikal estetik teknolojilerinin sunduğu birçok bakım, protokol, uygulama ve cihazlı iyileştirme yöntemlerinden faydalanıyoruz. Kişiye özel planlamalarla süreci yavaşlatıyoruz.
Burada en büyük destekçimiz, gelişen teknoloji sayesinde her gün daha fazlasını yapabilme imkanı sunan cihazlar. Bu hafta bu cihazların ikisi hakkında size bilgi vereceğim. Bahsedeceğim cihazlarla birden fazla cilt sorununa aynı anda çözüm sağlayabiliyor, gerektiği zaman farklı uygulamaları bir arada sunarak etki alanını güçlendirebiliyoruz.

Endolift
Endolift Lazer, yüz germe ve yağ alma ameliyatlarına alternatif olabilecek, “ameliyatsız yüz germe” ya da “ameliyatsız yüz gençleştirme” olarak nitelendirdiğimiz cihazlı bir lazer medikal estetik uygulamadır.


Yazının Devamını Oku

Ramazandan kilo almadan çıkmanın anahtarı

11 Nisan 2022
Ramazan ayında herkes dini vecibelerini layığı ile yerine getirmek, ruhunu, bedenini arındırmak için yola çıkar. Ramazan ayında, birçoğumuzun kilo almadan ibadetini yerine getirme hedefi de olur. Ramazan ayını kilo almadan tamamlamanın yollarını sizlere hatırlatmak isterim.

Ramazan, bir arınma ayı. Bedeni, zihni, nefsimizi terbiye edeceğimiz çok özel bir dönem.

Salt aç kalmanın ötesinde, yaptıklarımızla, sözlerimizle, düşüncelerimizle tamamlandığında ramazanın anlam teşkil ettiğini ve bütün olduğunu her zaman söylerim.

Ailemizle, dostlarımızla etlisinden sütlüsüne çeşitlerin hazırlandığı sofralarda bir araya geldiğimiz, sosyalleştiğimiz, sevdiklerimizle masamızı paylaştığımız ve yemek yemenin ucunu çoğu zaman kaçırdığımız iftarlar bu kutsal ayın olmazsa olmazı.

Peki, bu ayı kilo almadan nasıl kapatabilirsiniz?

Bunun için beslenme uzmanlarının önerilerini muhakkak takip etmelisiniz. Tüm gün aç kalan bedeninizi ağır yemekler, şerbetli tatlılar ile yormamalısınız.

Çorba, salata ve protein ağırlıklı bir menü ile iftarınızı açmalı, yavaş yemeli ve bol su tüketmelisiniz.

İftardan sonra ertesi gün susuzluğa neden olabilecek kafeinli içeceklerden uzak durmalı ve mutlaka sahura kalkarak oruç tutmalısınız.

Böylece gün içinde acıkmaz, iftarda da daha kontrollü olabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Mezoterapi bir tedavi midir?

4 Nisan 2022
Mezoterapi, tek başına çarpışan bir ordu gibidir. İyi donatıldığında etkin sonuç sağlar, uygulama yapılan kişiyi de sonuçları ile memnun eder. Özellikle de mevsim geçişlerinde derde devadır.

Bu hafta siz değerli okuyucularıma ne yazsam ne paylaşsam diye düşünürken biz doktorların ve hastalarımızın sonuçları ile mutlu olduğu mezoterapiyi tekrar anlatmaya karar verdim.
Enjeksiyonlu bir uygulama olduğu için özellikle iğne fobisi olanların uygulatmaktan çekindiği mezoterapi aslında birçok uygulamaya göre daha acısızdır.
Yazının başlığı olan sorunun cevabı da “Evet mezoterapi bir tedavi yöntemidir. Cilt altına uygulandığı için iyileştirme, yenilemeye yönelik bir tedavi protokolüdür. Çok fazla kullanım ve uygulama alanı vardır.”
Mezoterapi, hazırlanan içeriklerle mevsim geçişlerinde cildi korur ve bu dönemin en az hasarla atlatmasını sağlar. Ancak spesifik olarak birçok cilt sorunun iyileştirilmesinde çok etkilidir.
Yüz geneli, boyun, dekolte, ellerde oluşan kırışıklık, renk düzensizliği, nemsizlik, kuruluk, leke, yaşlanma izlerinin iyileştirilmesinde; gıdı, kol, iç bacak, bel çevresi, karın bölgesinde bölgesel yağlanmalarda, selülitten kaynaklanan portakal kabuğu görünümün iyileştirilmesi ve saçlı deri dökülmeleri için mezoterapiyi hastalarıma önerir, sıklıkla da uygularım.

Nem aşısı mezoterapi midir?
Değerli okuyucularım nem aşısı olarak adlandırdığımız uygulama bir mezoterapidir. Mezoterapide soruna yönelik olarak içerik uygulandığı için daha belirleyici olduğundan ileri boyuttaki cilt kuruluklarında, nemsizlikte; cildi derinden nemlendirmek, ışıltı ve parlak sağlamak için ve aynı zamanda cildin nem tutmasını sağlayarak dış etkenlere karşı güçlendirmek için yapılan mezoterapilere, nem aşısı diyoruz.

Yazının Devamını Oku