Çelikel, Erdoğan’a itiraz eder mi?

RECEP Tayyip Erdoğan'ın önü açıldı mı? TCK'nın 312/2'den (bölücülük) sabıka kaydının silinmesi için Diyarbakır 2 nolu DGM'ye kararı veren mahkeme olduğu için başvurdu.

Önceki ay talebi reddedildi.

Reddedilen sabıka kaydının kaldırılması isteminin kabulü için 4 nolu DGM'ye itiraz etti.

Dün itiraz kabul edildi.

Ancak Diyarakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Adalet Bakanlığı'na yazılı emir yoluyla itiraz hakkı vardır.

Ayrıca Adalet Bakanı Prof. Aysel Çelik'in de itirazı kabul eden mahkemenin kararına karşılık yazılı emir yoluyla bozulması için bizzat Yargıtay'a başvurma hakkı ve sorumluluğu vardır. Ve Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz etmesini de emredebilir.

Yani ikili bir yol vardır.

Dün Diyarbakır 3 nolu DGM'nin kararı üzerine TV ekranlarına çıkan bazı hukukçuların ileri sürdükleri gibi 4 nolu DGM'nin kararı kesin değildir. Çünkü mahkumiyet kararını veren ve sabıka kaydının kaldırılması talebini reddeden 3 nolu DGM'ye bağlı Diyarbakır DGM Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararını kaldıran 4 nolu DGM'nin kararı aleyhine itiraz hakkı vardır.

Yazılı emir yoluyla bozma, temyiz edilmeksizin kesinleşen kararlarla sınırlı değildir.

CMUK'un 343. maddesinin son fıkrasına göre, 'eğer bozma davanın esasına halletmeyen Erdoğan'ın itirazını kabul eden Diyarbakır 4 nolu DGM kararı gibi mahkeme kararları hakkında ise yeniden yapılacak inceleme ve araştırma neticesine göre gereken karar verilir.

DGM Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakanı itirazın kabulü kararının kaldırılması için Yargıtay'a başvururken sabıka kaldırma kararının,tehirini istemeyi de unutmamalıdır.

Nurettin KAPTAN- Avukat-ANKARA

Denizci adayları


ARMATÖR okurumuz ‘‘Size denizcilerle ilgili çok şeyler anlatmak gerekiyor; Bülent Ulusu, Demirel, Mesut Yılmaz, Denizbank, Emlakbank, Yüksel Yalova, Didaş, Özelleştirme, Yılmaz Karakoyunlu... krediler, fonlar konusunda çok şeyler anlatmamız lazım’’ diyor.

İlk kısa notu: ‘‘Tayyip Bey'e Büyük Kulüp'te verilen içkisiz yemek doğrudur. Sadece Cengiz Kaptanoğlu AKP'den aday değildir; daha başkalarının da yüreğine siyaset koru düşmüştür. Tersane sahibi Murat Torlak, armatör Faruk Ürkmez ve Liman Dok Gemi İşleri Sendikası Başkanı Nazım Tur...’’

Yargıya ayrılan binde 7'lik payla hukuk düzeltilmez


YENİ adli yıl başlarken İzmir Barosu Başkanı Noyan Özkan, yargıdaki sorunları ve çözüm önerilerini sıralayan bir açıklama yaptı.

Açıklamada bizim ilginç bulduğumuz konular özetle şu noktalarda toplanıyor:

- Yargıya bütçeden ayrılan binde 7'lik pay komiktir. Bu parayla mahkemelerin araç gereç ve personel gereksinimi karşılanamaz. Adliyelerde yıl ortası geldiğinde ödenekler bitmekte, karar yazacak ve gönderecek káğıt ve posta pulu bile bulunmamaktadır.

- Adalet Bakanlığı'na bütçeden ayrılan pay en az % 5 olmalıdır. Örneğin 10 yıl önce temeli atılan ve bugüne kadar 13 bakan eskiten İzmir Adliye binasının henüz yarısı bitirilebilmiştir.

- Hukuk Fakültesi enflasyonuna son verilmelidir. DPT verilerine göre üç hukuk fakültesi Türkiye'nin gereksinimleri için yeterliyken, kötü politikalarla hukuk fakültesi sayısı 32'ye çıkarılmıştır. Artık bir tane bile hukuk fakültesi açılmamalıdır.

- Anayasa değişiklikleri yetersizdir. 1995 ve 2001'de Anayasa'da olumlu değişiklikler yapılmakla birlikte 12 Eylül darbesinin 'önce devlet, sonra yurttaş' felsefesi devam etmektedir. Anayasa'nın geçici 15. maddesinin tamamı kaldırılmalı, 12 Eylül yöneticileri aynen Yunanistan, Arjantin ve Şili'de olduğu gibi yargı önünde hesap vermelidir. Ayrıca DGM'ler mutlaka kaldırılmalıdır.

- Karakollarda, gözetim yerlerinde işkence ve pek fena muamele devam etmektedir. Adalet ve İçişleri Bakanlığı, işkence olaylarına etkili ve ciddi biçimde yaklaşmıyor.

- AİHM gündemindeki 20 bin başvurudan yaklaşık 4000'i Türkiye'den yapılmıştır. Özellikle hazırlık soruşturmalarında adil yargı ilkesini ihlal eden savcı, vali, kaymakam ve güvenlik güçlerinin ağır kusurlu davranışları nedeniyle devlet hazinesinden başvuruculara ciddi miktarlarda tazminat ödenmektedir. Türkiye hükümeti ödediği tazminatları, bunlara neden olan kamu görevlilerine dava açmak suretiyle rücu etmelidir. İnsan haklarını ihlal eden kamu görevlisi bunun sonucuna katlanmalıdır.

- Hakim ve Savcılar Kurulu'nda, Adalet Bakanı ve müsteşarı yer almamalıdır. Adalet Bakanlığı'ndan bağımsız bir sekreterya ve teftiş kurulu oluşturulmadığı sürece ülkemizde 'hákim ve savcıların bağımsızlığı' sağlanamaz.

Ya Zaimoğlu'nun kendi yaptıkları?


GİRESUN Milletvekili Rasim Zaimoğlu'nun feryatlarını okuyoruz. ‘‘12 milyon Giresunlunun, 20 milyon Karadenizlinin gönlündeyim’’ diyor. Acaba kimlerin gönlünde? Bir yıldır Giresun'u ANAP-DYP ekseninde gerdiler. Giresun'a hiçbir yatırım yapmadıkları gibi partizanlıkla kilit noktalara atadıkları insanları birbirlerine düşürdüler. Bu seçimde ‘‘Ölülere oy kullandırdılar’’ diyor. Fakat geçmiş yıllarda kendisi de paralı adamlarına yaptırıyordu. Giresun onu artık defterden sildi. Kendisi ancak spor sahalarında şov yapabilir.

Meliha TİRYAKİ

Uğur Aksöz, CHP'ye hayırlı olsun!


ADANA'dan fakslar ve mektuplar alıyoruz... Anlatılan özetle şöyle: ‘TÜRKBANK olayında Meclis kürsüsüne çıkıp CHP'yi yerden yere vuran; siyasi çalışmalarını yürüttüğü bürosunda görüştüğü kişileri gizli kamerayla kaydeden Adanalı siyasetçinin kim olduğunu biliyor musunuz?

Bu siyasetçi Uğur Aksöz'dür.

Kendisi hakkında Adana'daki yerel Metro TV ve Tempo TV'de yapılan söyleşilerde vatandaşların ne söylediklerini CHP Genel Sekreteri Önder Sav ve Eşref Erdem biliyor mu? Sayın Baykal dilerse, Mesut Yılmaz'a, ANAP'ın grup başkanvekili olmasına karşın Aksöz'ü 1999 seçimlerinde neden milletvekili adayı göstermediğini sorabilir.Yılmaz'ın, bir dönem ‘‘kara kutusu’’ sayılan bu siyasetçi yandaşını listesine almadığına göre CHP nasıl aday gösterir? Baykal'ın Aksöz'e diyet borcu olamaz.’’

Alınlarını karışlarım


PARTİM hakkında ben ağzımı açmadım; sadece milletvekili adayı olmayacağım dedim. Siyasete milletvekili olmadan da hizmet edileceğini göstereceğim. Beş kez parlamentoya girdim, samimi şekilde de ayrılıyorum. Bana yönelik konuşacaklar önce, ‘‘Ben Akarcalı'dan fazla hizmet ettim’’ deyip karşıma çıksınlar. Alınlarını karışlarım bunların.

O bahsettikleri İstanbul sıralaması da şaibeliydi. Mesut Bey de bunu biliyordu. Bu seçimle ilgili başka bir şey söylemek istemiyorum, konuşursam zararlı çıkacaklar olur.

Bülent AKARCALI-ANAP

İstanbul Milletvekili


Veziroğlu haklı


ALİ Haydar Veziroğlu'nun görüşlerini aktaran bölümde yer alan mesaj, gerçekten içimi rahatlattı. Uzun süredir birilerinin çıkıp da bu düşünceyi seslendirmesini bekliyordum. Evet... Aynen katılıyorum. Bir etnik grubun, grup adına pazarlık etmesi veya bunu alenen yapması hiçbir mantıkla bağdaşmıyor. Ve hiçbir siyasi lider bu gruba ‘‘oy talebi için kendileriyle masaya oturamayacağını’’ söylemiyor.

O kullanmak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının bir gereğidir.

Oy kullanmaya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak gidilir. Alt kimliklerin ayrı bir kimlikmiş gibi siyasi parti liderleriyle masaya oturması yanlıştır.

Yavuz BACACI

Cevahir: ANAP'a yazık oldu


ANAP'tan İstanbul milletvekili adaylarından işadamı İbrahim Cevahir, ‘‘ANAP nasıl kurtulur?'' yazısını üzüntüyle okuduğunu söylüyor.

‘‘Bunun yanında hálá ANAP'lıyım. Geçmişte ANAP çok iyi bir partiydi; ama yazık oldu.

ANAP'ın geleceğini bekliyorum.

Geleceği ne olur, kurtuluş reçetesi ne diye sorulursa... Mesut Yılmaz'ın başından gidişidir.

ANAP'ın geleceği de odur.’’

- Mesut Yılmaz'a kırgın mısınız?

- Liderler demokrasiye yaptıkları yanlışların ve haksızlıkların zulmünü çekerler. Ama bugün vitrine koyduğun zaman en başarılı ve güzel lider o... Dış dünyaya bakınca da öyle... Ama çok haksızlık yapıp demokrasinin ırzına geçersen, hem kendini hem partini bitirirsin.
Yazarın Tüm Yazıları