Kıdeme Güney Kore modeli

Yapılacak reform ile kıdemde fonlu sisteme geçilecek, BES ile kıdem tazminatı entegre edilecek. İşçi sendikaları reforma karşı çıkıyor. Güney Kore, 14 yıl önce reform yaparak kıdem tazminatını BES ile entegre eden tek ülke oldu. Kore’nin kıdem tazminatı modeli, Türkiye ile benzerlik gösteriyor. Bugün Kore’de emeklilik fonlarının büyüklüğü 365 milyar dolara ulaştı.

YENİ Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019 programına göre Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), yeniden ele alınarak, tamamlayıcı emeklilik sistemine dönüşecek. Bu sistemle birlikte kıdem tazminatı reformu hayata geçirilecek ve BES ile kıdem tazminatı entegre edilecek. Reformun da tüm tarafların mutabakatıyla sene sonuna kadar gerçekleşmesi bekleniyor. 1 Mayıs’ta ise işçi sendikaları, ‘kıdem tazminatı kırmızıçizgimiz, dokundurmayız’ diyerek, reform konusunda tavrını ortaya koydu. Önümüzdeki aylarda reformun detayları netleşecektir.

EMEKLİLİKTE ÜÇ BASAMAK

Hem başka ülkelerde emeklilik sistemleri nasıl uygulanıyor hem de kıdem tazminatını BES ile entegre edip, fonlu sisteme geçen başka ülkeler var mı diye merak edip, araştırdım. Önce dünyada emeklilik sistemleri nasıl uygulanıyor, kısaca değineyim. Tüm ülkelerde birinci basamak, ikinci basamak ve üçüncü basamak olmak üzere üç ayrı kategoride emeklilik sistemleri uygulanıyor. 1. basamak, bizdeki SGK gibi kamunun sunduğu emeklilik sistemi. 2. basamak, işyeri bazlı, bir başka adıyla da mesleki bazlı, özel emeklilik sistemi. Gelişmiş tüm ülkelerde uygulanıyor. Bizde ise 2017’de otomatik BES adı altında mesleki bazlı emeklilik sistemi başladı. Giriş zorunlu tutuldu, çıkış serbest bırakıldı. Çalışanın maaşından yüzde 3 kesinti yapıldı, işveren katkısı getirilmedi. 3. basamak emeklilik sistemi ise tamamen kişilerin ceplerinden ödeyerek, tasarruf ettiği gönüllü bireysel emeklilik sistemi.

Kıdeme Güney Kore modeli

TÜRKİYE İLE BENZER MODEL

Bizde reform adı altında yapılmak istenen; 2017’de başlayan otomatik BES’in zorunlu hale getirildiği, işverenin de çalışan gibi katkıda bulunduğu, devletin de katkı yaptığı bir sisteme geçilmesi. Böylece çalışandan ve işverenden kesilen, devletin de katkı yaptığı bir tamamlayıcı emeklilik sistemi olacak. Bunun üzerine kıdem tazminatında fonlu bir sisteme geçilecek ve bu sistem tamamlayıcı emeklilik ile entegre edilecek.

Peki, dünyada, kıdem tazminatı ile özel emekliliği entegre eden başka ülkeler var mı? Kıdem tazminatını BES ile entegre eden tek bir ülke var; o da, Güney Kore. İtalya’da da benzer bir uygulama var, yani kıdem tazminatı fona aktarılabiliyor ancak zorunlu değil. Çoğu çalışan risk almak istemediği için aktarım yapmayı tercih etmiyor. Ancak İtalya’da kamu emeklilik sistemi kuvvetli ve çalışırken ki ortalama aylık kazancın yüzde 83.1’i emekli aylığı olarak bağlanıyor. Peki, Güney Kore’de durum nedir? Diğer ülkelerde olduğu gibi 3 basamaklı emeklilik sistemi var. Kamu emeklilik sistemi kapsamında 80’lerin sonunda Ulusal Emeklilik Sistemine geçildi. 18-59 yaşları arasındaki herkes sisteme dahil edildi ve en az 10 yıl katkı sağlanması şartı getirildi; kadın ve erkekte emeklilik yaşı 61 olarak belirlendi. Katkı oranı yüzde 9 seviyesinde olup, işveren yüzde 4.5’ini ödüyor. Güney Kore, yıllar öncesinde kıdem tazminatı sistemini kurdu –ki, Kore’de kıdem tazminatına emeklilik ödeneği deniyor- ve zaman içinde tüm çalışanların bu sisteme katılması zorunlu tutuldu. Sistem tamamen işverenler tarafından finanse ediliyordu ve çalışan, ister kendi isteği ile ayrılsın ister işveren işine son versin; en az bir yıl çalışmış olması halinde 30 günlük ücretini alabiliyordu.

KIDEM, EMEKLİLİK PLANI OLDU

2005 yılında ise çalışanların kıdem tazminatı planlarının, emeklilik planlarına dönüştürülmesine karar verildi. Yani, özel emeklilik planları ile kıdem tazminatı birleştirildiği. Bu kapsamda işveren ve çalışanlar istedikleri özel emeklilik planlarını seçebiliyor. İşveren de çalışanın emekliliğine katkı yapıyor. Çalışanlar isterlerse ek katkıda da bulunabiliyor. Katkılar vergi teşvikleri ile destekleniyor. Çalışan hesabındaki parayı istediği zaman çekemiyor. Parayı çekebilmenin şartı; bir ev satın almak, altı aydan fazla hastanede yatış, şirketin iflası ve doğal afet. Bunların dışında çalışan hesabındaki paraya el süremiyor.

Kore Cumhuriyetinde 3. basamak emeklilik olarak adlandırılan bireysel emeklilik sistemi de bulunuyor ve 1994’den beri uygulanıyor. Bugün BES fonları 365 milyar dolarlık bir büyüklüğe ulaşmış durumda ve gayri safi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 27’ye yakın. Özetle, kıdem tazminatı ile özel emeklilik sistemini birleştiren tek ülke Güney Kore ve bugün gelinen noktada bu birleşmenin başarıya ulaştığı görülüyor. Öyle ki, 2022’ye kadar Kore, kıdem tazminatını tamamen kaldırıp, emeklilik planlarını zorunlu hale getirmeyi planlıyor.

KORE’DE SİSTEM NASIL İŞLİYOR?

Kıdem tazminatı fonuna ve çalışan emeklilik planlarına katılım zorunlu.

Kıdem tazminatı fonunun, özel emeklilik planlarına dönüştürülmesine izin verildi.

İşveren ve çalışanlar istedikleri planları seçmekte özgür.

Tüm işverenler emeklilik planı veya kıdem tazminatı sistemi kurmak zorunda.

10’dan az çalışanı olan firmalar çalışanların BES planlarına katkıda bulunabiliyor.

Yıllık katkı, bir aylık maaşa denk gelecek şekilde yüzde 8.3’lik katkı zorunlu.

Çalışan istediği zaman sistemden çıkamıyor. Ev alma, 6 aydan uzun süreli hastane kalış gibi durumlarda kıdem tazminatı alınabiliyor.

Emeklilik yaşı 61. Emeklilik yaşına gelindiğinde toplu çıkış mümkün.

BAZI ÜLKELERDE EMEKLİLİK MODELLERİ

İtalya: Kamu sosyal güvenlik ağırlıklı sistem yürüyor. Bağlanan emeklilik maaşı oranı yüzde 83 gibi çok yüksek. Emeklilik yaşı 66. Mesleki bazlı BES var, çıkış serbest ve yaygın değil. Kıdem tazminatında fonlu sistem de uygulanıyor ama zorunlu değil. İsteyen kıdem tazminatını fona aktartıyor. Çalışanlar riskli bulduklarından aktarım yaygın değil. Gönüllü bireysel emeklilik sistemi de uygulanıyor ve vergi teşvikleri ile destekleniyor. Özel emeklilik sisteminin büyüklüğü 200 milyar dolar.

Almanya: Emeklilik sistemi 3 basamaklı. Kamu emeklilik sistemi var. Emeklilik yaşı 65. Emekli maaşı bağlama oranı yüzde 40. Otomatik BES denilen mesleki bazlı emeklilik de var ancak zorunlu değil. işveren ile çalışan anlaşması halinde işveren de katkı sağlıyor ve katkılar vergiden muaf. Zorunlu olmayan gönüllü BES de var. Özel emeklilik sektörünün büyüklüğü 472 milyar dolar.

İsviçre: Emeklilik sistemi 3 basamaklı. Kamu emeklilik sistemi var. Emeklilik yaşı 65. Emekli maaşı bağlama oranı yüzde 42.1. Otomatik BES, -mesleki emeklilik sistemi- zorunlu uygulanıyor ve hem işveren hem de çalışan katkı sağlıyor. İşveren de, çalışan da yüzde 3.9’luk katkı yapıyor. Çalışanın yaşı arttıkça katkı payı da artıyor. Sadece emeklilikten 3 yıl öncesine kadar ev almak için para çekilebiliyor. Gönüllü emeklilik sistemi de var. Özel emeklilik sektörünün büyüklüğü 1 trilyon dolar.

İngiltere: Kamu emeklilik sistemi de var ama ağırlıklı özel sektör emeklilik sistemi uygulanıyor. Emeklilik yaşı 64. Emekli maaşı bağlama oranı yüzde 22.1. Otomatik BES yaygın. Çalışan katkısı yanı sıra işveren katkısı uygulanıyor ve katkı yüzde 1’den başlayıp yüzde 8’e kadar çıkıyor. Katkılar ve kazançlar vergiden muaf. Gönüllü BES de uygulanıyor, daha çok yüksek gelirli kişileri çekmek için vergi teşvikleri, tasarruf planları var. Özel emeklilik sektörünün büyüklüğü 2.9 trilyon dolar.

ABD: Özel sektör ağırlık emeklilik sistemi uygulanıyor. Kamunun da emeklilik sistemi var. Kamuda emeklilik yaşı 65-67 ve aylık maaş bağlama oranı yüzde 38.3. Otomatik katılım sistemi gönüllü uygulanıyor, çalışanlara sistemden cayma hakkı tanınmış. Katkılar ve kazançlar vergiden muaf. Gönüllü bireysel emeklilik sistemi de uygulanıyor ve vergi teşviki var. Özel emeklilik sektörünün büyüklüğü 28.2 trilyon dolar.

Hollanda: Emeklilik sistemi 3 basamaklı. Kamu emeklilik sistemi var, emeklilik yaşı 65 ve aylık maaş bağlama oranı yüzde 28.7. Otomatik BES uygulanıyor, yaygın ve yarı zorunlu. Çalışanların yüzde 91’i otomatik BES’e dahil. Çalışandan yüzde 8 kesiliyor, işveren de yüzde 7 katkı yapıyor. Zorunlu olmamasına rağmen işveren katkısı yüzde 50’ye kadar çıkıyor. Katkılar, kazançlar vergiden muaf. Gönüllü BES de uygulanıyor ve vergi teşviki var. Özel emeklilik sektörünün büyüklüğü 1.6 trilyon dolar.

Polonya: Emeklilik sistemi 3 basamaklı ama kamu ağırlıklı. Emeklilik yaşı 65 ve emekli aylığı bağlama oranı yüzde 31,6. Otomatik BES uygulanıyor ancak zorunlu değil, çıkış hakkı tanınıyor. Çalışan yüzde 2.9 katkı yapıyor. Otomatik BES’teki fonlar, kamuya aktarılarak, ödemeler yapılıyor. Gönüllü BES de uygulanıyor ve vergi teşvikleri var. Özel emeklilik sektörünün büyüklüğü 51.8 milyar dolar.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Madde madde sosyal güvenlik borçlarının yapılandırılması

Alacakların yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapan Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak, uygulamaya girdi. Kanun, sosyal güvenlik alanında düzenlemeler içeriyor. Bunları iki başlığa ayırabiliriz. Birincisi, sosyal güvenlik borçlarının yeniden yapılandırılması, ikincisi istihdama yeni teşvikler sağlanması. Bu yazımda borçların yeniden yapılandırılmasına değineceğim, istihdama teşvikler konusuna ise gelecek yazımda yer vereceğim.

Kanunla, sosyal güvenlik primlerinden idari para ve gecikme cezalarına kadar çok geniş alanda yapılandırma imkanı tanındı. Bu yapılandırmadan kimler, nasıl yararlanacak; madde madde anlatayım.

BORÇLAR SİLİNMEYECEK

31 Ağustos 2020 tarihine kadar sigorta primleri, genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, iş kazası ve meslek hastalığı sonucunda doğan rücu alacakları, yersiz ödenen gelir ve aylıklardan doğan alacaklar, Bağ-Kur sigortalılarının önceden dondurulan hizmet sürelerinin yeniden hak edilmesi de dahil Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan tüm borçlar, gecikme zamları ve cezalar yapılandırılabilecek. Belirteyim, geçmiş borçlar silinmiyor, yeniden yapılandırılıyor.

Borçlarını yapılandıracak olanlar bu yılın sonuna kadar yapılandırma için başvuracaklar ve ister borçlarını peşin ödeyecekler isterlerse taksitlendirebilecekler.

Taksitli ödemeyi tercih edenlere taksit seçeneğine göre aylık belirlenen katsayı oranları uygulanacak; peşin ödeyenlere ise herhangi bir katsayı uygulaması yapılmayacak.

Yapılandırmadan yararlananlar 2021’in şubat sonuna kadar ilk taksitlerini ödeyecekler.

Borcunu taksitlendirmek isteyenler 6, 9, 12 ve 18 ay taksit imkanından yararlanacak.

Taksitler ise 2 ayda bir ödenecek ve en fazla 18 ay taksitlendirilebilecek. Borçlar iki ayda bir ödeneceğinden 18 aylık taksitlendirmeyi tercih edenler borçlarını 36 ayda ödemiş olacak.

Yazının Devamını Oku

Çift maaş alabilirsiniz

Soru: Bağ-Kur’lu baba 1991 yılında, anne 2006 yılında vefat etti. SSK’lı eş, 2020 yılında vefat etti. Bu durumda ablam anne ya da babadan dolayı, hem de eşten dolayı maaş alabilir mi? Kerim T.

Cevap: SSK’lı eşin 1.10.2008 sonrası vefatı, Bağ-Kur’lu anne ve babanın ise 1.10.2008 tarihinden önce vefatı halinde ablanız her iki aylığı birden alabilir.

60 YAŞINI DOLDURMALISINIZ

Soru: 2002 de Bağ-Kur girişim var. Bir kısım prim ödeyip gerisini ödemedim. 2012’de kapanış verdim, prim günlerim silindi. 10 yılık prim günlerimi şimdi alma şansım var mı? Yücel A.

Cevap: Yaşınızı belirtmemişsiniz. Yaşı doldurmasına rağmen prim gün sayısı ve çalışma yılı nedeniyle emekli olamayıp maaş alamayanlar ödedikleri primleri toplu olarak alabilir. Bunun için 60 yaşını doldurmanız gerekiyor. Bu yaştan sonra prim iadesi alabilirsiniz.

TEKNOKENT ÇALIŞANI DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ALIR

Soru: Teknokent’te çalışmaktayım. Maaşı net almaktayım. Brüt maaşımızın SGK’da normale göre düşük gözükmesi ileride emekli olduğumuzda daha düşük emekli maaşı almamıza neden olabilir mi? Necmettin A.

Cevap: Teknokentlerde çalışanların ücretlerinden vergi kesintisi yapılmadığından, prime esas kazançları, diğer çalışanlara göre düşük oluyor. Bu da ileride alacağınız emekli aylığını etkileyecek ve diğer çalışanlardan daha düşük emekli aylığı alacaksınız.

ÜCRETSİZ İZİN DESTEĞİ ALANIN PRİMİ ÖDENMEZ

Yazının Devamını Oku

Emeklilikte yüksek maaş almak isteyenlere öneriler

O kuyumculardan çokça soru aldığım konuların başında, emeklilikte nasıl yüksek maaş alınacağı geliyor. Emekliliğine uzun süre olan da, kısa süre olan da ‘emeklilikte yüksek maaş almak için ne yapmalıyım?’ diye soruyor. Emekliliğine birkaç yıl kalanlarda bu merak daha da fazla. Tabi, bir de en çok, ‘emeklilikte ne kadar maaş alırım’ sorusuyla karşılaşıyorum.

Emeklilikte yüksek maaş almanın formülü var mı; var. Ancak emeklilikte ne kadar maaş alınacağının net cevabı yok. Çünkü bu, kişinin memur olarak mı, işçi statüsünde mi, Bağ-Kurlu olarak mı çalıştığına, ilk işe başlama tarihine, yaşına, ödediği prim gününe, çalışırken ödenen maaşa kadar değişkenlik gösteriyor. Elbette maaşın hesaplandığı bir formül var. Bu formül de 2000 yılı öncesi ile 2008 sonrası değişse de emekli maaşı; çalışanın ortalama aylık kazancı, yani prime esas kazanç ile aylık bağlama oranının çarpımı sonucunda bulunuyor. Enflasyon, yıllık büyüme oranı da emekli maaşını belirlemede etkin rol oynuyor.

NASIL HESAPLANIYOR?

2000 yılı ile 2008 arasındaki çalışma döneminde büyüme hızının tamamı emekli maaşında etkin olurken, 2008’den sonra büyüme hızının yüzde 30’u dikkat alınmaya başlandı. Böyle olunca da 2000 öncesi çalışmalar emekli aylığına yüksek yansırken, 2008 sonrası çalışmalar daha düşük yansıyor. Yani, 2008’den sonra aylık bağlama oranı ciddi düşürüldü, buna paralel emekli maaşları da düştü.

Tabii, emekli maaşı bağlanırken kişinin işçi mi, Bağ-Kurlu mu, memur mu; hangi statüde çalıştığına da bakılıyor. Burada kişinin son 7 yılda hangi statüde çalıştığı önemli. 2008’den sonra ilk kez sigortalı olanlarda durum değişiyor. Bu tarihten sonra sigorta olanlar için son 7 yıl kuralı geçerli değil, tüm çalışma süresine bakılarak emekli olunuyor. Burada da en fazla hangi statüde çalışılıp, prim ödenmişse emeklilik şartları da o statü üzerinden oluyor.

Anlayacağınız emekli maaşı hesaplaması zor ve karmaşık. O nedenle de, ‘maaşım ve yaşım bu, şu kadar yıl çalışıyorum, şu kadar prim günüm var, emekliliğime de şu kadar zaman var, ne kadar maaş alırım?’ sorusunun cevabı pat diye verilemez. Bu hesabı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) yapıyor. Maaşı düşük bulursanız da itiraz edip, yeniden hesaplanmasını talep etme hakkınız var.

BUNLARI YAPARSANIZ MAAŞ ARTAR

Gelelim, emeklilikte yüksek maaş almak için çalışırken neler yapılması gerektiğine. Açıkça belirteyim, emekliliğine bir-iki yıl kalmış kişiler için; hele ki, asgari ücret ve biraz üzeri maaş alınıyorsa, emeklilikte yüksek maaş almanın pek de formülü yok. Peki, ne yapılması lazım? Madde madde anlatayım.

Prime esas

Yazının Devamını Oku

Geriye dönük prim ödeyemezsiniz

Soru: 1974 doğumluyum. 1987 tarihinden sigorta girişim var, ancak 830 gün pirim yatırılmış. 43 yaşında emekliliğe hak kazandım. Kalan primleri geriye dönük toptan ödeyip emekli olabilir miyim? Meryem T.

Cevap: Normal şartlarda 20 yıl çalışıp, 5150 gün prim ödeyim, 43 yaşında emekli oluyorsunuz. Geriye dönük toplam prim ödeyerek, emekli olma diye bir durum söz konusu değil. Emekli olamadığınız için ya primlerinizi iade alacaksınız ya da sigortalı olarak çalışıp, prim gün sayınızı ve çalışma yılınızı dolduracaksınız.

MADEN ÇALIŞANLARI 50 YAŞINDA EMEKLİ OLUR

Soru: 1.3.1989 doğumluyum. 5.7.2007 tarihinde madene girdim, halen devam ediyorum. Kaç gün primden, kaç yaşında emekli olurum? Recep Y.

Cevap: Maden çalışanlarından, 1999-2008 arasında işe girmiş olanlar sürekli madende çalışmaları halinde tahsis talep tarihinde en az 7000 gün sayısı ile 50 yaşında emekli olabiliyor. Bu şekilde sürekli madenlerde çalışanlarda sigortalılık süresi aranmıyor. Ancak münavebeli çalışılıyorsa 25 yıl çalışıp, 4500 gün süresi ile 50 yaşında emekli olunuyor. Sizin yaşınız 31. Dolayısıyla 50 yaşında emekli olacaksınız.

ÜCRETSİZ İZİN DESTEĞİ UZADI

Soru: Ekim ayında işe başladım. İşletme beni ücretsiz izne çıkartırsa, devletten ücretsiz izin parası alma hakkım var mı? Zeki E.

Cevap: Ücretsiz izin desteği 17 Kasım tarihinden itibaren 2 aylığına daha uzatıldı. Ücretsiz izne çıkartılanlara ödenen nakdi ücret desteği, 2021’nin 17 Ocak ayına kadar sürecek. İşvereniniz ücretsiz izne çıkartırsa, ücretsiz izin desteği alabilirsiniz.

YETİM AYLIĞI ALAMAZSINIZ

Yazının Devamını Oku

İzmir’de hasar ödemeleri başladı

Bugüne kadar sigorta şirketlerine çoğu konutlardan oluşan 4 bin 500’ün üzerinde hasar ihbarı geldi. Hasarlarının bir kısmı şimdiden ödendi. İzmir depreminin yarattığı maddi kaybın 3.5 milyar lira olacağı tahmin edilirken, sigortacılar bunun 1.8 milyar lirasını karşılayacak.

SİGORTACILAR, depremin hemen ertesinde hasar tespit çalışmalarına başladı, halen de yoğun şekilde devam ediyor. Bugüne kadar depremin etkilediği bölgeden sigorta şirketlerine 4 bin 500’ün üzerinde hasar ihbarı geldi. Bu ihbarların yüzde 60’ı konut sigortalarından, yüzde 28’i de esnaf ve KOBİ sigortalarından. Araç hasarı az. İlginçtir, tekne hasarı, araç hasarından fazla. Bugüne kadar gelen hasarların sigortaya maliyeti ise 120 milyon lira civarında.

10 BİN HASAR BEKLENİYOR

Beklenti ise ihbarların daha da artacağı ve konut, işyeri, araç hasarları da dahil 10 bin adete yaklaşacağı yönünde. Sigortacıların İzmir depremi için ödeyeceği toplam hasar tutarı ise zorunlu deprem sigortası hariç, 750 milyon lira ile bir milyar lira arasında olacak. Bunun içine zorunlu deprem sigortasından dolayı Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) ödeyeceği hasarı da koyarsanız –ki, bunun da 1 milyar lirayı bulması bekleniyor- toplam sigortalı hasarın bir milyar 800 milyon olacağı tahmin ediliyor. Buradan yola çıkarak, kaba bir hesapla; İzmir depreminin yarattığı maddi hasarın ya da kaybın, 3.5 milyar lirayı bulacağını söyleyebiliriz.

‘KEŞKE’ DEDİRTEN TABLO

İşte, buda, bize ‘keşke’ dedirten tablo. Keşke işyerlerinin, konutların, araçların tamamı sigortalı olsaydı, konutların yüzde 57’si değil de yüzde 100’ü zorunlu deprem sigortalı olsaydı da oluşan toplam maddi hasarın tamamını, yani 3.5 milyar lirayı sigorta sistemi ödeseydi. Kamu da, sadece depremde sosyal yardımlara kaynak ayırsaydı. Gerçi biz bu ‘keşke’yi Elazığ depreminde de söylemiştik, şimdi İzmir depreminde söylüyoruz, umarım bundan sonra da söylemeye devam etmeyiz.

Peki, İzmir depreminde sigortası olanlar hasarlarını ne zaman alacaklar? Depremin üzerinden bir hafta geçmeden, ona buna bakmadan, kimi hasarlar ödendi bile. DASK, depremin üçüncü günü, yıkılan binalardaki konutlara ödemeyi yaptı. Sigortacılarla yaptım konuşmalara istinaden söylüyorum; İzmir’de, hasarların ödenmesi öyle bir ayı falan bile bulmayacak.

KONUT SAHİPLERİ POLİÇELERİNİ KONTROL ETSİN

DEPREM bölgesinde bazı konutların sigortası olmasına rağmen sigortaların deprem hasarını karşılamadığı yönünde bazı duyumlar alıyorum. Araştırdım; doğruluk payı var. Konut paket poliçesi yapılmış, ancak primi düşük olsun diye sigortanın içine deprem ve depremin neden olduğu zararlar eklenmemiş; sadece yangın, su basması, hırsızlık zararlarının kapsayan poliçeler alınmış. 300-350 liralık bir poliçede, deprem teminatını alınmazsa fiyat 230 liralara düşüyor. İşte, kimi sigortalılar bu 120 lirayı ödememek için deprem teminatı almamış. Bankalardan yapılan poliçelerde böyle bir sorun yok, ama diğer poliçelerin bazıları depremin neden olduğu zararları kapsamıyor. Tavsiyem, sigortalı olup da depremde konutu zarar görenler poliçelerini kontrol etsin; zarar görmeyen sigortalılar da eğer eksikse, deprem teminatını ekletsin.

Yazının Devamını Oku

Sosyal güvenlikte yapılandırmadan kimler, nasıl yararlanacak?

Günlerdir, okuyuculardan, ‘sigorta primlerine af geliyormuş, bizi de kapsıyor mu, nasıl yararlanacağız?’ çokça soru alıyorum.

Bağ-Kur’lusu da soruyor, isteğe bağlı sigorta yaptıranlar da, işverenler de, ev hizmetlerinde çalışan da;  soruyor.

Doğru; bir af var, aslında af değil de yeniden yapılandırma dersek daha doğru olur. Meclis’te görüşülen istihdam teşviklerini içeren kanun teklifine yeni bir madde eklenerek, vergi borçlarından sosyal güvenlik primlerine; idari para ve gecikme cezalarına kadar çok geniş alanda yapılandırma imkanı tanındı. Kanun tasarısı Meclis’te görüşülüyor, eli kulağında önümüzdeki günlerde çıkar. Bu kapsamda da Bağ-Kur’lusundan, işçi statüsünde çalışana, genel sağlık sigortası kapsamında prim borcu olanlara kadar birçok kesimin sosyal güvenlik borçları yeniden yapılandırılacak. Peki, kimler bu imkandan yararlanacak, yapılandırma nasıl olacak? Madde madde hepsini anlatayım.

36 AY TAKSİT İMKÂNI

Önce, yapılandırma kapsamına hangi borçlar girecek, ondan başlayayım. Kanun yasalaşırsa, tüm sosyal güvenlik primleri, emeklilik keseneği, işsizlik sigortası prim, sosyal güvenlik destek prim, isteğe bağlı sigortalıların ödedikleri primler, Bağ-Kur’luların durdurulan sigortalılık sürelerine ilişkin primler ve genel sağlık sigortası primleri ile bunlara bağlı gecikme cezası, gecikme zammı yeniden yapılandırılacak. Özetle, SGK’ya tüm borcu olanlar bu borçlarını yeniden yapılandırarak, haklarını geri alabilecekler ki, buna devletin sunduğu sağlık sigortasına olan prim borçları da dahil. Bu kapsamda, yaklaşık 1.2 milyon kişi, sadece sosyal güvenlik sistemine yönelik borçlarından dolayı yapılandırmadan yararlanacak.

Gelelim, yapılandırmanın nasıl olacağına. Yapılandırmada milat, 31 Ağustos 2020 tarihi. Bu tarihe kadar olan borçlar yapılandırma kapsamında olacak. Borçlarını yapılandırmak isteyenler, kanun çıktıktan sonra, yılsonuna kadar başvurarak, yapılandırma yapacak. Bu durumda kişilere iki seçenek sunulacak; biri peşin ödeme, diğeri borcunu taksitlendirme imkanı. Borcunuzu, 2021’nin şubat ayına kadar peşin ödemeyi tercih ederseniz asıl borcunuzun, yani anaparanın, tamamını yatırmanız halinde gecikme faizi ve cezaların yüzde 90’ını silinecek. Borcunuzun tamamını 2021’nin nisan ayına kadar öderseniz gecikme faizi ve cezaların yüzde 50’si silinecek.

Borcunuzu taksitlendirmek isterseniz yıl sonuna kadar yapılandırmak için başvuracaksınız ve 6, 9, 12 ve 18 ay taksit imkanından yararlanacaksınız. Taksitler ise 2 ayda bir ödenecek. Böylece 12 aylık taksiti seçenler, iki ayda bir ödeneceğinden, borcunu, 24 ayda ödemiş olacak. 18 ayı tercih edenler 36 ayda borcunu ödeyecek. Tabi, taksit seçeneğinden yararlanılırsa ana borcun üzerine enflasyon farkı eklenecek. Yani, taksitle ödemenin bir maliyeti olacak. Yapılandırma yapanların ilk taksit ödemesi de 2021’nin şubat ayında başlayacak. Şunu da belirteyim, borçlarını yapılandırmak isteyenlerin dava yoluna gitmemeleri, geçmişte açılan davalar varsa da bunlardan da vazgeçmeleri gerekecek.

BAĞ-KUR’LUYA MÜJDE!

Yasada, kendi adına çalışanlar, yani Bağ-Kur’lular ile de ilgili düzenleme yer alıyor. Meclis’te görüşülen tasarı yasalaştıktan sonra iki ay içinde borcu olan Bağ-Kur’luların, borçlarını ödemeleri ya da yapılandırmaları gerekiyor. Ödenmez ve yapılandırma yapılmazsa ne olacak? O zaman sigortalılıkları durdurulacak, borçlu oldukları dönem sigortalılıktan, yani emeklilik hesabından sayılmayacak. Çalışan Bağ-Kur’luların 1 Kasım 2020 tarihinden itibaren sigortalılıkları yeniden başlatılacak. Daha önce sigortalılık süreleri durdurulmuş olan Bağ-Kur’lular ve hak sahipleri, yasa çıktıktan sonra iki ay içinde borçlarını ödemeleri halinde sigortalılık süreleri durdurulmamış sayılacak ve emeklilik hesabına katılabilecek. 

Yazının Devamını Oku

Prim iadesi yetim aylığını etkilemez

Soru: 1963 doğumluyum. 1985 tarihinde 4/A’lı, ilk işe girişim var. Toplam 4542 prim gün sayım var. Çalışmadığım için emekli olamıyorum. Prim iadesinden yararlanabilir miyim? İade alırsam annemden, babamdan aldığım ölüm aylığı kesilir mi? Dilek A.

Cevap: Prim iadesi hakkından yararlanabilmek için emeklilik yaşını doldurmak gerekiyor, bu da kadınlar için 58. 58 yaşını doldurduğunuzda SGK’dan primlerinizi iade alabilirsiniz. Sadece çalışandan kesilen primler iade edilir; işveren payı ve İşsizlik Sigortası Fonu için kesilen iade konusu olmaz. Prim iadesi aldığınızda yetim aylığınız kesilmez.

ÇİFT MAAŞ HAKKINIZ VAR

Soru: Annemin babasının vefat tarihi 2000, SSK emeklisi. Benim babamın vefat tarihi ise 2019, Bağ-Kur emeklisi. Bu durumda annem her iki emekli maaşını da alabilir mi? Ulvi B.

Cevap: Annenizin eşinin vefatı 2008 sonrası olduğu ve babasının vefatı da 2008 öncesi olduğu için her iki emekli maaşını da alabilir.

58 YAŞINDA EMEKLİ OLABİLİRSİNİZ

Soru: 1967 doğumluyum. 1987’de Bağ-Kurlu olarak işe başladım, 705 gün prim günüm var. Sonrasında sigortalı olarak çalışmaya başladım, 2.199 prim günüm var. Şu anda İstanbul’da çeşitli ailelerin evlerinde temizlik işleri ile kayıt dışı olarak çalışıyorum. Ne zaman emekli olabilirim? Necmiye K.

Yazının Devamını Oku

Sigortalı hasar 1.5 milyar lirayı geçecek

İzmir’de meydana gelen deprem ve hemen ardından yaşanan tsunamide sigortalı kaybın 1.5 milyar lirayı geçeceği tahmin ediliyor. Tsunami, Türkiye sigortacıları için bir ilk. Peki, tsunami sigorta kapsamında mı? Zorunlu deprem sigortası tüm hasarı karşılayacak mı? İşte deprem ve tsunami konusunda tüm merak edilenler.

İzmir’de meydana gelen deprem ve depremin hemen ardından Seferihisar ilçesinde yaşanan tsunami, başta konutlar olmak üzere işyerlerinde, araçlarda, teknelerde ciddi zarara neden oldu. Depremde onlarca bina yıkılırken, yüzlerce araç kullanılamaz hale geldi; işyerleri, depremin ve tsunaminin etkisiyle ya yıkıldı ya da sular altında kaldı. Arama kurtarma çalışmaları bittikten sonra detaylı hasar tespit çalışmaları başlayacak -ki, şimdiden hasarlı binalara yönelik hasar tespit çalışmaları devam ediyor- ve gözler sigortaya çevrilecek.
Kafalarda, çokça soru var; ‘tsunami sigorta kapsamında mı?’, ‘zorunlu deprem sigortası tüm hasarı karşılar mı?’, ‘kasko sigortası deprem ve tsunami zararını karşılıyor mu?’, ‘kaskosu olmayanlar zararını nereden alacak’ gibi. Şimdiden, zorunlu deprem sigortasının dışında sigorta şirketlerine 2 binin üzerinde hasar ihbarı geldi.



SİGORTALILIK YÜZDE 25’LERDE

Sigortacılarla konuştum. Kafalardaki tüm sorulara açıklık getirmeye çalışayım. Öncelikle şunu belirteyim, Türkiye’de ilk defa tsunami yaşanıyor ve sigortacılar da ilk defa tsunami hasarı ile karşı karşıya kalıyor. Sigorta poliçelerinin kapsamı içinde tsunami hasarı var mı? Çoğunluğunda var, ancak bu teminat, birçok sigorta teminatı ile birlikte verildi ve açıkçası, ‘pek olmaz ama hadi bu da içinde bulunsun’ diye verildi. Ama oldu ve konutlara, işyerlerine, araçlara, teknelere de ciddi zarar verdi.

Yazının Devamını Oku

Kısa çalışma ödeneği 2 ay daha uzadı

Soru: Yeni yasa ile kısa çalışma ödeneği 2021’nin haziran ayına kadar uzayacak mı? Nakdi ücret desteğinde de süre uzatımı yapılacak mı? Bulut N.

Cevap: Meclis’te görüşmeleri süren yasa tasarısında kısa çalışma ödeneğinin 2021’nin haziran ayına kadar uzatılması yönünde bir madde var. Ancak, yeni yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile kısa çalışma ödeneği 2 ay daha uzatıldı ve 31 Aralık’a kadar çalışanlar kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilecek. Aynı şekilde ücretsiz izne ayrılanlara ödenen nakdi ücret desteği de 2 ay daha uzatıldı.

HAKLARINIZ İÇİN HUKUKİ YOLA BAŞVURACAKSINIZ

Soru: 2017-2018 tarihinde SGK’lı çalıştığım firmada alacağım haklarımı alamadım. Ne yapmam gerekiyor? Nurullah S.

Cevap: Zaman aşımı süresi henüz dolmamış. İşveren sizi işten çıkarttıysa ve haklarınızı da ödemediyse önce resmi bir başvuru ile haklarınızı işverenden talep etmelisiniz. Bunun için hukuki yola başvuracaksınız.

EMEKLİLİK İÇİN YAŞI BEKLEYECEKSİNİZ

Soru: 14.6.1978 doğumluyum. İlk sigorta girişim 20.4.1996 tarihinde. Toplam uzun vade gün sayım 7636. Emeklilik şartlarım nedir? Murat Ö.

Cevap: Sizin durumunuzda 25 yıl çalışıp, 5825 gün prim ödeyip, 56 yaşında emekliliğe hak kazanıyorsunuz. Prim gün sayınız emeklilik için yeterli. Eğer eksiksiz çalıştıysanız çalışma yılınızı tamamlamaya da bir yılınız var. Ancak yaşınız 42. Dolayısıyla emeklilik için yaşı bekleyeceksiniz.

ÇALIŞTIĞINIZ GÜNÜN PRİMİNİ İŞVEREN YATIRMALI

Yazının Devamını Oku

10 soruda araçlarda değer kaybı tazminatı

Bir süredir, okuyuculardan, değer kaybı tazminatı ile ilgili çokça soru alıyorum. Kimileri, değer kaybı tazminatını nasıl alacağını soruyor, kimileri de tazminat alamamaktan şikayet ediyor. Konunun bu kadar gündeme gelmesi ve şikayetlerin çoğalmasının nedeni ise son aylarda, özellikle ikinci elde artan araç fiyatları. Tabi buna paralel dövizdeki artış nedeniyle hasar maliyetlerindeki artış da etken rol oynuyor.

Şunu da söylemek lazım; araçların rayiç bedeli arttıkça, alınacak değer kaybı tazminatı da yüksek oluyor. Mesela, geçen senelerde ortalama değer kaybı tazminatı olarak 2-3 bin liralar ödenirken; bugünlerde araçların rayiç bedelleri arttığı için bu rakam 5-7 bin liralara kadar çıkmış durumda. Peki, değer kaybı tazminatı nedir, nasıl alınır? Sorularla anlatayım.

HER HASARA TAZMİNAT ÖDENMEZ

1) Değer kaybı tazminatı nedir?
Kaza sonrası hasar gören araçlar hem TRAMER kayıtlarında hasarlı araç olarak geçiyor hem de onarım gördüğünden piyasa rayiç değerinde maddi kayba neden oluyor, yani değer kaybı yaşanıyor. Bu kayıp, trafik sigortasından karşılanıyor. Buna da değer kaybı tazminatı deniyor. Sigorta şirketleri, trafik sigortasından, onarım gören araçlara değer kaybı tazminatı ödüyor.

2) Her sürücü değer kaybı tazminatı alabilir mi?
Tazminattan yararlanabilmeniz için kazada kusursuz taraf olmanız gerekiyor. Kazaya neden olan kusurlu sürücüler değer kaybı tazminatı alamıyor.

3) Değer kaybı tazminatı nasıl hesaplanıyor?

Yazının Devamını Oku

10 günden az çalışan emeklilik primini kendi öder

Soru: Ev hizmetlerinde 10 günden az çalışanlar uzun vadeli yaşlılık primlerini kendileri ödeyebilirler denmekte. Bu ödeme nasıl yapılıyor ve 4/A kapsamında mı sayılıyor? Murat S.

Cevap: 10 günden az çalışanların sigortası içinde emeklilik primi ve genel sağlık sigortası primi de yoktur. Sadece iş kazası ve meslek hastalığına karşı sigorta yapılır. Kendileri isterlerse 30 gün üzerinden emeklilik ve genel sağlık sigortası için prim ödeyebilirler. Prim ödemeleriniz için SGK’ya başvurmanız gerekiyor.

GERİYE DÖNÜK BORÇLANMA YAPILMAZ
Soru: 6.5 yıl serbest avukatlık yaptım, ardından engelli kadrosundan memuriyete girdim. Serbest avukatlık yaparken Bağ-Kurumu ödememiştim. Memuriyette şu anda 3.5 yılım doldu. Engel oranım yüzde 45. Bağ-Kur’luyken engelli raporum yoktu. Bağ-Kurumu ödesem emekli olabilir miyim? Fatma G.

Cevap: Engelli durumundan emekli olabilmeniz için 20 yıl çalışıp, 4400 gün prim ödemeniz gerekiyor. Geriye dönük borçlanma hakkı İş Kanunu’nda belirlenmiştir ve bu hakların dışında geriye dönük prim borçlanması yapılmaz. Kadınlar için doğum borçlanması bu haklardan biri. Bunun dışında geri dönük borçlanma yapamazsanız.

DOĞUM VE SÜT PARASI ALABİLİRSİNİZ
Soru: Gebe çalışanım. İşyeri pandemi nedeniyle ücretsiz izne çıkardı. 32.haftama kadar 2 ay var ve bu süre zarfında nakdi destek ücretine başvuracaklarını bildirdiler. 32. hafta öncesinde de işe tekrar başlatacaklarını söylediler. Bu durumda doğum rapor parası, süt parası gibi haklarımı alabilir miyim?
Gamze T.

Cevap:

Yazının Devamını Oku

Madde madde yeni istihdam destekleri

Çalışanları ve işverenleri ilgilendiren istihdam teşviklerini kapsayan kanun tasarısı Meclis’e gönderildi. Kısa çalışma ödeneği uzuyor, işten çıkardığı çalışanını geri alana destek geliyor, 25 yaş altı ile 50 yaş üzeri olanlar süreli çalışacak. Peki, yeni desteklerden kimler, nasıl yararlanacak?

Birkaç gündür okuyuculardan, ‘yeni istihdam teşviklerinden bizim payımıza ne düşecek?’ şeklinde sorular alıyorum. Kimileri kısa çalışma ödeneğinin uzayıp uzamayacağını soruyor, kimileri ücretsiz izinde işe geri dönüp dönemeyeceğini merak ediyor. İstihdam teşviklerini içeren Kanun Tasarısı Meclis’e sunuldu. Tasarıda, salgın döneminde çalışanları ve işverenleri yakından ilgilendiren maddeler var. Bu kapsamda da hem mevcut istihdam desteklerinin süresi uzatılıyor hem de yeni teşvikler geliyor. Özellikle de yeni istihdam yaratan işverenlere önümüzdeki dönemde ciddi destek verilecek. Kanun tasarısında çalışanları ve işverenleri ilgilendiren hangi maddeler var; tasarının yasalaşması halinde kimler teşviklerden, nasıl yararlanacak madde madde anlatayım.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ UZUYOR

* Kısa çalışma ödeneği 2021’nin Haziran ayına kadar devam edecek.

* İşten ayrılıp, işsizlik ödeneği alanların, ayrıldıkları tarihten itibaren 90 gün içinde işe girmeleri ve bir yıl boyunca kesintisiz çalışmaları halinde sigorta primleri İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak.

* Kanun tasarısı yasalaşırsa, işten çıkardığı kişileri işe geri alan işverenlere günlük 44.15 lira, aylık 1.324 lira destek verilecek.  

* Kadın, genç ve mesleki yeterlilik belgesi olanları istihdam eden işverenlere sosyal güvenlik primi işveren payı İşsizlik Sigortası Fonun’dan karşılanıyor. En düşük teşvik tutarı ise 603 lira. Bu destek 2020’nin sonunda bitiyordu. Meclis’teki tasarı yasalaşırsa teşvik 2023 yılına uzayacak.

* 2018 yılında uygulamaya giren ilave istihdam desteği ile işverenler prim teşviklerinden yararlanıyordu. Destek 2020’nin sonunda bitiyor. Bu süre 2023 yılına uzatılacak. Aynı şekilde gelir vergisi stopaj teşviki ve damga vergisi desteği de 2023’e uzatılıyor.

* 28 Temmuz’da yayınlanan yasa ile işyerlerinde haftalık normal çalışma sürelerine dönülmesi teşvik edildi. Bu kapsamda da sigortalı ve işveren paylarının tamamını 3 ay boyunca ve 2020’nin Aralık sonuna kadar devlet karşılıyor. İki ay içinde 159 bin işyeri ve 1.2 milyon çalışan, normalleşme desteğinden yararlandı. Destek süresi bu yılın sonunda bitiyor. İşte yasa tasarısı ile normalleşme desteği 2021’nin haziran ayına uzatılacak.

Yazının Devamını Oku

Unico Sigorta’da neler oluyor?

Birkaç gündür eş, dost arayıp, ‘Unico Sigorta’da neler oluyor, duyduğumuza göre el konulmuş, senin haberin var mı?’ diye soruyor. Hatta kimi sigorta acenteleri, ‘el mi konuldu, bizim de işimiz oluyor, ne yapacağız?’ diye merak ediyor.

Biraz araştırdım; durum özetle şöyle. Geçtiğimiz hafta SBK Holding Başkanı Sezgin Baran Korkmaz’ın şirket ve bireysel hesaplarına tedbir kararı konulduğu gündeme geldi. Hesaplarına tedbir kararı konulan şirketlerden biri de Heksagon Mühendislik. Heksagon da, sigorta sektöründe faaliyet gösteren Unico Sigorta’nın hissedarı. Heksagon’un şirketteki payı yüzde 79. Unico’nun yüzde 20 hissesi de Kibele B.V.’ya ait. Şunu da belirteyim, aslında, tedbir kararı konulan şirketler arasında Unico Sigorta’nın adı yok; ama şirketin hissedarı olan Heksagon’un adı geçiyor.   

2019 YILINDA SATILDI

Unico Sigorta’nın geçmişi 30 yıldan fazlaya, 1988 yılına dayanıyor. İlk olarak Commercial Union Sigorta olarak Türkiye’de kuruldu, ardından unvanı Aviva Sigorta olarak değişti. 2014’te ise Hollanda Kalkınma Bankası, Alman Kalkınma Bankası ve Londra merkezli EMF Capital Partners’in ortağı Kibele B.V.’nin sahibi oldukları United Insurance Company tarafından satın alındı ve adı da Unico Sigorta oldu. 2019’un eylül ayında ise SBK Holding’in çoğunluk hissesine sahip  Heksagon’a satıldı. Böylece SBK Holding bünyesindeki Heksagon, Unico Sigorta’nın yüzde 75 hissesine sahip oldu.

Şirketin, sigorta pazarındaki konumundan da kısaca bahsedeyim. Unico’nun, bu yılın ocak-ağustos dönemindeki toplam sigorta prim üretimi 486 milyon lira. Bu üretimle şirket, sigorta pazarından yüzde 1.13 pay alıyor. Unico’nun 2019 sonu itibariyle poliçe sayısı ise 1.3 milyondan biraz fazla.

TEDBİR KARARI KALKTI MI?

Hal böyle olunca da, ‘Unico Sigorta’da neler oluyor, bundan sonra neler olacak?’ diye soruluyor. Aslında olan bir şey yok. Sigortacılık; hem Hazine ve Maliye Bakanlığı hem de Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun yakın denetimi ve gözetimi altında. Sigorta şirketleri sürekli olarak da denetimden geçiyor. Aynı zamanda bağımsız denetim de yapılıyor. Şirketlerin yükümlülüklerini yerine getiremedikleri tespit edildiğinde, hemen müdahale ediliyor ki, uzun yıllardır böyle bir durum hiç yaşanmadı. Kaldı ki, yaşanmasına da izin verilmiyor.  Nitekim Unico Sigorta’nın, denetim raporlarını da inceledim.

Bu satırları yazarken, tek taraflı yazmamak adına, Sezgin Baran Korkmaz’ı da aradım, ‘bu hususta ne diyorsunuz?’ diye. Kısa konuştuk. Korkmaz, “Unico Sigorta’nın üzerinde tedbir kararı bulunmuyordu ama Heksagon’da vardı. Zaten tedbir kararları da kaldırıldı” dedi.

İşin hukuki boyutunu ve bundan sonraki hukuki süreci bir kenara bırakıyorum; o tarafı hukukçuların işi. Anladığım ve Korkmaz’ın anlattıklarından çıkardığım sonuca göre, Unico’nun sermayedarının hesaplarına tedbir kararı konulmuş, sonradan bu karar kaldırılmış.

Yazının Devamını Oku

Asgari ücretlinin maaşı düşecek mi?

Yıl sonlarında vergi dilimi arttıkça tüm çalışanların maaşı da azalıyor. Asgari ücretli çalışanın maaşından ekim ayından itibaren yüzde 20 kesinti yapılacak. Ancak bu durum asgari ücretli çalışanların maaşlarını etkilemeyecek.

Son günlerde çalışanlardan, özellikle de asgari ücretli çalışanlardan, çokça soru alıyorum. Maaşlarında düşüş olup olmayacağını merak ediyorlar. Hatta okuyucular, ‘kimileri eylül ayından itibaren maaşların düşeceğini söylüyor, kimileri de düşmeyecek, elinize aynı maaş geçecek diyor, kafamız karıştı, hangisi doğru?’ diye soruyor.

Öncelikle şunu belirteyim, yıl sonlarında vergi dilimi arttıkça tüm çalışanların maaşları da azalıyor ki, buna sayıları 10 milyonu bulan asgari ücretli çalışanlar da dahil. Malum, çalışanlardan gelir vergisi alınıyor ve gelir vergisi de çalışanın bir yıl içindeki kazancı üzerinden hesaplanıyor. Gelir vergisi oranları da belli. Buna göre yıllık geliri; 22 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 22-49 bin lira arası olanlardan yüzde 20, 49-180 bin lira geliri olanlardan yüzde 27, 180-600 bin lira arası olanlardan da yüzde 35 kesinti yapılıyor.

400 LİRA DESTEK VERİLECEK

Asgari ücretli çalışanın maaşından eylül ayına kadar yüzde 15 oranında vergi kesintisi yapılıyor, eylül ayından itibaren de vergi dilimi değişiyor, ekim ayından itibaren de yüzde 20’lik vergi dilimine giriliyor ve maaşlardan bu oranda kesinti yapılıyor. Bugün uygulanan asgari ücret brüt 2.943 lira, buna asgari geçim indirimi (AGİ) dahil ve çalışanın eline de net 2.324 lira geçiyor. Detaylarla kafanızı karıştırmayacağım, eylül ayına kadar asgari ücretliden 375 lira gelir vergisi kesiliyor. Ekim ayından itibaren de gelir vergisi oranı yüzde 20 uygulanacağından asgari ücretli bir çalışandan kesilecek vergi oranı 500 lira olacak; haliyle çalışanın eline geçecek maaş da düşecek.

Ancak, asgari ücretlinin endişe etmesine gerek yok, çünkü bu durum maaşlara yansımayacak. Geçtiğimiz yıllarda düzenleme yapılarak, gelir vergisi oranlarından asgari ücretli çalışanların etkilenmemesi sağlandı ve çalışanların sene başında aldıkları maaşı senenin sonlarında alabilmeleri için AGİ desteği ödenmesine karar verildi. Bu kapsamda da asgari ücretli çalışana eylül ayına 25 lira, ekim-kasım-aralık aylarında da 125’er lira AGİ ödenecek, çalışana sene sonuna kadar toplamda 400 lira AGİ desteği sağlanacak; böylece maaşlar düşmeyecek, asgari ücretli 2.324 lira almaya devam edecek.

KİMLERİN MAAŞI AZALACAK?

Tabi bu durum, bekar çalışanlar için geçerli. Bekar asgari ücretli çalışanlar 220 lira AGİ alırken, eşi çalışmayıp bir çocuklu olana 298 lira, iki çocuklu olana 331 lira, üç çocuklu olana 375 lira AGİ ödeniyor. Bu durumda eşi çalışmayan bir çocuklu kişinin eline 2.401 lira, 2 çocuklu kişinin 2.435 lira, üç çocuklu olan kişinin eline 2.479 lira geçiyor.

Haliyle bu durumda olan asgari ücretli çalışanın geliri de bekar çalışana göre yüksek olduğundan, yüzde 20’lik gelir vergisi oranından etkileniyor. Bu da şu anlama geliyor ki, ekim-kasım-aralık aylarında bu çalışanların maaşlarında azalma olacak. Ancak bu azalma 2.324 liradan aşağı düşmeyecek.

Yazının Devamını Oku

Kısa çalışma kıdem hesabına katılmaz

Soru: Emekli olarak 4 yıl çalıştım. Haziran 2020’de ücretsiz izne çıkarıldım. Ücretsiz izinde geçen süre kıdem tazminatı süreme eklenir mi? Uğur K.

Cevap: İş kanununda kısa çalışma ödeneğinden yararlanılan sürelerin çalışanın kıdeminde hesaba katılıp katılmayacağı konusunda bir netlik yok. Bu konuda, hesaba katılacağı yönünde, geçmişte verilmiş bir yargı kararı var. O zamanın şartları ile bu zamanın şartları aynı değil. Ancak genel kanı hesaba katılmayacağı yönünde.

KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ ALAMAZSINIZ

Soru: 5 yıl özel okulda çalıştım. Pandemi nedeniyle kısa çalışma ödeneği alıyordum. Çalıştığım okul iş akdimi fes etmedi ve tekrar başvuru yapacağını söyledi. Tekrar kısa çalışma ödeneği alabilir miyim? Fatma K.

Cevap: Kısa çalışma ödeneği 31 Ekim tarihine kadar uzatıldı. Ancak dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlar kapsamında zorlayıcı sebep gerekçesiyle 30 Haziran’a kadar kısa çalışma başvurusunda bulunmuş olanlar kısa çalışma ödeneği almaya devam edecek. Eğer yeni başvuru yapılırsa ki, sizin durumunuzda kurumunuz yeniden başvuru yapmak durumunda, kısa çalışma ödeneğinden yararlanamazsınız.

ÇALIŞTIKÇA EMEKLİ MAAŞINIZ DÜŞER

Soru: 15 Eylül 1995 ilk sigortalılığa girişim oldu. 2008’e kadar 1774 günüm var ve 2008 sonrası 4000 den fazla günüm var. 5.750 günü doldurdum, 2032’de yaşı dolduracağım. Prim yatırmam emekli aylığımı düşürür mü? Metes T.

Cevap: Ne kadar maaş aldığınızı belirtmemişsiniz. 2008 sonrasında yapılan düzenleme ile çalışma süresi uzadıkça aylık bağlama oranı düşüyor ve 20 yılın üzerinde prim ödeyenler daha fazla prim ödüyor ama karşılığında emekli aylığı düşüyor. Bugün asgari ücret ve asgari ücretin biraz üzerinde maaşla çalışanlar emekli olmayıp, yüksek maaş alabilmek için daha fazla çalıştıklarında emekli maaşları düşüyor.

AYRILIRSANIZ KIDEM TAZMİNATI ALAMAZSINIZ

Yazının Devamını Oku

Anayasa Mahkemesi trafik sigortasında iptal kararı verdi, bundan sonra ne olacak?

Cuma günü Anayasa Mahkemesi, trafik sigortasının bazı maddelerini iptal etti.

Dikkat ettim, birkaç gündür, hangi maddeler iptal edildi, bunların yansıması ne olacak tam olarak anlaşılmadı. Hal böyle olunca da her kafadan ayrı ses çıkmaya başladı. Kimileri de iptal edilen maddelerin çok önemli olmadığını öne sürdü. İşin doğrusunu anlatayım.

Ama önce, Anayasa Mahkemesi, neden durduk yere böyle bir karar verdi; kısaca ona değineyim. Özetle, Anayasa Mahkemesi’ne, trafik sigortasının altı maddesinin Anayasa’nın bazı maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz başvurusu yapılmış. Mahkemede bu başvuruları inceleyip, bunların arasında 3 tanesinin iptaline karar verdi.

HANGİ MADDELER İPTAL EDİLDİ?

İptal edilen maddelerin içinde bir tanesi var ki, hem çok önemli hem de bundan sonra dengeleri değiştirecek nitelikte. İşin hukuksal boyutuna çok fazla girip, kafaları karıştırmak istemiyorum. En basit haliyle anlatayım. 2016 yılında yapılan bir düzenleme ile trafik sigortasında ödenecek tazminatların, genel şartlar ile belirlenmesine imkan tanındı. Böylece, trafik kazalarında hayatını kaybedenler için sigortadan ödenecek tazminatın hesaplanmasına ve bu hesap sonrası da yakınlarına yapılacak ödeme tutarına düzenleme getirildi. Hesaplama yönteminin ise Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılmasına hükmedildi. İşte Anayasa Mahkemesi, tazminat hesaplamasının genel şartlarla düzenlenemeyeceğini, bunun kanunla yapılması gerektiğini hükmederek, maddeyi iptal etti.

SÜRÜCÜLERİ NELER BEKLİYOR?

Şimdi birileri diyecek ki, ‘iptal edilmişse ne olmuş yani’. O iş, o kadar basit değil. 2016 yılında, bir torba kanun içine eklenen bu maddeyle, neden düzenleme yapıldı; ona bakmak lazım. Tüm sürücüler, o dönemi hatırlayacaktır. Sigorta şirketleri trafik sigortasında fiyatları neredeyse yüzde 150’lere varan oranlarda artırmışlardı. Gerekçe ise, yargı kararlarıydı. Özellikle trafik sigortasında ödenen vefat tazminatının hesaplanmasında, kanunla sınırları çizilmiş belli bir standart olmadığından mahkemeler, kişiden kişiye değişen tutarlarda tazminatlara hükmediyordu. Sigorta şirketleri de bunları ödemek durumunda kalıyordu. Hatta bu düzen -daha doğrusu düzensizlik- aracı adı verilen kişilerin türemesine bile neden olmuştu. Bu aracılar, ‘sigorta şirketi size az para öder, bana vekalet verin, dava açalım üç-dört katı tazminat alırız’ diyerek, trafik kazasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının kapısına çalıyordu.

TAZMİNATLAR NASIL ÖDENECEK?

Sigorta şirketleri hesapta kitapta olmayan paralar ödemeye başlayınca da trafik sigortasının primlerini ciddi artırmış; bu sefer de tüketici feryat eder hale gelmişti. Kaotik ortamı bitirmek için Hazine ve Maliye Bakanlığı (o dönem Hazine Müsteşarlığıydı) devreye girdi, 2016 yılının nisan ayında çıkan torba kanun içine trafik sigortasından ödenecek tazminatların genel şartlarda öngörülen esaslara göre belirleneceği yönünde bir madde eklendi ve hesaplama yönteminin de Hazine ve Maliye Bakanlığının belirlemesine izin verildi.

Yazının Devamını Oku