• GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR ARENA
  • VİDEO
  • SEYAHAT
  • KELEBEK
  • YAZARLAR
  • SON DAKİKA
  • Rüyadayım, öyleyse varım!

    Düşünün ki çok derin bir uykudasınız, rüya görüyorsunuz ve dışarıdan sorulan soruları anlayabiliyor, doğru yanıt verebiliyorsunuz. Merak etmeyin, bilinçaltınızdaki sırlar hemen ortaya dökülmüyor. Çalışmalar oldukça başlangıç düzeyinde... Yine de bilimsel ortamda rüyaların içine ilk kez girilmesi önemli bir adım.

    Rüyada olduğunuzun farkına varıp bilinçli hareket etmeye başladığınız, rüyayı istediğiniz şekilde yönlendirdiğiniz bir deneyim yaşadınız mı? ‘Lusid rüya’ adı verilen bu fenomen, bilim çevrelerinde etkileşimli rüya deneyimi olarak tanımlanıyor. Rüyalar hakkında pek az şey bilindiği malum. Kimi insanların rüyalarında bilinçlenerek kontrolü ele alması bilim dünyasında her zaman ilgi çeken bir konuydu. Önceki hafta Current Biology’de yayımlanan bir makale bu alanda nihayet bir ilkin gerçekleştiğini duyurdu. Biliminsanları derin uykudaki insanlarla lusid rüya gördükleri sırada iletişime geçmeyi başardı.

    Northwestern Üniversitesi’nin öncülük ettiği uluslararası deney; ABD, Hollanda, Fransa ve Almanya’daki laboratuvarlarda gerçekleşti. Toplam 36 deneğin katıldığı çalışmada lusid rüya deneyimi olanların yanı sıra bu tip rüyalara fazla aşina olmayan denekler de yer aldı.

    Araştırmayı yürütenler arasından doktora öğrencisi Karen Konkoly, Vice’a verdiği röportajda lusid rüya görebilenler üzerinde daha önce farklı deneyler gerçekleştirildiğini anlatıyor. Bazılarının rüyalarında birbiriyle iletişim kurabildikleri ve önceden belirlenen görevleri hatırlayabildikleri kaydedilmiş. “Bizi şaşırtan, derin rüya gören birinin ilk defa söylediğimiz bir cümleyi anlayabilmesi ve doğru yanıt vermesi oldu” diyen Konkoly, bilimsel ortamda rüyaların içine ilk kez girildiğini ifade ediyor. 

    Uyanınca da hatırlıyor

    Düşünün ki çok derin bir uykudasınız, rüya görüyorsunuz ve sorulan sorulara doğru yanıt verebiliyorsunuz. Merak etmeyin, bilinçaltınızdaki sırlar hemen ortaya dökülmüyor. Çalışmalar oldukça başlangıç düzeyinde...

    Rüyadakilerle iletişime geçmek için ilginç bir yöntem seçilmiş. Denekler gözbebeklerini belli yönde hareket ettirerek yanıt veriyor. Derin uykuya geçen 19 yaşındaki ABD’li bir denek rüya gördüğü sırada sekizden altıyı çıkarması istendiğinde gözbebeklerini soldan sağa iki kez hareket ettirerek doğru yanıtlamış. Bu şekilde yapılan deneylerin yüzde 18’inde doğru yanıtlar verilmiş. Yüzde 17’sinde yanıtlar anlaşılamamış. Yüzde 3’ünde yanlış yanıtlar alınırken yüzde 60’ında herhangi bir yanıt kaydedilememiş. Oranlar yetersiz görünmesin; bu tip deneylerde tek tük doğru yanıtlar bile yeterli sayılıyor. Araştırma görevlisi Konkoly “Sonucunu hemen veren bir deney. Verileri analiz etmenize gerek yok. Denekler karşınızda uyurken soru soruyorsunuz ve uykusunda yanıt veren insanlar var!” diyor. Doğru yanıt veren denekler yaşadıkları deneyimi gayet net hatırladıklarını anlatıyor.

    Geliştirilen yöntem, okyanusu keşfetmek için kıyıdan gözlükle suyun altına bakmaya benziyor. Ancak ilk defa suyun altındaki bir canlı, izlendiğini fark edip gözlemciye yanıt veriyor. İşte bu andan itibaren olasılıklar katlanarak artıyor. Suyun altındaki ile iletişim gelişirse kim bilir bizi hangi derinliklere götürüp neler neler gösterebilir...

    Rüyaların gizemli dünyasında bana en ilginç gelen nokta, deneyimlenen gerçekliğin fiziki dünyadan farksız olması… Uyku sırasında beş duyumuz pasif olduğu halde rüyalarımızda görüyor, duyuyor, dokunuyor, hatta koku ve tat alabiliyoruz. Üstelik hissiyatı gerçeğinden farksız biçimde... Hatta kimi zaman uçabiliyor, dünyada yapamadıklarımızı yapıp gerçek ötesi deneyimler yaşayabiliyoruz. Sanal gerçeklik gibi... Azı yok fazlası var... Öyleyse aklıma şu soru geliyor; bilincimiz duyu işlevleri olmadan yaşamı böylesine deneyimleyebiliyorsa, ‘yaşamak için’ her zaman bir bedene ihtiyacı var mı?

    Zihin kalıpları aşılıyor


    Lusid rüya tekniği pratik yaparak geliştirilebiliyor. Belli yöntemlerle çalıştıkça bilinçli rüyalar giderek derinleşiyor ve netleşiyor. Rüya farkındalığıyla cesaretlenerek belli engelleri aşabilenler, aynı gelişimi gerçek hayatlarında da sergileyebiliyor. Örneğin, normalde kendini ifade etmekte zorlanan bir insan, rüyasında bilinçli olarak çekingenliğini aşarsa günlük hayatında daha girişken davranabiliyor.

    Üç temel ihtiyaçtan biri: Uyku

    Temel ihtiyaçlar denince akla önce nefes almak, su içmek ve yemek yemek gelir. Aslında uyku yemekten önemlidir. Yemek yemeden üç hafta kadar dayanılabiliyor. Uykusuzluğaysa sadece birkaç gün... Ardından bilinç kaybı başlıyor. En uzun uyumama rekoru 11 gün 25 dakikayla Randy Gardner’a ait. Beynimiz performansını sürdürmek için uykuya bedenimizden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Rüyaları analiz etmenin de akıl ve ruh sağlığını korumaya faydalı olduğu biliniyor.

    Oyun Dünyasının Netflix’i: GeForce Now

    Oyun tutkunlarının rüyaları gerçek oluyor! Konsol, PC, tablet farkı gözetmeden tüm popüler oyunlara tek platformdan erişim sağlayan GeForce Now, yakında Game+ sunucularıyla Türkiye’de hizmet verecek. NVIDIA tarafından geliştirilen bulut oyun ağı GeForce Now, arayüzüyle dijital TV platformlarını andırıyor. Yurtdışında aylık 4.95 dolar üyelik ücretiyle aralarında Fortnite, Cyberpunk, Assassin’s Creed’in yer aldığı yüzlerce oyuna erişim sağlayan platformun Türkiye sunucuları için ön kayıtlar başladı. geforcenow.com, gameplus.com.tr

    Diğer Yeni Yazılar

    BUNLARI DA BEĞENEBİLİRSİNİZ

    Alışverişe ayırdığınız zamana keyif katan ipuçlarını keşfedin!
    1 Mayıs’ta yeni dönem başlıyor! Ankete katıl, sen de deneyimlerini paylaş!
    İşini dijitale taşıyamak isteyen KOBİ’lere önemli ipuçları
    Şehrin odak noktasında yaşamanın avantajları
    İzini sür: Sağlıklı yaşam tabağında ne olduğunu bilmekle başlar!

    Yazarın Diğer Yazıları

    1. Hangi Salgın Aşkı Durdurabilir?
    2. İlk Adımı Atabilirsin Çünkü Seninle İlgileniyor
    3. Kadınlar Günü Öncesinde Erkeklere Sesleniyorum
    4. Bir Erkeği Sana Bağlayacak 5 Sübliminal Mesaj
    5. Alfa Erkeğin Dünyasında Yazılı Olmayan Beş Davranış Biçimi
    6. Sevgililer Günü'nün Dayanılmaz Hafifliği
    7. Mükemmel Bir Akşam Yemeği ve Ardından Ses Yok
    8. Boşanma Oranlarını Yükselten 5 Büyük Sebep
    9. İlk Görüşmede Bir Erkeği Etkileyen 5 Formül
    10. Kıl Payı Kaçan Aşkların Rüzgarında Savrulduk