Nerede o eski bayramlar

Hemen her bayram bir şekilde kulağımıza çalınan, çevremizde duyduğumuz en ilginç serzenişlerden biridir “Nerede o eski bayramlar” cümlesi.Bu serzeniş üzerine biraz düşündüğüm de; ‘İnsanlar gerçekten eski bayramlara mı yoksa çocukluğuna mı özlem duyuyor?’ sorusu aklıma ekliyor.

Haberin Devamı

 

Belki de bugünün yetişkinleri eski bayramları ararken yarının yetişkinleri de bugünkü bayramları arayacak. Kim bilir her insan çocuk olmayı, hayatta hiçbir sorumluluğu olmayan o dönemlerin güzelliğini bayramlarda hatırlıyordur. Kısacası yaşı ilerleyen her insan için hep bir eski bayram serzenişi olacak ama önemli olan çocukları gelecekteki bayramlara taşıyabilmek... En azından onların kendini özel hissettiği, el üstünde tutulduğu korunaklı anılar oluşturmasını sağlamak.

BAYRAMLARIN TATİLE DÖNÜŞMESİ

Son yıllarda en sık karşılaştığımız olgulardan biri de bayramlarda tatil yörelerinin dolması.
Özellikle bayramların yaz dönemine gelmesiyle birlikte sık sık tatil yörelerinin dolup taştığı haberleriyle karşılaşıyoruz.
Peki, sizce de bayram günlerinin tatile dönüşmesi garip değil mi?
Düşünsenize geçmişte her bayram memleketine gelen, bayramı aile büyükleri ve dostlarıyla geçiren insanlar artık bayramları tatile dönüştürmüş, soluğu deniz boylarında almış durumda.
Şüphesiz herkesin tatile ihtiyacı var ama bayramların tatile dönüşmesi insanların çocuklarına, eşlerine hatta kendilerine ayırdığı çok az zamanın olduğunu gösteriyor.
Hayat çok hızlı akıyor ve insanlar her şeye yetişme derdinde. Hayat o kadar hızlı ki bazen insanlar öğünleri ekmek arası yiyeceklerle geçiriyor. Yemek kültürümüz bile hayatın bu hızına bir şekilde adapte oldu. Hayatımıza ekmek arası ürünler girdi, karnını doyurmak bile bazı durumlarda fazla zaman ayrılmaması gereken bir durum haline geldi.
Unutmadan bu hengame içinde gazetecilik gibi sürekli çalışmak zorunda olan meslek kolları var... Bayram desen değil, tatil desen değil...

Haberin Devamı

21. YÜZYIL TÜM HIZIYLA ZAMANIMIZA EL KOYDU

Kitle iletişim aygıtlarının gelişmesiyle birlikte artık her şeyden haberdar olduğumuz bir dünya var.
Hatta artık insanların ünlü olmak için televizyona bile ihtiyacı yok.
Merak ettiğimiz bilgiye saniyeler içinde ulaşabiliyoruz.
Anı yaşamak yerine artık o anı kaydetme yolunu seçtik. Cep telefonu kameralarının gelişmesiyle birlikte bulunduğumuz anı yaşamak yerine o anı kaydediyoruz. Kaydederken de aslında o anı yaşamıyoruz.
Eskiden anılarımız olurdu, oysa şimdi insanların sosyal medyada beğenisine sunduğumuz anlar var.
Bir doğum günü partisi düşünün geçmişte kompakt bir fotoğraf makinesiyle birkaç kareye sığdırılan anılar, şimdilerde onlarca fotoğraf ve video ile kayıt altına alınıyor.
Peki, o partiye dair hatır da ne kalıyor?
Bayramlarla başladık, hayatın hızını anlattık.
Duygularımıza dair birkaç şey de söylemek gerekli... Bayramdı, tatildi, hayatın hızıydı ama en önemlisi anılar biriktirebilmek çünkü anılar bizim duygularımıza açılan penceredir. Sevildiğini, üzüldüğünü, özlediğini kısacası insanın kendine dair her şeyi bulabildiği tek yer anılardır. Anılar biriktirdiğiniz nice bayramlar olsun.

Yazarın Tüm Yazıları