Yazarları toplu okumak

CEM YAYINEVİ kurulalı kırk altı yıl olmuş.

Haberin Devamı

Geçenlerde yayınevi yetkilisi bir arkadaşım bana Jack London’ın toplu eserlerini getirdi. Özenle yapılmış bir kutu içinde tam 17 kitap.
Jack London’ın hâlâ okunuyor olması, beni sevindirdi. Yazarların değişen zevklere, eğilimlere rağmen okunmasını önerenlerdenim.
Cem Yayınevi’ni aramızdan genç yaşta ayrılan Oğuz Akkan kurmuştu.

Gerek yerli gerek yabancı birçok eser yayımladı.

Aynı yayınevi Montaigne’in denemelerini eksiksiz ve Anton Çehov’un bütün öyküleriyle Franz Kafka’nın bütün eserlerini de yayınladı. Öyle ki hepimizin kitaplığında yer alan baskılardır bunlar.

Rainer Maria Rilke’nin kitaplarını da Kâmuran Şipal ile Yüksel Pazarkaya Türkçeye çevirdi.

Beş ciltlik Türkiye Tarihi de, resmî tarih anlayışının dışında yazılmış bir çalışma olarak kitaplıklardaki önemli yerini almıştır.
Yayınevinin iddialı Jack London basımı üzerine verdikleri bilgiyi okuyalım:

“Cem Yayınevi, daha önce birkaç eserini yayımladığı Jack London’ın en verimli döneminden seçtiği 19 eserini 17 kitapta yayınlama tasarısını geliştirirken şunları amaçlamıştır: Eserler, yazarın ilk yayımladığı biçime sadık kalarak çevrilecek, dipnotlarla zenginleştirilecek ve London’ın dünyaca ününe yaraşır olarak okuyucuya sunulacaktı. London eserlerinin elyazmalarını Sonoma State Üniversitesi’ne miras bırakmıştı. Günümüzde, London’ın eserlerinin ilk basımlarına, kapaklarında kullanılan resimler de dahil olmak üzere, Sonoma State Üniversitesi üzerinden ulaşmak mümkün. Yayınevimiz, Jack London Toplu Eserleri dizisinde, bu ilk basımları temel olarak almıştır.
Jack London’ın eserlerinin bu toplu basımında, tüm yer ve kişi adlarının çevrilen her metinde tek tipleştirilmesine çalışılmıştır. Eserlerin geçtiği bölgelerin yerli dillerinden gelen adların, nasıl London tarafından İngilizceye çevrildilerse, Türkçeye de çevrilmesi yöntemi izlenmiştir. Tüm metinlerdeki yer adlarının yerli dillerindeki kökenlerini vermek çabası güdülmüş, saptanabilen kökenler dipnotlarla okuyucuya sunulmuştur.”


*   *   *

BAZI kitap okurlarından şu sözü duyarım.

“Aynı anda birkaç kitap okuyorum, bir ondan, bir ondan değişik okuma lezzetleri alıyorum.”

Bu bana pek uygun bir okuma şekli değil, çünkü okur bir yazarın dünyasına girdi mi, onun ayrıntısını öğrenmeli, onu sindirmeli.

Bilhassa iyi kitaplar için geçerli bir kural olduğu kanısındayım.

İyi bir okur, bir yazarı okumaya başladı mı, eğer yapabilirse bütün eserlerini okumalıdır. Hepsini bitirdikten sonra, bir kitaptan alacağı lezzet algılaması, büyüyen halkalar biçiminde kendini kabul ettirir.

Çünkü o yazarın, şairin kişiliğini tanımanız için bir bütünlüğe varmanız gerekir.

Toplu Eseler’in ilgi çekmesinin ardında yatan temel gerekçe budur.

Üstelik o yazar hakkında kitaplar okur, başka bilgiler de edinirseniz, algılama oranınız yükselir.

Jack London’lar toplu halde bir kutuyla bana geldiğinde, okuma yöntemimi destekleyen bir yayın anlayışının örneğini gördüğümden bunları yazdım.

*   *   *

BİR yazarı bütünüyle tanımak, sevmek konusunu daha da işleyeceğiz.

Yazarın Tüm Yazıları