Sosyal hayatın korona günlüğü

Başka hangi konuda yazılsa boş. Hepimizin tek ortak gündemi korona. Peki sosyal hayatı nasıl değiştiriyor ya da yakın zamanda neleri değiştirecek korona? İşte gözlemlerim...

Haberin Devamı

◊ YENİ İKRAM
Herkes yanında spreyli dezenfektan taşıyor. Önceki gün bir kafede otururken gördüm. İnsanlar birbirine kolonya ikram eder gibi spreyli dezenfektanından ikram ediyordu.
◊ KAHVE FİNCANINI BİLE...
Dün şunları yaparken buldum kendimi: Garson kahvemi getirdikten sonra fincanın tutma yerini ne olur ne olmaz diye dezenfektanla sildim. Taksiden indikten sonra da ellerimi bin kez spreyledim.
◊ OYSA GEÇEN HAFTA...
Neyse ki tokalaşmayı, öpüşmeyi bıraktık. Oysa daha geçen hafta tüm mekanlarda öpüşen, tokalaşan o kadar çok insan görüyordum ki... Hatta öpüşmek üzere bana doğru gelenleri geri çevirdiğimde bozulan bile oluyordu ya da “Aman boşver” diyerek zorla gelip sarılan... Ülkemizdeki ilk vakanın açıklanmasıyla bu hafta durum değişti.
Şimdi herkes birbirine karşı mesafeli.
◊ YÜKSEK SESLİ MÜZİĞE VEDA...
Hadi kafelerde birbirimize karşı mesafeyi koruyabiliyoruz. Ama ya yüksek sesle müzik yapan yerlerde ne olacak?
Böyle mekanlarda sesimizi duyurmak için hepimiz birbirimizin yüzüne neredeyse yapışarak konuşmuyor muyuz? Konuşmadan da durulamayacağına göre sosyal hayatta en çok işleri etkilenenler bu tarz mekanlar olacak.
◊ “GÖRME-GÖRÜLME” OLAYI BİTER Mİ?
Dip dibe masaları olan restoran ve kafelerde de şunu gözlemliyorum:
İnsanlar en az kalabalık olan köşeye oturmak istiyor.
Eskiden bunun tam aksi olurdu. Kalabalığın içinde olmak istenirdi. Korona nedeniyle bu vaziyet değişiyor.
Bizim mekanların ana damarı olan “görme ve görülme” hissiyatı geçici bir süre askıya alınacak gibi.
◊ HAPŞIRANLARA DİKKAT KESİLMEK...
Bir mekanda otururken en çok dikkati çekenler elbette hapşıranlar, kibar kibar dahi olsa öksürenler... “Kim hapşırdı, kim öksürdü?” diye mutlaka dönüp bakılıyor.
Bu da bana ne olursa olsun ayıp geliyor.
◊ BİR SÜRE SONRA NE OLUR?
Kalabalık konserler, organizasyonlar zaten askıya alınır ama havasız, insanların fazla dip dibe olduğu mekanlarda da düşüş yaşanır.
◊ AŞIRI PANİK OLANLAR...
Evet, bir yandan tek gündemimiz bu. Elbette üzerine konuşacağız. Ama bir de aşırı panik olanlar var. Bağımlı oldukları WhatsApp gruplarından gelen mesajlarla endişeleri bin katına çıkıp çevrelerini de paniğe sürükleyenler...
Oysa sakin bir şekilde tedbirler alarak bu süreci atlatmak mümkün.
Güneye akın
erken başlayacak
Kimse zorunlu olmadıkça yurtdışına çıkmak istemiyor...
Okulların bir süre tatil olması bekleniyor...
Eh, bir de virüsün sıcak ortamda uzun süre yaşayamadığına dair yaygın bir kanı var.
Bu yüzden şu anda herkesin dilinde olan bir başka düşünce şu:
“Güneye mi insek?”
Eğer havalar da böyle giderse şu trend hiç kehanet değil:
Bodrum, Alaçatı, Marmaris, Fethiye gibi gözde yerlerin sezonu erken başlayacak.
Madem öyle
tek arzum bu
Tıpkı felaket filmlerindeki gibi günler yaşadığımıza göre... Virüs filmlerinin söylediği çoğu şey gerçek olduğuna göre...
Önümüzdeki yıllarda fantezi kategorisinden çıkmasını arzu ettiğim tek şey “Interstellar” filminde hayli gerçekçi bir şekilde aktarılan solucan deliği seyahati...

Yazarın Tüm Yazıları