Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...

Merkez sağın tam göbeğinde bir isim.

Yıllarca merkez sağ partilerde bulundu. Önemli görevler üstlendi.

*

Cumaları hiç kaçırmaz. Eşi beş vakit namazını kılar.

Ailecek AK Parti’ye karşı da sıcaklar.

*

Dün kendisiyle konuştum.

Bana aynen şunları dedi:

*

“Çok mutlu oldum Ayasofya’nın ibadete açılmasına... Eşim de çok mutlu oldu. Sevindik. Heyecanlandık. Fakat Diyanet İşleri Başkanı’nın okuduğu hutbede Atatürk’ü olumsuz bir biçimde çağrıştıracak şeyler söylemesi, bir hayal kırıklığı oldu bizim için. Sevincimizi yaşayamadık. Ne gerek vardı böyle bir şeye.”

*

Böyle bir duygudan iktidardakilerin haberdar olmasında yarar var.

Onun için yazdım bunu.


SON ÇARE STRATEJİSİ: DOSTLARLA İKTİDAR OLMAK

KEMAL Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi büyütemediği ortada.

*

Ne yapsa, ne etse...

Olmuyor, olamıyor.

Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...

Hakan Bayrakçı’nın söyleyiş tarzıyla söyleyecek olursak:

“Yüzde 25 de yüzde 25... Yüzde 25 de yüzde 25...”

*

O kadar ki...

Kemal Kılıçdaroğlu bile...

CHP’yi büyütme sevdasından tamamen vazgeçmiş durumda.

*

Yeni sevda şu:

Dostlarla iktidara gelmek.

*

Dostlarla birlikte hareket etmek, belediye seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’na hatırı sayılır bir başarı getirdi.

Başarının tatlı kokusunu alan Kılıçdaroğlu da belediye seçimindeki stratejisinin aynısını genel seçimde uygulamak istiyor.

*

Bunun için ne lazımsa yapacak gibi görünüyor Kılıçdaroğlu...

*

Mesela Gül’ün adaylığına “he” diyebilir... Mesela sağ seçmeni tavlamak için çeşitli atraksiyonlar sergileyebilir... Mesela ülkücülere selam sarkıtabilir... Mesela HDP ile ince bir çizgi üzerinde flört etmeye devam edebilir... Mesela Akşener’le arayı açmamak için ne gerekiyorsa yapabilir. Mesela Babacan ve Davutoğlu’nu yamacına almak için uğraşabilir.

*

Kemal Kılıçdaroğlu’nu parti içinden eleştirenler var.

Diyorlar ki:

“İlkelerimizden ödün veriyoruz. Sağcılaşıyoruz. Kendi içimizden çıkan isimler yerine başka ideolojilerden gelenlere önem veriyoruz. Altı oku, sosyal demokrasiyi unuttuk.”

*

Kılıçdaroğlu’nun bu eleştirilere karşı içinden şöyle söylediğine eminim:

*

“Sizin kafanızla gidersek bir 18 yıl daha AK Parti iktidarda kalır. Benim stratejimle gidersek hiç değilse bir şansımız var.”


‘ORTAÇAĞA GİTTİK’ DİYEN BİRİ CHP’YE BAŞKAN OLSAYDI

CHP Genel Başkanlığı’na aday olan İlhan Cihaner, yaptığı konuşmada Ayasofya’nın ibadete açıldığı gün için...

“Ortaçağa dönülen gündü” dedi.

*

AK Parti’nin arayıp da bulamayacağı türden bir yaklaşım bu...

Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...

*

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerine...

İlhan Cihaner genel başkan olursa...

CHP, bırakın yüzde 25’i...

Yüzde 5’i bile zor görür.


SADECE NOSTALJİ DEĞİLMİŞ

BEN Ayasofya’nın, kendi kişisel geçmişlerini anımsayan bazı muhafazakârlar açısından nostaljik bir anlam ve değer taşıyacağını düşünüyordum.

*

Oysa Ayasofya’nın ibadete açılmasının getirdiği coşkuyu gördükçe...

Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...

Yaşanan duygunun nostaljiyi aştığını fark ettim.

Çünkü coşkuyu yaşayanlar, sadece Necip Fazıl’ın konferanslarını anımsayanlardan, Osman Yüksel’i tanıyanlardan, “Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın” sloganını atanlardan ibaret değildi.

*

Yeni kuşaklar da bu büyük heyecan dalgasının tam göbeğindeydiler.



KOÇ HOLDİNG’İN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ SAVUNMASI

BU konuda sadece iki şey söyleyeceğim:

- BİR: Bu savunma, sözleşmenin yararına değildir.

- İKİ: Bu savunma, sözleşmenin zararınadır.


ÜMİT KOCASAKAL SANA SORUYOR TUNCAY

ÜMİT Hoca’nın kendisini partiden ihraç eden CHP yöneticilerine sorduğu soru şu:

*

“Beni CNN Türk yayınına çıkıp boykotu deldiğim gerekçesiyle ihraç eden hak, hukuk, adalet âşıkları; CNN Türk’te canlı yayına katılarak boykotu delen Yılmaz Büyükerşen Hoca’yı da ihraç edebilecek misiniz?”

Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...

*

Ümit Hoca, CHP yönetimine sormuş ama ben bu soruya cevabı Tuncay Özkan’dan bekliyorum.


TARAFIM

- Evladını yitirmiş bir anne olan Ebru Şallı söz konusu olduğunda... Ebru Şallı’dan yana tarafım.

Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...

*

- Sözleşme yürürlükte olduğu halde kadına yönelik şiddetin bu denli arttığı bir ortamda... İstanbul Sözleşmesi’nden yana tarafım.


MORAL BOZUKLUĞU YAŞAYANLARA TAVSİYELER

- Koskoca evren içinde bir zerre kadar bile değilsin. Takma kafana.

- Asık suratlılardan kaçıp neşesi bollara sığın. İyi gelecektir.

- Hamburger ve patates kızartması sipariş et... Hiçbir şeyin kalmaz.

- Üç dakika kedi göbeği sev... Moraller anında tavan.

- Kuzey Avrupa polisiyelerine dadan... Her şeyi unutup odağını değiştirir.

- Spor yap, acayip terle... Yeryüzünde senden mutlusu olmaz.

- Duolingo’dan yeryüzünde silinmekte olan dillerden birini öğren... Meşgalen olur.

- Kuralcıları, sevimsizleri, laf sokucuları anında blokla... Oh mis!

- Titreye titreye uzun, soğuk bir duş al... Yepyeni biri olup çıkarsın.

- Elektro bağlamayla çalınmış Ankara havaları dinle... Bir şeyciğin kalmaz.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ümit Özdağ’a karşı İYİ Parti ne yapmalı

Ümit Özdağ ismi, İYİ Parti açısından sıradan bir isim değildir.

Kimdir Ümit Özdağ?

İYİ Parti’nin iki kurucusundan biridir.

İYİ Parti’de genel başkan yardımcılığı yapmıştır.

İYİ Parti’nin var oluşunun temel dayanaklarından biridir.

İYİ Parti’nin milletvekilidir.

İşte tam da bu nedenle...

İYİ Parti

Yazının Devamını Oku

Bekir Coşkun’un ardından

Yazdığını okutturmak...

Yazıyla haşir neşir olan herkesin en büyük rüyasıdır.

*

Yazdığını okutturmanın ordinaryüsüydü Bekir Coşkun.

*

Yazıyla var olmak...

Var oluşların en zorlusu, en yıpratıcısı, en soylusudur.

*

Yazıyla var olmanın profesörüydü

Yazının Devamını Oku

Garo Paylan’a vicdani noktadan bir sesleniş

Sayın Garo Paylan...

Ermenistan, bebekleri katlederken...

HDP milletvekili olarak şöyle dediniz:

*

“Karabağ’da süren savaşta her iki taraf da sivil yerleşim yerlerine saldırılar düzenliyor. Azeri ve Ermeni güçleri, derhal sivil yerleşim yerlerine saldırıları durdurmalıdır”.

*

Sayın Garo Paylan...

Ermenistan’ın, savaş hattının çok uzağındaki Gence kentinde bebekleri katlettiği gecenin sabahında vicdanlı bir siyasetçinin yapacağı açıklama böyle mi olmalıydı?

“İki taraf da yapıyor”

Yazının Devamını Oku

Susup susup susup ışık olayında konuşmak

Eski cumhurbaşkanlarımızdan Ahmet Necdet Sezer...

Sel oldu sustu, deprem oldu sustu.

Seçim oldu sustu, referandum oldu sustu.

Darbe oldu sustu, Ergenekon oldu sustu.

Afrin’de sustu, Libya’da sustu.

10 Kasım’lar, 29 Ekim’ler, 30 Ağustos’lar... Sustu.

Düğün oldu sustu, cenaze oldu sustu.

Dirayetli bir susuştu onunki.

Yazının Devamını Oku

Peki, iyi tamam... Sunmayın halkoyuna

İyi niyetli bir yazı yazdım.

Dedim ki:

*

“İstanbul’da yol kenarlarındaki yeşil peyzajlar, benim hoşuma gidiyordu. Yerine yapılacak olanı da pek sevmedim. Ama bu benim kişisel görüşüm. Belki İstanbul halkı, benden farklı düşünüyor olabilir. Bu konu halkoyuna sunulamaz mı?”

*



Yazının Devamını Oku

Hiç utanmadan üstleniyorlar

Yangınlar çıktı.

- Börtü böcek, kurt kuş yandı.

- Ağaçlar kavruldu, yeşiller gri oldu.

- Doğayı simsiyah bir duman kapladı.

- Evler, ocaklar söndü.

*

“Ateşin Çocukları” adlı PKK’nın alçaklar sürüsü...

Yazının Devamını Oku

Uyan da bak ey Denktaş başımıza gelen şu işe!

Rauf Denktaş, bizim açımızdan şu iki şeyi temsil ediyordu:

- BİR: Statükoculuğu...

- İKİ: Çözümü çözümsüzlükte aramayı...



*

Şimdi Rauf Denktaş’ın koltuğunda

Yazının Devamını Oku

Tarikatçıların devlette görev almasına dair

Bir tarikata ya da bir cemaate gönül vermiş bir insanın devlet kademelerinde görev almasına hiç karşı değildim ben.

Çok yazı yazdım bu konuda. “Ne yani? Adam cemaatçi ya da tarikatçı diye devlet kademelerinde görev alamayacak mı?” falan diye...

*

Ama FETÖ vakasını görünce... Bu yaklaşımım allak bullak oldu.

FETÖ vakası ne demektir? En basit, en yalın, en dört başı mamur bir şekilde şu demektir:

*

Bir cemaate gönül vermiş bir insanın; general, hâkim, savcı, daire başkanı, özel kalem müdürü, müsteşar, Emniyet müdürü olduğunda...

Devlet hiyerarşisini bir tarafa bırakıp bağlı olduğu cemaatin hiyerarşisine tabi olması demektir.

*

Yazının Devamını Oku

Ayıptır ayıp

Bir sosyal medya hesabı var.

Palavracı bir hesap. Her tarafından pislik akıyor. Küfürler, hakaretler, kabalıklar, çirkinlikler falan.

*

Bu hesabın işi gücü Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’la ilgili yalanlar uydurmak.



“Ali Erbaş şöyle dedi”

Yazının Devamını Oku

Bir Paşinyan ağlıyor gözleri yaşlı

“Paşinyan” sözcüğünü duyunca nedense aklıma ilk gelen şey kafiye uydurmak.

- Mesela “Paşinyan / Perişan” gibi...

- Mesela “Paşinyan / Pişman” gibi...

Küçümsüyorum bu uğraşı ama yine de kendimi alamıyorum kafiye uydurmaktan.



*

Yazının Devamını Oku