Kavşaktan başka herşeye benziyor

ANKARA’da bir çok konuda eleştirilen kavşak inşaatlarının teknik açıdan da kötü ve yetersiz projeler olduğu görülmektedir.

Örneğin, Akay Kavşağı’na bir mimarın veya mühendisin nasıl onay verdiğine şaşırıyorum. Ben teknik bir personel değilim ama 29 yıldır Ankara’da sürücülük yapıyorum. Bu kavşak tam anlamıyla bir mühendislik rezaleti.

Akay’dan gelip Eskişehir istikametine gidemiyorsunuz, Kavaklıdere’den gelip Akay’a giremiyorsunuz, Kızılay’dan gelip Akay’a dönemiyorsunuz, Kızılay istikameti sürekli tıkalı. Hızla akan trafikte şerit değiştirmeniz ve ancak gideceğiniz yere girmeniz gerekiyor. Bugüne kadar burada ölümlü bir kaza olmaması büyük şans... Bu kadar para harcanıyor, çevreye sıkıntı veriliyor ama yine trafik sıkışık ve istediğiniz istikamete dönemiyorsunuz. O zaman bu kavşaklar ne işe yarıyor, niye yapılıyor?

YONCA SİSTEMİ

Kavşak problemleri otoyollarda olduğu gibi ’yonca’ denilen sistemlerle çözülür. Ama bunun için çok geniş alanlara ihtiyaç var. Daracık metropol merkezlerinde kavşak yapmaya kalkarsanız işte böyle hilkat garibesi projeler ortaya çıkar. Çözüm; metro ve hafif raylı sistem yapılması, tek yön uygulaması, alternatif yolların kullanılması, taksi-dolmuş sayılarının sınırlandırılması ve şehir merkezlerine araç girişinin kısıtlanmasıdır.

Osman DALGÜN

Verimli ve yararlı çalışmak da bir vatanseverliktir

BAĞLANDIKTAN
sonra Telekom’un neredeyse 5-10 günde bir müdahalesi ile her seferinde bir-iki gün çalıştırabildikleri telefonumuzu birkaç ay sonunda kapatmaya karar verip gerekli işlemleri yaptıktan sonra son faturanın elden ödenmesi gerektiğini öğrendik. (O telefonun neden çalıştırılamadığı ve bize ne kadar zarar verdiği ayrı bir yazı konusu olabilir.)

Gelen son faturanın ödemesi için gittiğim Ümitköy Postanesi’nde uzun bir kuyrukta yaklaşık 40 dakika bekledikten sonra önümde tam birkaç kişi kalmışken ’son müşteri’ diyen bankodaki memura şaka zannederek önce kimse cevap vermediyse de ardından memurlarla atışmalar başladı:

- Nasıl yani biz boşuna mı bekledik! Bunca insana bu sırayı neden

beklettiniz o zaman?

- Biz 12.30’da öğlen tatiline giriyoruz efendim.

- Beklerken neden uyarmadınız o zaman.

- O bizim işimiz değil.

- Peki kapıya bir yazı koysaydınız?

- Vardı ama çıkardılar.

- Siz bir yazı assaydınız.

- O bizim görevimiz değil

- İnsan çalıştığı yerde işine bu kadar duyarsız olamaz.

- .......

Benzer kuyrukların her birinde 10adam/saat işgücü kaybını kuyruk sayısı ile çarparak günlük israfı bulmaya çalışsın. Her gün 1000 kuyruk için ortalama bin YTL maaştan yılda 15 milyon YTL. Bir de dönüp yüzde birin altında fiyat farklarıyla rekabet yapılan AB ekonomisine göz atın.

Bir kişinin bu ülkeye tek başına ne kadar çok zarar verebildiğini görüp üzüldüğümüz bu günlerde, herkes yaptıklarına bir göz atarak nasıl daha verimli ve yararlı olabileceğini bulup uygulayarak vatanseverliğini göstermelidir.

Ahmet ERYURT

Gaz satış zulmü

ŞEKERBANK Demetevler şubesinde başıma gelen, gördüğüm çağdışı davranışı paylaşmak istiyorum. 19 Ocak günü adı geçen bankanın Demetevler şubesine EGO gaz kartıma yükleme yapmak için gittim.

Gaz satışı yapılan gişe banka içerisinde bir camekanlı bölme ile tecrit edilmiş. Banka içerisinde 3 tane daha gişe aktif durumda ama tüm ödemeleri alan kişi bu tecrit edilmiş bölmede ki memur... Banka kapısının sürekli açılması ve kapatılmaması durumunda çalışanlar gelen müşterileri azarlıyorlar.

İki adet kalorifer peteği var ama vanaları kapatılmış. Hava buz gibi, 20 kişi kuyrukta bekliyor.

Gişenin tahsilat saatinin sona ermesine az bir süre kala, kuyruğun şube dışına taştığını gören, kalorifer peteğine dayanmış, ellerini bağlayarak soğukla mücadele eden memurenin gişedeki memura bir komutan edasıyla "...Bey, gaz satışını tam 16.30’da kes" talimatı da bence bu durumdaki insanlara yapılacak en iyi davranış (!) biçimiydi.

Başkentte insanlara gaz satışı ya da fatura tahsilatı için zulmedildiğini görmek bana acı verdi.

Ufuk KAL

KISA...KISA...KISA...

2005 Haziranı’nda Ankaralı gezgin gençler tarafından kurulan, bugün dünyanın her tarafında, her yaştan ve her meslekten 250’den fazla üyesi bulunan Ankaralı Gezginler Grubu tarafından yayınlanan Ankaralı Gezginler-2 adlı kitap Pelikan Yayınları’ndan çıktı.

(ozkantimur@yahoo.com)
Yazarın Tüm Yazıları