Yavru köpeğinizle doğru ilişki kurmanın ve kılavuzu olmanın yolları

Yavru köpekler de tıpkı bebekler gibi dünyayı hayret ve merakla takip ederler. Dünyada olup biten tüm bu değişiklikleri anlayabilmeleri için onlara doğru kılavuzluk ederek yardımcı olmak da bizlere düşer.

Yavru bir köpek edindiğinizde onlar için de kendiniz için de hayatı kolaylaştırmak ve aranızda kurulacak olan bağı sağlam/güvenli temellere oturtmak için gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

Yavru köpeğinizle doğru ilişki kurmanın ve kılavuzu olmanın yolları

* Sabırlı, toleranslı ve sakin davranın:

Karşınızdaki canlının tür dışı ve bebek olduğunu asla aklınızdan çıkarmayın. Yavruya olan hitaplarınızda, ses tonunuzu tedirgin, çelişkili ya da yüksek kullanarak onu şaşırtıp korkutmayın. Unutmayın ki köpekler vücut dilinizi çok iyi gözlemlerler. Bu sebeple sakin ve kararlı vücut sinyalleri kullanarak ona yardımcı olun. Yaptığı ya da yapabileceği hata ve yaramazlıklara karşı toleranslı olun. Ceza içeren fevri davranışlardan kaçının. Onun henüz bebek olduğunu unutmayın.

Yavru köpeğinizle doğru ilişki kurmanın ve kılavuzu olmanın yolları

* Neşeli ve pozitif olun:

İnsan hayatına entegre olmaya çalışırken değişkenler karşısında bocalama ve endişelenme ihtimali olan yavruya neşeli/pozitif ruh hali ve vücut hareketlerinizle güven verin. Sizin onda yaratacağınız pozitif motivasyon, tanımaya çalıştıkları kocaman dünyaya olan adaptasyonlarında onlara çok yardımcı olacaktır.

* Endişe ve korkularına eşlik etmeyin:

Dış dünya ve dinamiklerini yeni yeni tanımaya çalışan yavru köpeklerin bazı obje ve canlılardan çekinmesi ya da korkması olasıdır. Örneğin yolun kenarına bırakılmış dolu bir çöp poşetinden korkarak önünden geçmek istemeyen yavruyu, yanında durup severek ya da kucaklayarak rahatlatmaya çalışmak aslen korku ve endişesini sabitlemek ya da korkusuna eşlik etmek şekline dönüştürebilmektedir. Bu sebeple o poşetin önünden motive edici sözler ve ödülle ilgi duyduğu oyuncakları kullanarak durumu normalleştirmek yavrunun problemin üstesinden gelmesini kolaylaştıracaktır.

* Yavru köpeklerinizle yeni yerler keşfedin:

Evinize ve sokağınıza alışmış olan yavru köpeğinizi bildiği yerlerin dışına götürerek keşif yapmasına yardımcı olun. Yeni yerlere birlikte yapacağınız seyahatler yavru köpeğinizle aranızdaki bağın kuvvetlenmesine neden olacak ve yavrunun sizi kılavuzu olarak görmesini sağlayacaktır. Sebepsiz veteriner kliniği ziyaretleri gibi tecrübeler de köpeğinizin hayatı boyunca birçok defa gideceği bu yeri kafasında normalleştirmesine yardımcı olacaktır.

* Yavruya bol bol gözlem yaptırın:

Yavru köpeğin sosyal algılarının kuvvetlenmesi, uyaranları gözlemleyebilmesi ile doğru orantılıdır. Gün içerisinde 3-4 defa gezintiye çıkarttığınız yavrunun değişik fiziksel özelliklere sahip(kadın, erkek, yaşlı, çocuk) insanları gözlemleyerek ve şehir seslerini(trafik vb) dinleyerek sosyal algılarını kuvvetlendirmelisiniz. Tüm bu devinim içerisinde yavruya vereceğimiz pozitif motivasyonlar(ses, oyun, ödül) yeniliklere alışmasını kolaylaştıracaktır.

* Yavruyu farklı zemin yüzeyleriyle tanıştırın:

Yavru köpek henüz yumuşak ve duyarlı olan atak tabanlarıyla yüzeyleri net hissedebilmektedir. Değişik yüzeylerin yavruya farklı endişeleri hissettirme olasılığına karşı; kaygan, pürüzlü, ıslak, metal, karlı, çamurlu parlak vb. zeminlerle tanışmalarında yavruyu sözle, oyunla ve vücut dilinizle kendinize ya da objelere odaklayarak endişesizce değişik yüzey hissiyatlarını normalleştirerek konforlarını sağlayabiliriz.
UNUTMAYIN: Yavru köpeğiniz için atacağınız doğru kılavuzluk adımları aranızda oluşması gereken pozitif ilişkinin temelini şekillendirecektir.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Ev içerisinde keyifli vakit geçirmenin yolları

Köpeklerimizle günlük yapmamız gereken gezinti ve egzersiz rutinleri, onların mental ve fiziksel sağlığı açısından son derece önemlidir. Dışarıya çıkmak, parka gitmek ve türdeşleri olan diğer köpeklerle biraraya gelmek dostlarımızı mutlu edecektir.

Evde beslenen köpekler, günlük rutin gezinti ve oyun aktivitelerinin dışında vaktinin büyük bir kısmını ev içerisinde geçirmek durumundadır. Çalışma rutini olan köpek sahiplerinin, günün belli bir bölümünde dostlarını yalnız bırakmak zorunda olduklarını düşündüğümüzde eve döndüklerinde dirsek temasına aç olan dostlarıyla karşılaşacakları kaçınılmazdır. Dışarıda yapılan gezinti ve aktiviteler dışında, köpeğimizle evde beraber geçirdiğimiz vakitleri interaktif ve keyifli hale gelmesini şöyle sağlayabiliriz.
*İtaat ve odaklanma egzersizleri: Ev içinde dış uyaranlardan uzak olan köpeğimizin bize olan ilgisi daha yüksek olacaktır, bu durumda onlara lezzetli ödüller kullanarak yapabileceğimiz odaklanma, temel komut öğretileri ve basit numara eğitimleri, dostumuzun ve bizim ilişkimizi sıkılaştıracak, aynı zamanda keyifli, kaliteli vakit geçirmemize sebep olacaktır.
*Sakla bul oyunu: Üstlerine hava delikleri açtığımız saklama kaplarına koyacağımız lezzetli ve yoğun kokulu ödülleri, evin belli bölgelerine saklayarak oynayabileceğimiz bu oyunda köpeğinizin avlanma dürtüsünü doyurduğumuz gibi aynı zamanda iş birliği algısını da şekillendirmiş oluruz. Sakladığımız yiyecek içeren kabı, burnunu kullanarak arayıp bulan dostumuz yiyeceğe ulaşmak için bizden yardım isteyecektir. Bulduğu kabın kapağını bizim açarak besine ulaşmasını sağlıyor olmamız işbirliği içerikli iletişimimizi güçlendirecektir.



*Saklan bul oyunu: Özellikle kalabalık ailelerin rahat ve eğlenceli bu oyunu oynaması keyifli olacaktır. Bu oyunda ailenin bireylerinden birinin evde lezzetli bir ödül alarak saklanması, köpeği tutan diğer bireylerin saklanan kişinin ismini söyleyerek köpeği arama yönünde tetiklemesiyle oynanır. Saklanan kişiyi takip ederek bulan köpek hem lezzetli bir yiyecekle ödüllenecek hem de aynı zamanda aile bireylerini isimleriyle ayırt etmeyi öğrenmiş olacaktır.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerimizin mutlu olduğunu nasıl anlarız

İnsan olarak bizler, hissiyatlarımızı ve duygularımızı dile getirebilen canlılarız.

Mesela yakınlarımızın duygu durumlarını onlarla konuşarak öğrenebiliriz. Köpekler ise bizler için tür dışı bireyler oldukları için onların hangi ruh halini taşıdıklarını ancak onları gözlemleyerek anlayabiliriz. Peki köpeğimizin hayatından memnun olup olmadığını yani mutlu olup olmadığını nasıl anlarız? İşte bu sorunun yanıtını bize gösteren bulgular:



* Günlük rutinde evde yalnız bıraktığımız dostumuzun eve dönüşümüzle bizi kapıda karşılaması, kuyruğunu sallayarak etrafımızda dönerek seremoni yapması, onun bizi gördüğüne ve bize kavuşmuş olmaktan çok memnun olduğuna işaret olacaktır.
* Gezintiye çıktığımız köpeğimizin bize konsantre olarak oyun oynama isteği ve işbirliğine hevesli olması, dış uyarıcılardan daha fazla bize odaklı davranması bizimle olmaktan mutlu olduğunun göstergesidir.
* Evde ya da dışarıda ara ara göz kontağı kurduğumuz dostunuzun kuyruğunu geniş daireler çizerek sallaması ve bedensel temas hedefli bize yaklaşması bizimle ilişki içerisinde olmaktan mutlu olduğunu belirtir.

Yazının Devamını Oku

Köpekler neleri sever

Can dostlarımız köpeklerin de tıpkı bizler gibi hoşlandıkları şeyler vardır. Ailemizin bir üyesi olan köpeklerimizi nelerin mutlu ettiğini bilmemiz onlarla daha güzel bir ilişki kurmamızı sağlayacaktır.



-Uzun ve eğlenceli gezintiler: Köpekler günlük rutin gezintilere ihtiyaç duyarlar. Gün içerisinde birkaç defa tekrarlanan gezintiler onların mental ve fiziksel sağlığı için elzemdir. Bu aktivite esnasında koklayarak çevredeki köpekler ve uyaranlar hakkında bilgi edinir, tıpkı bizlerin sosyal medyayı takip etmemiz gibi devinimi takip etmiş olurlar. Bu gezinti rotalarının zaman zaman değişiyor olması onlar için küçük mutlu edici maceralar olacaktır. Yürüyüşlerin belli kısımlarına eklenebilecek ödül içerikli sahip diyalogları da gezintinin kalitesini artıracaktır.
-Taze, lezzetli yiyecekler ve su: Dostlarımızın beslenmesi ve su ihtiyaçlarının karşılanması biyolojik çevrimlerinin devamlılığı açısından önemlidir. Onlar için hazırlanan ve günde birkaç defa sunulan taze ve damak zevklerine uygun besleyici öğünler onları mutlu eder. Ayrıca sürekli ulaşabilecekleri serin su ihtiyaçlarını karşılamak onlar için önemli bir gereksinimdir.



Yazının Devamını Oku

Rutin bakım nasıl olmalı

Evlerimizde bizlerle beraber yaşayan köpek dostlarımız bizlerin ilgi ve desteğine ihtiyaç duyarlar. Tıpkı küçük çocuklarda olduğu gibi, onların da günlük bakım ve kontrollerinin sorumluluğu bize aittir.

Köpekler kediler gibi öz bakımlarına çok dikkat eden canlılar olmadıklarından onlara daha sağlıklı ve konforlu olabilmeleri için yardımcı olmak gerekir.
Ailemizin bir parçası olan dostlarımızın günlük bakım periyotlarında dikkat etmemiz gerekleri şu şekilde sıralayabiliriz:



-Düzenli taramak: İster uzun tüylü ister kısa tüylü olsun tüm köpekler için düzenli taranmak deri-tüy sağlığı ve bütünlüğü açısından oldukça önemlidir. Bu sebeple dostumuzu her gün tımarlayarak hem üzerindeki ömrünü tamamlamış ölü tüylerden kurtulmasını sağlamış hem de derinin uyarılması ile artan yüzeysel kan dolaşımı ile deri bütünlüğü ve sağlığını şekillendirmiş oluruz. Ayrıca tarama işemi birçok köpek sahibinin eve dökülen tüy şikâyetini de minimuma indirecektir. Tımarlama işlemi günlük uygulandığında özellikle uzun tüylü dostumuzun tüylerinin keçeleşerek rahatsız edecek bir forma gelmesini engelleyecektir. Tarama esnasında tüylere takılmış olan pisi pisi otları gibi tehlikeli olabilecek partiküllerin ve bazı dış parazitin de uzaklaştırılması sağlanacaktır. Ayrıca eldiven şeklinde olan tarakların kullanımı köpeğiniz için bir masaj ziyafeti olur. Tüm bu sebeplerden ötürü dostunuzu tımarlamaya bebeklik döneminden itibaren ödüller şeklinde alıştırmanız sağlığı açısından zaruridir.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde kanser

Biz insanlar da dahil olmak üzere, tüm memeli canlıların hayatının erken ya da geç evrelerinde kansere yakalanma riski vardır.



Evlerimizde ailemizin bir bireyi olarak yaşayan köpek dostlarımız da maalesef kansere yakalanabilirler. Kanser kabaca kontrolsüz ve hızla büyüyen hücre çoğalmasıdır. Belli organ ya da beden bölgelerine yerleşebildiği gibi kan ve lenf yoluyla metastaz yaparak vücudun heryerine yayılma özelliği gösterebilir. Bu kontrolsüz çoğalma önüne geçilmezse organ yada sistemlerin fonksiyonlarını bozarak canlının ölümüne sebep olabilir. Son yıllarda köpeklerde de kanser vakalarında istatistiksel olarak ciddi bir çoğalma olduğu dikkat çekicidir. Yapılan araştırmalar köpeklerde kanser olgusundaki artışı şöyle sıralamaktadır:
Genetik aktarımlar: Bazı kanser türleri kalıtımla yeni soylara aktarılabilmektedir. Köpeklerde de tıpkı insanlarda olduğu gibi soy ile kanser aktarımı gözlemlenmektedir.
Kontrolsüz üretim ve seleksiyon: İnsan eliyle yapılan çiftleştirme ve üretim, artan talep ile kontrol dışına çıkmıştır. Özellikle ‘merdivenaltı’ olarak tabir edilen ruhsatsız ve denetime tabi olmayan merkezler rastgele yapılan çiftleştirmeler ile genetik geçişli kanser olgularını tetiklemektedir. Ayrıca denetimli ya da denetimsiz yapılan yakın akraba eşleştirmeler de köpeklerde kanser artışlarına olumsuz yönde katkı sağlamaktadır.
Endüstriyel ürünler ve beslenme: Tıpkı bizlerde olduğu gibi köpeklerimizde de beslenme biçim ve alışkanlıkları değişmektedir. Köpek maması endüstrisi tüm dünyada oldukça büyük bir pazardır. Kalitesiz, ucuz, besin kaynakları niteliksiz ve yüksek oranda koruyucu ve renklendirici ihtiva eden köpek mamaları, ödül ve takviye edici gıdalar köpeklerde kanser riskini yüksek oranda arttırmaktadır.
Sağlıksız çiftleştirmeler: Özellikle kısırlaştırılmamış sokak hayvanları başta olmak üzere, sahipli köpeklerde de görülen ve çiftleşme esnasında cinsel yolla bulaşabilen kanser türleri de dostlarımız için büyük tehdit oluşturmaktadır.

Yazının Devamını Oku

Pandemiyle birlikte köpeklerde neler değişti

Pandemi sürecinde bizler, eski düzenimizden çok farklı bir düzen içerisinde yaşar hale geldik.



Birçok iş ve yaşantı alışkanlıklarımızı değiştirdik. Bizlerle birlikte bizim yaşantımıza entegre olarak yaşayan köpeklerimiz de birçok yeni davranışa adapte olmak durumunda kaldı. Pandemi süreci, köpeklerin hayatında ve alışkanlıklarında ne gibi değişikliklere neden oldu birlikte inceleyelim.



ARTAN KÖPEK ÜRERİM VE SATIŞLARI

Yazının Devamını Oku

Köpek sahiplerinin sıklıkla yaptığı hatalar

Köpekle yaşamak, hem köpek için hem de insan için tür dışı olan bir canlıyla iletişimde olmak anlamına gelir.



İnsan olarak bizler kendi içimizdeki ilişkilerimizde bile birbirimizi zaman içerisinde tanımaya çalışır ve bunun için birçok gözlem yapar ve sonuçlar çıkarırız. Köpek-insan ilişkisinde köpek, insan hayatına entegre olmak durumunda kaldığı için ve de ortak bir konuşma diliyle anlaşamadığımızdan ötürü onları anlamaya çalışmak, kendimizi yalın ve anlaşılır ifade etmek bize düşmektedir. Birçok köpek sahibi bu birliktelik esnasında dostunun doğal davranış modelleri konusunda fazla bilgi sahibi olmadığı için ilişkinin konforunu bozabilecek hatalı davranışlarda bulunabilmektedir. Peki nedir köpek-insan ilişkisinde bizlerin sıklıkla yaptığı hatalar.
Yanlış ya da irdelenmeden öneri uygulamaları: Köpek sahiplendiğinizde çevrenizdeki eşiniz ve dostunuzun önerilerini bilimsel ve güvenilirliği olan kaynaklarla doğrulamadan dostunuzun üstünde uygulamaya çalışmayın. Sürekli değişik ve yanlış uygulamalarla, deneme tahtasına dönecek olan köpeğinizin bu çarpık algıların yaratacağı davranış sorunlarıyla uğraşmanız hem zamanınızı çalacak hem de dostunuzla aranızı bozacaktır.



Yazının Devamını Oku

Muhteşem burunlar

Köpekler bir nevi dünyayı burunları ile koklayarak tanımlayan ve gören canlılardır. Koku duyuları son derece gelişmiş ve hassastır. Onların bu muazzam yeteneklerini algılamak için bizim koku alma kapasitemizle bir karşılaştırma yapmak yeterli olacaktır.



Köpeklerin burunlarındaki koku yüzeyi, insanın burun mukozası yüzeyinin yaklaşık 50 katı kadar büyüktür. Ayrıca alınan kokuların analize edilmesi için beyinde ayrılan alan, köpeklerde insandan neredeyse 40 kat daha fazladır. Bu büyük farkın etkisini şöyle açıklamak mümkündür:
Evimizde bir yemeğin ana maddesini koklayarak bizler ancak tahmin yürütebilirken, köpek pişen yemeğin yağını, soğanını, tüm baharatlarının ayrımlarını tek tek analize edebilmektedir. Ve bu tespitleri çok uzak mesafelerden yapabilmektedir. İnsanda koku alma görevi için ortalama 5 milyon koku hücresi varken, köpeklerde bu sayı ortalama 150 milyondur.
Köpekler işte bu inanılmaz yeteneklerini insanlık yararı için kullanmaktan hiçbir zaman çekinmemişler ve halen de bizler için kullanmaya devam etmektedirler.


Yazının Devamını Oku

Köpekler ne kadar yaşar?

Dünyada var olan her canlının bir yaşam süresi vardır.

Canlının varoluşuyla canlılığın sonlandığı ana kadar olan zaman dilimi o canlının ömrü olarak tanımlanır. Bu süreler türe ve ırka göre farklılıklar gösterir. Yaşam süresi 1 günle sınırlı olan bazı sinek türlerinin yanı sıra 150 yılın üstünde yaşayabilen kaplumbağa türleri olduğu kayıtlıdır. Peki evlerimizi açtığımız ve ailemizin bir ferdi olarak gördüğümüz sevgili dostlarımız köpeklerin hayat süreleri nedir?
Ne yazık ki vefalı arkadaşlarımız köpeklerin yaşamları onlara doyamayacağımız kadar kısadır. Ortalama bir istatistik olarak köpekler 10 ila 15 yıl arası bir ömre sahiptirler. Köpeklerde yaşam süreleri bir takım faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bu süreye etkiyen unsurları şöyle sıralamak mümkündür.


- Hangi ırka mensup olduğu:
400’e yakın olan köpek ırklarının farklı yaşam süreleri olabilmektedir. Bazı ırkların yaşam süreleri kısa iken bazı ırk köpeklerin çok daha uzun olabilmektedir. French mastiff, Napoliten mastiff gibi mastiff kökenli köpekler, Bernese Dağ köpeği, St Bernard, İngiliz Bulldog, Great Dane, Rottweiler gibi ırklar maalesef genellikle 10 yaşlarını göremeden hayatlarını tamamlarken, Chihuahua, Toy poddle, Beagle ve Pomeranian ırkına mensup olanlar 15 yıla kadar yaşayabilmektedir. Ayrıca önemli bir istatistik olarak melez köpeklerin de saf ırklara göre daha uzun bir ömre sahip olduğu net bir gerçektir. Bu da barınaklar ve sokaklardaki birbirinden güzel köpekleri hayatınıza dahil ederek daha uzun beraberlikler yaşayabileceğinize işaret eder.
- Büyük ırk yada küçük ırk olması:

Yazının Devamını Oku

Hayatlarımızı kurtaran arama-kurtarma köpekleri

İzmir’de yaşanan deprem haberiyle tüm Türkiye olarak sarsıldık.



Depremin gerçekleşmesinin hemen sonrasında bölgeye, yıkılan binaların enkazları altında kalan ve halen hayatta olan insanların tespiti ve kurtarılabilmesi için arama-kurtarma ekipleri sevk edildi. Bu ekiplerin içinde tüm yaşamları boyunca enerjisini, insanlık yararına kullanmak üzere yetiştirilmiş arama-kurtarma köpekleri de vardı. Yıkılmış çok katlı binaların altında hayata tutunma mücadelesi veren onlarca insanın tesbit edilerek tekrar gün ışığı görmesini işte bu vefalı köpekler sağladı.
Peki bu harika işi başaran arama-kurtarma köpekleri nasıl seçilip göreve hazırlanıyorlar?

HAVAYI KOKLAYARAK CANLI İNSAN TESPİTİ

Yazının Devamını Oku

Boro’nun haklı mücadelesi

Geçtiğimiz hafta, Emre Tanyolu’nun Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 6 ay önce yasaklı ırk olduğu iddiasıyla el konularak Çankaya Belediyesi‘ne ait olan Mühye’deki hayvan barınağına konulmuş olan köpekleri Boro’nun barınaktan çalınma haberiyle şok olduk.



Hikâye aslında American Staffordshire ırkı olan Boro ve Sonja’nın 5 ay önce oturdukları sitede yasaklı ırk oldukları şeklinde bakanlığa şikâyet edilmeleri ile başladı. Bakanlık görevlileri tarafından el konulan köpekler, Çankaya Belediyesi‘nin Hayvan Barınağı’na emaneten yerleştirildi. Köpeklerin sahibi Emre Tanyolu, olayın üzerine köpeklerine haksız yere el konulması sebebiyle mahkeme sürecini başlattı.
***
Beş ay süren mahkeme karara bağlama aşamasına yaklaşırken, Emre Tanyolu barınaktan aranarak, köpeklerinden erkek olan Boro’nun kayıp olduğunu, belki de çalınmış olduğunu öğrendi. Bu dehşet verici haber üzerine tüm hayvansever ve duyarlı insanlar Boro’nun bulunması ve sahibine kavuşması için sosyal medya aracılığı ile harekete geçti.
Hürriyet Ankara'nın da manşetten Boro’nun hikâyesini paylaşmasından 2 gün sonra, Boro Çankırı’da sağ salim bulundu. Tüm bu olaylar esnasında mahkeme sonuçlanmış, Sonja ve Boro’nun yasaklı ırk mensubu olmadığı ve sahiplerine iade edilmeleri kararı verilmişti. Şu an Boro ve Sonja, sahipleri olan Emre Tanyolu ile uzak kaldıkları 5 ayın yarattığı stres ve travmayı atlatmaya çalışıyorlar.
İlk olmayan ve böyle giderse son da olmayacak bu olay zihnimizde hangi soruları şekillendirdi...

Yazının Devamını Oku

Ev içerisinde köpek beslerken alınması gereken tedbirler

Günümüzde sadık dostlarımız köpeklerle evlerimizi, apartman dairelerimizi paylaşarak birlikte yaşıyoruz.



Farklı alışkanlıkları ve yaşam döngüleri olan iki canlının ortak alan paylaşımında belli tedbirlerin alınması; insan için organize edilmiş ortamlarda yaşayan dostlarımız için bizlerin sorumluluğunu gerektirmektedir. İşte köpeklerimizin sağlığı ve refahı adına ortak yaşam alanımız olan evlerimizde almamız gereken tedbirler:
*Alan Kısıtlaması: Dostlarımızı özellikle bebeklik dönemlerinde sınırlı alanlar içerisinde muhafaza etmemiz elzemdir. Belirli bir alan içerisinde yavru köpek hem kendini mental olarak daha rahat ve güvende hissedecek hem de evde onun için tehlikeli olabilecek bölgelerden korunacaktır. Eğer bu sınırlı alanlar evlerimizin camla kapatılmış balkonları olacaksa yazın sıcaktaki sera etkisinden ve havasız kalma tehlikesinden, kışın da onları hasta edebilecek soğuğa karşı tedbirli olmayı ihmal etmemeliyiz. Ayrıca balkon korkuluklarının aralıkları köpeğin geçebileceği kadar genişse düşme riskini gözardı etmemeliyiz.
*Elektrik tesisatı-kablolar: Köpekler meraklı canlılardır. Keşif amaçlı olarak elektrik tesisatları ve evdeki kablolarla ilgilenme ihtimallerine karşı önlemler almayı ihmal etmemek ve açıktaki kabloları gizlemeyi unutmamak önemlidir.
*Ev bitkileri: Evlerimizde beslediğimiz bitki ve çiçeklerimiz sevimli dostlarımızın ilgisini çekebilir. Bu bitkilerin önemli bir çoğunluğunun köpeklerin yemesi halinde toksik etkiler oluşabileceğini gözardı etmemeliyiz.
*Cam sehpalar-biblolar: Köpekler hareketli ve aktif canlılardır. Ev içerisindeki koşuşturma ve oyunlar esnasında oluşabilecek kazalara karşı cam sehpalar keskin uçlu sehpalar ve porselen ya da cam içerikli objelerin yaratabileceği tehlikeyi unutmamalı ve gereken önlemleri almalıyız.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde yaşam evreleri

Köpekler de tıpkı bizler gibi doğumla ölüm arasında farklı gelişim süreçlerini ve davranış modellerini içeren hayat evrelerine sahip olurlar. Bu evreler; yaş, hormonal ilerleme ve çevresel faktörlerle şekillenir.

Can dostlarımızın bu hayat döngülerini bölümlendirmek gerekirse:

* BEBEKLİK DÖNEMİ: Çoğunlukla dünyaya gelmeyle başlayan 0-6 ay arası dönemleri, dostlarımızın bebeklik dönemleridir. Bu dönemde var olduğu dünyayı keşfetmeye çalışan bebek köpek; kendi türdeşlerini, tür dışı canlıları ve yaşadığı çevreyi tanımaya çalışmaktadır. Bedensel ve zihinsel reflekslerinin yeni yeni şekillendiği bu dönemde, merak en ön plandaki duygudur. Köpeğin kritik sosyalizasyon evre inşaları bu safhada gerçekleşir.



* YAVRULUK DÖNEMİ: 6 aylıkla 1 yaş arası olan yavruluk dönemi, köpeklerin hayat adına belli öğretileri edinmeye başladığı yavaş yavaş çıkarımlar ve tecrübeler edindiği süreçtir. Bebeklikten itibaren şekillenen ivmeli fiziksel gelişim neredeyse tamamlanmak üzeredir. Vücuduna olan kontrol ve reflexleri gelişmiş ve harmonik hale gelmiştir. Yavruluk dönemi enerjinin yüksek ve öforik olduğu bir evredir köpeklerde. Sahiple olan iletişimin güçlenmeye başladığı ve itaat algılarının oluştuğu süreçtir.

Yazının Devamını Oku

Haklarını koruyamadık

İçinde bulunduğumuz hafta ‘Dünya Hayvan Hakları Haftası.’



Her sene onların haklarını nasıl savunmanız gerektiği ve onlar için ne gibi iyileştirme çalışmaları yapılabileceği konularında yazılar yazıyor, söyleşiler yapıyoruz. Gelin bir de onlar için bu sene de yapamadıklarımıza göz atalım...
- Her sene olduğu gibi ‘Hayvan Hakları Yasası’nı iyileştiremedik. Hâlâ yasa kapsamında hayvanların canına kast edenler ya da işkenceye suistimale maruz bırakılanlar için uygulanan cezai yaptırımlar kesinlikle caydırıcı değil. Yasaklı ilan edilen köpek ırkları hâlâ demir parmaklıklar arkasında sahiplerinden ve hak ettikleri yaşantıdan çok uzak....
-Yine insan hatası kaynaklı olarak tüm dünyada orman yangınları sonucu birçok hayvan hayatını kaybetti, yaşam alanlarından oldu. Bazı türlerin soyu tükendi ya da tükenmek üzere.
***
-İnsana besin kaynağı oluşturmak üzere kurgulanıp ekonomik ve endüstriyel olarak sürekli yetiştirilen hayvancılığa aktarılan maddi kaynakların ve strateji planlarının yüzde biri bile hayvan refahı için aktarılamadı.

Yazının Devamını Oku

Küçük ırk mı büyük ırk mı?

Köpek sahiplenirken çoğunlukla kıstaslardan biri de köpeğin boyutudur.



400’ü aşkın olan köpek ırkları çeşitliliğinde, fiziksel olarak farklı vücut büyüklüklerine sahip köpekler bulunmaktadır. Vücut kütlesinin büyüklüğü, bakım ve muhafaza etme açısından farklılıklar şekillendirebilir. Seçim aşamasında büyük ırkın mı yoksa küçük ırkın mı daha uygun olacağına karar verirken şu kriterlere dikkat edilmelidir...
* * *
* EGZERSİZ: Tüm köpekler gezinti ve egzersize ihtiyaç duyarlar. Büyük ırk köpeklerin küçük ırklara göre daha fazla egzersiz ve uzun gezinti gereksinimleri vardır. Buna bağlı olarak seçimi yaparken kişilerin aktivite istek ve durumlarına göre seçimlerini yapması önemlidir.


Yazının Devamını Oku

Yavru köpek bakımı

Tıpkı bebekler gibi yavru köpekler de ilgi ve özenli bir bakıma ihtiyaç duyarlar.



Anne ve kardeşlerinden ayrılarak sahiplenilen yavru bir köpek, yeni evi ve ailesine alışma süreci içerisinde bizlerin gözetimine gereksinim duyacaktır.
Onun konforlu ve sağlıklı bir şekilde büyümesi için yapılması elzem olan şeyleri şöyle sıralayabiliriz:
* * *
* Yavrunun eve gelişi esnasında transport için araba yolculuğu yapılacaksa araç içerisinde tehlikeli bir şekilde kucakta taşınması yerine içine yumuşak bir havlu serilmiş taşıma kafeslerinin kullanılması uygun olacaktır. Bebekleri araç seyahati esnasında nasıl arkada ve bebek koltuğunda emniyet önlemleriyle taşıyorsak, köpek yavrumuzu da taşıma kutusunda ve emniyet kemeri fiksasyonu ile arka koltukta taşımalıyız.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde ev kuralları

Şehir yaşantısı içerisinde birçok köpek apartman dairelerinde ve ev içerisinde ailenin bir parçası olarak yaşamaktadır. Evde yaşamak bizler için nasıl belli kural ve düzen gerektiriyorsa, bizlerle birlikte yuvalarımızı paylaştığımız dostlarımız da ev içerisinde aynı şekilde belli kurallara uyarak yaşamalıdır.



Apartman dairelerinde kendi doğal yaşantı modellerinden uzak ve insanla bir arada yaşamak tahmin edileceği üzere bir köpek için çok da kolay değildir. Bu sebeple ev yaşantısı kurallarını sevgili dostumuza öğretmek ve bizlerle birlikte yaşama alışkanlıklarını edinmede onlara klavuzluk etmek tamamen bizlerin sorumluluğu olmalıdır. İşte evlerimizde bizlerle birlikte yaşayan köpek dostlarımıza öğretmemiz gereken belli başlı kuralları şöyle sıralayabiliriz:

TUVALET ALIŞKANLIĞI: Aşı programı tamamlanmış olan köpeğin mutlak surette düzenli bir gezinti programının olması gerekir. Bu program esnasında dostumuzun ihtiyacını dışarıya yönlendirmeyi öğretmemiz elzemdir. Ev içerisinde tuvalet ihtiyacını gidermesi yaşanabilecek kazalar ve sağlık açısından çok doğru olmayacaktır.
BESLENME DÜZENİ: Dostumuzun beslenme saatini organize etmeliyiz. Özellikle bizim yemek saatlerimizde bizimle birlikte masadan beslenmemesi hem onun sağlığı ve kilo kontrolü için hem de ileride bizim yemek masamızı kendi beslenme alanı olarak görerek rahatsızlık vermemesi açısından oldukça önemlidir. Bu sebeple dostumuzun beslenme bölgesini yemek masamızdan farklı bir yere planlamalıyız.
EVDE OYUN YÖNETİMİ: Köpeğimizle ev içerisinde oynayacağımız oyunları doğru planlamalıyız. Özellikle at getir ve yoğun hareket içeren çekiştirme oyunları, köpeğin avcılık dürtüsünü harekete geçirip aşırı aktive olmasını tetikleyebilir. Evde rahatsız edici olabilecek bu aşırı hareketlilik içeren oyunları dışarıda planlamak ve ev içerisinde daha çok sakla bul gibi sakinlik içeren oyunları tercih etmek doğru olacaktır.

Yazının Devamını Oku

Köpeğim niye havlıyor?

Havlamak, diğer köpeklerle komünikasyon(iletişim) şekillerinden biridir. Ayrıca tür dışı canlılara/olaylara karşı duygu durum ve tepkilerini ifade etme biçimleridir.



Köpeklerde havlamanın şekli, frekansı, süresi ve yüksekliği farklı anlamları, durumları işaret edebilir. Örneğin ortak atadan köken aldıkları yakın akrabaları olan kurtlar gibi köpekler de davranışıyla sürüyü biraraya toplama çabalarını sergilerler. Bir sürü hayvanı olan köpekler de yaşantılarında evde yalnız kaldıklarında uluyarak yalnızlıklarını paylaşmak hedefli olarak bizi çağırabilirler.
* * *
Köpekler için normal bir iletişim ve ifade biçimi olan havlama davranışı, şehir hayatı içinde evlerimizde ve bahçelerimizde bizlerle olan ortak yaşantıları esnasında bazı köpek sahipleri ve mahalle sakinleri için problem haline gelebilmekte ya da doğru tabiriyle getirilebilmektedir.
Örneğin, apartman dairesinde yaşayan; egzersiz, ilgi ve beslenme gibi temel ihtiyaçları doğru ve yeterli şekilde karşılanmayan; uzun saatler boyunca yalnız bırakılan bir köpeğin sahibine duyduğu özlem çağrısı olan havlama ve uluma seslerinin şikâyet konusu olması ne kadar köpeğin suçudur?!

Yazının Devamını Oku

Yeni köpek sahiplendiğinizde elzem olan ihtiyaçlar

Yeni bir köpek sahiplenildiğinde onun ihtiyaçlarına yönelik küçük bir alışveriş yapmak elzemdir. İlk kez köpek sahiplenen insan, ilk heyecanla gereksiz ya da köpekler için uygun olmayacak nitelikte malzemeler alabilir. Dostumuzun ihtiyaçlarına ve alışkanlıklarına uygun, sağlıklı materyalleri seçmek önemlidir. İşte eve gelen yeni dostumuz için öncelikli gereksinim listesi:

ALAN SINIRLANDIRICILAR: Özellikle yavru köpek edinilmede dostunuzun oryantasyonu, tuvalet alışkanlığını yönlendirmek ve güvenliği açısından alanını sınırlandırmak önemlidir. Bu amaçla tel kafesleri, köpek oyun park çitlerini ya da oda kapılarına takılarak sınırlandırma yapılan çit kapıları kullanmak gerekmektedir.
MAMA VE SU KABI: Köpeğin beslenmesinde kullanmak üzere mama ve su kapları elzemdir. Paslanmaz çizilmez metal kapları tercih etmek her zaman daha iyidir. Cam ve porselen kaplar kırılarak dostumuz için zararlı hale gelebilir. Ayrıca bu kapları ayarlanabilir ayaklıklı mekanizmalarla desteklerseniz köpek eğilmeden rahatlıkla beslenip su içebilecektir. Ayrıca kolay çizilebildiği bazen alerjiye sebebiyet verebildiği için plastik su ve mama kaplarını tercih etmeyiniz.



TASMA VE KAYIŞ: Aşı programları tamamlanıp dışarıda gezmeye başlayacak olan dostunuzun ihtiyacı olan malzemelerden biri de tasma ve kayıştır. İlk alıştırmalar için bir adet bel-göğüs tasmalı ile bir de boyun tasması gerekecektir. Ayrıca ona gezintide kontrol, konfor ve güvenlik sağlayacak uzayabilen kayışlar da elzemdir. Bu kayış ve tasmaların metal olmamasına özellikle dikkat edilmelidir. Sağlam ve güvenli olmaları önemlidir. Tabiki köpeğinizin tasmalarına iliştireceğiniz küçük bir isimlik ve kimlik bilgi madalyonunu da unutmayın.
TARAK VE FIRÇA: Köpeğinizin tüy bakımı önemlidir. Onun tüy yapısına uygun nitelikte edineceğiniz tarak ve fırçalarla gün aşırı tımarlamalar yapmanız onun deri bütünlüğü ve tüy sağlığı için çok önemlidir. Ayrıca tarama esnasında kolaylık sağlama hedefli , organik tarama spreylerini de kullanabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku