"Dilek Avşar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dilek Avşar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Dilek Avşar

Özlenen estetikler

18 Mayıs 2020

Pandeminin yoğun olduğu dönemlerde birçok estetik kliniği, kuaför ve güzellik merkezi hizmetlerine ara vermişti. 17 Mart’ta Sağlık Bakanlığı’nın talimatıyla estetik ameliyatlar ve acil cerrahi gerektirmeyen tüm ameliyatlar da ertelenmişti.

Klinikler ve güzellik merkezleri, kademeli olarak kapılarını açmaya başladı. Buralarda çalışanların sağlığını korumak ve misafirlere sağlıklı hizmet sunmak için önlemlere uyulması, bundan sonraki süreç için belirleyici olacak. Sağlığın ilk şartı ise sosyal mesafe ve maske kullanımı. El ve ortam hijyeni de çok önemli.

MÜMKÜN OLDUĞUNCA AZ KİŞİYE TEMAS EDİLMELİ

Yaklaşık 2 aydır kişisel bakımını kendisi yapmak zorunda kalanlar için estetik hizmet almak, psikolojik ve fiziki açıdan iyi olacak. Ancak estetik klinikleri ve güzellik merkezlerinde kısıtlı zaman geçirmek, ihtiyaçları hızlıca bitirip merkezden ayrılmak ve işlem sırasında bile maskeyi mümkün olduğunca çıkarmamak gerekiyor.

İşlem sırası beklerken açık havada kalmak, bahçe ya da balkon gibi alanlarda beklerken sosyal mesafeye uymak da hepimizin dikkat etmesi gereken kurallar arasında. Bu merkezlere kişilerin kontrollü bir şekilde alınması, mümkün olduğunca az kişiyle temas edilmesi hepimizin sağlığı açısından önem taşıyor.

LAZER EPİLASYON İLK SIRADA

Bu dönemde özellikle yaz öncesi yapılacak acil medikal estetik işlemler arasında lazer epilasyon, birçok kişi için birinci sırada yer alıyor. Lazer epilasyonun kanamasız ve hava püskürtücü bir işlem olmaması da onu güvenli hale getiriyor.

Yüz bölgesine uygulanan lazer işlemlerde ağız ve burnu kapatan maskelerin çıkarılmaması, işlemin hızlıca yapılması, işlemi yapan kişilerin koruyucu maske ve siperlik kullanması özellikle dikkat edilmesi gereken noktaların başında geliyor.

Yazının devamı...

YENİ NORMALLERİMİZ

11 Mayıs 2020

Önce maske sonra siperlik

Evden çıkarken maskemizi ve mümkünse siperliğimizi takalım. Maskemizi evden çıkmadan hemen önce takmaya özen göstermeliyiz. Çünkü eller kirlenmeden, ellere şüpheli bir mikrop yerleşmeden maskeyi takıp evden ayrılmak önemlidir. Maskeyi taktıktan sonra mümkün olduğu kadar maskeye dokunmamak gerekir.
Maskeden sonra isterseniz siperlik veya onun yerine geniş bir gözlük de kullanabilirsiniz. Şapka, gözlük gibi yüzümüzü kısmen kapatacak eşyalar aynı zamanda virüsün bulaşma ihtimalini azaltmada da etkilidir. Toplu taşıma kullanacaklar, market veya pazar alışverişi yapacakların siperlik kullanmasında fayda var.

Sosyal mesafe birbirimize kavuşturacak

Sosyal mesafe bizi birbirimizden uzaklaştırmıyor; aksine birbirimize daha çabuk kavuşmamızı sağlıyor. Ne kadar birbirimize mesafe koyarsak, o kadar çabuk normalleşeceğimizi unutmayalım. Havaların güzelleşmesiyle hepimiz yavaş yavaş dışarıya çıkmaya başladığımızda, Covid-19’la mücadelemiz bitti gibi algılarsak, çok başarılı olduğumuz bu savaşta yenilebiliriz.
Özel hayatımızda, iş hayatımızda ve sosyal yaşantımızdaki yeni normallerimiz, mesafeyi koruyarak kuracağımız ilişkiler yarınlarımızı daha mutlu yapacak. Hastalarımız iyileşiyor, dünya normalleşiyor, bizler ise sağlıkla nefes alabiliyoruz. Yeni normallerimizi ne kadar çabuk benimsersek, güzel günlere o kadar çabuk kavuşabiliriz.

Eldiven takmalı mıyız?

Eldivenlerin yanlış kullanımını çok sık görüyoruz.

Yazının devamı...

Bizi nasıl bir düzen bekliyor

4 Mayıs 2020

Covid-19 bize bir yandan birçok şey öğretti, bir yandan da unutmak üzere olduğumuz birçok şeyi hatırlattı. Daha sade bir yaşam sürmeyi, kendimizle daha fazla vakit geçirmeyi ve hayatın her dakikasının ne kadar değerli olduğunu gösterdi.

Sevdiklerimiz, sosyal çevremiz olmadan kendimizi ne kadar yalnız ve mutsuz hissettiğimize tanık olduk. Tüm bu zor günler geçerken dayanışma ve yardımlaşmanın ruhumuza ne kadar iyi geldiğini ve minik de olsa neler yapabileceğimizi düşünmedik mi?

Kimimiz sağlık çalışanlarına yemek hazırladık, kimimiz Covid-19 mücadelesinde yaşamını yitiren sağlık çalışanlarının çocuklarının gelecekteki eğitim masraflarına destek olmak için birlik olduk, kimimiz iş yerlerimizi sağlık sektörü için üretim yapmak üzere dönüştürdük. İşte biz böyle güzel ahlaklı ve çalışkan bir toplumuz. Dünyada bizim gibi insanlar arttıkça bu virüs ya da başka dertlerle mücadele etmek daha kolay olacak. 

Her birimizin gösterdiği çaba çok önemli. Ancak en önemlisi; Covid-19’la mücadeleyi işini eve taşıyabilen, işine ara vererek bu mücadeleye destek veren, evde kalın çağrılarına sıkı sıkı uyan kişilerle kazanıyoruz.

Karantina sonrası nelere dikkat etmeli?

Bundan sonraki yaşantımızda daha sağlıklı ve mutlu olmak istiyorsak, bu yeni düzene uyum sağlamalıyız.

∆ Sabah nasıl işe giderken duşumuzu alıp, makyajımızı yapıp evden çıkıyorsak artık maskemizi takıp, yanımıza el dezenfektanımızı alıp işimize gideceğiz. Dışarıda veya iş yerlerimizde asla maskesiz bulunmayacağız.

∆ Birbirimizden uzakta ve açık havada oturmayı tercih edeceğiz.

Yazının devamı...

Ramazanda kilo dengesi nasıl sağlanır?

27 Nisan 2020

Covid-19 hepimize çok şey öğretti ya da unutmak üzere olduğumuz birçok şeyi tekrar hatırlamamızı sağladı.
Daha sakin yaşamak gerektiğini, daha çok şey için şükredip teşekkür etmeyi bir kez daha hatırladık.
Bu ramazan hepimiz için biraz buruk geçiyor. Büyük sofralar kuramasak da aile büyüklerimiz ve küçüklerimizle, dostlarımızla bir arada olamasak da buradaki sadeliğin de güzelliğini yaşamalıyız.
Özellikle bu yıl ramazan sofralarımız mümkün olduğu kadar sade olmalı.
Bu sadelik, yemek israfı yapmamayı, yemek sıkıntısı yaşayan insanları anlamamızı hatırlatması adına çok kıymetli.

Nasıl beslenmeliyiz?
Pandemi ile mücadele ettiğimiz bugünlerde vücut savunmasını azaltacak ya da vücut dengesini bozacak her şey büyük tehlike oluşturur. Oruç tutmadan önce genel sağlık problemi olan herkesin öncelikle kontrollerinin düzenli yapılmış olması gerekir.

Yazının devamı...

Biraz daha sabır

20 Nisan 2020

Mevsim bahar; hepimiz dışarıda olmak, pazara gidip yeni çıkan çileklerden almak, çağlanın tadına bakmak, iç baklanın yanına enginar soydurmak istiyoruz. Sahilde yürüyüş yapmak, mis gibi denizin kokusunu duymak istiyoruz.
Bahçeye çiçek ekmek, çiçek açan ağacın altına çıplak ayak oturmak, çimenlere uzanmak için de sabırsızlanıyoruz. Hayali bile ne güzel geldi değil mi?
Evet, çok az kaldı. Biz dayanıklı, çözüm odaklı ve akıllı bir toplumuz.
Aramızda şu anda çalışamayanlar, ödemelerini düşünmek zorunda olanlar, iş yeri sahibi olup çalışanlarını nasıl daha iyi koruyabilme derdinde olanlar var. Tüm problemlerimizi, ancak biz sağlıklı olursak çözebiliriz. Ne şanslıyım ki ben sağlıklı bir şekilde bu yazıyı yazabiliyorum ve sizler de okuyabiliyorsunuz.
Şükretmek için ne kadar çok sebebimiz var. Mevlana’nın dediği gibi; “İyi değil demek ne haddimize, şükürler olsun her halimize.”
Zor günler geçirirken belki de sevdiklerimizden ayrıyız. İş yoğunluğu, sosyal yaşantı derken konuşamadığımız kadar çok büyüklerimizle görüntülü konuşma fırsatı bulabiliyoruz.
Uzun zamandır hatta mezuniyetten beri haber alamadığımız, arayamadığımız okul arkadaşlarımızı, dostlarımızı arayabildik, onlardan haber aldık.

Yazının devamı...

RUHUN ESTETİĞİ

13 Nisan 2020

Evde olduğumuz bu süre içinde, uzun zamandır ihmal ettiğimiz her şey bir bir su yüzüne çıkıyor.
En son ne zaman tüm aile bir arada evde kalmıştık? Daha doğrusu kaç gün kesintisiz kalmıştık? Hepimizin iş hayatı, sosyal hayatı çok yoğundu.
Sabah 06.00-07.00 arası kalkılır. Bırakın ailece kahvaltı etmeyi, kimse birbirine günaydın bile diyemeden çocuklar servise yetiştirilir. Ardından anne babalar hızlıca hazırlanıp işe gitmek için evden çıkardı.
Ne soğuk kış sabahlarında bir bardak çayın sıcaklığı hissedilir, ne de kızarmış ekmekli, ballı tereyağlı kahvaltı sofraları hazırlanırdı.


Akşam zaten çocukların dersi, babaların toplantıları annelerin sporu derken kimse kimseyi göremeden uyku vakti geliyordu.

Yazının devamı...

MERHABA MASKELİ GÜNLER

7 Nisan 2020

Her şey eve girmek üzereyken başladı. Geleneksel Türk ailesinde ayakkabı evin dışında çıkarılır. Bir terlik giyilerek eve öyle girilir. Genellikle de eve gelindiğinde iş kıyafetleri çıkarılır ve duş alınıp ev içi rahat kıyafetler giyilir. İşte bu düzen, dışarıdan evin içine taşınabilecek zararlı etkenleri en aza indirmiş olur. Çoğumuz değişen yaşam şartları ile bu adetleri unutup değiştirdik.
Kovid-19’un bize öğrettikleri ile bugünlerde sadece biz değil artık tüm dünyada geleneksel Türk ailesinin bu alışkanlıkları hızlıca uygulanmaya başlandı. Eve gelir gelmez ılık su ile duş almak hem vücudu mikroplardan korumak hem de yorgunluğu atıp dinlenmek açısından çok önemlidir.
Kısa bir market alışverişi ya da minik bir yürüyüşten hemen sonra tabii ki duş almak gerekmez. Ancak uzun süre, yaklaşık 4-5 saatin üzerinde dışarıda kalındığında ve eve dönüldüğü vakit, temizlenmek için en etkili yöntem
duş almak olacaktır.


El ve yüz derisi

Yazının devamı...
Dilek Avşar Kimdir?

Dilek Avşar