’Ortak Acı 1915’

ERMENİLERİ kaldırın, yerine Kürtleri yazın, tarih sanki aynı biçimde akıyor.

Değerli yazar ve araştırmacı Taha Akyol’un son kitabı "Ortak Acı 1915, Türkler ve Ermeniler" başlığını taşıyor. Başlığından da anlaşılabileceği gibi, acı ortak. Tek başına bu başlık, kitabın tarafsızlığına dönük mesaj verirken, bundan çok daha önemli olan tarihsel gerçeği vurguluyor.

Şarkıdaki gibi, "masum değiliz hiçbirimiz". Ne biz, ne Ermeniler.

Ancak, dünya daha çok bizi suçluyor. Son örnek, Obama. Neden? Akyol’un kitabından çıkan iki öz:

1-Ermeniler daha fazla gürültü çıkarıyor. Kendi işledikleri suçu örtbas etmeye çalışıyor.

2-Dünya bizi daha az dinliyor, gürültüyü daha çok benimsiyor. Çünkü, yüz yıl önce Osmanlı’yı parçalamak için Ermenileri kullanan Rusya, Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya bugün hálá onların sırtından siyaset yapıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’ni bugün de, rahat bırakmıyorlar. Onların elinde Ermeniler yerine şimdi Kürtler var.

İSYANLAR

Ermeniler ve dünya, tarihi bize tek yanlı sunma çabasında. Pek çok Ermeni ve Türk araştırmacı ve siyasetçi gibi. Taha Akyol bu hataya düşmüyor.

1915 acılarla dolu. Biz binlerce Ermeni’nin hayatına kastederken, Ermeniler de, Gümüşhane, Van, Elazığ, Muş, Bitlis, Adana, İzmir, Samsun, Adapazarı, İzmit, Ankara, Bursa, Diyarbakır, Trabzon, Erzurum isyanlarıyla binlerce Müslüman’ın hayatına kastediyor. Neden?

"Ermeniler Yunan ayaklanmasını model alıyor" (A.g.k., s.131). Devlet kurmak için. Sorunu 1878 Berlin Kongresi’ne taşıyarak önce uluslararası hale getiriyor, ardından reform talebinde bulunuyor.

Günümüzdeki Kürtler gibi. Şimdi de isyanlar, şimdi de Kürtlerin reform talepleri.

"Ermenilere Berlin Anlaşmasıyla reform sözü veriliyor, ama bu bir türlü uygulanmıyor". (A.g.k., s.141).

Kürtlere verilen sözler ve verilen sözlerin uygulanmayışı gibi.

İŞTE SİZE KİTAP

Ermenilere soykırım uyguladığı iddia edilen İttihat Terakki’den pek çok Ermeni milletvekili ve bakan var.

Sanattan mutfağa kadar yaşam alışkanlıkları bizde ve onlarda benzer. İç içe hayatlar. Ayrıca, pek çok Ermeni, Osmanlı’nın siyasal yaşamında kilit yerlere geliyor. Osmanlı yönetimine ve kültürüne ciddi katkıda bulunuyor.

Bugün Kürtler için ne söyleniyorsa, yüz otuz yıl önce Ermeniler için aynı şeyler söyleniyor. Müthiş benzerlik, paralel tarih.

Ermeni ilişkileri güncel. Kürt sorunu gibi. Akyol’un kitabı, çarpıcı ayrıntılarla Ermeni sorununu anlatıyor. Ermeni sorununu öğrenirken, insan ister istemez Kürt sorununu düşünüyor. Verilen bilgiler merakı tahrik ediyor.

Akyol’un kitabın sonuna eklediği Türk-Ermeni ilişkileri kronolojisi 13 Nisan 1878’de başlıyor 10 Eylül 2008’e kadar geliyor. Gün gün verilen bu kronoloji bile, ilişkilerin niteliğini gözler önüne sermeye yetiyor.

Sıradan tepkiler yerine, önce tarihi öğrenmek, sonra günümüzü anlamak istiyorsanız, işte size Taha Akyol’un kitabı.

Sıradan tepkiler yerine, karar almak durumundaysanız, Başbakan, bakan ve bürokrat olarak, işte size Taha Akyol’un kitabı.

Kolaysa Washington Büyükelçisi’ni çekin

KANADALI bakanlar Ermenilerin düzenlediği 24 Nisan gününe katılıyor. Buna çok kızan Ankara, Kanada’daki Türk Büyükelçisi’ni geri çağırıyor. Bu bir protesto.

Diplomaside büyükelçi geri çağırmak protesto biçimlerinden biri. Etkili de olabilir. Ancak, benzer durumlarda benzer tavrı göstermek koşuluyla.

Obama, üstelik bakanlardan çok daha etkin konumda bir başkan, 24 Nisan’da Türkiye’de iktidarıyla muhalefetiyle herkesi ayağa kaldıran sözler söylüyor. Soykırım demeden, soykırım diyor.

Haydi, kolaysa çeksenize Washington Büyükelçisi’ni de geri. Kanada tepkisi o zaman anlam kazanır, bunun politik tutum olduğunu herkes anlar.

"Madem öyle, işte böyle" diyerek, benzer kabadayılığı Amerika’ya da göstersenize.

Amerika’ya kabadayılık mı, çaktırmadan koltuk elden gider de, kimse ne olduğunu anlamaz.
Yazarın Tüm Yazıları