Stres, tüp bebek düşmanı!

Anne olabilmenin önündeki engellerden biri de stres.

Kısırlık yaşayan kadınlar kalp, kanser ve AIDS hastaları kadar depresyon ve anksiyete tehdidi altında. Türkiye’den ve dünyanın çeşitli ülkelerinden binin üzerinde bilim adamını bir araya getiren 2. Ulusal Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite Kongresi’nde stresin kısırlık ve tüp bebek uygulamaları üzerindeki etkisi tartışıldı.

Stresin kısırlık tedavisi üzerindeki etkisi nedir?

- Kısırlık tedavisi gören kadınlar genellikle hayatlarının kontrolünü kaybetmiş gibi hissederler. Çocuk sahibi olamamalarında en büyük sorumluluğu kendilerine yüklerler ve bu onları depresyona iter. Ümitsizlik, kayıp duygusuna kapılmalarına neden olur. İçine girdikleri bu ruhsal açmaz kadınların tedavi sürecini olumsuz olarak etkileyebilir. Tüp bebek tedavisi kompleks bir tedavi. Bu da hastalar üzerinde stres yaratır. Önemli bir nokta hastanın problemine göre en uygun programın seçilmesidir. Hasta mümkün olduğunca az yorulmalı. Stresin de kısırlığın sebepleri arasında yer aldığını düşünerek, tedavinin başarısı için hastanın stresinin azaltılması yönünde çalışmalar büyük önem taşıyor.

Hastaların stresini azaltmak ve tedaviye uyumunu artırmak için merkezler neler yapılabilir?

*
Tüp bebek merkezlerinin stres sorununa karşı özenli olmaları gerekiyor.

* Bu merkezlerde çiftlerin psikolojik destek alabilecekleri bir uzmanın bulunması işi kolaylaştırır.

* Tedavi sürecindeki hastalar psikolojik olarak da takip edilerek desteklenmeli.

* Hastaların korkularını azaltabilmek için tedaviyle ilgili bilgilere kolaylıkla ulaşabilmelerini sağlanmalı.

* Merkezde görevli hemşireler, hastayla iletişim halinde olan tüm birimlerdeki personel iyi bir eğitimden geçirilmeli.

Bir kadın gebe kalmak için kendini nasıl hazırlayabilir?

*
Hasta her şeyden önce kendini bu tedaviye hazır hissetmeli.

* Sorunun kendisinde olmadığını ve bunun aşılabilecek bir problem olduğunu bilerek ümitsizlik duygusuna kapılmamalı.

* Bedenine iyi bakmalı. İyi bakılan beden, ruhu da olumlu etkiler.

* İyi beslenmeli.

* Spor yapmalı. Hiç olmazsa yürüyüşler yapmalı.

* Kendine zaman ayırmalı. Sevdiği şeylerle uğraşmalı ama en önemlisi negatif ortam ve kişilerden olabildiğince uzaklaşmalıdır.
Yazarın Tüm Yazıları