Çocuğum 29 yaşına geldi, hálá iş peşinde koşuyor

ÜNİVERSİTE kapılarından çıkan öğrencilerimiz işsiz... Mezun oldukları bölümlerde eğitim aldıkları dalları unutmaya başlıyorlar.

Hepsi de sosyal bir güvenceden yoksun; sinemaya gidecek, bir kitap alacak parayı bırakın bir çay içecek parayı bile ailesinden beklemek zorunda.

Ankara'dan Ümit Engin adlı baba, oğlunun halinin ne durumda olduğunu şöyle ifade ediyor:

‘‘Benim oğlum istediği bölüme girebilmek için iki defa sınava girdi. Dört yıllık öğrenimden sonra 24 yaşına geldi. Askerlikten sonra yaş 26-27'ye geldi. Üç yıldır bir işe girebilmek için çeşitli kurumların açtığı sınav kapılarını aşındırıyor. Şimdi 29 yaşında ve işsiz.

Devlet daireleri, askeri kanat, özel şirketlerin bazıları işe almak için 27 yaş sınırı koymaktadırlar. Ülkemizin ahvali düşünülerek yaş sınırının 30-32'ye çekilmesi gerekmiyor mu? Bu binlerce üniversite mezunu genci rahatlatacaktır.’’

Bu çocuklar kaç yaşında bir işe girecek, cebinde para görecek, sigortalı olacak, evlenecek ve yuva sahibi olacak?

Durumumuz çok vahimdir.

Yine bir gümrük hikayesi

AMERİKA'dan bir e-mail mesajı: Sıradan bir vatandaşım, yani gümrükten yakınan işadamı gibi fabrikalarım filan yok. Amerika'dan Türkiye'ye kesin dönüş yaptık birkaç yıl önce... Tabii evimizi toplayıp getirdik. Evimiz dediğimiz de sıradandır. Çoğunlukla kitaplar, CD'ler tabak-tencere, fotoğraf, resim, bir adet üçlü sepha, sallanan koltuk, kışlık-yazlık kıyafetler, yani ıvır zıvır... İçinde TV bile yok. Gümrükten geçirirken çektiğimiz işkenceyi anlatamam. Ödenen rüşvetin haddi hesabı yok. Teker teker de vermiyorsunuz. Parayı ortaya koyup bölüşüyorlarmış, her hafta mı, her ay mı, neyse.. Bana Almanya'dan kesin dönüş yapıp bütün eşyasını 'alın başınıza çalın' diye gümrükte terk edenler olduğunu söylediler.

Sayın Bayer, Türkiye'de o sırada istediğimiz ortamı yaratamadık, geri döndük. Bir daha yine kesin dönüş yapmak istesek ne olacak, bilmiyorum. Eşim (Amerikalı) ‘‘Her şeyi Amerika'da depolarız, işler yürürse de kitapları filan bavullara sokar, gerisini çöpe atarız. Bir daha ben oralarda sürünemem’’ diyor. İşte sıradan bir vatandaşın sıradan eşyalarının hikayesi... Çok özel bir hikaye değil, ama yaşanan bir olay.

Amerika'dan eşyalarımızı geri getirme hikayemizi anlatmayayım. Pek sıradan... Devletin aldığı ücretleri ödedik, mallarımızı aldık.

Gümrük memurlarının devletten aldığı ücret sahip oldukları mallarla karşılaştırılırsa, aradaki farktan hesap sorulsa belki faydası olur. Ya da çok mu naif düşünüyorum.

(İsmim sizde saklı kalsın. Bir de gümrükte 'fişli muamelesi görmeyeyim.)

Yağ sökücünün içinden kezzap çıktı

BİRKAÇ hafta önce Mecidiyeköy Ortaklar'daki GİMA'dan mutfak fayanslarını temizlemek için 'Guard' marka yağ sökücü sprey aldım. Fayansları spreylerken boğaz yakan bir koku ile gözlerimden yaş gelmeye başladı. Fayansın üzerindeki birkaç damla sıvı koluma sıçradı. Kolumda müthiş bir yanma ve kızarıklık oluştu. Ürünü incelediğimde yağ sökücü değil 'kezzap' olduğunu anladım. Çocuklu bir evde ufak bir unutkanlık sonucu böyle ürünlerin geri dönülmez hayati zararlara yol açtığını gazetelerde defalarca okumuşuzdur. Yağ sökücü diye satılan bir ürünün içinden kezzap çıkması büyük bir sorumsuzluktur. 'Dekon' firmasını bu ürünü kezzap adı altında satmaya, GİMA mağazasını da sattığı ürünler konusunda daha dikkatli olmaya davet ediyorum.

Belma KAHVECİ-İSTANBUL

‘Kıbrıs milleti’

KIBRISLA
ilgili görüşmelerin 19 şubatta başlayacağı bildirilirken, Tepebaşı'nda 'Dayan Denktaş Türkiye Seninle' nöbeti 6. gününü doldurdu. Birçok kurum ve kuruluş karakış ortasında nöbete destek veriyor. Ortak slogan; ‘‘Kıbrıs'ı savunmak Türkiye'yi savunmaktır.’’

İP
Genel Başkanı Doğu Perinçek şöyle diyor:

‘‘Annan, BKC'nin bayrağı grafiklere çizdirecek. Dünyada hangi gerçek devletin bayrağını grafikçiler çizmiştir? Annan, 1 Mayısa kadar bir Kıbrıs milleti yaratmayı becerebilecek midir? Kıbrıs eşeğin sıpalaması için bile 12 aylık bir süre gerekiyor’’ diye soruyor. Muharip Gaziler Derneği Genel Sekreteri Orhan Çağlar ‘‘Rengi ve şekli belli olmayan bir bayrağı kim, nasıl kabul edebilir?’’ diyor.

Kar lastiği niye bilinmiyor

İSTANBUL'dan bir okurumuz haklı bir noktaya işaret ediyor: Yıllardır her türlü hava koşulunda uzun yola giden bir sürücüyüm. İstanbul kara gömüldü ve zincirsiz araçların yola çıkması yasaklandı, cezalar uygulanıyor. Ancak ‘kar lastiği’ diye bir şey var. Bu lastiklerin üzerinde özel işaretler vardır.

Bu lastiklerle Bolu, Balıkesir, Manisa gibi karlı yollardan sorunsuz geçtim. Bunları tüm Avrupa ve dünya tanıyor ve hatta Uludağ Jandarması da biliyor ve kar lastikli araçlara izin veriyor.

Gelgelelim İstanbul'da polis nedense zincirden başka şey tanımamakta ısrarlı. Bu yüzden kar lastiği takılı aracımla normal otoyollardan işime gücüme gidemiyorum.

Trafik Denetleme Şubesi, ‘‘Vilayet'in emri var, zincirsiz araca müsaade edilmeyecek’’ demiş. Ne yapılabilir? Bu talimatlar düzeltilebilir mi?

Biliyor musunuz?

AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday olan beş aday adayından sadece AKP Büyükşehir Meclis Grup Başkanı Ümit Özerol'un eşinin başının açık olduğunu... 'Dernek görümünden kitle partisine kavuşturamayacağını gördüğü için' LDP Genel Başkanlığından istifa eden Emin Şirin'in, kendi anlayışına göre kendi 'kitle' partisi kuracağını... Avcılar'ın DSP'den istifa ederek CHP'ye geçmek isteyen Mustafa Değirmenci'nin ilçe örgütünün karşı çıkmasına karşın Genel Merkez tarafından aday gösterileceğinin öğrenildiğini... Avcılar ANAP Meclis üyesi İrfan Yıldırım'ın, Havuz Meydanı'na 'Cem Karaca' adının verilmesini önerdiğini... AKP'li Zeytinburnu Belediyesinin mali işlerden sorumlu Başkan yardımcısı Yaşar Erdoğan'ın GOP Bolluca beldesinde bir malikane inşaa ettirdiğinin ortaya çıktığını...

Mesaj panosu

MAFYA,
siyaset, cinayet, kumarhaneler vs. iç içeliğini yeteri kadar yaşadı bu ülke. Shov TV'de 'Kurtlar Vadisi' dizisindekilere de hiç yabancı değil bu toplum; Alaettin Çakıcı, Abdullah Çatlı, Ö.Lütfü Topal vs... RTÜK bu diziler karşısındaı neden görevini yapmıyor?

D.S.-İSTANBUL

KAMUDA kadro karşılığı sözleşmeli çalışmaktayım. Fiili olarak 3. derecede olmam sebebiyle yeşil pasaport alabilmeliyim. Ama alamıyorum. Pasaport Kanunu'nda bulunan 14. maddeye fiili durum şartının getirilmesi gerekmiyor mu?

Gültekin ŞENER GAZİANTEP

Unutmayın

MERMİLERİN adresini şaşırdığı görülmüştür.

Ancak güller ve çiçeklerin adresi daima seven kalpler olmuştur.

GÜNÜN SÖZÜ

‘‘Tayyip Erdoğan benden intikam alıyor.’’

(Eski İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürü Adil

Serdar Saçan)

Vali Muammer Güler'den: Haydi sokak ve evlerimizin önünü kardan temizleyelim.
Yazarın Tüm Yazıları