Amerikan polisi

Allah’tan Amerika elendi gitti. Eğer bir daha Fritz Walter Stadı’na gelseydi, yandıydık.

Çünkü Kaiserslautern’de yaşayan çok Amerikalı var. Üstüne üstlük Amerika maçlarında kendi polisleri görev yapıyor. Alman polisi devre dışı kalıyor.

AMERİKA’nin ikinci maçı Kaiserslautern’deydi. Fritz Walter Stadı çok enteresan. Şehrin içindeki en yüksek tepeye yapılmış. Yani dağın tepesine. Hani eşeğe yükü vururlar, dik yokuşa salarlar ya. Bir müddet sonra hayvan zorlanmaktan yellenmeye başlar ya. İşte aynen öyle.

Istırap çektik

Kalbi olan, fazla yemek yiyip içki içen bu stada zor çıkar. Zaten araba ile ulaşmak yasak. Yürüyerek çıkıyorsunuz. Resmen dağın tepesine tırmanır gibi. Dinlene dinlene. Allah’tan Amerika elendi gitti. Eğer bir daha bu stada gelseydi, yandıydık. Çünkü Kaiserslautern’de yaşayan çok Amerikalı var. Üstüne üstlük Amerika maçlarında kendi polisleri görev yapıyor. Alman polisi devre dışı kalıyor.

Stada daha ilk girişinizde öyle bir arama yapıyorlar ki, inanamazsınız. Amerikalı görevli resmen gırtlağınızı sıkarak aramaya başlıyor. Göğsünüz, sırtınız, beliniz, kasık aralarınız ve bacaklarınızı en ince kıvrımlarına kadar sıka sıka arıyorlar.

İnsan bir tuhaf oluyor. Bir İtalyan seyirci arama yapılırken işi biraz eksejere ederek ahlar, ohlar, hoştlar çekerek, Amerikalı aramayı yaparken, aynı bir dansöz gibi kıvranarak seyredenleri kahkahalara boğdu. İşin daha başka ilginç bir yanı, ismi bende gizli bir TV spikerimiz bu arama sırasında Amerikalı kasıklarına dalınca "Ahh" diye çığlığı atıyor, Amerikalı polis de işaret parmağı ile tehdit ediyor.

"Ya doğru dürüst aratırsın, ya da pantolonu indirir gösterirsin" diyor. Bizim spiker "Erman ağabey dilimi iyice ısırdım, tekrar aramasına izin verdim ama mahvoldum" diyor.

Patenli polisler

Kaiserslautern’de bir başka enteresan görüntü daha vardı. Ayaklarına paten geçirmiş Alman bayan ve erkek polisler. O kalabalığın arasına araba veya motorla girmek mahsurlu. Çözümü öyle bulmuşlar.

Döner rezaleti

BİZ Türkler, birbirimizin kuyusunu kazmaya, çelme atmaya bayılırız.

Dönerciler arasında bir rekabet başlamış. Evlere şenlik, yani rezalet.

Aynı döneri 1.5 Euro’ya da, 3.5 Euro’ya da yiyorsunuz. Biz kendimizi akıllı zannediyoruz ama bu bir birlerini kıranlar geri zekalı.

Nürnberg’de Atlantik-1 adında bir dönerciye girdim. İki tane döner dönüyor. Birisi hindi, diğeri dana etiyle. İkisi de fabrikasyon değil. El yapımı.

Şöyle bir etrafa baktım. Bizden başka Türk yok. Bütün Almanlar orada yiyor. Ama fiyatı 3.5 Euro. Sen iyi mal yaparsan, akıllı Alman gelir senden alır. Aptal Türk ise 1.5 Euro olanı yer.

Hani hipokrat YEMİNİ...

MANHEİM Kulübü Başkanı Adnan Kahraman ile bir akşam Frankfurt’a giderken yol üzerinde bir restauranda uğrayıp yemek yedik. "Benden bir isteğin var mı?" diye sorduğumda, "Hocam kız futbol takımına oyuncu bulamıyorum. Aileler göndermiyor" dedi.

Bir gün Berlin’de arkadaşlarla otururken, elime Berlin’de görevli Türk doktorlarının adresinin bulunduğu bir kitapçık geçti. Şöyle bir karıştırdım. 4 tane kadın doğum uzmanı var. 4’ü de bayan doktor.

Neden? Çünkü bizim tutucu ailelerimiz, erkek kadın doğumcuya çocuklarını veya kadınlarını göndermediği için erkek doktor muayenehane açsa iflas edecek. Böyle bir ortamda nasıl çocuklarını kız futbol takımına gönderirler, sevgili Adnan’a anlatmak lazım.

Berlin’deki arkadaşlarımın ifadelerine göre, bayan eli sıkmayan erkek doktorlarımız bile mevcut. Bunlar nasıl tıp uzmanı anlamak mümkün değil. Ettikleri hipokrat yemini inkar ediyorlar demek ki, bu arkadaşlar.

Şehir yaşamıyor

ALMANYA’ya indiğim andan itibaren Dünya Kupası heyecanını yaşayamadım. Bunu yaşatmayan da Almalar. Sponsorlarla anlaşmışlar, fan-fest (yani taraftar festivali) adı altında statların yanlarına ve şehirlerin bazı bölgelerine luna parklar gibi alanlar meydana getirmişler.

Büyük ekran televizyonlar, ufak ufak dönerciler, fast-food’lar, biracılar. Alman yetkililerin buna bahanesi de güvenlik. Böyle olunca seyirci potansiyeli şehire yayılmıyor. Şehirlerdeki esnaflar ise kan ağlıyor. Yani şehir yaşamıyor, stat ve etrafı Dünya Kupası’nı yaşıyor.

Bazen öyle maçlar var ki, statta 50 bin, dışarda 80 bin kişi oluyor. Ama Alman için her şey para. İnsanları insan olarak değil, Euro banknotu olarak görüyorlar.

Asfalt böyle dökülür

ADAMLAR her şeyini mükemmel yapmak peşindeler. Hürriyet’ten bizim İsa Deveçeken ile birlikte Frankfurt’tan Dortmund’a gidiyoruz.

Asfalt dökümü yapıyorlar. 3 şeritli otobanın hesabını siz yapın. Devasa bir asfalt dökme aleti enlemesine asfaltı yekpare döküyor. Hani bizde önce biri, sonra diğeri dökülür de yağmur yağdıktan sonra o asfalt parçalanır ya. Adamlar bunu önlemişler.

Almanyalı Türkler

BU sefer şunu net bir şekilde gördüm. Almanya’da yaşayan Türklere Almancı demeyeceksin. Almancı diyeceğine, küfür etsen daha iyi.

"Biz Almanyalı Türkler’iz" diyorlar. "Tamam ilk vatanımız Türkiye ama ekmek yediğimiz yer de Almanya" diye devam ediyorlar. Bunların tamamı, Türk Milli Takımı olmadığı için Alman Milli Takımını destekliyorlar.

Tozlu tekila

HER zamanki gibi Frankfurt’ta Ahmet’in barına uğradım. Buzlu viskimi içerek maç seyrediyorum. Yanımda oturan Meksikalı elime acisso şişesi büyüklüğünde minik bir şişe verdi. Avucuma şişenin içinden biraz toz döktü. Yalamamı söyledi. Bir dil attım, tekila içmeme artık gerek kalmadığını anladım. Kurutulmuş tekila. Limon, tuz karışımı mükemmel bir tat.

15-20 sene sonra artık bu işler toz şekline dönecek. Mesela bir hap alacaksın, imam bayıldı. Bir hap alacaksın cacık tadına varacaksın. Bir hap alacaksın baklava olacak ve yemek işlemini tamamlayacaksın. Yok tekilayı içeceksin, sonra elindeki tuzu yalayacaksın, sonra da limon sıkacaksın. Geçti onlar artık.

Sellektör yasağı

ALMANYA’da yeni çıkan trafik yasasına göre, öndeki araca sellektör yapmak yasak. Çünkü öndeki aracın şoförünü panikletip kazaya sebebiyet veriyor diye bu yasağı getirmişler. İşin bir başka ilginç yönü ise resmi polisler dışında emekli olmuş eski polisler de yollara radar koyup ceza kesebiliyorlar.

Adres sormak

YURT
dışında adres soracaksan, bayanlara soracaksın.

Erkekler ya bilerek, ya bilmeyerek, ya da kabiliyetsizliklerinden seni alakasız yerlere gönderiyorlar. Bayanlara sorarsan, tam isabet.
Yazarın Tüm Yazıları