Tam da bugünler için insan hakları

KARS’a giderken uçakta İnsan Hakları Örgütü Uluslararası Yürütme Komitesi üyesi Levent Korkut ile yan yana oturuyoruz. Bana hiç bilmediğim bir şeyi söylüyor.

Uluslararası Af Örgütü, 1972 yılında Türkiye’deki işkenceler üzerine ilk raporunu yayınlama kararı alıyor. Bu karara genç bir kadının tanıklığı neden oluyor. Adını yazmıyorum, yakın bir arkadaşım S.E.

Ne darbeler, ne darbecilere anlayışlı olmam mümkün değil.

Otuz yıldan beri Türkiye darbelerle yatıyor, darbecilerle kalkıyor. İşin acısı, darbelere karşı darbecilerin yöntemleriyle mücadelenin hálá onay alması.

Hem darbe girişimlerini açığa çıkartan hem de darbeyi desteklediği iddia edilenler aynı yöntemlerle susturuluyor.

İktidar tepişmelerinde ilk darbe ifade ve düşünce özgürlüğüne indiriliyor.

Önce basın kuşatılıyor.

* * *

ERGENEKON
operasyonuyla ilgili olarak gazetecilerin gözaltına alınması, daha önce alınan gazetecilerin tutukluluk sürelerinin aylardan beri devam etmesi sadece düşünce özgürlüğüne değil insan haklarına da aykırı.

Uluslararası İnsan Hakları Bildirgesi’nin 19. maddesi "Her bireyin fikir ve fikirlerini açıklama hürriyeti vardır. Bu hak, fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın bilgi ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek ve yaymak hakkını da içerir" diyor.

Fikirlerini açıklamak gibi, onları yaymak da bir insan hakkıdır.

Bir yandan demokrasiden, özgürlüklerden söz ederken öte yandan karşıt görüşleri susturmaya çalışmak ikiyüzlülükten başka bir şey değildir.

Darbeci çeteleşmeleri mahkum etmek, darbeci zihniyeti teşhir ve mahkum etmekten çok daha kolay ama darbe tehditlerini ortadan kaldırmaya yetecek tek yöntem değil.

Düşüncelere karşı mücadele ancak düşünce ile olur.

* * *

HÜRRİYET’
in 60’ıncı kuruluş yıldönümü ve İnsan Hakları Bildirgesi’nin ilanının 60’ıncı yılı nedeniyle yola çıkan trenin ilk durağı Kars’tı.

On yılda bütün yurdu demir ağlarla örmüş ama sonra unutmuş gitmişiz. Hürriyet’in insan hakları projesine inanarak destek veren Devlet Demir Yolları Müdürü Süleyman Eken’den, 1950’den 2004’e kadar sadece bin km’lik bir yenileme yapıldığını öğreniyoruz. Halbuki o döneme tam üç darbe sığdırmışız.

Bir yandan operasyonla ilgili haberleri izliyor, öte yandan Karslıları dinliyorum.

İnsan hakları ihlallerinin en büyüğü yoksulluk. Herkesin ortak derdi.

İnsan hakları Örgütü’nün çocuklarla yürüttüğü çalışmalara göz atıyorum.

İhtiyaçlarını pusulalara yazmış çocuklar. Okula gitmek isteyen kız çocukları çoğunlukta.

Bir tanesi var ki, içim burkuluyor. "Herkese bir şans verilsin!"

İnsanlara bir defa bile şans verilmediğini düşünen kaç çocuk var acaba bu ülkede?

İnsan hakları bilinci yaygınlaşmadan, bu ülke darbe heveslerinin, zorbaların gölgesinden kurtulamayacak, bu ülkenin çocukları da hayalini kurdukları insanca yaşam şansını yakalayamayacaklar.

İnsan Hakları değerlerini hayatın içinde yeniden gözden geçirmenin tam zamanı.
Yazarın Tüm Yazıları