Uzayıp giden salatalıklar

BİZİM aklımız ermez tabii.

Demek ihtiyaç hasıl oldu.

Bir metre salatalığa.

Artık ev kadınlarından mı geldi talep... Yoksa kabzımallardan mı...

Haberi okuduğumdan beri hayalimde bir metrelik salatalığı cacığa doğramaya çalışıyorum.

Olmuyor.

Bir ucundan tutmuş doğrarken öteki ucu fırın küreği misali mutfağın kapısından geçeni dürtüyor.

Hákim olamıyorum salatalığa.

Bir bu eksikti hayatta hákim olamadığımız şeyler içerisinde.

Bir metre salatalığı onar santimden kesip Çengelköy boyuna indiriyorum.

Oh be! Dünya varmış.

Fakat gönlüm razı değil. Üretici uğraşmış etmiş... Bir metre salatalık yetiştirmiş. İlaçlar, hormonlar... Onca emek, masraf...

Hatta sofraya öyle upuzun yatırabilme imkánı olsa...

Çünkü cacığın içinde çıkınca karşınıza, nereden bileceksiniz orijinalinin kaç metre olduğunu... Bir manası kalmıyor.

***

Domates var sonra...

Onun da zeytinyağlı yemekler için ayrı, etli yemekler için ayrı, söğüş için ayrı lezzette olanı geliyor.

Eli kulağında.

Sıkın dişinizi!

Biliyorum çok sıkıntılıydınız bu konuda.

Olmuyordu yani... Aynı domatesin hem yemeği hem salatası...

Fakat şükür, müteşebbis üreticiyle nebattan sorumlu bilim adamları el ele verdiler de...

***

Gelelim karpuza...

Bu sene karpuzun son yuvarlanışıydı.

Artık yokuş aşağı bıraksanız gitmez.

Küp oldu zira.

Koyduğunuz yerde duracak.

***

İkisi bir arada şampuanlardan sonra üçü bir arada meyveler geliyor şimdi de.

Çalışmalar başarıyla neticelenmiş.

Misal erik, elma, şeftali bir arada.

Ki benim ‘Hızır acil çağı’ dediğim çağımıza çok uygun.

Hepimizin acelesi var. Kimsenin üç meyveyi arka arkaya soyup yemeye vakti yok.

Hatta keşke topunu bir araya getirseler...

Netice olarak, ne diyeyim...

Biri çiftçiye ‘Kendini tekrar etme!’ diye öğüt verdi herhalde.


MIŞ-MUŞ


İngiltere’de 22 yaşındaki bir üniversite öğrencisi, havanın nemini ölçüp yağmur yağıp yağmayacağını haber veren akıllı mandallar üretmiş.

Biz şu salatalığın iki metreliğini üretelim hele bir...

*

Erdoğan, ‘Güvenlik güçlerinin eli kuvvetlenmeli’ demiş.

Şansımıza bu da pokerci galiba.

*

Milas’ta 250 hektar orman yanmış.

Buna da şükür, yanacak ormanımız kalmış demek!
Yazarın Tüm Yazıları