Mirsad ve İbo

TAMAM Fenerbahçe taraftarı haklı.. Yüzüncü yılda ne dünya çapında bir kadro var ortada, ne de olağanüstü futbol oynayan bir takım..

Ama haklının da hakkının vermek gerek.. Sizin böylesine bir statta maç izleme lüksünüz var, 7-8 milyar verip kombinenizi de almışsınız, lütfedip maça gelmiyorsunuz.. Üstelik daha havada kar yok, don yok.. Belki diğer takımlarla karşılaştırıldığında, dünkü seyirci sayısı yine bu haftanın en çok izlenen maçı olacak. Ama madem Fenerbahçe seyircisi illaki Avrupa’da başarı diye tutturuyor, o zaman bir Bolton, bir Middlesborough, bir Newcastle kadar kulübüne sahip çıkman lazım.. İyi günde, kötü günde, sıcakta ve soğukta, yenilgide ve yengide..

Yağmur yağınca çimler bir tuhaf oluyor Kadıköy’de.. Top kontrolü iyice zorlaşıyor.. 10’uncu dakikada Alex, belki de futbol yaşamının en kötü pasını üç metre ötesindeki Tuncay’a attı, daha doğrusu atamadı..

Ardından Gaziantepspor, Fenerbahçe’ye orta alanda üstünlük sağlamaya başladı.. Çünkü iki kanadı iyi tıkamaya başaran konuk ekip, Tümer-Uğur Boral ikilisinin arkasına sarkıp, pozisyon bulmaya da başlamıştı. Burada geçen hafta ikinci golün atılmasında büyük payı bulunan Tümer’i eleştirmek gerek. Çünkü ne Uğur’la ne de onun yerine giren Ümit’le ikiye birlerde başarılı olamadı. O bölgenin en ideal ikilisinin Ümit-Tuncay olduğu ortaya çıktı..

Fenerbahçe’de işler kötü gittikçe üşüyen taraftarın canı da sıkılmaya başladı.. Taa ki 30. dakikaya kadar.. O dakikada Tuncay orta alanda rakibinden bir top kapıp, kaleye doğru müthiş bir depar attı.. İşte seyirciyi coşturan, ayağa kaldıran hareketler bunlar.. O dakikada Fenerbahçe’nin Mirsad Türkcan’ı oldu Tuncay..

* * *

İlk yarının son dakikalarında De Nigris’in canını dişine takarak, oynayan Faruk’a vermeyerek kendi vurmayı denediği bir pozisyonda kaçan gol belki de oyunun kader anıydı..

İlk yarıyı Deivid’in "Ah’lar, Vah’lar" arasında direkten dönen topuna misilleme, ikinci yarının başında Appiah’ın golü geldi.. Ganalı yıldız da basketboldaki İbrahim Kutluay’ın karşıtı sanki.. Oyunu hiç bırakmıyor, savunma yapıyor, hücum yapıyor.. Mesafeyi abartamadığı zamanlardaki üçlük denemeleri de genellikle filelerle buluşuyor..

Geçen haftaki kupa maçında müthiş bir şutu üst direkten dönen Drincic’in bu kez Volkan’ı avlaması F.Bahçe taraftarı için vizyona giren yeni bir korku filminin galası gibiydi..

Maç ne olacaktı? Fenerbahçe hemen oyunu kanatlara yıktı.. Eleştiri oklarının hedef adamı, geçen yılın en çok asist yapan isimlerinden Ümit’in ortasında Alex golü atmadı aslında.. Oğuzyedi.. Sıfıra o kadar uzak bölgeden yapılan bir ortada tek oyuncuyla mücadele ediyorsan o topu alacaksın.. Deivid’in golünde de aslan payı Ümit’indi.. Demek ki yedek kalmak Ümit’i biraz rahatlatmış.. Fiziken toparlanmasına neden olmuş.. Kendine güveni artmış.. İşte ortalar, işte goller..

* * *

F.Bahçe oyunu kanatlara yaydığı, ölü toplarda ribauntları topladığı ve ikinci atak yapma sayısını arttırdığı zamanlar bu ligin en kuvvetli ekibi oluyor.. Bunları yapamadığı zamanlar Sakarya ve Bursa’ya yenilip Sivas ve Ankaraspor’la berabere kalabiliyor..

Fenerbahçe dün 10-15 dakika oynadığı iyi futbolu ve kanatlardaki etkili oyununu 45 dakika oynasa UEFA Kupası’nda çeyrek final oynayacak seviyeye gelebilir..
Yazarın Tüm Yazıları