'Adem ile Havva'

ANTALYA, turizm sezonuna umutlu giriyor. Turizmciler, böyle diyorlar. Herkeste umutlu bir bekleyiş var. Berlin ve son olarak Moskova’daki turizm fuarlarından bu izlenimlerle dönmüşler.

Haberin Devamı

Hava biraz kapalı, akşam karanlığı basıyor Antalya'da.

Antalya’dan Serik'e doğru gidiyoruz, oteller bölgesine.

Otobüsten indiğinizde 'sıradan' bir otele girdiğinizi sanıyorsunuz; kocaman kibrit kutusu gibi bir yapı... Bahar çoktan gelmiş; çam kokuları arasında yürüdükten az sonra karşımıza loş bir kırmızı ışık topları çıkıyor. Sanki çam ağaçlarının alevi gibi... Disko mu burası, hayır değil.

Genç kızlar, "Adem ile Havva Oteli'ne hoş geldiniz" diyor:

"Burası dünya üzerinde bir cennettir."

Nasıl bir otel burası; klasik tarzda bir resepsiyon göremiyoruz. Epeyce karanlık çünkü içerisi.

Aramızdaki yabancı gazetecilerle biraz şaşırıyoruz.

Ve az ilerde bir sesten; 'Adem' ile 'Havva' arasında geçen diyaloğu dinliyoruz. Yani, Adem'in "Aşkım cennette böyle bir yer olduğundan haberim yok" demesini, Havva'nın ona, "Bu gezegende yalnız mıyız?" diye sormasını...

DÜNYANIN EN BÜYÜKLERİ

Abartı değil; bu sahneler tanıtım için aynen yaşanıyor

Bozuk Türkçesiyle konuşan genç kızımız 'Almanyalı Türk'; dördüncü kuşak sayılabilir. Almanya'da turizm okumuş; ancak ailesi dönünce zoraki İstanbul'a gelmiş, bir ilanla buraya girmiş.

"Babam beni çok özlüyor, günde üç dört kez telefon ediyor. Bilmem çalışmaya devam eder miyim?"

Alman gazeteciler, kendisini çok sevdiler; düzgün bir Almanca ile anlattığı için.

Dinlediklerimize göre, 'Adam&Eve', 'Adem ve Havva'nın öyküsünden esinlenilerek yapılmış. Özelliğini "Seks değil, seksi otel" diye özellikle vurguluyorlar. Gerçekten 'muhteşem' denilebilir. Çünkü ünlü mimar Eren Talu'nun projesi... Önce beyaz ve sonra ışığın tüm renkleriyle oynamış Talu; bilesiniz adından çok söz ettirecek. 100 dönüm üzerinde kurulmuş. 497 odası ve 24 villası var. Özellikli odaları 65 metrekareden 128 metrekareye kadar değişiyor. Her odanın 16 metrekare balkonu Akdeniz'e bakıyor. Özel bahçeli ve havuzlu villalar; 1000 metrekare büyüklüğünde... Her odada kişisel buhar banyosu ve savuna var; renk, ses ve ışık terapili... Tuvaletler hep iki kişilik; çiftler birlikte girsinler diye. 104x10 çapındaki havuzu, iki olimpiyat havuzu büyüklüğünde. Ayrıca bunun dışında çocukların da yararlandığı büyüklü küçüklü, kapalı-açık 7 havuz.. Dünyanın en uzun launge'u (10.000 metrekare), dünyanın en uzun barı (88 metre)... 8 özel mağazası, 7 restoranı, SPA'sı (4500 metrekare), en büyüğü 4500 metrekare olan çeşitli toplantı salonları... Ve de 256 metrekarelik Türk hamamı... Ve en önemlisi 'her şey dahil değil'; yarım pansiyon. Bizim gezdiğimiz akşam, otelde henüz sekiz müşteri vardı. Berlin ve Moskova'daki özel tanıtımlarında gayet ilgi görmüş. Ayrılırken Berlin'den bir gazeteci, "Buraya gelmek kolay, gitmek zor olur" dedi.

Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı Talha Görgülü'nün yaptığı Kayı Grubu'na 100 milyon dolardan fazlaya mal olmuş bu etkileyici otel. Başka ortağı var mı bilemeyiz.

GÜNÜN SÖZÜ

"Çevir kazı yanmasın, 73 milyon uyanmasın."

(Nurettin Kaptan)

İnternet bankacılığına dikkat

İNTERNET bankacılığında dolandırıcılık teşebbüsüne bir örnek...

Haberin Devamı

Hesabım olmadığı ve internet bankacılığı yapmadığım halde Akbank'tan aşağıdaki mesajı aldım. Tuzağı anladım. Akbank'ın internet sitesine girdim. Orada da bu tür mesajlara karşı mudilerin uyarıldıklarını gördüm. Gönderme mesajının da sahte olduğunu anladım. Çünkü kendilerine cevap yazdığımda mesaj 'spam' olarak geri geliyordu. Belki bu bankada hesabım olsaydı ve internet bankacılığı da yapsaydım tuzağa düşebilirdim.

Haberin Devamı

İnternet bankacılığı yapanlar; lütfen tuzağa düşmeyin.

O.R. Güray TEKİN

Politik sır

GİZLİ tutulur, hâlâ Köşk'e çıkacak isim.

Bilmece çözer, kendine göre her kesim.

Sır ekledik demokrasiye, yok örneği âlemde.

Halkın derdi geçim, onlar ise Köşk'e seçim.

Vasfi AYAZ

Biliyor musunuz?

RADİKAL yazarı Avni Özgürel'in senaryosunu, Atıl İnanç'ın yönetmenliğini yaptığı ve 12 Eylül'ün 1979-83 dönemini mercek altına alan 'Zincirbozan' filminin 9 Nisan'da vizyona gireceğini, filmin 1980 öncesi terör ve şiddet olaylarının tırmanmasında birinci derede rol oynayan istihbarat örgütlerinin (özellikle CIA) faaliyetlerini işlediğini... GÜÇLÜ Türkiye Partisi Genel Başkanı Tuna Bekleviç'in davetiyle Türkiye'ye gelen 37 farklı ülkeden 52 siyasi parti lideri ve yöneticisinin Taksim'de Atatürk Anıtı önünde bugün 13.00'te 'demokrasi talebi ve dünya barışı' adına bir deklarasyon imzalayacağını... ÇARIKLAR (Mersin) Belde Belediye Başkanı Seza Şimşek'in, turizm yatırımcılarını bölgeye çağırdığını (0324-8271541-42)... BURSA Büyükşehir Belediye Meclisi'nin bağımsız üyesi Semih Pala'nın, AKP'li Belediye Başkanı Hikmet Şahin hakkında 'Delilli ispatlı ihale oyunları' başlıklı bildirisinde, başkanın "İstediğine istediği ihaleyi veren, adrese teslim ihaleler yaptığını" ileri sürdüğünü... OF'ta medrese eğitimi tamamlayan, Rize, Edirne ve İstanbul (Muradiye) imamlık yapan İ.Ü. Hukuk Fakültesi mezunu Ahmet Sarıoğlu (1944-85) adına 1300 m2'lik bir park yaptıran Bayrampaşa Belediye Başkanı Hüseyin Bürge'ye, dünkü açılış töreninde Orman Bakanı Osman Pepe'nin 'çevre ve temizlik' plaketi verdiğini...

Haberin Devamı

'Cumhurbaşkanı' Türkmen

CUMHURBAŞKANINI halk seçse,tecrübeli diplomat, büyükelçi, Dışişleri Bakanı Sayın İlter Turkmen'e ben ve yakınlarim oyumuzu seve seve veririz.

Ilımlı, dış siyasetimizi bilen, iç politikamızda barışçı tutumuyla mükemmel Cumhurbaşkanı olur.

Kamuoyuna sormak için anket yapan olur mu?

Kazım ERBİL- E.Deniz Albay

Köprülerden ve otoyollardan geçiş hakkında çözüm önerisi

DÜNYADA ve ülkemiz de enerji kaynakları tükeniyor, hava kirleniyor diye feryat figan ettiğimiz dönemde köprü çilesi hala devam ediyor. Köprüden geçişi beklerken hem dur-kalklarla

tonlarca benzin tüketimi hemde hava kirliliği yaratılıyor.

Ne yapılabilir; ülkeye giren,üretilen halen trafikte olan tüm araçlara (otomobil-otobüs-TIR-kamu araçları-motor) 25-30 YTL karşılığı çip takılır. O çip o plakaya yada o araca ait olur.

Haberin Devamı

Kredi kartı kullanan araç sahiplerinin her otoyol veya köprü gişelerinden geçişleri kredi kartlarına yansıtılır.

Kart kullanmayan vatadaşlar şimdi olduğu gibi çiplerine bankadan para-kontür yükleyebilir, geçişini öyle yapar.

Kontürü veya çipinde parası kalmamış olan geçişini yapar, geçişte plaka resmi çekilir, bir ay içinde gider borcunu ödemesi beklenir.

Borçlarını ödemeyenin borçları plakasına aktarıldığı için araç satışta faizleriyle karşısına çıkar

Bu çiplerle geçiş aynı zamanda arabalı vapur geçişlerinde de kullanılabilir.

Kısaca otoyolalarda araçlar para vermek almak için duraklama süreci yaşamamış olur.

Kredi kartına bağlı olan çipler aynı zamanda süresi geldiğinde trafik sigortası primini tahsil edebilir. İnsanlara bir kolaylık daha sağlayabilir.

Haberin Devamı

Bu çiplerle aynı zamanda araçların hangi noktada olduğuda tespit edilebilir. Çalıntı durumlarında araçları takip etmek adına kullanılıp hırsızlıkların önüne geçilir.

Bütün bunları yapmak ve uygulamak her şeyin elektronik olarak yürütüldüğü şu ortamda mümkündür fakat bazı sektör ve kişilerin kazançlarını azaltacağı için yöneticiler tarafından pek ilgi gösterilen durumlar olmuyor nedense.

Müfit USLUDURAN

Sevim Dağdelen:'Alman hükümeti duyarsız kaldı'

ALMANYA Sol Parti Federal Meclis milletvekili Sevim Dağdelen, hederal hükümetin holdingzedelerle ile ilgili soru önergesine verdiği cevabı yetersiz buldu ve Alman hükümetini de duyarsız olmakla suçladı.

Almanya Hürriyet'de yer alan habere göre, Dağdelen, "Alman medyası tarafından yüzyılın en büyük yatırım skandalı olarak adlandırılan İslami Holding faaliyetlerine karşı duyarsız kalması kabullenemez. Bu faaliyetler sonucu yüzbinlerce kişi milyonlarca Euro tutarında zarara uğratılmıştır. Yüzbinlerce insan mağdur edilmiştir. Bu gerçeklere rağmen hükümetin 'bilgim yok' gibi kaçamak ve hiçbir şeyi açıklamayan cevaplar vermesi sorumsuzluktur, duyarsızlıktır ve ciddiyetten uzak bir tavırdır. Hükümet sorumluluğunu yerine getirmekten kaçıyor. Bu yanıtlardan ancak iki sonuç çıkarabiliriz: Ya hükümet kamuoyuna bilgi vermekten kaçınıyor, Ya da bu ülkede yaşayan göçmen kökenlilerin sorunları onu ilgilendirmiyor. Üçüncü bir şık yok" dedi.

ATDD BAŞKANI DEMİRCİ

Avrupa Türkleri Dayanışma Derneği Başkanı Muhammet Demirci, Alman hükümetinin soru önergesine verdiği cevabın kendilerinde hayal kırıklığı yarattığını söyledi. Demirci "Hükümetin verdiği cevap bizi üzdü. Bu cevaplarla biz Alman hükümetinin de çekinceleri olduğunu mesajını alıyoruz. Kayıtsız kalmasını doğru bulmuyoruz. Bizde hayal kırıklığı yarattı. AKP hükümeti bu olayın kamuoyuna yansımasına istemiyordu. Çünkü kendilerinin bu holdinglere çok ciddi ilişkileri olduğu kanıtlanmıştı. Alman hükümetinin de tıpkı AKP iktidarı gibi kaçamak ve yetersiz cevap vermesi bizde soru işaretleri oluşturdu. Çünkü para toplama işleri Almanya'da oldu. Etkilenenler arasında Alman vatandaşının sayısı oldukça fazla. Kayıtsız kalması bizi bir daha üzmüştür. Tüm bilgiler Alman makamlarında var. Niye bu kadar ilgisiz kaldıklarını anlamakta zorluk çekiyoruz. Almanya'da da siyasi sorumlular var. Yerel politikacılar başta olmak üzere bir çok insan olayı detaylarına kadar biliyor” dedi.

'BENİ TEKRAR KEFENE SALDILAR'

Federal hükümetin Sevim Dağdelen'in soru önergesine verdiği cevapların kendisini bir kez daha yaraladığını belirten İslami Holdingzedi Hanefi Doğan “Alman hükümeti bu cevaplarla beni tekrar kefene sardı. Hükümet bizim hakkımızı korumalı. Bu hırsızlık ve dolandırıcılık olayına sesiz kalmamalı. Ben hükümetin Milli Görüşün paralarına ve mal varlığına el koymasını bekliyorum. Onların camilerinde paralar toplandı. Almanya'da paralar toplandığı için burada suç işlenmiş oluyor. Alman hükümeti nasıl 'bilmiyorum' der benim

Sahne ve işyeri

ATATÜRK Kültür Merkezi'nin yıkılması konusunda hükümetin kararlı olduğu anlaşılıyor.

2010'ye kadar da yenisini yapacaklarmış. Geçenlerde Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'a karşı yapılan eyleme katılan tiyatrocu bir dostumuzla konuşurken, "Yeni bir Atatürk Merkezi'ne evet ama nasıl bir kültür merkezi!.. Dışından ve içinden 'kültür'ü ezip 'işmerkezi' ağırlıklı bir yapı olacaksa hayır diyoruz. Sayın Bakan yıkalım diyor ama yerine nasıl bir şey yapılacağını ortaya koymuyor. Opera ve tiyatro sadece 'sahne' değildir. Bu sanat öyle kolay olmuyor. Bunun çalışma bölümleri, marangozhanesi, demirhanesi ve boyahanesi gibi geniş bir altyapı sistemi vardır. Oraya sadece 1000 kişilik iki tane salon yapılacaksa yazık olur. Sonunda 100 dönümlük bir alan rant için iştiha kabartıyorsa bu yapı AKP'ye hayırlı olsun" diyor.

Tarabya bitmiş, tükenmiş

GEÇEN pazar günü Boğaz'da Kalender Orduevi'de kahvaltıyı müteakip Eşimle birlikte Tarabya istikametinde yürüdük. Amaçımız, bir zamanlar Boğaz'ın en güzel köşelerinden biri olan Tarabya koyundaki o romantik tavernaların sıcak atmosferinde dolaşmak,Birkaç kez gurupca gidip dans edip eğlendiğimiz o mekanları bir kez daha görmekti. O da ne! Eski Tarabya'nın yerinde yeller esiyor. Sel gitmişte kum kalmış hesabı... Gözleri inanamıyor insanın. Bizim memleketin bir türküsünü hatırlattı bana:

"Asri gurbet harap etmiş köyümü, bülbül gidip baykuş konmuş gelhele..."

Mekanların çoğu kapalı,bir kısmı yeni kiracı bekliyor; o güzelim Tarabya Oteli'nin depreme karşı güçlendirilme çalışmaları tamamlanmadan işe ara verilmiş, belli ki epey bir süredir yapılan hiçbir faaliyet yok. Koy boyunca bir zamanlar ilgili Belediye'nin koymuş olduğu 8-10 bank da ömrünü çoktan tamamlamış, güneşten ve nemden olumsuz etkilenmiş tahtaları oturulacak gibi değil. Tüm bunlara ilaveten koyda sıralanmış teknelerin arası leş gibi, ne ararsan var. Yanlız midyelerin olması belki doğal karşılanabilir ama ona ilaveten ped şişeler, naylon poşetler, ambalaj jelatinleri...

Tarabya'nın halihazır durumu doğrusu üzdü bizi. Çevreye ve ülke sorunlarına duyarlı biri olarak bu satırları yazmaktan kendimi alıkoyamadım.

Mustafa TARAKÇI

Yunanlılar yine kin kusuyorlar

BATI Trakya konusundaki hassasiyeti belirli çevrelerde bilinen, Avcılar eski Belediye Başkanı Tahsin Salihoğlu yine tepkili.

"Türk-Yunan dostluğu bu mu? Yunanlılar yine kin kustu?"

Batı Trakya'da geçen mart ayında dağıtılan çeşitli bildirilerde Türkiye'yi tahrik eden fotograf, harita ve yazılar yeraldığını bildirdi.

Türkiye haritasının ortasında bir Yunan bayrağının ve Yunanca isimlerinin yeraldığı belgede şunlar yazıyor:

"Türkiye, bir baştan bir başak Yunan eyaleti, hak iddiasında bulunuyoruz. Atalarımızın kan ve gözyaşlarıyla sulanan bu makaddes topraklar bizimdir. Savaşacağız ve onları oraları kurtaracağız..."

Bir tank resminin altında da şunlar yazıyor:

"Türkler, Moğollar hepiniz öleceksiniz.

Bir akşam üzeri tanklarla İstanbul'a gireceğiz ve Ayasofya'nın önünde resmi geçit yapacağız."

Salihoğlu, elindeki belgeye göre Yunanistan'ın Volos ilindeki Komando Eğitim Merkezinde, eğitim esnasında şöyle marş söylendiğini belirtiyor.

"İstanbul'u alacağız. Ayasofya'ya haç dikeceğiz. Türkleri kesip derilerini ayakkabı yapacağız."

Köprülerden ve otoyollardan geçiş hakkında çözüm önerisi

DÜNYADA ve ülkemiz de enerji kaynakları tükeniyor, hava kirleniyor diye feryat figan ettiğimiz dönemde köprü çilesi hala devam ediyor. Köprüden geçişi beklerken hem dur-kalklarla

tonlarca benzin tüketimi hemde hava kirliliği yaratılıyor.

Ne yapılabilir; ülkeye giren,üretilen halen trafikte olan tüm araçlara (otomobil-otobüs-TIR-kamu araçları-motor) 25-30 YTL karşılığı çip takılır. O çip o plakaya yada o araca ait olur.

Kredi kartı kullanan araç sahiplerinin her otoyol veya köprü gişelerinden geçişleri kredi kartlarına yansıtılır.

Kart kullanmayan vatadaşlar şimdi olduğu gibi çiplerine bankadan para-kontür yükleyebilir, geçişini öyle yapar.

Kontürü veya çipinde parası kalmamış olan geçişini yapar, geçişte plaka resmi çekilir, bir ay içinde gider borcunu ödemesi beklenir.

Borçlarını ödemeyenin borçları plakasına aktarıldığı için araç satışta faizleriyle karşısına çıkar

Bu çiplerle geçiş aynı zamanda arabalı vapur geçişlerinde de kullanılabilir.

Kısaca otoyolalarda araçlar para vermek almak için duraklama süreci yaşamamış olur.

Kredi kartına bağlı olan çipler aynı zamanda süresi geldiğinde trafik sigortası primini tahsil edebilir. İnsanlara bir kolaylık daha sağlayabilir.

Bu çiplerle aynı zamanda araçların hangi noktada olduğuda tespit edilebilir. Çalıntı durumlarında araçları takip etmek adına kullanılıp hırsızlıkların önüne geçilir.

Bütün bunları yapmak ve uygulamak her şeyin elektronik olarak yürütüldüğü şu ortamda mümkündür fakat bazı sektör ve kişilerin kazançlarını azaltacağı için yöneticiler tarafından pek ilgi gösterilen durumlar olmuyor nedense.

Müfit USLUDURAN

Yazarın Tüm Yazıları