GeriAhmet HAKAN Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

“Kanal İstanbul, Montrö’yü etkiler mi?” diye soru var ortada.

Geçen akşam Tarafsız Bölge’de işte bu soruyu sordum uluslararası hukuk alanında uzman bir isim olan Prof. Dr. Selami Kuran’a.

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

Selami Hoca...

Canlı yayında... Kalktı ayağa... Eline bir çubuk aldı... Ve başladı harita üzerinden anlatmaya.

“Yeni başlayanlar için 10 dakikalık bir Montrö dersi” gibi bir şeydi yaptığı.

Net, sarih, anlaşılır ve basit bir şekilde anlattı mevzuyu.

*

Sonucu açıklıyorum:

*

Montrö Sözleşmesi...

Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı geçişlerini düzenleyen bir sözleşme.

Kanal İstanbul’un Montrö sözleşmesiyle en küçük bir alakası bile yok.

*

Bu da sonucun sonucu:

*

Kanal İstanbul’a...

Ekolojik açıdan, ekonomik açıdan falan itiraz edebilirsiniz.

Ama Montrö açısından itiraz edemezsiniz.

Çünkü konunun Montrö ile alakası yok.

ATHENA GÖKHAN’A KARŞI İKİ YOL İZLENEBİLİR

ATHENA Gökhan’a karşı bir Bakan’ın alabileceği iki tavır var:

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

BİR: Ya “Son zamanlarda iyice zıvanadan çıktı. Artık bizim açımızdan muhatap alınacak bir kişi değildir” diyerek muhatap almayacak.

*

İKİ: Ya da “Her şeye rağmen ben diyalog kurayım. Nezaketle anlatayım. Güzel söz söyleyeyim. Belki bir etkisi olur” diyerek muhatap alacak.

*

Ben sonuna kadar konuşma, bağ kurma, bağı koparmama yanlısı bir kişilik olarak...

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın...

Athena Gökhan’ın sataşmalarına sosyal medya üzerinden nezaket dolu bir dille cevap vermesini...

Kocaman kocaman alkışladım.

*

Hepimize örnek olsun.

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

ÖZGÜR ÖZEL’İN ÇAĞRISI

CHP’li Özgür Özel, şöyle demiş:

*

“Eczacı bir milletvekili olarak, sözümüze kıymet veren ve aşı sırası gelen herkese, bir an önce aşı yaptırmaları çağrısında bulunuyorum”.

*

Bir olmak, beraber olmak, ülkenin bir sorununa omuz vermek, yapıcı bir tutum almak... Tüm bu açılardan ne de güzel bir çağrı bu.

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

ŞAİR ŞÜKRÜ ERBAŞ’IN ÇİĞNENEN ONURU

EDEBİYATÇILARA yönelik ifşa sürecinin başladığı günlerde bir kadın, sosyal medya hesabından Şair Şükrü Erbaş’ı, kendisini taciz etmekle suçlamıştı.

*

İş yargıya gitti.

Ve sonunda kadın, sosyal medyadan...

“Bu tamamen benim uydurduğum bir şeydi. Herkesten özür diliyorum” diye mesaj attı.

*

Şair Şükrü Erbaş, beş aydır yaşadıklarını şu cümleyle ifade etmiş:

“Zindana dönmüş beş ay.”

*

“Allah kuru iftiradan korusun” der ya büyükannelerimiz. Tam böyle bir şey.

AŞI İKNA TİMLERİNE BİR TAVSİYEM VAR

İŞİNİZİ çok ciddiye alıp önünüze geleni aşı olmaya fazla da ikna etmeyin.

Çünkü...

Bu sefer de...

“Tamam ikna olduk ama aşı nerede?” diyenler çıkacaktır.

*

Öyle bir ikna edin ki...

Sıralarına razı olsunlar ve sıraları geldiğinde aşı olsunlar.

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

MUSTAFA CENGİZ’E AÇIK MEKTUP

MUSTAFA Bey!

Çarşının karışmasını severim.

*

Fakat korkarım siz ipin ucunu kaçırmış durumdasınız.

Öyle bir karıştırıyorsunuz ki çarşıyı...

Hiçbir çarşı, bu kadar karışıklığı kaldırmaz, kaldıramaz.

*

Çarşının karışmasının bile bir kıvamı, bir ölçüsü vardır.

Biraz fren yapsanız iyi olacak gibi.

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

MASUM TÜRKER’İ ÖZLEMİŞİZ

ECEVİT döneminin kendine en fazla güvenen bakanlarından biriydi Masum Türker.

*

Sıcaklık hissi veren şivesi, çocuksu gülümsemesi, herkesin söylediklerinden farklı bir şey söylemesi, alanına hâkim olması, söylediklerini dinletebilmesi falan...

Hepsini toplayınca eski dönemden özlediğim ender politikacılardandır kendisi.

*

Geçen akşam Tarafsız Bölge’de...

Tamamen tarafsız bir pozisyonda kalarak...

Muhalefetin de hükümetin de yanlışlarını aynı inanç ve aynı kararlılıkla savundu.

*

Doğruya doğru, eğriye eğri dedi. Yiğidin hakkını vermeyi ihmal etmedi. “Bana şimdi şöyle diyecekler, böyle diyecekler” kıskacını söküp attı. Eleştirilmesi gerekeni eleştirdi, övülmesi gerekeni övdü.

*

Velhasıl bende “Masum Türker keşke daha çok konuşsa” duygusu uyandırdı.

 

X

Hiç kimse istemiyor Kılıçdaroğlu'nun aday olmasını

Dünkü yazımda...

“Galiba Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı ısıtılıyor” demiştim.

*

Neye dayanarak söylemiştim bunu?

*

Şu iki şeye:

*

- BİR: Cumhuriyet gazetesinde “Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ı geçti” diye manşetten duyurulan bir ankete dayanarak...

*

Yazının Devamını Oku

Türkiye’de yavaş yavaş ısındırılan bir şey var

Geçen gün Cumhuriyet gazetesinin manşeti şöyleydi:

“Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ı geçti”.

*

Anket yapılmış. Yapılan ankette “Erdoğan mı, Kılıçdaroğlu mu?” diye sorulmuş. Kılıçdaroğlu diyenlerin oranı, Erdoğan diyenlerin oranını geçmiş.



Haberin özeti bu.

Yazının Devamını Oku

Babacan’ın sallamasına karşı benim sallamam

Ali Babacan şöyle demiş:

 

2018 seçiminde Abdullah Gül, muhalefetin ortak adayı olsaydı kazanırdı.”

*

Hahahaha!

*

Tam bir sallama bu.

Hem de bayağı bir dayanaksız sallama.

*

Yazının Devamını Oku

İktidarın karşısındaki en etkili ve en güçlü üç muhalefet partisi

Siyasi analizlerine sonsuz güvendiğim Hakan Bayrakçı, AK Parti iktidarının karşısındaki en güçlü üç muhalefet partisini sıralamış.

Bayrakçı’nın sıraladığı üç muhalefet partisi şunlar:

*

- BİRİNCİ PARTİ: Pandemi partisi.

*

- İKİNCİ PARTİ: Metal yorgunluk partisi.

*

- ÜÇÜNCÜ PARTİ: Genç seçmen partisi.

*

Yazının Devamını Oku

Apar topar seçime giderler mi gerçekten?

“Ben falanca ay erken seçim bekliyorum” diye açıklamalar yapıyordu Meral Akşener.

Sürekli güncelleyerek...

Baktı, olmuyor.

Vazgeçti tarih vermekten.

*

Baktım, CHP Sözcüsü Faik Öztrak da benzer bir yaklaşım sergilemiş.


Yazının Devamını Oku

Mehmet Ceyhan tutuklansınmış

Niye tutuklansınmış?

Çünkü felaket tellallığı yapıyormuş.

*

Sanki ortada felaket yok, hayat güllük gülistanlıkmış da her şey Mehmet Ceyhan Hoca’nın uydurmasındanmış gibi bir yaklaşım.

*

Bu ancak ve ancak ansiklopedilerde “saçmalık” maddesine karşılık olabilir.

*

- Yoğun bakımlarda yaşam savaşı verilirken...

Yazının Devamını Oku

Mevlüt Çavuşoğlu’na ‘Turistin görebileceği herkesi aşılayacağız’ cümlesini sordum

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Berlin’de yaptığı uzun açıklamaların içinde şöyle bir cümle yer aldı:

“Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız.”

*

Bu cümle, çok tepki aldı.

Benim de kulağımı tırmaladı.

Bakan Çavuşoğlu’nu aradım.

Berlin’deymiş.

Alman Cumhurbaşkanı ile bir görüşme yapmış.

Yazının Devamını Oku

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Ekrem İmamoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet türbesinde elinin arkasında olmasından yola çıkılarak başlatılan incelemenin tüm detaylarına baktım.

Şöyle bir macera:

Vatandaşın biri, CİMER’e şikâyet ediyor.

Oradan rutin bir işlemle Cumhuriyet Savcılığı’na gidiyor.

Savcılık, İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor.

Bakanlık, rutin incelemeye alıyor.

Müfettişler, İmamoğlu’nun savunmasını alıyor.

Falan...

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Doğruları ve yanlışlarıyla alkol tartışması

Alkol ve korona ilişkisi açısından şu üç doğruyu söylemem gerekir:

BİR: Alkol, bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Doğrudur.

*

İKİ: Dünya Sağlık Örgütü, korona açısından alkolden uzak durulması gerektiğini söylüyor. Doğrudur.

*

ÜÇ: Dünyanın birçok ülkesinde karantina süreçlerinde alkol satışına aşırı sınırlandırmalar getiriliyor. Doğrudur.

*

Ama bütün bu doğrular, alkol satışlarının tüm yurtta 17 gün süreyle yasaklanmasını haklı çıkarmıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku