GeriAhmet HAKAN Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...

Merkez sağın tam göbeğinde bir isim.

Yıllarca merkez sağ partilerde bulundu. Önemli görevler üstlendi.

*

Cumaları hiç kaçırmaz. Eşi beş vakit namazını kılar.

Ailecek AK Parti’ye karşı da sıcaklar.

*

Dün kendisiyle konuştum.

Bana aynen şunları dedi:

*

“Çok mutlu oldum Ayasofya’nın ibadete açılmasına... Eşim de çok mutlu oldu. Sevindik. Heyecanlandık. Fakat Diyanet İşleri Başkanı’nın okuduğu hutbede Atatürk’ü olumsuz bir biçimde çağrıştıracak şeyler söylemesi, bir hayal kırıklığı oldu bizim için. Sevincimizi yaşayamadık. Ne gerek vardı böyle bir şeye.”

*

Böyle bir duygudan iktidardakilerin haberdar olmasında yarar var.

Onun için yazdım bunu.


SON ÇARE STRATEJİSİ: DOSTLARLA İKTİDAR OLMAK

KEMAL Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi büyütemediği ortada.

*

Ne yapsa, ne etse...

Olmuyor, olamıyor.

Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...

Hakan Bayrakçı’nın söyleyiş tarzıyla söyleyecek olursak:

“Yüzde 25 de yüzde 25... Yüzde 25 de yüzde 25...”

*

O kadar ki...

Kemal Kılıçdaroğlu bile...

CHP’yi büyütme sevdasından tamamen vazgeçmiş durumda.

*

Yeni sevda şu:

Dostlarla iktidara gelmek.

*

Dostlarla birlikte hareket etmek, belediye seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’na hatırı sayılır bir başarı getirdi.

Başarının tatlı kokusunu alan Kılıçdaroğlu da belediye seçimindeki stratejisinin aynısını genel seçimde uygulamak istiyor.

*

Bunun için ne lazımsa yapacak gibi görünüyor Kılıçdaroğlu...

*

Mesela Gül’ün adaylığına “he” diyebilir... Mesela sağ seçmeni tavlamak için çeşitli atraksiyonlar sergileyebilir... Mesela ülkücülere selam sarkıtabilir... Mesela HDP ile ince bir çizgi üzerinde flört etmeye devam edebilir... Mesela Akşener’le arayı açmamak için ne gerekiyorsa yapabilir. Mesela Babacan ve Davutoğlu’nu yamacına almak için uğraşabilir.

*

Kemal Kılıçdaroğlu’nu parti içinden eleştirenler var.

Diyorlar ki:

“İlkelerimizden ödün veriyoruz. Sağcılaşıyoruz. Kendi içimizden çıkan isimler yerine başka ideolojilerden gelenlere önem veriyoruz. Altı oku, sosyal demokrasiyi unuttuk.”

*

Kılıçdaroğlu’nun bu eleştirilere karşı içinden şöyle söylediğine eminim:

*

“Sizin kafanızla gidersek bir 18 yıl daha AK Parti iktidarda kalır. Benim stratejimle gidersek hiç değilse bir şansımız var.”


‘ORTAÇAĞA GİTTİK’ DİYEN BİRİ CHP’YE BAŞKAN OLSAYDI

CHP Genel Başkanlığı’na aday olan İlhan Cihaner, yaptığı konuşmada Ayasofya’nın ibadete açıldığı gün için...

“Ortaçağa dönülen gündü” dedi.

*

AK Parti’nin arayıp da bulamayacağı türden bir yaklaşım bu...

Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...

*

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerine...

İlhan Cihaner genel başkan olursa...

CHP, bırakın yüzde 25’i...

Yüzde 5’i bile zor görür.


SADECE NOSTALJİ DEĞİLMİŞ

BEN Ayasofya’nın, kendi kişisel geçmişlerini anımsayan bazı muhafazakârlar açısından nostaljik bir anlam ve değer taşıyacağını düşünüyordum.

*

Oysa Ayasofya’nın ibadete açılmasının getirdiği coşkuyu gördükçe...

Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...

Yaşanan duygunun nostaljiyi aştığını fark ettim.

Çünkü coşkuyu yaşayanlar, sadece Necip Fazıl’ın konferanslarını anımsayanlardan, Osman Yüksel’i tanıyanlardan, “Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın” sloganını atanlardan ibaret değildi.

*

Yeni kuşaklar da bu büyük heyecan dalgasının tam göbeğindeydiler.



KOÇ HOLDİNG’İN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’Nİ SAVUNMASI

BU konuda sadece iki şey söyleyeceğim:

- BİR: Bu savunma, sözleşmenin yararına değildir.

- İKİ: Bu savunma, sözleşmenin zararınadır.


ÜMİT KOCASAKAL SANA SORUYOR TUNCAY

ÜMİT Hoca’nın kendisini partiden ihraç eden CHP yöneticilerine sorduğu soru şu:

*

“Beni CNN Türk yayınına çıkıp boykotu deldiğim gerekçesiyle ihraç eden hak, hukuk, adalet âşıkları; CNN Türk’te canlı yayına katılarak boykotu delen Yılmaz Büyükerşen Hoca’yı da ihraç edebilecek misiniz?”

Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...

*

Ümit Hoca, CHP yönetimine sormuş ama ben bu soruya cevabı Tuncay Özkan’dan bekliyorum.


TARAFIM

- Evladını yitirmiş bir anne olan Ebru Şallı söz konusu olduğunda... Ebru Şallı’dan yana tarafım.

Merkez sağın göbeğinden önemli bir isim bana dedi ki...

*

- Sözleşme yürürlükte olduğu halde kadına yönelik şiddetin bu denli arttığı bir ortamda... İstanbul Sözleşmesi’nden yana tarafım.


MORAL BOZUKLUĞU YAŞAYANLARA TAVSİYELER

- Koskoca evren içinde bir zerre kadar bile değilsin. Takma kafana.

- Asık suratlılardan kaçıp neşesi bollara sığın. İyi gelecektir.

- Hamburger ve patates kızartması sipariş et... Hiçbir şeyin kalmaz.

- Üç dakika kedi göbeği sev... Moraller anında tavan.

- Kuzey Avrupa polisiyelerine dadan... Her şeyi unutup odağını değiştirir.

- Spor yap, acayip terle... Yeryüzünde senden mutlusu olmaz.

- Duolingo’dan yeryüzünde silinmekte olan dillerden birini öğren... Meşgalen olur.

- Kuralcıları, sevimsizleri, laf sokucuları anında blokla... Oh mis!

- Titreye titreye uzun, soğuk bir duş al... Yepyeni biri olup çıkarsın.

- Elektro bağlamayla çalınmış Ankara havaları dinle... Bir şeyciğin kalmaz.

X

Dahiyane bir formül

Tarafsız Bölge’de konuklarımızdan biri Bedri Baykam’dı.

 

10 büyükelçi krizinin çözülmesi hakkında şöyle bir saptama yaptı Bedri Baykam:

*

“Bu kriz, çok dahiyane bir formülle çözülmüş gözüküyor. Bu formülü bulanları tebrik ediyorum. Üniversitelerde ders diye okutulacak örnek olaydır bu.”

*

Tarafsız Bölge devam ederken reklam arasında Dışişleri yetkililerinden bir isim aradı beni.

Yazının Devamını Oku

İktidarın da işi zor muhalefetin de

İKTİDARIN ZORLUKLARI

* Hayat pahalılığıyla ilgili sorunlar.

* Pandemi etkisi.

* Üzerinden atamadığı atalet.

* Yeni bir hikâye yazamaması.

* Yeni bir iletişim dili kuramaması.

MUHALEFETİN ZORLUKLARI

* Çok parçalı oluşu.

* Aday belirlemedeki belirsizlikler.

Yazının Devamını Oku

AKP’li herkesten nefret ediyormuş

Bir avukat, şöyle yazmış sosyal medya hesabında:

“AKP’li herkesten nefret ediyorum. Tahammülüm yok.”

*

Baktım.

Bu paylaşım sahibine karşı...

AK Parti’ye yakın duranlar laf ediyorlar.

“Kutuplaştırma bu değilse nedir” falan diye...

*

Muhalefet cephesinden ise tık yok.

Yazının Devamını Oku

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku