Yaşlandıkça neden daha sık hastalanırız?

Ben yaşlılığın bir dinlenme, huzur ve keyif zamanı olduğunu düşünenlerdenim. Beden ve ruh, şartnamesinde yazdığı şekilde yönetilir, ortaya çıkabilecek ufak tefek sorunlara zamanında müdahale edilip ihtiyaçları yerine getirilirse size yaşlanınca da sadakatle hizmet eder.

Haberin Devamı

Yaşlandıkça daha sık hastalanmamız beklenen bir gelişmedir. Bu durumun birçok nedeni var. En önemlisi bağışıklık sistemimizin zayıflamasıdır. Bağışıklık sistemimiz de bizimle beraber yaşlanıyor, yaşlandıkça da yorgun düşüyor, dikkati dağılıyor. Erken uyarı sistemleri bile eskisi kadar iyi çalışmıyor. Neticede enfeksiyonlara yakalanmamız kolaylaşıyor. Enfeksiyonlarla mücadele etmemiz zorlaşıyor. Gençliğimizde burun akıntısı, öksürük, kırıklıklar ile 3-5 günde atlatılan basit bir soğuk algınlığı bile yaşlanınca haftalarca sürüyor. Bazen bir zatürree depremi haline bile dönüşebiliyor. Bağışıklık sisteminin zayıflamasının bir diğer sonucu ise kanser sıklığının artması. Yaşlanmış bir bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini yakalayıp yok etme gücü azalıyor. Yetmedi! Siz yaşlandıkça hücrelerinizde biriken atık maddeler ve dışardan kazandığınız toksinler de artıyor. Bu durum zaten yorgun düşüp biyolojik ömrünün sonuna gelmiş yaşlı ve bitkin hücrelerin faaliyetlerini daha da zorlaştırıyor. Ve son bir şey daha! Yaş ilerledikçe hücrelerinizin genetik kusurlarınızla mücadele etmesi de güçleşiyor. Sonuçta diyabet, hipertansiyon, damar sertliği, bellek sorunları, kanser gibi sorunlar birbiri ardına kapıyı çalıyor. Yine de bu bilgiler moralinizi bozmasın. Başlangıçta da söylediğimiz gibi eğer neleri yapmanız ya da yapmamanız gerektiğini bilir ve gereğini yerine getirirseniz yaşlılık sorunlarıyla daha kolay baş eder, zarif, bilge ve keyifli bir yaşlı olarak hayatınıza devam edersiniz.

HATIRLATMA

Haberin Devamı

Yaşasın Hayat Enstitüleri’nin Sapanca ve Çeşme’de sürdürdüğü “Sağlıklı Kilo Verme ve Tıbbi Detoks” programları sürüyor. Bu enstitülerin kontakt telefonlarını not edebilirsiniz:

SAPANCA:  GÜRAL SAPANCA WELLNESS PARK OTEL
TEL : (264) 592 30 30
ÇEŞME:  7800 OTEL/REZİDANS
TEL : (232) 712 00 87

ALKOL

Alkol alınca yüzüm neden kızarıyor?

Alkole karşı herkesin duyarlılığı da, dayanıklılığı da farklı oluyor. Bazıları daha birinci bardaktan sonra sarhoş olurken, bazılarında aynı durum dördüncü, beşinci kadehten sonra ortaya çıkabiliyor. Bu durumun genetik yapı ile yakın bir ilişkisi var. Alkolü parçalamakla görevli enzimlerinde genetik bir kusur olan Japonların alkole aşırı duyarlı olmaları ve çabuk sarhoş olmaları da bu bilgi ile açıklanıyor. Söz konusu genetik kusuru taşıyan kişilerde yüzün içki içmeye başladıktan 15-20 dakika sonra kızarmaya, ısınmaya başlaması daha sık görülüyor. Bu kişilerin çoğunda aynı anda çarpıntı, göğüste, boğazda basınç hissi gibi yakınmalar da ortaya çıkabiliyor. Seyrek olarak aynı dönemde kan basıncının da yükseldiği bildiriliyor. Kısacası alkole bağlı yüz kızarmaları alkolü bedenden uzaklaştırmakla görevli bir enzimin azlığı ya da eksikliğiyle ilgili bir durum olarak kabul ediliyor. Yeni bir çalışma bu kişilerde gırtlak kanserine yakalanma olasılığının da daha yüksek olduğunu gösterdi. Metformin isimli ilacı kullanan bazı hastalarda da alkol alındığında yüzde ani kızarma ve ısınma ortaya çıkabiliyor. Ve bu durum ilerde gelişebilecek bir diyabetin işareti olarak kabul ediliyor.

Haberin Devamı

AYAK KRAMPLARI

Magnezyum destekleri krampları azaltır mı?

Magnezyum eksikliği seyrek görülen bir durum ama kramp yakınmanız için magnezyum desteği kullanmanız bazen yararlı sonuçlar verebiliyor. Özellikle uykusuzluk, ayak uyuşma, yanma veya karıncalanmaları (rahatsız ayak sendromu), şiddetli ayak ağrıları, kasılmaları ve kronik yorgunluk sendromunda magnezyum desteği tavsiye ediliyor. Günlük doz 200-400 mg arasında değişiyor. Bununla birlikte magnezyum desteklerine başlamadan önce de doktorunuzla görüşmenizde yarar var.

CİNSEL YAŞAM

Sık seks yapmak gençleştirir mi?

Sık ya da seyrek seks yapmanın yaşamın süresi ve kalitesini ne oranda etkilediğini gösteren güvenilir bir bilimsel çalışma olmasa da doktorların çoğu, en başta da Sevgili Mehmet Öz, düzenli seks yapmanın yaşamı uzattığına inanıyor. Bunun için elli yaş sonrasında haftada 3-4 kez cinsel ilişki önerenler bile var (Hatırlatma: Bu rakamlara Dr. Öz’ün babası bile itiraz ediyor ve bu performansı tutturmanın imkansız olduğunu söylüyor). Düzenli bir cinsel yaşamın iyilik ve mutluluk duygusunu desteklediği, hormonal sistemi dengelediği, stresi azalttığı, kalp damar yaşlanmasını azalttığı, bağışıklık sistemini ise güçlendirdiği bilimsel bir gerçek. Dikkat edilmesi gereken, korunmasız seks yapmamak ve zorunluluk olmadıkça çoklu cinsel ilişkilerden uzak durup tek eşli kalmak.

SİGARA-KANSER

Haberin Devamı

Sigara ve kanser ilişkisini gösteren yeni bir çalışma var mı?

Sigaranın tartışmasız bir kanserojen olduğu o kadar iyi biliniyor ki kimse bu konuda yeni bir çalışma yapmaya ihtiyaç duymuyor! Sigara başta akciğer kanseri olmak üzere birçok organ ve dokuda kansere sebep oluyor. Sigaranın içindeki 4000 kimyasal maddeden en az %40’ının DNA’yı bozduğu, genetik yapıyı değiştirerek kansere sebep olduğu biliniyor. Yalnızca Türkiye’de her yıl yüz bin kişi sigara kullandığı için hayata veda ediyor. Sigara bütün dünyada kanser ölümlerinin en yaygın nedeni. Kadınlarda akciğer kanserinden ölenlerin sayısının hızla artmasının sebebi de son yıllarda en az erkekler kadar onların da sigara içmeleri.

KALP KRİZİ

Haberin Devamı

Hs-CRP testi ne işe yarıyor?

Bu test iltihaplanma, yani yangısal bir problemin mevcudiyetini araştırmada kullanılıyor. Kalp krizi ve felç geçirenlerin geçmiş dönemde yapılan testleri incelendiğinde çoğunun kanında Hs-CRP seviyelerinin arttığı belirlendi. Bu testin kan seviyesinin yükselmesi, özellikle LDL kolesterol yüksekliği, iyi kolesterol HDL düşüklüğü olanlarda önemli bir uyarı işareti kabul edilmeli. Kolesterol yüksekliği tedavisinde kullanılan statinler Hs-CRP seviyesini de düşürüyor. Eğer ailenizde kalp damar hastalığı ve/veya felç riski yüksekse, kolesterol sorunu olan biriyseniz, özellikle iyi kolesterolünüz de düşükse yıllık sağlık taramalarınıza da Hs-CRP testini de yaptırmayı ihmal etmeyin.

KOLESTEROL

Haberin Devamı

HDL kolesterolümü nasıl yükseltebilirim?

İyi kolesterol HDL’nizi 45’in üzerinde tutmaya çalışın. 35’in altına inerse mutlaka doktorunuzla görüşün. Elimizde henüz iyi kolesterolü yükselten bir ilaç ne yazık ki hala yok. Şimdilik sadece bir B grubu vitamin olan niyasinden faydalanmak mümkün. Onu da doktor önerisi ve desteğiyle kullanmak gerek. İyi kolesterolü arttırmak için ayrıca düzenli egzersiz yapmanız, her gün en az 30 dakika yürümeniz, daha sık balık, zeytinyağı, ceviz yemeniz, karbonhidratlı besinlerden uzak durmanız, fazla kilolarınız varsa vermeniz ve sigarayı bırakmanız gerekiyor.

Yazarın Tüm Yazıları