Yapay zekânın kaderi belli oldu

Birçok insanı işinden, koltuğundan etmeye başladığı ve gelecekte bunun daha da artacağı sık sık dile getiriliyordu. Ancak dünyanın önde gelen yapay zekâ şirketinin kendi yöneticisini ansızın işten kovmasını kimse beklemiyordu. Son bir haftadır teknoloji dünyasının gündemindeki en hararetli olay ChatGPT’yi geliştiren OpenAI’ın CEO’su Sam Altman’ın görevinden uzaklaştırılması ve dönüşüydü.

Haberin Devamı

Öncelikle beş günlük hadiseyi özetleyelim... 16 Kasım Cuma günü Sam Altman görevinden uzaklaştırıldığını öğrendi. Şirkete 13 milyar dolar yatıran Microsoft gelişmeyi neredeyse tüm dünyayla aynı anda 17 Kasım’da haber aldı. Altman’ın görevden uzaklaştırılma sebebi ‘yönetim kuruluyla iletişiminde tutarlı bir samimiyet göstermemesi’ şeklinde ifade ediliyordu. Aynı günün akşamı OpenAI Yönetim Kurulu Başkanı Greg Brockman dayanışma amacıyla görevinden ayrıldı. 19 Kasım’da Microsoft sürpriz bir açıklamayla Altman ve Brockman’ın başına geçeceği yeni bir AI araştırma birimi kurulacağını duyurdu. 20 Kasım’da 800’e yakın personeli olan OpenAI şirketinden tam 702 çalışan geçici CEO Mira Murati ile birlikte açık bir mektup yayımlayarak Sam Altman görevine geri getirilmediği takdirde işi bırakıp Microsoft’a geçeceklerini duyurdular. Aynı gün Altman’ın kovulmasına önayak olan yönetim kurulu üyesi Ilya Sutskever durumdan derin pişmanlık duyduğunu açıkladı. Nihayet 21 Kasım gecesi, Sam Altman ile yeniden prensip anlaşmasına varıldığı ve CEO’luk görevine geri döneceği OpenAI’ın X hesabından duyuruldu. Olaya sebep olan 3 yönetim kurulu üyesi gönderildi ve yerlerine sermaye dünyasının yakından tanıdığı isimler getirildi.

Haberin Devamı

Yapay zekânın kaderi belli oldu

İdealist amaçlarla şirketi kuranlar son çare olarak ‘kendini imha et düğmesi’ne basmak istemiş olabilir.

 

KİM BU ÜYELER?

Peki, Altman’ın gitmesini isteyen yönetim kurulu üyeleri kimlerdi ve amaçları neydi? OpenAI başmühendisi Ilya Sutskever şirketin ürettiği teknolojinin giderek riskli hale gelmesinden dolayı endişe duyuyor ve bir süredir Altman’ın potansiyel tehlikelere karşı yeterince duyarlı davranmamasından yakınıyordu. Girişimci Tasha McCaulay ‘Rationalist and Effective Altruist’ (REA) adıyla bilinen, yapay zekânın insanlığı yok edebileceği konusunda derin endişeler taşıyan ve toplumu bilinçlendirmeyi amaçlayan bir topluluğa dahildi. Helen Toner Georgetown Üniversitesi’ndeki Gelişen Teknolojiler ve Güvenlik biriminin direktörü olmakla birlikte REA topluluğuyla yakın bağlantılar içindeydi. 

Haberin Devamı

Anlaşılacağı üzere şirket içindeki mesele, yapay zekânın kaderine dair bir yol ayrımıyla ilgili. OpenAI, bu yılın başında ChatGPT ile yapay zekâyı insanlığa sunduktan sonra giderek daha da gelişmiş özelliklerini ücretli kullanıma açtılar. Talep o kadar fazla oldu ki üyelik başvurularını durdurmak zorunda kaldılar. Teknoloji artık sadece onların elinde değildi, insanlığa karşı sorumlu davranmak zorundaydılar. İdealist amaçlarla şirketi kuranlar, olası risklere karşı son çare olarak ‘kendini imha et düğmesi’ne basmak istemiş olabilir. Kimi kaynaklarda, OpenAI laboratuvarlarında teknolojinin çok ilerlediği ve belki de önüne geçilemez bir hal almış olabileceği tartışılıyor. Şimdilik komplo teorisi diyelim ancak olmayacak iş değil.

Haberin Devamı

Gelinen noktada, yapay zekânın gidişatından kaygılı biliminsanları kaybedenler safında. Belki koltuklarını kaybettiler ama bence büyük bir farkındalık yarattılar. Kazananlarsa yapay zekânın iş dünyasına iyi geleceğinden emin olanlar. Örneğin The New York Times yazarı Kevin Roose, sonucu “Yapay zekâ artık kapitalizmin malı oldu” cümlesiyle ifade ediyor.

Yazarın Tüm Yazıları