GeriEtkinlikler Oyunculuk sadece güzellikle yapılacak bir şey değil
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Oyunculuk sadece güzellikle yapılacak bir şey değil

Oyunculuk sadece güzellikle yapılacak bir şey değil

Farah Zeynep Abdullah yeni filmini, hayat hikayesini ve yaptığı işleri anlatıyor...

Öyle Bir Geçer Zaman Ki’ dizisi ile kendisini yakından tanıdığımız Farah Zeynep Abdullah’ı, şimdilerde sıcacık bir romantik komedi filmi olan ‘Bi Küçük Eylül Meselesi’nin başrolünde izliyoruz. Son dönemin büyük işlerinde rol alan ünlü oyuncuyla Hürriyet Muhabiri Hakan Gence keyifli bir röportaj gerçekleştirmiş. İşte Abdullah’ın hayat hikayesini, işlerini, yeni sinema filmini ve aşkı anlattığı o söyleşi…

‘Öyle Bir Geçer Zaman Ki’, ‘Kelebeğin Rüyası’, 14 Şubat’ta vizyona girecek ‘Bi Küçük Eylül Meselesi’ ve yakında başlayacak dizisi ‘Kurt Seyit ve Şura’... Son dönemin büyük işlerinde rol alan Farah Zeynep Abdullah, özelinde de bir bakışı ve gülüşüyle masum, bir hareketiyle de alabildiğine seksi olabiliyor. Günlük yaşantısında spor giyinen, sade ve ince bir kadın. 34 beden elbiseler bile ona bol geliyor. Buna rağmen çantasında yeşil elmalar taşıyan kadınlardan değil. Çekim sonrası fast food mönüyü tereddütsüz götürüyor. Sonra da orta bir Türk kahvesi eşliğinde bol bol kahkahalar atarak hikâyesini anlatmaya başlıyor.

FARAH ZEYNEP ABDULLAH'IN EN GÜZEL FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN!


“ŞÖHRET DEDİĞİN GELİR GEÇER”

Oyunculuk sadece güzellikle yapılacak bir şey değil

En iddialı işlerde olmanızın sırrı ne?

Şans! İşlerin bu noktaya gelmesinde yüzde 70 şans, yüzde 30’u benim seçimlerim herhalde.

Artan şöhret korkutuyor mu?

Ailem “şöhret dediğin gelir geçer” diyor. Ben de öyle düşünüyorum. Hiçbir şeye kanmamak lazım. Bugün yüksektesin yarın düşersin. Hayat ondan ibaret değil ve hiçbir zaman olmamalı.


“KIVANÇLA KARŞILIKLI OYNAYAN KADINLARIN KADERİ…”

Oyunculuk sadece güzellikle yapılacak bir şey değil

Son iki aydır fiziğinize düzülen methiyelerin haddi hesabı yok. Aynanın karşısına geçip ne oldu bir anda diyor musunuz?

Güzellik bakandadır. Bence ne çok kötü ne de çok iyi görünüyorum. Ayrıca hakkımda sadece güzel değil, kötü yorumlar da var.

Aklınıza ilk gelen?

Sosyal medyada genç Arap kızlardan ‘Ugly Farah’ yorumları okudum ve çok güldüm! İyiye de kötüye de çok takılmamak lazım. Dışardan bakmak gerekiyor bence, biraz dışardan bakmak çok zevkli. Sonuçta seninle hiç tanışmamış insanlar senin hakkında yorum yapıyorlar ve bunları duymak, okumak insanı her türlü duyguya sokabilir.

Sizinle ne dertleri var?

Kıvanç’la karşılıklı oynayan kadınların kaderi bu! Bazı izleyiciler güzelliğe veya yakışıklılığa çok takılıyor. Bu kadar takılmalarına çok şaşırıyorum. Oyunculuk asla sadece güzellikle yapılabilecek bir şey değil.


“SEKSİ OLDUĞUMU SANMIYORUM”

Oyunculuk sadece güzellikle yapılacak bir şey değil

İşlerinizde masum, seksi ve bizim evin kızı halleriniz var. Sizde hangisi ağır basıyor?

Seksi olduğumu sanmıyorum. Ama bulanlara da “Aman beni seksi bulmayın” demem. Benim tek derdim enerji. O güzel olsun yeter!

Burun estetiği geçirdiğiniz doğru mu?

Burun estetiğim yok, bu haber neden nasıl çıktı anlamış değilim.


“13 YAŞIMDA HUYSUZ VE ASİ BİR DÖNEME GİRDİM”

Oyunculuk sadece güzellikle yapılacak bir şey değil

Çocukluğunuza dair hatırladığınız ilk semt, ilk ev neresi?

Gayrettepe. Orada doğdum. Bir abim ve bir erkek kardeşim var.

Her oyuncunun anlattığı klişe aile hikâyeleri dışında bir öykünüz var mı?

Annem araba kullanmayı çok sever. 17 yaşındayken dedemin arabasına atlayıp mahallede turlarken yanlışlıkla bir arabaya çarpmış. Çarptığı araba da bir şirket arabası. Sahibiyse hâlâ çok yakın bir aile dostumuz olan Nuran Turan. Anneme ders vermek amacıyla “Gel bizim şirkette çalış borcunu öde” diyor. İşte o şirkette annem babamla tanışıyor. 30 yıldır evliler. Ve hâlâ çok âşıklar. Babam İngiltere BP’de çalışıyordu, emekli oldu. Şimdi İngiltere’de bir kuru temizleme dükkânları var.


“PIERCING BENİM GİZLİ AKSESUARIM”

Oyunculuk sadece güzellikle yapılacak bir şey değil

Her şey bu kadar toz pembe mi?

Yok. 13 yaşımda Saint Michel’de okumaya başlayıp huysuz, asi bir döneme giriyorum.

Derdiniz neydi?

Kötü giden bir şey yoktu ama ergenlik ateşiyle hayat çok kötü diye düşünüyordum. Her gün Taksim’e çıkmalar, metal müzik dinlemeler... Britney Spears fanıyken Evanescence hayranına dönüştüm. O heves ve modayla hepimiz siyahlara büründük. Bateri derslerine başladım. Sonra piercing yaptırdım: Dilime, göbeğime, dudağıma...

İnsan neden dilini deldirir?

16 yaşımdaydım, ne düşünüyordum bilmiyorum! Piercing benim için bir duruş sergileme maksatlı hiç olmadı. Artık dilimin bir parçası ve benim gizli aksesuarım oldu, bana o dönemlerimi hatırlatıyor.

RÖPORTAJIN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!

False