GeriAhmet HAKAN Canan Kaftancıoğlu öyle haklı ki
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Canan Kaftancıoğlu öyle haklı ki

İstanbul seçimini Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasında...

Ekrem İmamoğlu’nun kişisel cazibesinin payı... ÇOK FAZLADIR.

İmamoğlu’nun yeni söylemlerinin payı... EPEY VARDIR.

İmamoğlu’nun mücadeleci kişiliğinin payı... BİR HAYLİDİR.

İttifak stratejisiyle HDP oylarının alınmasının payı... ÇOK AMA ÇOKTUR.

İktidar yıpranmasının payı... İHMAL EDİLEMEZ.

İktidar cephesindeki dağınıklığın payı... TABİİ Kİ VARDIR.

CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu’nun payı... ASLA YABANA ATILAMAZ.

CHP örgütünün özverili çabasının payı... SANILDIĞINDAN FAZLADIR.

İmamoğlu’nun kampanyasını yönetenlerin payı... MUTLAKA BÜYÜKTÜR.

Canan Kaftancıoğlu öyle haklı ki

Başarı, işte bütün bunların birleşmesiyle ortaya çıkmıştır.

Durum böyle olduğu halde...

İmamoğlu’nun kampanya sorumlusu Necati Özkan, kaleme aldığı ‘Kahramanın Yolculuğu’ adlı kitapla...

Başarıyı büyük ölçüde kendi şirketinin yürüttüğü kampanyaya ciro etmiş.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da bu ciro edişe sert biçimde itiraz etmiş.

*

Yekten hüküm veriyorum: Canan Kaftancıoğlu sonsuz haklıdır.

Kampanya şirketleri, belki Amerika’daki seçimlerde temel belirleyici olabilirler ama burası Amerika gibi bir yer değil ki!

Canan Kaftancıoğlu öyle haklı ki

BİR BÜYÜK EFSANEDİR KARTAL ANADOLU İMAM-HATİP

BÜYÜK şairimiz İsmet Özel, bir şiirinde “İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır” der.

İşte tam da bu yüzden...

Bazıları Kartal Anadolu İmam-Hatip Lisesi için sadece ve sadece “Bilal Erdoğan’ın mezun olduğu okul” derler ve geçerler.

*

Oysa azıcık bilmek isteseler, azıcık tanımak isteseler, azıcık kulak kesilseler bilecekler ki...

Kartal Anadolu İmam-Hatip Lisesi, “Bilal Erdoğan’ın mezun olduğu okul” cümlesine indirgenecek bir okul değildir.

*

Bir efsanedir Kartal Anadolu İmam-Hatip...

Üniversite sınavlarında önemli dereceler elde etmiştir bu okul.

Süper afili edebiyat dergileri çıkarmıştır bu okul.

“Hür fikrin kalesi” olarak nam salmıştır bu okul.

Öğrencilerine Rusça, Çince, Farsça ve Fransızca gibi dilleri de öğrenme imkânı sunmaktadır bu okul.

Muhafazakâr kesimin “Galatasaray Lisesi” olarak ün yapmıştır bu okul.

Kurulduğu günden bu yana en büyük rağbeti görmüştür bu okul.

Kısacası...

Devletin ve milletin katkılarıyla ortaya çıkmış yüz akı bir eğitim yuvasıdır Kartal Anadolu İmam-Hatip...

İştirakleriyle birlikte 60 bine yakın çalışanı olan Türk Hava Yolları’nda 78 yöneticinin Kartal Anadolu İmam-Hatip mezunu olmasını yadırgayan zihniyet, ne yazık ki Kartal Anadolu İmam-Hatip Lisesi’yle ilgili en küçük bir bilgiye bile sahip değil.

Çünkü Kartal Anadolu İmam-Hatip, bu zihniyetin kulak kesildiği dünyaya ait bir okul değil.

*

Oysa Türk Hava Yolları’nda 78 üst düzey yönetici, mesela Galatasaray Lisesi mezunu olsaydı...

Kartal Anadolu İmam-Hatip’i yadırgayan zihniyet...

“Türk Hava Yolları liyakatli kadroların ellerinde uçuyor maşallah” diye manşet atacaktı.

*

Tek bir dünyaya değil, bütün dünyalara kulak kesilmeyi öğrenmeyi başardığımız an, bu tür sorunları geride bıraktığımız an olacaktır.

Nedense ben her şeye rağmen biraz umutlu gibiyim.

ALTAN-ILICAK OLAYIYLA İLGİLİ BİR ÖNERİM VAR

HAPİS yatmış, yargılanmış, cezasını almış ve tahliye olmuş kişilerin üzerine...

Bir türlü soğumayan yüreklerle...

Bir türlü bitmeyen kin ve nefretle...

Bir türlü kapanmayan eski defterlerle...

Bir türlü yatışmayan öfkeyle...

Bir türlü dinmeyen intikam duygularıyla...

Gitmekten vazgeçelim.

OSMAN KAVALA

EREN Erdem çıktı... Ahmet Altan tahliye oldu... Nazlı Ilıcak hapisten çıktı...

Sıra niye bir türlü Osman Kavala’ya gelmiyor, anlamış değilim.

Üstelik Osman Kavala’ya yönelik şu ana kadar elle tutulur, somut, ikna edici bir suçlama bile ortaya konamamışken.

KALKMAYIN EY EHLİ İMAN!

İSTANBUL Kâğıthane’de bir Süleymancı yurdu yıkılmış. Niye? Süleymancı yurdu olduğundan dolayı mı? Hayır, alakası yok.

Yapılan zemin etütlerinde ve beton incelemelerinde binanın depreme dayanaksız olduğu tespit edilmiş, konu mahkemeye taşınmış, itirazlar edilmiş, bütün süreçler geçilmiş ve yıkım gerçekleşmiş.

Olayın hemen ardından... Süleymancı denilen grup, “Kalkın ey ehli iman! Müslümanların yurdu yıkılıyor” falan diye ayağa kalkmış durumdalar.

*

Ben de diyorum ki:

Kalkmayın ey ehli iman! Çünkü kalktığınız andan itibaren... Denetimsiz faaliyet yürüttükleri yurtlarda gariban çocuklar yangınlarda can veriyor. Kalkmayın! Ne olur kalkmayın.

BERKİN ELVAN, YASİN BÖRÜ, EREN BÜLBÜL

BELKİ dikkatlerden kaçmış olabilir. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin büyük kongresinde...

“Madımak da bizim acımız, Roboski de bizim acımız, Başbağlar da bizim acımız... Berkin Elvan da bizimdir, Yasin Börü de bizimdir, Eren Bülbül de bizimdir” dedi.

*

Acıların, katliamların, hatta çocuk ölülerinin bile yarıştırıldığı bir ortamda önemli bir mesajdı. Teşekkürler Temel Reis!

BİR ZAMANLAR BİZ

Şarkı listeleri verip kaset doldurturduk.

“Herıld yani” diye espri yapardık.

Sanki Matrix filmindeymişiz gibi Nokia 8110’u şırak diye kaydırırdık.

Arabesk dinlediğimizi saklardık.

Videocudan kaset falan kiralardık.

Sadece bizim sınıfın “Hababam Sınıfı” gibi olduğunu zannederdik.

Modemden gelen sesi, ulvi bir ses gibi dinlerdik.

Kart atardık yahu kart.

Pijama, terlik, televizyon üçlüsüne PTT derdik.

Walkman diye bir alete gözümüz gibi bakardık.

Vatkalı montlar giyerdik.

Attilâ İlhan’a öykünüp bere takardık.

X

Endekse gel endekse: Afganistan’da temel haklar Türkiye’den daha iyiymiş

“Hukukun Üstünlüğü” diye bir endeks açıklanmış.

Kim açıklamış?

World Justice Project” adlı bir kurum.

*

Bu kurum, her yıl yayınladığı endeksle...

“Hukukun Üstünlüğü” perspektifinden bakarak ülkelerin durumunu ortaya koyma iddiasında.

*

Şöyle bir inceliyoruz endeksi...

Karşımıza şunlar çıkıyor:

Yazının Devamını Oku

Teknik bir izah: Siyasi suikastlar neyi amaçlar?

Siyasi suikastlar, neyi amaçlar?

- Ülkede kaos çıkmasını amaçlar.

*

- Yönetilemeyen ülke algısı yaymayı amaçlar.

*

- Toplumsal huzursuzluğu amaçlar.

*

- Halkın infiale kapılmasını amaçlar.

*

Yazının Devamını Oku

Duyum nedir nasıl alınır?

Önce dikkat çekme hastalığına yakalanmış bir gazeteci yazdı:

 

“Duyumlar alıyorum. Siyasi suikastlar olabilir.”

*

Ardından CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’dan benzer bir açıklama geldi:



Yazının Devamını Oku

Tamerci de değilim Nihalci de değilim

Altın Portakal Film Yarışması’nın ödül töreninde sunuculuk yapan Tamer Karadağlı ile ödül alan Nihal Yalçın arasındaki sorunu, hiçbir etki altında kalmadan, zerre kadar politik bir anlam yüklemeden, kadın/erkek meselesine indirgemeden şöyle yorumluyorum:

İkisinin hallerine de güldüm. İkisinin hallerini de tuhaf karşıladım. İkisinin halleriyle de dalgamı geçtim.

*

Peki hangisinden yanayım?

Hemen söyleyeyim:



Yazının Devamını Oku

Bunun Kadir Şeker vakasıyla alakası yok

Bugün Hürriyet’in manşetinde bir vicdan tutulmasının öyküsü var.

Olay, tam olarak şu:

*

Hatay’da bir adam, elinde satırla bir kadını kovalıyor.

Canını kurtarmak isteyen kadın, bir dükkânın önünde oturan dört kişinin arkasına sığınıyor.

Satırlı adam, dört kişinin arkasına sığınan kadına elindeki satırla vuruyor.Ve o dört kişi, kıllarını bile kıpırdatmıyor.

*

Bazıları, bu olay üzerine...

Yazının Devamını Oku

İmam hatiplinin gazetesi

Yakın çevresine kendisini “huysuz” diye pazarlayan ama gazetecilik yaptığı dönemde yerleşik düzene karşı hiçbir huysuzluğuna rastlanmayan Tuğrul Eryılmaz diye eski bir gazeteci var.

Bizim İlber Hoca, işte bu Tuğrul Eryılmaz’la Cihangir’de bir araya gelmiş.

*

Tuğrul Eryılmaz, bu buluşmadan söz ettiği yazısında...

İlber Ortaylı’nın fotoğrafının altına şunu yazmış:

*

“İmam hatiplinin gazetesinde neden yazdığı anlaşılamayan akademisyen İlber Ortaylı...”

*

Yazının Devamını Oku

Paradigmanın iflası

“Paradigmanın İflası” diye bir kitap vardı.

Yazarı Fikret Başkaya’ydı.

90’larda başucu kitabımız haline gelmişti.

*

O kitabın adından aldığım ilhamla, bir paradigma iflasından söz edeceğim.

Sosyal medyanın ilk yaygınlaşmaya başladığı zamanlarda...

Şöyle bir paradigma gelişmişti:

*

Yazının Devamını Oku

Boğaziçi kültürü mü? Boğaziçi tepinmesi mi?

Ne zaman Boğaziçi Üniversitesi söz konusu olsa...

Hep şöyle şeyler söylüyorlardı:

*

Boğaziçi’nin bir kültürü vardır.

*

Buradaki ortam, ultra uygar bir ortamdır.

Acayip medeni tartışmalar yapılır burada.

*

Yazının Devamını Oku

Fulya’nın kanserle mücadelesi

Fulya Soybaş, çok kısa bir süre içinde Hürriyet’in vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.

 

Bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle, kendini tamamen işine odaklamasıyla, temas ve mesafeyi şahane ayarlamasıyla...

Hepimizi etkiledi, etkiliyor.

*

Ama bizi asıl etkileyen yönü...


Yazının Devamını Oku

Kararsızların artmasının temel nedeni şudur

Ne diyor muhalefet?

- “Üç harfli marketleri şehirlerin dışına atacağız” diyor.

*

- “AVM’leri uzaklara fırlatacağız” diyor.

*

- “Elektrik şirketlerini, elektrik boykotlarıyla dize getireceğiz” diyor.

*

Peki bu tür vaatleri işiten memnuniyetsiz seçmen ne yapıyor?

Yazının Devamını Oku

Mehter Marşı İzmir Marşı

Müjdat Gezen’e bir sempatim var.

Neden?

Nedenini tam olarak izah edemeyeceğim.

“Bazen nedensiz de sempati beslenir” deyip geçiyorum.

*

Fakat yaptığı son çıkışlara çok net itirazım var.

*

Muhalefet kanallarından birinde şöyle demiş Müjdat Gezen:

*

Yazının Devamını Oku

Tuhaf ve anormal bir valilik açıklaması

Önceki gün şöyle bir haber vardı gündemde:

 

Flaş... Flaş... Flaş... Artvin Kemalpaşa Kaymakamı, kendisine hoş geldiniz diyerek elini uzatan öğretmeni haddini bil diyerek sınıftan kovdu.

*

Ve dün...

Bu konuyla ilgili olarak Artvin Valiliği’nden bir açıklama geldi.

*

Valilik açıklaması, aynen şöyle:

*

Yazının Devamını Oku

Parlamenter sistem hayaline erişmek için şu 7 adım şart

BİRİNCİ ADIM: Kazanabilecek iyi bir cumhurbaşkanı adayı bulacaksın.

İKİNCİ ADIM: Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacaksın.

*

ÜÇÜNCÜ ADIM: Anayasa değişikliğini sağlayacak çoğunluğa erişeceksin.

*

DÖRDÜNCÜ ADIM: Olmuyorsa... Referanduma gidecek çoğunluğu bulacaksın.

*

BEŞİNCİ ADIM: Diyelim yakaladın. Referandumu kazanacaksın.

*

Yazının Devamını Oku

Kahraman Özgür Bey üç harfli marketlere karşı

Melih Gökçek, birkaç yıl önce “cinler” demek yerine “üç harfliler” demeyi tercih etmişti de olay olmuştu.

Dün de CHP’li Özgür Özel “üç harfliler” dedi.

Ama bambaşka bir kasıtla!

Özgür Özel’in üç harflileri, “cinler” değildi, üç harfli süpermarketlerdi.

*

Söylediği tam olarak şu Özel’in:

*

“İktidar olduğumuzda bu üç harfli marketleri ve AVM’leri şehirlerin sınırlarının dışına yollayacağız. Bu konuda verilmiş bir sözümüz var.”

Yazının Devamını Oku

Erdoğan aniden ‘Parlamenter sisteme dönüyoruz’ derse

Geçenlerde Cübbeli Ahmet vardı Tarafsız Bölge’de... “Tarikatlar içindeki cinayetler” konusunu konuşmak için davet etmiştik kendisini.

Reklam arasında siyasete daldı Cübbeli.

Bana, “AK Parti, parlamenter sisteme döner mi?” diye sordu.

Bütün gece sınava çalıştığı halde hiç beklemediği yerden gelen soruyla afallamış öğrencilere özgü bir şaşkınlıkla kekeledim: “Sanmam... Gündemde değil... Olmaz öyle şey... Kem... Küm...”

Benim kem küm etmemle zerre ilgilenmedi Cübbeli.

Ve hemen kendi görüşünü söyledi:

“AK Parti, parlamenter sisteme dönerse iktidarı hiç kaybetmez. Durumu riske atmak istemiyorsa yapması gereken şey parlamenter sisteme dönmektir.”

*

Posta yazarı

Yazının Devamını Oku

Meral Akşener’in ‘Aday değilim’ demesi iyi mi oldu, kötü mü oldu?

Siyasetin bir numaralı sorusu şudur:

 

Millet İttifakı’nın adayı kim olacak?

*

Millet İttifakı yanlıları, bu soru etrafında yapılan televizyon tartışmalarından, yazılan gazete yazılarından ve tabii üretilen bin türlü spekülasyondan çok rahatsız oluyorlar.



Yazının Devamını Oku

Sanırım Millet İttifakı’nın planı belli oldu gibi

Meral Akşener şöyle dedi:

 

“Ben cumhurbaşkanı adayı değilim. Ben başbakan adayıyım.”

*

Buradan çıkan sonuç şudur:

*

Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olacak.

*

Peki ya sonra?

Yazının Devamını Oku

Kürt sorunu diyenlerin gündeminde sadece İKİ SORUN var

Eskiden “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza şunlar gelirdi:

 

Kürt kimliğinin inkâr edilmesi... Ret ve asimilasyon politikaları... Kürtçe müziğin yasak olması... Kürtçe televizyonun hayal bile edilememesi... Terörle mücadelede sergilenen hukuksuzluklar... Dışkı yedirme... Köy yakma ve köy boşaltma...

*

Bugün itibarıyla “Kürt sorunu” dendiğinde aklımıza bunlar mı geliyor?

Tabii ki hayır.

Kimsenin aklına bunlar gelmiyor.

Çünkü bu sorunlar, zaman içinde çözülmüş sorunlar.

*

Yazının Devamını Oku

Kürt meselesini çözelim çözmesine de mesele nedir?

Eskiden bana birisi “Kürt meselesi yok. Ne meselesi?” dediğinde...

Hemen atılır ve başlardım saydırmaya:

“Kürtlerin varlığı bile inkâr ediliyor” derdim.

“Kürtçenin varlığına bile tahammül edilemiyor” derdim.

“Terörle mücadele adına bin türlü hukuksuzluk yapılıyor” derdim.

“Bunlar ortadayken, sen nasıl Kürt meselesi yok dersin?” derdim.

Yani derdim Allah derdim.

Gelelim bugüne...

Yazının Devamını Oku

‘Sezai Temelli’li, HDP’li, İmralılı falan bir fıkra

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şöyle demiş:

“İmralı meşru bir organ değil. Meşru organ kimdir? HDP’yi meşru organ olarak görebiliriz. Eğer bu sorun çözülecekse meşru bir organla çözebiliriz.”

*

Tam “Şahane bir yaklaşım, güzel bir öneri” diyerek üzerine atlayacaktım ki...

“Küt” diye bir cevap geldi HDP’den.

*

HDP adına açıklama yapan isim Sezai Temelli.

Dediği şu:

*

Yazının Devamını Oku