Asker Megane Sedan’a şapkayla rahat biner

İSTANBUL Yeşilköy CNR’dayız... Uluslararası 10. Auto Show Fuarı’nın ‘VIP ve basın’ açılışı var...

Kurdelayı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Mehmet Yıldırım ve Otomobil Distribütörleri Derneği (ODD) Başkanı Yüksel Mermer birlikte kesiyor.

Sonra CNR yönetim kurulu üyeleri Prof. Aydın Ayaydın, emekli Orgeneral Çevik Bir, Prof. Demir Budak ve Şengün Kaptanoğlu ile birlikte standları geziyoruz.

Çevik Bir’i gören Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, ‘Önce bizim standdan başlayın’ diyor. Bir, konuyu hemen makam otomobillerini Türkiye’de üretilen araçlardan seçme konusuna getiriyor: ‘Fransa’da Başbakan’ın, bakanların makam otomobili seçimi nasıldır? Renault mu kullanıyorlar?’

Aybar,
yanıtlıyor: ‘Fransa Başbakanı’nın makam otomobili Renault Vel Satis’dir. Ancak, Peugeot ile Renault arasında denge kuruyorlar.’

Bu formül Bir’in hoşuna gidiyor: ‘Tümüyle milliyetçi davranalım, hiç ithal otomobile binmeyelim demiyorum. Ancak, makam araçlarında böyle davranmak yerli sanayi için önemli katkı olur diye düşünüyorum.’

İbrahim Aybar
, sadece Türkiye’de üretilen Megane II Sedan’ın önünde duruyor: ‘İşte bizim gururumuz. Tam 84 ülkeye ihraç ediyoruz.’

Sonra kapıyı açıp, Çevik Bir’e Megane II Sedan’la ilgili bir ayrıntı veriyor:

‘Efendim bakın aracımızın tavanı oldukça yüksek. Askerlerimiz Megane II Sedan’a şapkalarını çıkarmadan rahatlıkla binebilirler. Oturduklarında şapka asla tavana değmez. Biz bunun testlerini çok yaptık. Buna çok dikkat ettik.’

Renault’un Türkiye’de Oyak Grubu’yla (yani orduyla) ortak olduğunu düşününce, ‘askerin şapkayla otomobile binme rahatlığı’ daha da anlam kazanıyor.

Aybar, Megane’la yakaladıkları ihracat başarısından memnun. İç pazarda tüm otomotiv sektörü temsilcileri gibi sık sık yükselen vergilerden yakınıyor.

Aynı vurguyu ODD Başkanı Yüksel Mermer de yapıyor: ‘7.5 milyar dolarlık otomotiv ithalatının sadece 2.6 milyar doları otomobil. İthal yedek parça ihraç edilen araçlarda kullanılıyor. Vergilerle üstümüze gelmeyin.’

Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Başkanı Turgay Durak’a ‘İşler nasıl?’ diyorum, gülüyor: ‘Bu kadar yüksek vergilerle nasıl olsun ki.’

Durak
da ihracatla moralini yüksek tutuyor: ‘Gölcük’teki Ford fabrikasından haftada 4 gemi ihracat seferine çıkıyor. Günlük üretim 790 aracı buluyor.’

Mercedes-Benz Türk Pazarlama ve Satış Direktörü Eşref Biryıldız, ‘Otomobili sevdamızı vergiyle engelliyorlar’ benzetmesi yapıyor.

Nesim Malki cinayeti ile Türkbank skandalından yargılanan, yurtdışına kaçıp, sonra hapse de giren Erol Evcil’in fuarda ‘VIP tur’ atması dikkatimi çekiyor.

Otomobil alıcısı Fuar indirimi kolluyor, standlarda sıkı pazarlık yaşanıyor.

‘Vergi darbesi’yle sarsılan otomotiv sektörü, canlılığı Fuar’da arıyor. İhracatı 10 milyar dolara koşan bu sektörü daha fazla sarsmayalım...

Unutmayalım, otomotiv yatırımı çekmek için pusuda bekleyen çok ülke var...

Allah kaza vermezse kuruşuna kadar öderiz

ATATÜRK
Havalimanı Dış Hatlar Terminali ile markaya dönüşen TAV’ın Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kantur, Başkan Yardımcısı Hamdi Akın ve CEO’su Sani Şener, Türk özel sektörüne verilen en uzun vadeli krediyle ilki başarmayı kutluyor.

Masada krediyi aldıkları Alman Bayerische Hypo-und Vereinsbank İcra Kurulu Üyesi Marcus Kleiner ve ekibi de var.

Akın, Esenboğa Havalimanı’na aldıkları 12 yıl vadeli 178 milyon Euro kredi için şöyle diyor: ‘Bu, Türkiye’de ekonomik istikrarın oturduğunu gösteriyor. ‘Allah kaza bela vermezse’ aldığımız krediyi son kuruşuna kadar öderiz.’

Ödemeyle ilgili yanıt Marcus Kleiner’den geliyor: ‘İlk aldığınız krediyi süresinden önce ödediniz. Biz de TAV’la çalışmaktan çok memnunuz.’

TAV artık Kahire ve Kiev’le damgasını dışarıya da vurmaya hazırlanıyor. Ayrıca Hindistan, Tunus ve Libya’ya da yöneliyor.

Tahran İmam Humeyni Havaalanı için de İran’ın son kararını bekliyor.
Yazarın Tüm Yazıları