"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Başkanlık sistemi istemeyenlerin  yapmaları gereken tek şey

O tek şey şu:

Meydan okumak.

 

*

 

Getirin başkanlık sistemini... Götürelim halka” demek, diyebilmek.

 

*

 

Tezinizin gücüne inanıyorsanız...

 

Halkın sağduyusuna güveniyorsanız...

 

Reste rest diyerek...

 

Referandumda halkın önüne çıkmayı göze almak durumundasınız.

 

*

 

Recep Tayyip Erdoğan ve taraftarları, başkanlık sistemi için halkı ikna edebilirken...

 

Siz niye parlamenter sistem için halkı ikna edemeyesiniz ki?

 

Ne yani?

 

- Sizin teziniz, onların tezinden daha mı zayıf?

 

- Sizin cümleleriniz, onların cümlelerinden daha mı etkisiz?

 

- Sizin argümanlarınız, onların argümanlarından daha mı güçsüz?

 

*

 

Konunun millete götürülmesini isteyen, konunun millete götürülmesini istemeyene göre müthiş bir moral üstünlük sağlıyor.

 

Bunun farkında değil misiniz?

 

*

 

Yapmanız gereken tek şey şu:

 

Eşit ve adil propaganda fırsatıyla konunun halka etraflıca anlatılmasını şart koşarak...

 

Ve bu şartın garanti altına alınmasını sağlayarak...

 

Gel, gidelim millete... Sen de anlat, ben de anlatayım... Kararı millet versin” demek, diyebilmek.

 

*

 

Mırın kırınla, halktan kaçarak, meydan okumaların altında ezilerek, sandıkta yenilgiyi baştan kabullenerek...

 

Olmaz bu iş.

 

Sarsıcı, radikal, farklı, şaşırtıcı, hamleci bir tutum şarttır.

 

 

TATLICI ALİ’YE KİMLİK SORULMAZ

 

TATLICI Ali, Balat’ta sivil kıyafetli maganda zabıtaların zulmüne maruz kaldı.

 

Sopalarla vurdular Ali’ye.

 

Tezgâhını dağıttılar.

 

*

 

Yürekler dağlandı tabii...

 

*

 

Fakat bir süre sonra...

 

Tatlıcı Ali’nin Suriye’de cihatçı gruplara katılıp savaştığı ortaya çıktı.

 

*

 

Dağlanan yüreklerin bazıları, “Oh olmuş o zaman... Beter olsun...” falan demeye başladılar.

 

*

 

Oysa insan haklarına giriş cümlesi şudur?

 

Mazluma da, zalime de kimlik sorulmaz.

 

 

KADİR ABİ NE ÇOK GEZİYOR

 

15 Temmuz’da Amerika’daydı.

 

Tatlıcı Ali vakasında Kolombiya’da imiş.

 

Morali bozuk galiba...

 

Fırsat buldukça atıyor kendisini ülke dışına.

 

 

BU SLOGAN HER AN ABD’YE TRANSFER OLABİLİR

 

BİZİM en meşhur iki sloganımız var:

 

- BİR: Seni başkan yaptırmayacağız.

 

- İKİ: Seni başkan yaptıracağız.

 

*

 

Ben bu iki slogandan birinin ABD’ye ihraç edilebileceğini düşünüyorum.

 

Donald Trump! Seni başkan yaptırmayacağız” ya da “Donald Trump seni başkan yaptıracağız” şeklinde.

 

 

DEPREM OLDUĞUNDA

 

NE demişti Melih Gökçek? 

 

“FETÖ’cüler deprem yapabilir” demişti. 

 

*

 

Her deprem olduğunda gözümün önüne...

 

Melih Gökçek’in “Ben demiştim ama inanmamıştınız” diyen o çok uğursuz ve çok bilmiş tebessümü geliyor.

 

Bırr!

 

 

BAŞKANLIK VE ÜÇ ACABA

 

- BİR: Tam da “Binali Bey dört ay sonra Başbakanlık’tan gidecek” dedikodusunun yükseldiği bir dönemde Binali Bey’in başkanlık sistemi çıkışı yapması tevafuk mudur ACABA?

 

*

 

- İKİ: Başkanlık sistemine geçilirse... Binali Bey ne yapacak? Güçlendirilmiş ve profili yüksek ulaştırma bakanı mı olacak ACABA?

 

*

 

- ÜÇ: Ahmet Davutoğlu, olup bitenlere bakıp “keşke ben de başkanlık sistemi için biraz fazla gayret gösterseydim” diyor mudur ACABA?

 

 

ADAM/MADAM

 

“BİR adam gibi ölmek var, bir de madam gibi ölmek var” demiş Cumhurbaşkanı Erdoğan.

*

 

Var ya...

 

Eğer Erdoğan, beş sene falan önce söyleseydi bu sözü...

 

Şimdi bütün Türkiye bunu konuşuyor olurdu.

 

Ve yer yerinden oynardı.

 

*

 

Fakat bakıyorum:

 

Kimsenin hayretlere gark olduğu falan yok.

 

Müthiş bir alışmışlık ve görkemli bir kayıtsızlık.

 

Durum bu.

 

*

 

Milletin bir şaşırma eşiği var.

 

Erdoğan açısından o eşik çoktan aşılmış durumda.

 

 

DÜNYA BİLMEM NE GÜNÜ

 

“DÜNYA İltifat Günü” var. 

 

“Dünya Tebessüm Günü” var.

 

“Dünya Çiçek Verme Günü” var.

 

*

 

Bunları kim belirliyor bilmiyorum.

 

Madem fena halde atmasyon tarafı var bu gün belirleme işinin...

 

O halde ben de belirleyeyim birkaç gün:

 

*

 

- 16 EKİM: Dünya yan gelip yatma günü...

 

- 17 EKİM: Dünya fıkra anlatmama günü...

 

- 18 EKİM: Dünya yargılama ve yadırgama günü.

 

- 19 EKİM: Dünya müze karşıtlığı günü...

 

- 20 EKİM: Dünya şiir öldü günü...

 

- 21 EKİM: Dünya Yozgat’a sempati günü...

 

- 22 EKİM: Dünya tavlada destanlar yazanlar günü...

 

*

 

Off... Ben bile sıkıldım vallaha.

 

 

ORHAN BUYRUK’U SERBEST BIRAK İSRAİL

 

ORHAN Buyruk turist olarak İsrail’e giden bir Türk.

 

28 Eylül’de Tel Aviv’e girdiğinde havaalanında “ajan” olduğu iddiasıyla gözaltına alındı.

 

Delil? Yok. Somut gerekçe? Yok.

 

İki kez mahkeme karşısına çıkarıldı Orhan Buyruk...

 

Yeni tek bir somut suçlama ortaya konmadan gözaltı süresi uzuyor.

 

19 Ekim’de bir duruşma daha var.

 

İsrail bu keyfi tutumdan vazgeçmeli ve Orhan Buyruk’u serbest bırakmalı.

X