Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Diz, kalça, omuz ağrılarında kök hücre tedavisi

Diz ve kalça gibi eklem yapılarımız hareketli yapılardır, hareket esnasında sürtünmeyi azaltma amacıyla iki kemik arasında kıkırdak dokumuz bulunur.

Kıkırdak dokumuz kaygan, pürüzsüz bir yapıdır. Yaşımız ilerledikçe kıkırdak içerisindeki su miktarı azalır ve incelir. Bu nedenle kemikler birbirine sürtmeye başlar ayrıca kemik ve kıkırdakta aşınmalar, kemik uçlarında sivrileşmeler görülür. Sürtünmeye bağlı olarak eklemlerde acı ve ağrılar ortaya çıkar. Son yıllarda gelişen tıpla birlikte bu konuyla ilgili bir çok tedavi yöntemi ortaya çıktı. Bu yöntemlerden en yaygın ve etkilisi kök hücre tedavisidir. Kök hücre tedavisiyle ilgili Ankara üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi Ağrı Bölümü Başkanı Prof. Dr. İbrahim Aşık şu bilgileri verdi:

AMELİYATIN ÖNÜNE GEÇİLEBİLİYOR

Diz, kalça, omuz ağrılarında kök hücre tedavisi

“Kök hücre tedavisi uygulamaları öncesinde eklemlere yapılabilecek diğer tedaviler; PRP (trombositten zengin plazma), ozon tedavisi, hyaluronik asit uygulamaları, radyofrekans tedavileri, proloterapi, tetik nokta enjeksiyonları şeklinde özetlenebilir.
Bu tedavilere rağmen, tedavi edilemeyen ve şiddetli ağrılara bağlı yaşam kalitesi azalan hastalarda, kök hücre tedavisi uygulanabilir. Karın bölgesinden liposuction (yağ emilmesi) yöntemiyle alınan yağ dokusu içindeki mezankimal kök hücreler özel bir yöntemle ayrıştırılmakta ve hasarlı eklemin içerisine sadece bir iğne ile kolayca verilmektedir. Verilen hücreler hasarlı eklemlerde rejenerasyon yapmakta ve klinik olarak hastaların ağrılarını uzun dönemde azaltmakta ve yaşam kalitelerini arttırmaktadır. Bu tedavi ile hastaların ameliyata alınmasının önüne geçilebilmekte ve gereksiz olarak operasyon riskinden kurtulabilmektedirler.

UZUN DÖNEMDE POZİTİF SONUÇLAR

Diz, kalça, omuz ağrılarında kök hücre tedavisi

Omuz problemleri (kireçlenme, tendinit, kas yırtıkları), diz sorunları (kireçlenme, menisküs yırtıkları veya bağ hasarları) ve kalça eklem problemleri (avasküler nekroz, kireçlenme, artroz) şikâyeti ile başvuran hastaların klinik muayeneleri ve radyodiagnostik değerlendirmeleri sonucunda eklemi kartilaj patolojilerinin erken evre olanlardan grade 2 ve ileri evre grade 3 lezyonları olan hastalardan diğer tedavilerden fayda görmemiş, operasyon olmayı reddeden ve otolog rejeneratif mezankimal kök hücre süspansiyonu uygulanması neticesinde, iyileşme sağlanacağına kanaat getirilenlere bu uygulama yapılmış ve uzun dönemde pozitif sonuçlar alınmıştır. Hastaların yürüme mesafeleri artmış hatta kullandıkları bastonu bırakanlar bile olmuştur.”

ÖĞRENMEDEN GEÇMEYİN

ÇOCUKLARDA YEMEK YEME ALIŞKANLIĞI

Diz, kalça, omuz ağrılarında kök hücre tedavisi

Günümüzde birçok anne-baba, çocuklarında yeme alışkanlıklarında sorun olduğunu fark etmektedir. Bunun kaygısıyla çocuklarına zorla yemek yedirmeye çalışırlar. Yapılan en büyük yanlışlardan biri de budur. Uzman Psikolog Rojin Tasmimi, bu davranışların çözüm yolları hakkında ipuçları verdi:
“Besin sunulduğu halde hiçbir çocuk inadından dolayı açlıktan ölmemiştir. Biz nasıl aç değilken zorla bir şey yiyemeyiz, çocuklar da zorla hiçbir şeyi yapmadığı gibi yemeği de zorla yemez. Çocukların her olayda rutin bir düzeni var. Bu, yemek konusu için de geçerli. Düzenli saatlerde ailecek oturulan sofralarda çocuk yemek yemeyi bir alışkanlık haline getirir. Türkiye’deki en yanlış ebeveyn tutumlardan biri de çocuğun arkasından koşarak ağzına tıkıştırmaya çalışmak. Bunu yapmak çok yanlış.
Peki çocuğunuza yemek yeme davranışını nasıl kazandırabiliriz:
* Yemeği televizyon karşısında yedirmek ya da ‘bunu yersen sana şunu vereceğim’ gibi ödül-ceza ilişkisi olan hareketlerden kaçınılması gerekmektedir.
* Kıyaslama yapmaktan kaçının. ‘Kardeşin bitirdi ama sen hala yemedin’ gibi kıyaslamalar davranışı olumsuz etkileyecektir.
* 30 dakika kuralı çok etkilidir. Çocuğunuzun yemeğini yemesi için en fazla 30 dakika süre izin verin. Eğer bu süre uzarsa çocuk bunu oyun haline getirir. 30 dakika bittikten sonra yemese bile tabağını kaldırarak sofradan kalkabilir.
* Çocuğunuza görevler verin, sofra kurdurun, beraber yemek yapın, kendi tabağını, çatal bıçak gibi sofra düzenine yardımcı olmasını sağlayın.
* Tabağına çok fazla porsiyonlar koymak yerine porsiyonları küçültün ve eğlenceli bir tabak hazırlayın.
* En önemlisi zorlamayın, ‘yemelisin, bunu bitirmezsen şunu yapamazsın’ gibi ithamlarda bulunmayın. Unutmayın ki bu davranışla yemek davranışını edinemez. Bu yüzden bir uzmandan destek almaktan çekinmeyin.”

X