Bugün “pembe ekim” dediğimiz şeyden yaklaşık 3 bin 600 yıl önce, bir Mısırlı hekim memedeki büyük, sert ve kabarık bir tümörü tarif etmişti.
Yıldız Holding, Türkiye’de ve yurt dışında gıda güvenliği alanında yürüttüğü çalışmaları, Türk Standardları Enstitüsü’nün (TSE) yüzde 100 iştiraki TSE Global’in uygunluk değerlendirme yetkinliğiyle buluşturan stratejik iş birliği protokolüne imza attı. Bu iş birliği kapsamında TSE Global’in denetim, belgelendirme ve diğer muhtemel uygunluk değerlendirme alanlarındaki uzmanlığından Yıldız Holding’in farklı coğrafyalardaki faaliyetlerinde ve ihtiyaçlar doğrultusunda tedarikçi ekosisteminde yararlanılacak.
Kalp sağlığını korumada tek bir besinin “mucizevi” özelliğini öne çıkarmak ve günlük trendler yerine bilimsel bilgiye dayalı, sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmanın büyük önem taşıdığı belirtildi.
Onkolojinin eski haritası organlara göre çizilirdi; meme, akciğer, kolon... Tümörün nerede başladığı, tedavinin de nereden başlayacağını büyük ölçüde belirlerdi.
Televizyonu açıyorsunuz: Amerika ile Çin karşı karşıya. Ticaret savaşları, teknoloji yarışı, karşılıklı güvensizlik...
Market zinciri Migros, meyve ve sebze ürünlerinde yaptırdığı pestisit kontrol analiz sonuçlarını dijital kanallar aracılığıyla yayınlamaya başladığını duyurdu.
1928 yılında Yunan hekim Georgios Papanicolaou, bir cam üzerine yayılan birkaç hücrenin henüz belirti vermemiş rahim ağzı kanserini gösterebileceğini söylediğinde kuşkuyla karşılandı.
1987’de Japon araştırmacılar, E. coli adlı bakterinin DNA’sında tuhaf biçimde tekrarlanan diziler fark etti.
1775 yılında Londralı cerrah Percivall Pott, baca temizleyen insanlarda son derece nadir bir kanserin olağan dışı sıklıkta görüldüğünü fark etti: Skrotum kanseri.
Pandemi yıllarında bilimsel bir kısaltma, laboratuvarların sınırını aşıp toplumsal bir fay hattına dönüştü: mRNA.Kimi için bilimin insanlığa uzattığı hızlı bir eldi kimi içinse kuşkuların, korkuların ve komplo teorilerinin hedefi...
Bir kanser ilacının fiyatını ne belirler?
Bazen bilim dünyasında yeni olan veri değil, manşettir.
“Daha güzel görünmek için ne yaptırmalıyım”Meslek hayatım boyunca bana en çok sorulan sorulardan biri bu oldu.
Geçtiğimiz günlerde bir hekim meslektaşımız aradı. Babasında ameliyat edilemeyen pankreas kanseri vardı.
Sabri Ülker Vakfı öncülüğünde Newcastle Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi arasında uzun vadeli stratejik bir iş birliği başlatıldı. Bu iş birliğiyle, geleceğin araştırma liderlerinin yetişmesini destekleyecek uluslararası bir bilim platformu hayata geçiriliyor. Bu platform, Türkiye ile Birleşik Krallık arasında çocukların sağlıklı gelişimi alanındaki bilimsel iş birliğini güçlendirecek; ortak araştırmalar, araştırmacı değişim programları ve uluslararası bilim sempozyumlarıyla sürdürülebilir bir bilim ağı oluşturacak. Dört yıl sürecek program kapsamında ortak araştırmalar yürütülecek, araştırmacı değişim programları geliştirilecek ve her yıl iki ülkede dönüşümlü olarak uluslararası bilim sempozyumları düzenlenecek.
Bir zamanlar makyajın amacı kusurları kapatmaktı. Bugün ise güzellik dünyasında sessiz ama çok güçlü bir dönüşüm yaşanıyor. Artık insanlar makyajın yüzlerini değiştirmesini değil, güzelliklerini desteklemesini istiyor.
Bazen bir ülkenin sağlık hikâyesi, birkaç sayıyla görünür hale gelir.
“Güzellik dediğin geçici.” Bu cümleyi hayatımız boyunca kaç kez duyduk, hiç düşündünüz mü? Bana göre geçici olan çoğu zaman güzelliğin kendisi değil, güzellik algımız.