GeriŞahap Bayram TOKGÖZ Evde Kalamayanlar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Evde Kalamayanlar

Biraz mesleki merak, biraz da kişisel bilgi ağını tam tabiri ile kurcalamaya meyilli biri olarak, niteliğinden bağımsız fazlaca araştırma sonucunu incelediğimi söyleyebilirim.

Bu arada bilmeyenler için yetişkin eğitimi üzerine çalıştığımı ekleyeyim… Konu insan ve eğitim olunca bilgi çeşitliliğinden uzak durmak

net olarak imkansız.

Lakin geçtiğimiz günlerde öyle bir çalışma ile

öylesine tesadüfi olarak karşı karşıya kaldım ki, bu benim için bile şaşırtıcı oldu.

İsmi çok çarpıcı; Evde Kalamayanlar

Araştırmayı Universus adında, çok genç ve belli ki bir o kadar da aktif bir ekibin kurduğu Sosyal Araştırmalar Merkezi yayınlamış.

Tam adı; Evde Kalamayanlar: Covid 19 Günlerinde Çalışma İlişkileri Araştırması

İş hayatı aktörleri ve iş hayatına dokunan insanlar olarak pandemi ile hızı artan çalışma şekline dair dönüşümde göz ardı edilenlerin

farkındaydık.

Ve hatta buna dikkat çekmeye çalışanlar da

mevcuttu lakin;

“Evde Kalamayanlar” başlığı birçok şeyi bir arada birleştiriyor.

Araştırmayı kısa bir Google araması ile bulabilirsiniz ancak birkaç noktayı duyurmak istiyorum.

Motosikletli kurye ve market çalışanlarına odaklanan çalışma diyor ki;

- Pandemi nedeni ile iş yoğunluğunun çok arttığının söylenme oranı %57 ( market çalışanı ) ve %34 (motosikletli kurye )

- Ücretinin eksik ödendiğini söyleyenler ise %41 ( market çalışanı ) ve %64 ( motosikletli kurye )

- Gelecekten endişe duyma oranı erkeklerde %39, kadınlarda ise %32

Sizleri rakamlara boğmak istemiyorum,

bu nedenle son bir rakamı ortaya bırakacağım;

araştırmaya katılanlar müşterilerin iş yoğunluklarını fark etme konusundaki hassasiyetlerine ise %72 hayır cevabı vermiş.

Eminim daha ayrıntı merak edenler araştırmayı inceleyecektir.

Bense bu rakamlara bakıp şunu düşünüyorum. Acaba pandeminin etkisi ile değişen iş hayatında

sadece beyaz yakalıya mı odaklanıldı

yoksa evde kalamayanların da yeterince değeri anlaşıldı mı?

Araştırmaya katılanlardan evrak kuryesi Tahsin şöyle bir cevap vermiş;

“Affedersin bize vebalı gibi davranıyorlar. Kuryeyiz de virüs kuryesi değiliz, virüs taşımıyoruz.”

Bence üzerine fazlaca düşünmek lazım…

Ücretinin düşük olduğunu, mesai alamadığını,

sağlık şartlarının önemsenmediğini, müşterilerinin yer yer kaba davrandığını,

“hastalıklı” gibi göründüklerini,

birçok çalışan için sıradan sayılacak haklar talep ettiklerini söyleyen bu insanlar

tam anlamı ile

“salgın döneminde işsiz kalma” korkusundalar.

Peki onların değeri bilinmeden biz evde kalabilenlerin hayatı sizce nasıl şekillenir ?

Aşılarla birlikte belli ki artık daha az evde kalacağız ama sanki

unutmamalı ki

iş hayatı daha evde olmalı bir dönüşüme girdi bile.

ŞahapT.

X

Derinlik Üzerine

İşinizde ne kadar derinleşiyorsunuz?

Ne kadar uzman, ne kadar güncel ya da ne kadar gelişime, sıfırlanmaya ve

deneyimi cepte tutarak baştan başlamaya

açıksınız?

Bu soruların cevabı, otomasyonun yüksek bir ivme ile kabul gördüğü iş hayatında insan dokunuşunu

değerli kılan nokta olacak.

Yıllar önce kendisinden hiçbir şey öğrenmediğimi düşündüğüm bir yöneticimin (ki şu anda derin hayat dersleri aldığım görüşündeyim)

Yazının Devamını Oku

Tatilci Haller

Haydi açık olalım; sevgili beyaz yakalı, maalesef özgür değilsin!

Evet evet değilsin…

Ondandır tatil gördüğünde,

çocuklar gibi sevinip şen olman. Bu güzel tabi, ama daha ötesi var ki bak bunlar hayra alamet değil…

Hani tüm tatilleri heyecanla bekleyişlerin,

dönüş yolundaki buruk esprilerin, her gördüğün yere yerleşme isteğin,

küçük şirin cafe’den Bodrum’daki domatese ortak hayallerin,

hayatı tatil gibi yaşama isteğindeyken

tatili iş gibi yaşamaların,

Yazının Devamını Oku

Biz bir aileyiz

Kurumlar bu ifadeyi neden sık sık kullanır? Hiç düşündünüz mü?

Toplumumuzda çok derin ve değerli karşılığı olan “aile” kavramı ile yakınlık kurmak, 

aynı amaç için bir arada olunduğunun vurgusu, 

belki kurum için herkesin değerli olduğuna atıf, 

şu an ve gelecek üzerine güvence sözü & koruma vurgusu, 

“Neşeli Günler” nostaljisince kalbe dokunmak 

Vs. 

… 

Daha birçokları sayılabilir… 

Yazının Devamını Oku

Hissettirilen Proje Uzunluğu

Çalışan insanın manifestosunu yazıp dillendirsek en öz ifadelerden biri bu olurdu sanırım.

“Hissettirilen” …

Sizde de çok anıyı canlandırdı mı?

İnsanları çoğunlukla işleri yormaz, çünkü iş alanı ne olursa olsun içsel ya da fiziksel olarak göreve bir ölçüde hazırlanır herkes.

Ama insanı insan öyle derinden yorar ki,

kurumlardaki birçok kırılım noktası buraya gelir sıkışır.

Yani hissedilen değil de hissettirilen mevzu oldukça mühim!

Yazının Devamını Oku

Bullet Point!

Evet evet “bullet point”…

Bir iş ortağımın söz konusu süreç ve içeriğin ana başlıklarını listelemem için 

benden rica ettiği şey, 

tam olarak bullet point. 

… 

Plaza dili esprileri artık uzun zamandır iş hayatının içindeyken, 

bazı kurumlar ve sayıları az da olsa bazı vizyon sahibi yöneticiler dile sahip çıkmakla ilgili iç kampanyalar başlatalı çok olmuşken, 

Cem Yılmaz’dan Kaan Sekban’a gösteri dünyası 

konuyu ele alıp farkındalıkta sıçrama yaratmışken ya da  ister istemez bu kullanımlar bir alay konusu olmuşken 

Yazının Devamını Oku

Performans değerlendirmede neredesiniz?

Performans; başarım.

Başarı; başarma işi, muvaffakiyet. 

Dil bilimi uzmanı değilim ama iş hayatındaki iş alışkanlığının, başarının, davranışın ve 

potansiyelin toptan ifadesi 

en doğru şekilde Fransızcadan gelen performans kelimesi ile eşleşiyor sanırım. 

Kelime derinliği açısından muvaffakiyete yakın olsam da 

iş hayatına dair bütünlük halen performansta. 

… 

Bu kısa yazıda konumuz kelime kökeni ya da performans olmadığı için burayı hızla geçiyor ve 

Yazının Devamını Oku

Sabah 09.00 Toplantısı

Ekibinizle... 09.00 toplantılarına devam ediyor musunuz?

Peki ya mesai kontrollerine ? Mesela çalışanınızın bilgisayarda aktif kaç saat geçirdiğini, adım adım hangi işleri takip ettiğini, 

kaç toplantı yapıp kaç rapor yazarken kaç mail cevapladığını 

kayıt altına alıyor musunuz? 

Açık ekran politikanızı anlık kurum içi yazışma programları ile destekleyip WhatsApp grupları 

ile taçlandırmaya ne dersiniz? 

Gün ortası, saat başı ya da gün sonu kontrolü ne durumda? 

Mesai başlangıcına ve gün içi kontrolüne sıkı sıkıya bağlıyken 

mesai dışı küçük (!) istekleriniz istediğiniz oranda karşılanıyor mu?

Yazının Devamını Oku

Çalışan Anneler

İşleri her zaman gözle görülür ölçüde zordu ama son bir yılda, görmeyi bırakın hayal edemediğimiz ölçüde bu zorluk katlandı sanki. Ne dersiniz? 

Hiçbir açıklama yapmadan ve öncelikli olarak vurgulamak istiyorum;

eğer pandemi döneminde özellikle

minnet gösterilmesi gereken bir kitle varsa o kesinlikle

çalışan annelerdir!

Üstelik her iş dalından tüm çalışan anneler…

Üretimde çalışanı, güvenlikte duranı, beyaz yakalılığa evden devam edeni, doktoru, esnafı, temizlik görevlisi,

hemşiresi, sipariş taşıyanı, öğretmeni,

tarlada çalışanı ya da avukatı… Hepsi!

Yazının Devamını Oku

Bir Başarı Hikayesi

Bayılıyoruz başarı hikayelerine…

Hatta çoğu zaman hikayenin niteliği, niceliği, başlangıç noktası vs hiç gözümüze gelmeden doğrudan

sonuca odaklanıyoruz.

Varlık, tanınırlık, cazibe ve ilgi odağı olma ve olmama!

Çoğu başarı hikayesi bundan ibaret.

Aman yanlış anlaşılmasın, her başarı hikayesi ve hatta her hikaye kendi içerisinde muazzam derecede

önemlidir. Ve elbette anlatılmaya, anılmaya değerdir.

Üstelik hepsinden çıkarılacak bir ders,

Yazının Devamını Oku

İş hayatında davulun sesi

Bu sesin ehil ve bilgili ellerde uzaktan hoş gelmesi muhtemel olsa da, iş hayatında konu biraz farklı sanki.

Hatta geçmiş deneyimleri ele alırsak deyişi biraz uyarlamak

doğru bile olabilir. Deneyelim;

“iş hayatında davulun sesi geliyorsa, iş işten çoktan geçmiştir”.

Ne dersiniz?

Çok net söylenebilir ki bir konu iş hayatında konuşulmaya başlandıysa,

o konu hakkında alınacak

aksiyon tasarlanmaya başlanmıştır bile.

Yazının Devamını Oku

İş Hayatındaki Yeni Konu; Freelance

Doğrudan üzerine odaklanılması gereken net bir konumuz var.

Olumlu ya da olumsuz, oldukça ciddi sonuçlar doğuracağını söylemek ise

şimdiden mümkün.

Yöneticilerin, planlayıcıların ve tüm çalışanların

hızla farkına varmasında sadece fayda değil, geleceğin

vizyonuna uyum ve

riskleri görebilme ihtimali de var.

“Freelance” çalıştırılmanın ayak sesleri duyuldu…

Yazının Devamını Oku

Yine Gözden Kaçmamalı

İş hayatının dinamikleri değişiyor, tamam.

 

Çalışma şekilleri, işlevsellikten kurum kültürüne kadar geniş bir yelpazede

etkin dönüşüme başladı bile…

Yakın dönemde dijitalin etkilerini değil katma değerini, uygulanış ve uyum sistemlerini,

ölçülebilir artı ve eksilerini ve

daha da önemlisi

gelecekte hazırladığı zemini konuşacağız gibi görünüyor.

Yazının Devamını Oku

Kurumda Cinsiyet Eşitliği - Hafıza

Bugün, toplumdaki cinsiyet algısı ile

beslenen “Kurumlarda Cinsiyet” konusunu, tekrar hatırlama

vaktidir düşüncesindeyim.

Şiddet farklı formlarda da olsa, maalesef kurumlarda da karşımıza çıkıyor.

Dikkat etmeli, hatırlamalı…

Eşitlik…

TDK’ya göre; iki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet,

kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım

Yazının Devamını Oku

Kurumların Mezuniyet Faşizmi

Başka ifadelerle anlatmaya çalışmak mümkün tabi,

lakin durumun tam karşılığı ancak “faşizm” olarak söze getirilebilir

düşüncesindeyim.

İş hayatının ve belki endüstrinin 2. ve 3. gelişim aşamaları ile birlikte kurumlarda

ortaya çıkan

nitelikli çalışan ihtiyacı aşikar.

Bu ihtiyaç gittikçe artıyor ve hatta pandemi ve Endüstri 4.0 ile birlikte ileri safhada bir dönüşüme girdi bile.

Konuya kurumlar, iş sahipleri, yönetimler vs tarafından bakarsak

Yazının Devamını Oku

Eski Üstatlardan Kim Kaldı ?

Günümüz iş dünyasında,

bir konunun üstadı ya da ustası olarak anılmak ne kadar da kolaylaştı

Üstelik kişiler de, kendilerini böyle anmakta

hiç problem görmüyor belli ki…

Elbette deneyim, birikim, iş alanı ile ilgili görgü

ve kıdeme paha biçilemez.

Ancak bilmeli ki;

iş hayatının değişkenleri gittikçe daha da hızlı yön değiştiriyor ve

saha ile bağını sağlam tutamayan “üstatlar”ın öğretileri sadece teorik kısmından tutulabilir hale dönüşüyor.

Yazının Devamını Oku

Emekçi Kadınlar 

Saygı, sevgi ve minnetle,

Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun…

Umarım gerçekten kutlu olduğu,

yani anlamınca “uğurlu” olduğu günleri görebiliriz.

Uğurlu; uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek.

İyilik getirmek,

kutlu olmak,

tekin,

Yazının Devamını Oku

Makro Çalışan

Makro; büyük, geniş, mikro karşıtı.

Günümüz verileri ve süreç gösteriyor ki önümüzdeki yıllar “çalışan insan”dan beklenti tam olarak bu olacak 

Tabi ; “daha büyük, ama nasıl?”, “”daha geniş, ama ne kadar?” gibi soruların

cevabını vermek kaydı ile

Konuya “büyük” olma açısından bakarsan TDK bize

net bir yol haritası çıkarıyor.

Büyük; boyutları, benzerlerinden daha fazla olan, makro, küçük karşıtı,

çok, ortalamayı aşan, niceliği çok olan,

Yazının Devamını Oku

Çok Uzman !

İtiraf edelim ki yeterince “uzman” değiliz..

Yurdum iş hayatında uzmanlık seviyesi ile

gelir seviyesi doğru orantılı artamayınca maalesef uzmanlık ikinci plana düşüyor.

Ülke ekonomisi, iş hayatı ya da yatırım yapanlar ve çalışanlar;

çalışanların kendi alanlarında bilgisini geliştirmesi,

deneyim edinmesi, yerel ve global örnekleri incelemesi,

belki literatüre vakit ayırması ya da daha önemlisi kendi alanında derinleşmesi ihtiyacındayken,

uzmanlığın belirli bir aşamasına gelen çalışan

Yazının Devamını Oku

Kurumsallık

Logonuz pek de güzelmiş!

Kurumsal renklerinizden reklam çalışmanıza,

renklerinize, markanıza,

görsellerinizden vizyon&misyon beyanınıza,

sosyal medyanızdaki aktifliğe, haydi eller havaya modunda gösterdiğiniz mutlu (?) çalışan hallerinize

gerçekten bayılıyoruz…

Ama sorun şu ki, kurumsallık bu değil !

Altı boş olunca renklerin pek bir havada kaldığını bilmekte, zannediyorum fayda var.

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI