Serhat DEMİREL - Tüm Köşe Yazıları - Sayfa 1

Serhat Demirel

Dalmaçyalılar bize iyi gelecek

15 Haziran 2024
Köpeklerdeki genetik farklılıklar sevimli görüntüler oluştursa da bazen kritik rahatsızlıkların habercisi olabiliyor. Tabii hepsi böyle değil.

Bu konunun en bilinen örneklerinin başında Dalmaçyalı denilen köpekler geliyor. Bilim insanları şimdi bu köpeklerdeki beneklerin, memelilerin neden bazı hastalıklara yakalandığına dair cevapları ortaya çıkarabileceği ihtimali üzerine çalışıyor.

Bath Üniversitesi›nden Dr. Kit Yates, embriyo gelişirken kürk pigment hücrelerinin nasıl oluştuğu ve değişimiyle ilgili 4 yıldır devam eden çalışmayı yürüten isimlerden. Diyor ki, “Dalmaçyalıları incelemek, hem evrimimiz hem de hastalıklara yatkınlığımız gibi insan genetiği hakkındaki anlayışımızı geliştirme potansiyeline sahip.”

Dalmaçyalı köpeklerin yüksek bir oranı sağır oluyor. Bu oranın her iki kulakta yaklaşık yüzde 8, tek kulakta ise yüzde 22 olduğu tahmin ediliyor. Sağır köpeklerin yaşamı zor geçebiliyor ve bu nedenle agresif olabiliyorlar.

Araştırmacı ekip sağırlığın doğrudan ırkın melanosit eksikliğiyle bağlantılı olduğuna inanıyor. Dr. Yates, “Melanositler embriyonun arka kısmında başlar ve dışarıya doğru, embriyonun ve gelişmekte olan derinin etrafına doğru göç ederler, bu yüzden onların örüntülerini inceleyerek öğrenebileceğimiz şeyler vardır, bu da bu sağlık durumuna yardımcı olabilir” diyor. Bu çözülebilirse, insanlardaki rahatsızlıklar için de mesafe kat edilebilir.

BU KEŞİFLE DAHA UZUN YAŞAYACAKLAR

Japon bir bilim insanı, kedilerde kronik böbrek hastalığını hedef alan ve kedilerin yaşam süresini potansiyel olarak 30 yıla kadar uzatabilecek bir tedavi geliştirdi. Kedilerin yaklaşık yüzde 30’unu 10 yaşına kadar etkileyen hastalık son aşamada organ yetmezliği ve ölüme yol açabilen lanet bir hastalık.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerin dilini yapay zeka çözecek

8 Haziran 2024
KÖPEKLERİN gizli dilini çözebilmek için çok çaba sarf ediyoruz ve bu çabaların mevyesini umarım alırız. Şimdi bu konuya bir süredir yapay zekâ el atmış durumda ve ilerleme kaydediliyor.

Wav2Vec2 gibi yapay zekâ modelleri havlamaya dayanarak bir köpeğin cinsiyetini, duygusunu ve cinsini belirleyebileceğini öne sürüyor. Modellerin doğruluğunu test etmek, yapay zekâ modellerini eğitmek üzere iki farklı veri seti kullandılar ve ardından sonuçları karşılaştırdılar. Biri insan konuşması kullanılarak eğitilmiş ve köpeklerin havlama sesleriyle ince ayar yapılmış, diğeri ise sadece havlamalar kullanılarak eğitilmiş veri seti kullanıldı. İnsan konuşmasıyla eğitilen modelin köpeklerin gizli dilini anlama ve tanımlamada daha başarılı olduğunu gördüler. Ardından 21 French Poodle, 11 Schnauzer ve 42 Chihuahua dahil olmak üzere 74 köpeğin havlamalarıyla da ince ayar yaptılar.

YÜZDE 62 DOĞRU TANIMLADI

Genel olarak, insanlar ve köpekler üzerinde eğitilen model, cinsi ve duyguyu yüzde 62 doğrulukla tanımlayabildi. Cinsiyetini yüzde 69 oranında belirleyebildi ve hatta yüzde 50 oranında da veri seti içerisinde yer alan bir köpeği tanımlayabildi. Vardığımız bu nokta, araştırmacılara göre insan konuşmasından türetilen kalıpların, köpeklerin gizli dilini çözmemize yardımcı olmak için sağlam bir temel oluşturabileceğini gösteriyor.

Şimdi sırada bu modeli geliştirmek için işin içine daha fazla cins, duygu ve tür katarak araştırmayı derinleştirmek var.

BU TEKNOLOJİLERLE SAĞLIĞINI TAKİP EDİN

JAPONYA’da evcil hayvan sahipleri için teknoloji geliştiren bir şirket olan Rabo, insanlar kedilerinin neler yaptığını takip edebilsin diye akıllı bir tasma üretmiş. Catlog, kedinin rutini, iştahı ve davranışları gibi girdileri izliyor ve yapay zekâ kullanarak bir sağlık analizi sağlıyor. Bu sayede kedi sahipleri olası sorunlar konusunda uyarılabiliyor. Aynı zamanda bu verileri sistemdeki diğer 30 bin kedinin verileriyle karşılaştırdıkları bir uyku izleme özelliğini de bu ay kullanıma sunacaklarmış. Japonya, ortalama yaşam süresini uzatma işini evcil hayvanlarda da uygulamak istiyor. Yaptıkları tıpkı insan nüfusu gibi yaşlanmakta olan kedi nüfusunu, insan dostlarıyla daha uzun süre yaşatmayı hedefliyor. Ne güzel.

Japonya Çevre Bakanlığı’na göre ülkedeki kediler daha uzun yaşıyor ve ortalama yaşam süresi 2023’te 15.79 yıla ulaşarak rekor kırdı. Bu insan yaşında 79 yaşa denk geliyor.

Yazının Devamını Oku

Bebek gibi konuşmamız hoşlarına gidiyor

1 Haziran 2024
Çok bayıldığım bir gelişme olmadı bu. Genelde pek sempatik bulmam ama madem kediler bunu istiyor, yapmaktan başka çaremiz yok. Konu şu: Kedilerin bebek gibi konuşmamızdan hoşlandıkları ortaya çıkmış.

2022’de yapılan araştırmada yaşları 8 ay ile 2 yaş arasında değişen 16 kedi incelenmiş. Bilim insanları, kedilerin sahiplerine “Ödül ister misin?” gibi ifadeleri yüksek perdeden evcil hayvana yönelik konuşma ve diğer yetişkinlerle kullandıkları tonda bir söyleterek kaydetti. Ayrıca 16 yabancıya da aynı iki konuşma tarzını kullanarak aynı cümleleri ayrıca kaydettirdi.

New Scientist’e göre, kayıtlar kedilere kendi evlerinde, sahipleri yanlarındayken ancak onlarla etkileşime girmeden dinletildi. Araştırmacılar daha sonra kedilerin tepkilerinin yoğunluğunu (göz bebeklerinin büyümesi, kulaklarını çevirmeleri veya sese doğru hareket etmeleri gibi) sıfırdan 20’ye kadar bir ölçekte derecelendirdi. Araştırmacılar, yabancının bebek gibi konuşan bir ses kullandığında bile kedilerin yabancının sesine büyük ölçüde ilgisiz kaldığını keşfetti. Ancak kedilerin sahipleri bebek sesi kullandığında, 16 kediden 10’u canlandı ve dikkatini vermiş.

Araştırmanın başındaki Charlotte de Mouzon, bu durum için “Uzun zamandır kedilerin çok bağımsız yaratıklar olduğu, sadece yemek ve barınma için insanlarla ilgilendikleri düşünülüyordu. Ama sadece onlara hitap eden herhangi birine değil, özellikle sahiplerine tepki vermeleri, bağlanabildikleri fikrini destekliyor” diyor.

İşe iyi yanından bakalım: İnsanlar olarak da kedilerle anlaşmanın bir yolunu bulabilmişiz demek.

HAV HAV HAVAYOLLARI

Sadece köpeklere hizmet veren yeni havayolu şirketi Bark Air (Hav Hav Havayolları) ilk uçuşunu gerçekleştirmiş. Pati Havayolları diyebileceğimiz bu şirket köpeklerin birinci sınıf yolcu olarak sahipleriyle beraber uçmasını biraz maliyetli şekilde sağlıyor: Tek yön bilet 8 bin dolara kadar çıkıyormuş. 23 Mayıs’ta New York-Los Angeles arasında yapılan ilk uçuşta biletler tükenmiş. Köpeklerin rahat uçabilmesi için her şey düşünülmüş: Yolculuk öncesi sevdikleri içecekleri ikram etmekten, gürültü engelleyici kulaklıklara kadar her şey bilete dahil. Bazı hayatlarla aramızdaki makasın bu kadar açık olması canımı sıkıyor, ne yalan söyleyeyim.

Yazının Devamını Oku

Çözüm belli: Kısırlaştırma

25 Mayıs 2024
Can sıkıcı haberler gündemden eksik olmuyor.

Güzel ülkemizde neden herhangi bir konu tartışılırken “Yaşam hakkı” kırmızı çizgi olarak görülmüyor. Bunu anlamış değilim. Aldığımız tedbirler hep tartışma konusu olan şeyi konuyu yasaklamak, yok etmek, gözden uzaklaştırmak odaklı. Hep bir kestirip atma derdindeyiz. Planlı programlı ilerlemek bizim yapımızda yok.

Sokak hayvanları için planlanan çalışmada, hayvanların toplatılıp barınaklara alınması, 30 gün süreyle sahiplenmeleri için ilan verilmesi ve sahiplenilmeyenlerin uyutulması öngörülüyor. Bu uygulamaları yapan ülkeler var evet, ama bu durum söz konusu uygulamaları doğru yapmıyor.

Hayvanseverlerin çok basit bir çağrısı var esasında. Yapılacak işlem sokak hayvanlarına yönelik kısırlaştırmayla nüfus artışının kontrol altına alınması. Bununla birlikte barınakların şartlarının iyileştirilmesi ve sahiplenilen hayvanları terk edenlere yönelik cezaların artırılması. Kısa sürede etkisini görebileceğimiz bu çalışma yerine, canlı avına yönlendiren bir çalışmaya imza atılıyor. Umarım bu konu tekrar gözden geçirilir ve canlılara zarar verilmeyen bir şekilde bu düzenleme yapılır.

Neden önümüzde yaşam hakkını kazanmış canlılara saygı duyup onların yaşam alanını güzelleştirmek varken başka yollara sapılıyor? Aklım almıyor.

BİRBİRİMİZİN HAYATLARINA DOKUNUYORUZ

Araştırmalar

Yazının Devamını Oku

Üzücü araştırma... Sarılmamızdan Hoşlanmıyorlar

18 Mayıs 2024
BUGÜN gerçekten can sıkıcı bir araştırma var karşımızda.

Çünkü hepimiz bir köpek gördüğümüzde sevgimizi abartılı şekilde göstermeye bayılırız. Pscyhology Today’de yayımlanan çalışma diyor ki köpekler, insanlar onlara sarıldığında strese giriyormuş.

Araştırma sırasında köpeklerine sarılan insanların olduğu 250 fotoğraf incelenmiş ve bu fotoğrafların yüzde 82’sinde en az bir stres belirtisi görülmüş.

İrlanda’nın Cork kentindeki Cork Pet Behaviour Centre’dan Elizabeth Ann Walsh başkanlığındaki çok uluslu araştırma ekibinin vardığı sonuçlar şöyle:

Araştırmacıların incelediği fotoğrafların yüzde 81.6’sında köpekler en az bir rahatsızlık, stres veya endişe belirtisi göstermiş. Fotoğrafların sadece yüzde 7.6’sı sarılmaktan rahatsız olmayan köpekleri gösteriyor olarak değerlendirilirken yüzde 10.8’de bu fiziksel temas biçimine karşı nötr veya belirsiz tepkiler görülmüş.

Şimdi bu araştırma bir de videolu yapılmış.

Köpekler teknik olarak hızlı koşmayı hedefleyen canlılar. Yani stres ya da tehdit zamanlarında köpeklerin ilk savunma hattı dişleri değil kaçma becerileri. Davranış bilimcilere göre bir köpeği kucaklayıp hareketsiz hale getirip bu hareket tarzından mahrum bırakmak stres seviyesini artırabilir. Köpeğin kaygısını çoğaltabilir ve onu sonraki savunma hattı olan ısırmaya yöneltebilir.

Köpeklerdeki stres ve anksiyete belirtilerine bakalım, siz de gözlemlediğinizde köpeğinizin etrafında stres yaratabilecek faktörlere bakarak durumu toparlamaya çalışın. En uç nokta köpeğin dişlerini gösterdiği kısım.

Yazının Devamını Oku

Terapi köpekleri Kuki ve Alita

11 Mayıs 2024
İstanbul Havalimanı’nın terapi köpekleri daha önce hem Hürriyet’te hem de Pazar ekinde manşetlere çıksa da, bu sevimli köpeklerle bir kez daha tanışalım istedim.

Altı yaşındaki Kuki ve 1.5 yaşındaki Alita, kısa bir süre önce dünyanın en yoğun havalimanlarından biri olan İstanbul Havalimanı personeline, stresli yolcuları neşelendirme göreviyle dahil olmuş. Projeyi koordine eden veteriner Volkan Arslan, “Terapi köpeği projesini misafirlerimize daha iyi bir uçuş deneyimi yaşatmak ve uçuş stresini azaltmak için hayata geçirdik” diyor.

MESAİ EN FAZLA 3 SAAT

Aralarında Kuki ve Alita’nın da bulunduğu beş köpek, iç ve dış hat terminallerinde dolaşarak ciddi bir eğitimden geçmiş. Eğitimleri tamamlandığında iki köpek daha onlara katılacakmış. Köpeklerin mesaisi günde en fazla üç saatmiş ve programları da cinslerine göre değişiyormuş. Arslan şöyle diyor: “Bir Border Collie olan Alita çok enerjik, misafirlerimizle vakit geçirmeyi seviyor, bu yüzden onun programını biraz daha uzun tutuyoruz. Öte yandan Kuki dinlenmek istiyor ve çok fazla efor sarf etmek istemiyor, bu yüzden onun programını daha kısa tutuyoruz” diyor. Havalimanı yönetiminin aktardığına göre yolculardan gelen yorumlar hep olumlu yöndeymiş. İşte buna güzel haber diyorum.

BÖCEK DİYETİ FAYDALIYMIŞ

Sürdürülebilirliği ön planda tutan İsveçli bir mama firması kedi maması formüllerinde kara asker sineği larvalarını kullanmanın kümes hayvanı küspesi barındıran mamalara göre daha faydalı olduğunu ileri süren bir rapor yayımladı. Raporda, araştırma süresince kedilerin tamamının mamayı kolaylıkla kabul ettiği, faydalı bağırsak bakterilerinde artışa neden olduğu ve sindirim sorunlarını azalttığı yazıyor. Boşuna avlanmıyorlarmış demek ki.

Yazının Devamını Oku

Kedi istismarına son verelim

4 Mayıs 2024
Ben de internetin kedi videoları paylaşılabilsin diye geliştirilmiş bir araç olduğunu düşünenlerdenim.

Buna köpek ve diğer hayvanların videolarını da ekleyebiliriz tabii. Ama her şeyin başı kediler. Hal böyleyken bizim gündelik yaşamımızı güzelleştiren sosyal medyada karşılaştığımız videolara bakarken aklımızın kenarında bir soru işaretinin olması şart.

Başlıktaki ifadeyi de ben söylemiyorum zaten. Bu sözler Slovakya’daki Kösice Üniversitesi’nde Veterinerlik ve Eczacılık Fakültesi’nde kedi davranışları araştırmacısı olan Noema Kmecova’ya ait. Kmecova, “Her gün karşılaştığım birçok videoyu şikâyet ediyorum çünkü birçoğu kedilere kötü davranıldığını gösteriyor. Onlarda korku, hayal kırıklığı veya acı belirtileri gördüğüm durumlara rastlıyorum” diyerek ekliyor: “Gördüklerimden bazıları hayvan istismarı sınırında.”

Slovakya basınında gördüğüm haberde görüşü olan Kmecova, kediler hakkında hâlâ bilmediklerimizden, kedi araştırmalarının doğasından ve meslektaşlarıyla birlikte büyük bir dergide yayımlanan yeni bir çalışmada elde ettiği bulgulardan bahsediyor.

Kediler ve insanlar arasında binlerce yıl öncesine dayanan etkileşimle, biz kedileri iyi tanıdığımızı düşünürüz ama gerçek bunun tam tersi. Kmecova, “Kediler hakkında bilmediğimiz şeyler bildiklerimizden daha fazla. Biyolojileri ve fizyolojileri hakkında çok şey biliyoruz. Örneğin, koku ve koku sinyallerinin onlar için çok önemli olduğunu biliyoruz, ancak kimyasal düzeyde bilmemize rağmen belirli feromon fraksiyonlarının ne işe yaradığını bilmiyoruz.”

VİDEOLARDA DEKOR GİBİ KULLANILIYOR

Büyük ölçüde keşfedilmemiş bir başka alan da, diğer hayvanlar için de geçerli olmak üzere beyinleri ve içinde olup biten süreçler: “Şu anda bu çalışma alanındaki en önemli konu acı ve kedilerin bunu davranış yoluyla nasıl ilettiği. Bu çok fazla araştırılmamış bir alan. Genelde kedilerin birbirlerine nasıl davrandıklarını inceliyorum, çünkü evlerde yaşayan kedilerin sayısı giderek artıyor” diyen Kmecova, kedilerin davranışlarını vücutlarında neler olup bittiğini anlatmak için kullandıklarını belirtiyor.

Kmecova

Yazının Devamını Oku

Bir köpek insan için ne ifade eder

27 Nisan 2024
Okur mektupları her zaman ufuk açıcı oluyor. Bu hafta okurumuz Ümit Göçer’in paylaştığı bir yazı önemli bir figürle tanışmamı sağladı. Alıntıyı okuyunca konunun detayını öğrenmek istedim ve karşılaştıklarım hoşuma gitti.

Aktarayım. Okurumuz, ABD’li Senatör George Graham Vest’in 1870 yılında mahkemede yaptığı bir konuşmayı benimle paylaşmıştı. Konunun detayında ilham verici bir hikâyeye vardı.

1879’dan 1903’e kadar ABD Senatosu’nda görev yapan Vest, esasında bir avukat. Onu da ülke tarihinde hatırlanır kılan şey Missouri kırsalında yaşanan bir olay vesilesiyle mahkemede jüriye yaptığı kapanış konuşması. Bölgedeki bir çiftçi, köpeği Old Drum komşusu tarafından vurularak öldürülünce mahkemeye başvuruyor ve elli dolar tazminat talebiyle dava açıyor.

Jüri dava sonucunda 25 dolar tazminata karar veriyor. Komşu davayı temyize taşıyınca, bu kez köpeği öldürülen kişi iki avukat tutuyor. Birisi Vest.

Vest’in kapanış konuşması tarihe geçti. Bu konuşma, köpek sahibine tazminat kazandırdı ancak ne kadar, bilinmiyor. Gelelim hepimize güzel bir örnek olacak konuşmaya: “Bir insanın dünyadaki en iyi dostu ona sırt çevirip düşmanı haline gelebilir.  Sevgiyle yetiştirdiği oğlu ya da kızı ona nankörlük edebilir. Bize en yakın ve en sevdiklerimiz ihanet edebilir.  Bir insan sahip olduğu tüm parayı kaybedebilir. Belki de en çok ihtiyaç duyduğu anda serveti elinden uçup gidebilir. Bir insanın itibarı bir anlık düşüncesiz bir hareketle yerle bir olabilir.  Başarıya ulaştığımızda bizi onurlandırmak için dizlerinin üzerine çökmeye meyilli olanlar, başarısızlık bulutu başımıza çöktüğünde kötülük taşını ilk fırlatanlar olabilir. Bir insanın bu bencil dünyada sahip olabileceği kesinlikle bencil olmayan tek dost ise onu asla terk etmeyen, asla nankörlük ya da hainlik etmeyen tek dost, köpektir.”

Görkemli konuşma sürüyor: “Sayın jüri üyeleri, bir insanın köpeği refahta ve yoksullukta, sağlıkta ve hastalıkta onun yanında yer alır. Kış rüzgârları estiğinde, kar şiddetle yağdığında soğuk zeminde uyur, yeter ki sahibinin yanında olabilsin. Verecek yiyeceği olmayan eli öpecek, dünyanın hoyratlığıyla karşılaşan yaraları yalayarak iyileştirecektir.  Yoksul efendisinin uykusunu bir prens gibi korur. Diğer tüm dostlar terk ettiğinde, o kalır.  Zenginlik elinden uçup gittiğinde, itibar paramparça olduğunda, sevgisi bir güneş kadar sabittir. Eğer talih sahibini dostsuz ve evsiz bir şekilde dünyaya sürgün ederse, sadık köpek ona eşlik etmekten, onu tehlikelere karşı korumaktan ve düşmanlarına karşı savaşmaktan daha büyük bir ayrıcalık istemez. Ve her şeyin sonu geldiğinde, ölüm sahibini aldığında ve bedeni soğuk toprağa girdiğinde, diğer tüm dostlar yollarına devam etse de, asil köpek mezarının başında, ölüme kadar beklemeye devam edecektir.” İşte öyle.


Yazının Devamını Oku