Dünü ve bugünü ile 1915 olayları (5)

Doç.Dr. Ömer Turan’ın “Dünü ve Bugünü ile 1915 Olayları” adlı makalesinin 5. bölümünü aktarıyorum:

Taşnak Partisi ise bağımsızlık istiyordu. Gayesine isyan yoluyla ulaşmayı programlamıştı. Bunun için ihtilalci gruplar kuracaktı. Başvurulacak metodları şöyle belirlemişlerdi: Çeteler oluşturmak ve onları faaliyete hazırlamak; her yola başvurarak halkın maneviyatını ve ihtilalci faaliyetleri arttırmak; halkı silahlandırmak için her yola başvurmak; ihtilal komiteleri kurup, aralarında sıkı irtibatı sağlamak; kavgayı teşvik etmek ve hükümet yetkililerini, muhbirleri, hainleri, soyguncuları yıldırmak; insan ve silah nakliyatı için ulaştırmayı sağlamak; hükümet kurumlarını yağmalamak ve harap etmek. Taşnaklar organize bir parti olarak ortaya çıkmadan evvel de terör eylemlerine başlamışlardır. Örneğin, 1891 yılında Erzurum’da “Anavatan Savunucuları” isimli bir başka Ermeni cemiyetinin eski başkanı Gerekciyan, acele ihtilal girişimlerine karşı çıkarak ihtiyat ve hazırlık tavsiye etmesi sebebiyle Taşnak mahallî merkez komitesinin kararı ile öldürülmüştür. Komite daha sonra cinayeti kınamış ancak katili cezalandırmamıştır . Osmanlı Bankası baskını, 1904 Sasun İsyanı, Yıldız Suikastı, Taşnakların organize ettiği terör ve isyan faaliyetleridir.

Ermeni milliyetçiliğinin teröre ve dış desteklere bu derece bel bağlaması sebepsiz değildir. Ermeniler bilhassa Doğu Anadolu’da yaşıyor olmalarına rağmen Anadolu’nun her tarafına yayılmışlardı. 19. Yüzyılın ikinci yarısındaki antlaşmalarda veya Islahat programlarında Ermeni vilayetleri olarak adlandırılan altı vilayetin hiçbirinde Ermeni nüfus çoğunluk değildi. Hiç bir Osmanlı sayım sonucunda ve büyük devletlerin konsolosluk raporlarında Ermeniler Doğu Anadolu’da çoğunluk olarak gösterilmez, Ermeni patrikhanesinin rakamlarında bile Ermenileri Türklerden fazla gösterebilmek için Doğu Anadolu’daki Müslümanlar suni ayrımlara tabi tutulmuşlardır.

Nüfus bakımından azınlık olmalarının yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermenilerin önemli bir kesimi Türklerle, Türkçe’yle, Türk kültürü ile kaynaşmışlardı ve ihtilalci örgütleri desteklemiyorlardı. Söz konusu örgütlerin Ermeni halkını hedefleri istikametinde harekete geçirebilmek için başvurdukları yöntemi, Hınçak örgütüne mensup bir ihtilalci, İstanbul’daki Robert College’nin müdürü olan Amerikan Protestan misyoneri Cyrus Hamlin’e şu cümlelerle anlatmıştır: “Hınçak çeteleri Türkleri ve Kürtleri öldürmek için fırsat arayacaklar, onların köylerini yakacaklar ve sonra dağlara kaçacaklar. Bunun üzerine, tahrik edilmiş Müslümanlar savunmasız Ermenilere barbarca saldıracaklar. Rusya da insanlık ve Hristiyan uygarlığı adına, ülkeye girecek ve ele geçirecek… Biz Ermeniler özgürlük istiyoruz. Avrupa Bulgar dehşetine kulak verdi ve Bulgaristan’a özgürlük sağladı. Milyonlarca kadın ve çocuğun acı haykırışları ve kanlarının akmasıyla bizim de sesimizi duyacaktır… Kesinlikle istiyoruz. Bunu yapacağız.”

(Devamı cuma günü)
Yazarın Tüm Yazıları