Türkiye 5 yılda dünyanın plastik pencerecisi olur

ADOPEN Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sak, Türk plastik pencere sektörünün 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştığını söyledi.

Sak, ‘‘Tunus ve Kazakistan'a fabrika kurduk. Sırada Rusya var. Önümüzdeki 5 yılda Türkiye, dünyanın plastik pencerecisi olur. Dünyaya ağırlığımızı koyarız’’ dedi.

TÜRKİYE'de 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan PVC pencere sektörü, krizde yurt dışını keşfetti. Dedesinin kurduğu plastik boru fabrikasında kendi PVC pencere markasını yaratan Mustafa Sak, Tunus ve Kazakistan'da fabrika kurdu. Krizle birlikte ihracata sarılan ve 38 ülkeye ihracat yapan Adopen Yönetim Kurulu Başkanı Sak, Rusya'da da fabrika kurmaya hazırlanıyor. Mustafa Sak'a göre Türk PVC pencere üreticileri önümüzdeki 5 yılda dünyadaki dev üreticilere kafa tutar hale gelerek, Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da çok güçlenecek. Sak ile sektördeki gelişimi ve Adopen'in yatırımlarını konuştuk.

PVC pencere sektörünün bugün ulaştığı büyüklük nedir?

- Cam ve penceresiyle birlikte baktığınızda 1 milyar dolarlık bir sektör oldu. Yılda yüzde 10 büyüme bekliyoruz. 2003’te sektör yüzde 25 büyüdü. Krizde sektör yüzde 30 küçülmüştü.

Türk firmalarının dünyada şansı ne?

- Türk pencerecileri olarak çıtayı biraz yüksek tuttuk. Özellikle Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da, 2008'e kadar pazar ikincisi oluruz diye tahmin ediyorum. İlk sırada Almanya var. Türkiye'deki hızlı gelişimin bizi Almanlar'la kafa kafaya getireceğini sanıyorum. Türkiye'de çok sayıda PVC pencere firması var ve Türkiye artık bu firmaları taşımıyor. İhracat yapmayan pencereci yok. İhracat yapamayacağımız ülke yok.

İhracata yönelmenizde ne etkili oldu?

- Kriz bizi dışarıya sevketti. 1980'li yıllarda plastik pencerenin p'si yoktu. 2000'lerde her yerde PVC pencere var, endüstriye dönüştü. Şu anda 4 bin 500 uygulamacı pencere atölyesi var. Çevre ülkeler Türkiye'nin 80'li yıllarını yaşıyor. Heryer ahşap, alüminyum pencere. PVC pencereyi bu ülkelere anlatınca çok büyük talep başladı.

Siz bu işe nasıl girdiniz?

- Dedem Mustafa Sak, 1956'da kauçuk üretimine başlamış. 1968'de boru üretmine geçmiş. 1992'de eğitimimi tamamladıktan sonra işin başına geçtim. PVC'de yoğunlaştım. Pencere işine girmek için babama önerdim. İşi iyi öğrenmemi ve beklememi istedi. 1996 sonunda bana vizeyi verdi. 1997'de PVC pencere işine girdik.

İlk dış yatırımınız neden Tunus’ta?

- Ben Türkiye'den Tunus’a malımı gönderdiğimde üzerine yüzde 55 gümrük biniyordu. Tunus'ta joint-venture için arayışlarımız oldu. Biz Tunus'a, Kuzey Afrika için girdik. Cezayir, Fas, Mısır çok ciddi pazarlar. Magrep ülkeleri arasında gümrük sıfır. Yüzde 50-50 Tunus-Türk ortaklığı ile kurulan fabrikamız bu ay üretime başladı. 3.5 milyon dolarlık yatırım yaptık Tunus'ta. Biz know-how'umuzu sattık. İlk yıl hedefimiz 3 bin ton. Tunus bizi kamçıladı. Ardından Kazakistan'da da bir joint-venture yaptık.

Kazakistan'daki yatırım ne zaman devreye alınacak?

- 5-6 ay içinde oradaki fabrikaya işletmeye alacağız. Başkent Astana'da sıfır bir fabrika kurulmuş ama işletmeye alamamışlar, biz onu üretime geçireceğiz. Buradaki yatırım 4 milyon dolar civarında olacak. Sırada Rusya var. Burada da fabrika kurmaya hazırlanıyoruz.

2003'ü nasıl tamamlıyorsunuz?

- Bu yılı 50 milyon dolar ciroyla kapatacağız. Bunun yüzde 20'si ihracattan sağlandı. 2004'de bu oranın yüzde 30, 2006'da yüzde 75'e yükselmesini planlıyoruz.

Krizde büyüdü markasını üçledi

Adopen nasıl doğdu?

- 1997'de PVC pencere üretimine Çağlar Plastik bünyesinde başladık. Üç yılda Adopen markası arasına girdi. 2000'de Adopen'i şirketleştirdim. Babam 'Oğlum Antalya sana dar geliyor' diyerek İstanbul'a gitmemi önerdi. İstanbul'da Plaspen'i aldım. 2001'de ikinci markama sahip oldum. İstanbul'a gelişimin 49'uncu gününde krize yakalandık. Ama krizde de büyüdük. Kendi ihracat markamızı yarattık. Wintech, 2001'de krizde doğdu. İstanbul'da üretim imkanlarının çok iyi olmadığını görünce, 2003'te üretimi Antalya'da 12 milyon dolara yaptırdığımız tesise taşıdık. Merkezimiz İstanbul. Bu yatırımı kesinlikle Türkiye için yapmadım. Yurt dışında büyük bir potansiyel gördüğüm için hiç korkmadan bu yatırımı yaptım. Fabrikanın kapasitesi 30 bin ton. Bu üretimin yüzde 30'u ihracat, hedefimiz yüzde 75.

İran'da iyiyiz Irak'ta zaman gerek

İran ve Irak pazarına nasıl bakıyorsunuz?

- İran ve Irak pazarında da ürünlerimiz var. İran'da iyiyiz, 2001'de ilk girenlerdeniz. PVC pencere sektöründe bu ülkede trend yükselişte. Irak'ta iki bayimiz var. Ama Irak pazarının gelişmesi için birkaç yıl gerekiyor.

Babam şirketleri üç kardeşe paylaştırdı

23 yaşında işin başına geçmek zor olmadı mı?

- İlkokuldan üniversiteyi bitirene kadar babam bizi boş bırakmadı. Haftasonu ve tatillerde fabrikada çalıştık. Amelelikten başladık, sonra düz işçi olabildik. Vardiya amir yardımcılığı, vardiya amirliği yaptık. Üniversiteyi bitirip ABD'den dönünce önce yönetici yardımcısı, sonra da Genel Müdür oldum. Babam eğitimimizde de ilginç strateji izledi. Beni ABD, ortanca kardeşimi İngiltere, küçük kardeşimi Rusya'ya gönderdi.

Aile şirketleri üçüncü kuşakta genelde sorun yaşar. Sizde de oldu mu?

- Babam çoğu babanın yapamayacağını yaptı. Her oğluna ayrı bir iş sektörünü açtı. Bana pencere profil işini, ortanca kardeşime barit ve çimentoyu, en küçüğümüz de dededen kalma boru işini verdi. Üçümüz de ayrı sektörlerdeyiz ve mutluyuz. Babam üçüncü kuşakta çatışmalar yaşanıp tatsızlıklar çıkıp dağılmamız için bu yolu seçti. Herkese ayrı bir iş kolunu verip kendini emekliye ayırdı.

MUSTAFA SAK

ADOPEN Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sak, 1969 Burdur doğumlu. ABD'de Southesterns Üniversitesi'nde uluslararası işletme eğitimi gördü. Türkiye'ye döndükten sonra ailesine ait Çağlar Plastik'in çeşitli bölümlerinde çalıştı. 1997 yılında Adopen'i kurdu.
Yazarın Tüm Yazıları