Bu ağırlığı döviz rezervleri taşıyamaz

2013’ün son günlerinde ülkenin üzerine çöken ağırlık, siyasete de ekonomiye de ağır gelmeye başladı.

Haberin Devamı

Sadece küresel ekonomideki değişimden kaynaklanacak ağırlığı mevcut dengelerin taşıyıp taşımayacağını tartışırken, Merkez Bankası yönetimi başta olmak üzere, ekonomi yönetiminin aldığı kararlarla
bu yükün arttığını gözledik. Bu da yetmedi, kartopu gibi büyüdüğünü gözlediğimiz yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, dün de bakan istifaları ve bir bakanın “Başbakanın istifasını istemesi” ile çok daha büyük bir boyut kazandı.
Tüm bunlar doğal olarak piyasada keskin hareketlere neden oluyor.
Peki, mevcut yönetim giderek ağırlaşan bu krizi yönetecek güçte görülüyor mu derseniz, kesinlikle yönetilebilir olmaktan giderek uzaklaşıldığını artık herkes görmeye başladı. İşin kötüsü hava gün geçtikçe ağırlaşmaya devam ediyor.
Tüm bunlar yaşanırken Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yaptığı açıklamalar ise varolan küresel ve iç sorunların pek de farkında olunmadığı izlenimini veriyor. Başkan Erdem Başçı hâlâ, yılın son günlerinde ve Ocak ayında toplam 6 milyar dolar satacağını, böylece kurları dengeye getireceğini söylüyor. Hem de bunları klasik para politikası aracı olan faizi kullanmaya gerek duymadan yapacağını iddia ediyor...
Şunu baştan söyleyelim ki; Türkiye’nin mevcut döviz rezervlerinin yaşanan bu ağırlığı taşıması imkansız. Yaşanan bu gerilim, biran önce doğru ekonomik politikalara dönülmediği takdirde, bırakın ayda 3 milyar dolar satmayı, 30 milyar dolar satılsa bile dengeleri korumaya yetmeyecek gibi gözüküyor.
Daha önce de söyledik, tekrarlamakta fayda var; yaşanan siyasi gerilim küresel ekonomideki büyük değişim ve bunun yönetilemeyeceği bir ortamın üzerine geldi. O nedenle ekonomideki bozulmayı bu kadar ağır yaşıyoruz. Eğer daha önceden önlem alınıp, zaten beklenen bu küresel değişime karşı daha hazırlıklı olunsaydı, doğru parasal politikalara dönüp piyasaların önünü görebilmesi sağlansaydı, belki de bu kadar ağır yaşamamız gerekmeyecekti. Yanlış politikalarda ısrar edilmesi ise ileriye dönük yükün taşınabileceği, yönetilebileceği konusunda hiç bir umut vermiyor.

2014 BANKALAR İÇİN DE ZOR OLACAK

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın 2013 yılının bu kadar zor geçeceğini tahmin edemediğini söylerken, “belli olmaz bakarsınız 2014’de işler duruluverir” diyerek, bence yine erken konuşmuş. Çünkü hem küresel gelişmeler hem de içeride yaşananlar, 2014’ün zaten çok zor geçeceğini ortaya koyuyordu. Yolsuzluk operasyonu olmayıp, siyasi çatışma normal düzeyinde kalsaydı bile,
2014 yılının zor geçeceği belliydi. Goldman Sachs’ın daha yeni rapor yayınlayıp, “önümüzdeki 10 yılın gelişmekte olan ülkeler için zor geçeceğini” söylediğini ve piyasada bu yönde genel bir kanı olduğunu bilmesine rağmen bir Merkez Bankası Başkanı nasıl böyle bir açıklama yapıyor, sürekli olarak itibarından yemeyi göze alıyor, anlaşılır gibi değil...
Daha dün geçmiş 20 yıl ekonomisinin en büyük şahitlerinden biri olan, bu süreci başarıyla yönetmiş bir bankacı olan Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen “2014 yılının son 10 yılın en zor yılı olacağını” söyledi ve haklı da...
Ekonomi yönetimi uyguladığı
yanlış politikalarla son dönem ekonomideki en büyük dayanağı oluşturan sağlam bankacılık yapısını da tehdit etmeye başladı. 2013 sonunda sermaye yeterliliğinde en az 2 puan düşüş beklenen bankacılık sistemi, otoritenin yükün neredeyse tüm ağırlığını kendi üzerine yıkmasından artık olumsuz etkilenmeye başladı. Mevcut politikalarda ısrar edilmesi, karlı diye sürekli üzerine yüklenilen sektörü de yakında zor duruma sokabilir.
Özetle; her açıdan kötü yönetim örnekleri görüyoruz.

Yazarın Tüm Yazıları