Ankara’da en iyi 5 ‘Ankara simidi’ fırını

“Bilim ve sanat, itibar görmediği toplumları terk eder.” (İbn-i Sina)

Haberin Devamı

Hem tadına hem kokusuna vurulmuş olmak için bir sokak simitçisine rast gelmek yetiyor. Zengin-fakir, kadın-erkek, yaşlı-genç, huylu-huysuz, eski veya yeni nesil... Hatta Ankaralı ya da değil fark etmez... Tadına varan herkesin tek bir ortak noktası ve hatta hepsinin tek tutkusu desem, bana katılacağınıza eminim... Zira ‘Ankara simidi’nin sizin de tutkunuz olduğunu biliyorum. Ne büyük keyiftir, simit-çay ya da tam tersi çay ve simit... Kimisi ayranın ekşisini, bazısı da gazozun sadesini sever simidin yanında. Kimi parka oturur simitle güvercin avutur... Kimi çay bahçesinde kumruyu yâr seçer, simidi de yaren... Huzura simit yakışıyorsa, simide de gevreği yakışıyor... Hele dudaktan yanık olanı... Aklınızı alır... Simit satan yer çok aslında. Hepsi de gazlı veya elektrikli fırınlarda pişiriyor... Pastane de yapıp satıyor, marketler de... Unlu mamuller denen yeni tarz fırınlar da... Cafe adıyla açılıp içine süt-şeker katarak ‘Ankara simidi’ni asıl şekil ve lezzetinden uzaklaştıran garip mekânlar da simit yapıyor... Son iki haftadır simit fırını ve simit tezgâhı geziyorum... “Ankara simidi; sanatçı eller tarafından yoğrulur, odun fırınında pişirilir ve sokak tablasında satılır.” Nokta.

Haberin Devamı

DOĞUŞ SİMİT - KALE MAHALLESİ

(SİMİDİN DUDAĞI YANIK OLACAK...)

Ankara’da en iyi 5 ‘Ankara simidi’ fırını

Her şeyin en eskisi, en doğalı ve en otantiği Ankara Kalesi ve civarında olur. Gelenek değişmedi ve çalışan en eski fırını da orada buldum. Atpazarı Sokak’ta 100 yıl önce ekmek pişirmek için kurulan fırında, alaylı simit ustası Mustafa Tümer 1983 yılından bu yana Ankara simidi pişiriyor. Fırına yaklaştığınızda, odun dumanına bulanmış eski zaman Ankara’sını, simidin kokusu ile soluyunca gerçek ‘Ankara simidi’ ile tanışmış olacaksınız. Mustafa Usta çalışırken girdim fırına... Sohbet esnasında simitlerin kenarları yanık çıktı, “Lafa tutup yaktırdım galiba” diye düşünürken, “Ankara simidinin dudağı yanık olacak” dedi. Tadına baktım, mest oldum... Fırına gitmeye üşenirseniz, Kale içinde ‘Nurettin Öztürk’ün tablasını sorun.

Haberin Devamı

H/K SİMİT FIRINI - CEBECİ

(EN LEZİZİ KOLTUK SİMİDİ...)

Ankara’da en iyi 5 ‘Ankara simidi’ fırını

1971 yılında kurulmuş en eski simit fırın olarak biliniyor... Cebeci-Dörtyol, Ekrem Koçak Sokak’a gittiğimde eski fırın görmeyi umarken, yeni fırınla karşılaşmak şaşırttı. Belediye, eski binalarını istimlak edince, yeni binaya taşınmışlar. Hakan, Halis ve Haluk Karaçalı kardeşler birlikte çalışıyor. Asıl kurucu baba ve dede ‘Cihan Karaçalı’ bir hafta önce vefat etmiş. Babanın anısını canlı tutmak için hevesle çalışıyorlar. Fırın küreğinde Cihan Usta’nın 40 yıllık çırağı ‘Etçi Mehmet’ var; “En lezizi koltukta pişen. Ateşten uzak, duvara yakın olan simit. Ağır pişiyor... Taşın da odunun da tadını alıyor. " dedi. Ulus ve Cebeci hastaneler civarı tablalarda bu fırının simitleri var.

Haberin Devamı

ZAFER SİMİT - SIHHİYE

(SİMİT GÜNEŞLİ HAVADA YENİR...)

Ankara’da en iyi 5 ‘Ankara simidi’ fırını

Kızılay meydanda camekân tezgâhtan alıp Kızılay sokaklarında yiyerek dolaştığım simidin tadı damağımdaydı... Aldığım tezgâha geri dönüp piştiği fırının Sıhhiye İlkiz Sokak’taki yerini öğrendim ve yağmura rağmen üşenmeden oraya doğru yürüdüm. Sokağa girdiğimde simidin kokusu yaygındı. Simit ustası Mustafa Bayrak’ın kurduğu ‘Zafer simit’in şimdiki işletmecisi oğul Ramazan Bayrak’la çay ve simit eşliğinde sohbet ederken yağmur iyice hızlanmıştı. “Simit güneşli havada yenmeli” dedi. Ben de ‘açık havada iyi olur’ anlamını çıkarmışken, devam etti. “Rutubetli havalar simidin tadını bozar” dedi. “Ankara simidini diğer şehir simitlerinden daha leziz yapan en önemli tarafı Ankara’nın kuru havasıdır” sözü akla yatkındı. Hiç o açıdan bakmamıştım... Haklı galiba.

Haberin Devamı

İNCİRLİ SİMİT - KEÇİÖREN

(LEZZET MEŞEDEN, KOKU GÜRGENDEN)

Ankara’da en iyi 5 ‘Ankara simidi’ fırını

Yazının girişindeki İbn-i Sina’ya ait sözü alıntılamamı, renkli kişiliğe sahip simit ustası Sedat Çıtak istedi. “54 yaşındayım ve 40 yıldır simit pişiriyorum” derken Sedat Usta’nın haklı gururuna ben de katıldım. Keçiören İncirli’de Yunus Emre Kültür Merkezi’nin karşısındaki, İncirli Simit Fırını’nda Sedat Usta’nın yanı sıra 50 yıllık simit ustası Ali Usta’da simit pişiriyor. “Kepek oranı yüksek undan yapılmalı simit. Lezzeti meşeden, kokusu gürgenden gelir” dediler. Vazgeçmedikleri ve tükenmekte olan bu ‘zanaat’ı sürdürdükleri için, toplum olarak tüm geleneksel simit ustalarına teşekkür borçlu olduğumuzun altını çizmek isterim. “Çırak yetişmediğinden dolayı mesleğin tükenmesi an meselesi” derken, hüzünlüydü Sedat Usta. Ben de hüzünlendim...

Haberin Devamı

MUPA TAŞ FIRIN - ÇAYYOLU

(AĞIR... AĞIR... KÖZDE PİŞMELİ)

Ankara’da en iyi 5 ‘Ankara simidi’ fırını

1991 yılında Çayyolu 2432. Cadde’de kurulan bu müstakil ekmek fırınına Koru’da yaşayan arkadaşım Muammer götürdü. Hafta sonları tüm simit düşkünleri gibi o da buradan alıyormuş. Fırının içinde sadece simit pişirdikleri özel bir odun fırını var. Fırının kurucuları Muzaffer ve Mehmet Pala kardeşler çok titizler. Her şeyi olması gerektiği gibi yapmak için çabalıyorlar. Mutlaka atalık tohum buğdaylardan elde edilen unları kullanmaya özen gösteriyorlar. Geleneksel simit ustası Sadık Usta’nın pişirdiği simitler de atalık undan. “Közlenen meşe odununda sabırla ve ağır ağır pişen simit hem gevrek hem leziz olur” dedi. Tadına bakınca anlaşılıyor zaten... Hem özenli hem lezzetli.

Yazarın Tüm Yazıları