"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Kulaklar aşı haberinde: Dünyada 49 kurum, firma, laboratuvar veya bilim insanı büyük bir yarış içinde

DÜNYA dehşet bir virüs salgını yaşıyor.

“Allah beterinden saklasın” diyoruz ama durum ciddi; ne aşı ne de ilaç var. Bunun için zamana ihtiyaç var ama zaman penceresi giderek daralıyor. Daha fazla yayılmaması gerekiyor bu ‘bela’nın. Bunun için istenilen önlemler ‘ama’sız, harfiyen yerine getirilmeli. Bu kendimize, ailemize, topluma ve nihayet insanlığa karşı bir görev.

Bu musibete karşı aşı için bilim insanları hummalı bir çaba içinde harıl harıl çalışıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamasına göre önceki gün itibarıyla değişik ülkelerde toplam 49 kurum, firma, laboratuvar veya bilim insanı gecesini gündüzüne katmış araştırıyor. Bir aşı altı etaptan geçiyor. Sırayla: ‘virüsü tanıma’, ‘aşının dizaynı’, ‘hayvanlar üzerinde deney’, ‘gönüllü insanlarda deney’, ‘ruhsat başvurusu’ ve ‘üretim’... Araştırmaların hiçbiri henüz beşinci aşamada değil. Biraz daha dişimizi sıkacağız anlamına geliyor bu. Aman tedbiri elden bırakmayalım.

UĞUR ŞAHİN VE ÖZLEM TÜRECİ

Ancak önceki gün itibarıyla 8-9 firma veya grubun önde gittiği söyleniyor. Almanya’da Tübingen kentindeki CureVac ile Mainz kentindeki BioNTech... Bunlardan BioNTech firmasını Almanya’dan bir dostumuzun tanıdığı Prof. Dr. Uğur Şahin 2008’de kurmuş. Bini aşkın çalışanıyla biyoteknoloji sektöründe Avrupa’nın en büyük özel araştırma firması. Prof. Şahin, kanser araştırmaları ve bağışıklık alanında dünya çapında bir otorite; 50’yi aşkın patent sahibi. Mainz Üniversitesi III. Kliniği’nde deneysel onkoloji profesörü. 55 yaşındaki Prof. Şahin İskenderun doğumlu, üç yaşında ailesiyle Almanya’ya gelmiş ve Köln’de okumuş.

Prof. Dr. Şahin’in eşi Doç. Dr. Özlem Türeci de kanser konusunda saygın bir otorite. İstanbul ve Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletinde yetişmiş. Babası eyaletteki bir hastanede doktormuş. Saarland Üniversitesi’nde tıp eğitimi almış. Eğitimden sonra biyoteknoloji alanında araştırma çalışmalarına başlamış. Mainz Üniversitesi’nde öğretim üyesi. “Araştırma için ekonomik yönden güçlü olunması gerekir” diyen Prof. Dr. Şahin, 2008’de BioNTech’e finansman ararken yatırımcılardan 325 milyon dolar toplamış. BioNTech, geçen yıl da finansman turunda 270 milyon dolar toplamış; Alman Bilim ve Araştırma Bakanlığı da 40 milyon Euro ile destek vermiş.

İLACA YATIRIM NEDİR?

Prof. Dr. Şahin, aşı için klinik denemelerinin nisan başında başlayacağını açıklamış. “Hayırlısı” diyoruz. Çalışmalarını Çinli ilaç üreticisi Fosun Pharma 120 milyon Euro ile destekliyormuş. Fosun Pharma 44 milyon Euro ile de BioNtech’in sermayesinin yüzde 0.7’sine katılmış. BionTech ayrıca Alman Pfizer ile beraber hareket ediyormuş. Aşı başarıya ulaşırsa Çin hariç hakları BioNTech’e ait olacak.

Diğer Alman firması CureVac, Tübingen Üniversitesi’nde görevli iki bilim insanı tarafından 2000’de kurulmuş. 18 araştırmacıyla başlamışlar. Daha kurulduğu ilk yıl kanser tedavisi için bir ilaç geliştirmişler. Şimdi de koronaya karşı aşı için çalışıyorlar. İlk klinik deneylerinin yaz başlarında olacağını açıklamışlar.

TRUMP TALİP OLDU, ALMANLAR VERMEDİ

Geçen hafta Trump’ın CureVac için hemen 1 milyar dolar teklif ettiği söylendi. Aşının sadece ABD’ye ait olmasını talep ettiği iddia edildi. Dünya şok olmuştu. Firmayı en baştan beri destekleyen ve en büyük hisseye sahip Alman milyarder Dietmar Hopp, bu teklife karşı çıkıp “Aşı bulunacaksa tüm insanlığın malı olacak” deyince konu kapandı.

İnsanlığı kurtaracak çalışmalar böyle... Zamana karşı çalışılıyor. Kulaklar ‘aşı’ haberini bekliyor. Ülkede tamamen yerli ilaç sektörünün, sermayedarların, yatırımcıların destekleyeceği bilimsel araştırma laboratuvarlarının önemini bu köşede defalarca yazmıştık. Dileğimiz, dünya bir daha böyle bir musibetle karşılaşmasın. Ama karşılaşırsa da Türk bilim insanlarının aşı geliştirme yarışında olduğunu dünyaya duyurmak isteriz.

Türkiye’de de 6 üniversitede aşı üzerinde çalışmalar yapıldığını da bilelim.

BİLİYOR MUSUNUZ?

CHP Hatay Milletvekili Serkan Topal’ın, S. Arabistan’da, Kuveyt’te, Katar ve Kıbrıs’ta yaşan veya çalışan vatandaşlarımızın hem mağdur hem de mahsur olduğunu belirterek onların sorunlarının çözülmesini ve yurda getirilmesini istediğini...

TÜRK-İŞ’E GÖRE 12 BİN KİŞİ İŞTEN ÇIKARILDI

TÜRK-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, önceki akşamüzeri bir TV programında, koronayı fırsat bilen bazı işverenlerin işçi çıkardığını, işine son verilenlerin sayısının 12 bin dolayında olduğunu bildirdi. Bunlar sendikasız, korunaksız ve genelde hizmet sektöründe çalışanlar. Geçen hafta açıklanan 19 maddelik ‘Ekonomik İstikrar Kalkanı’ paketinde adı geçmeyen işçi, memur, emekli, esnaf ve çiftçi için 2. pakete gereksinim olduğu gün gibi ortada. Sendika çevreleri “işten çıkarılmaların yasaklanmasının şart olduğunu” söylüyorlar. Yoksa zincirleme sürer işe son vermeler!

Kasasında 131 milyar lira bulunan İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yararlanma koşulları kolaylaştırılmalı, işsizlik aylığı tutarı arttırılarak ödeme süreleri uzatılmalı, yaygınlaşan ücretsiz izne çıkarılma uygulaması engellenmeli, işçi ve memura 1000’er lira ‘kriz yardımı’ verilmeli. Emekli ikramiyelerine zam yapılarak en az 1500 liraya çıkarılmalı, tüm özel ve kamu sektöründe evden çalışma sistemine geçilmeli. -Şükrü KARAMAN

YARGITAY İŞ KAZASI SAYIYOR

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, koronavirüs pandemisi sürecinde inşaat sektörü için bir uyarıda bulundu:

“Koronavirüs salgını iş hukuku açısından ‘zorlayıcı sebeptir’. 4857 sayılı İş Yasası zorlayıcı sebepleri işçi ve işveren açısından ayrı ayrı düzenlemiştir. Yargıtay çalıştığı sürede maruz kalınan hastalık nedeniyle çalışanın ölümünü iş kazası saymaktadır. Koronavirüs nedeniyle yaşanan mağduriyetten de yeterli önlem almayan işveren sorumlu olacaktır.”

MESAJ PANOSU

ZONGULDAK Devrek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmenleri, destek personeli, öğrenci velileri ve öğrenciler koruyucu maske üretimine başladılar. Üretilen maskeler öncelikle kamu hastanelerine arz edilecektir. Meslek liselerinin önemi anlaşıldı mı? -Ali ÖZDEMİR

X