"Müge Akgün" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Müge Akgün" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Müge Akgün

Kumlubük’ün saklı cenneti

Geçen hafta sonu Marmaris Marina’dan tekneye binip Kumlubük Koyu’na doğru yol alırken doğrusu neyle karşılaşacağımı bilmiyordum.

Baş döndürücü koylar arasında güneşin batışını izlemek, konaklayacağımız Dionysos Hotel’in sahibi Ahmet Şenol’la sohbet etmek bile üç saatlik uçak ve araba yolculuğuna değecek güzellikteydi. Ancak asıl sürpriz bizi Dionysos’ta bekliyormuş. Bir yanda denize neredeyse 90 derece dik kanyon, diğer yanda dik yamaçlarda zeytinlikler ve çam ormanı arasında saklanmış evler...
Maya Lokantası ve Gram’ların sahibi şef Didem Şenol yıllardır “Babamın güneyde küçük bir oteli var, eğer sakin birkaç gün geçirmek isterseniz uğramanızı isterim” derdi. Ama böylesi muhteşem bir yerle karşılaşacağımı hayal bile etmemiştim.
Nedir bu muhteşemlik derseniz.
İlki doğaya saygı, ikincisi estetik, üçüncüsü sürdürülebilirlik anlayışını benimsemesi.
Tabii böyle bir yere gidip de hikayesini sormamak olmazdı...
Ahmet Şenol, Amerika’da işletme okuduktan sonra 1976’da İstanbul’a dönüp metal işinde 13 yıl çalışır.
Ardından, “40 yaşına geldiğimde şehirde hayaller kurarak yaşamak istemiyorum” diyerek 1990’ların başında Marmaris’e gider.
Bir süre sonra Kumlubük’te içinde bir kanyonun da olduğu 70 dönüm kadar yer alır. İnşaata 1999’da başlar, 20 ay gibi bir sürede yüzme havuzlu dört villa, 16 bağımsız kulübe ve 23 odalı bir tesis yapar.
2001’de açılan Dionysos, 15 yıl boyunca yüzde 99’u İngiliz olmak üzere sadece yabancı turistleri ağırlar.
Ünlü reklamcılar, oyuncular, yazarlar ve müzisyenler müdavimleri olur.
Bu arada Ahmet ve Rim Şenol, arazilerinde bir de çiftlik kurarlar.
Dionysos eti, sütü, peyniri, sebzesi, otları, reçelleri, özel pastırması, zeytin ve Amos markalı zeytinyağlarıyla kendi kendine yeterli, gerçek gıdanın, iyi yemeğin sunulduğu bir yere dönüşür.

Kumlubük’ün saklı cenneti

 

Yeni bir dönem başlıyor

‘Her şerde bir hayır vardır’ demeli miyim, bilmiyorum.
Birçoklarımızın adını bile duymadığı, bilenlerin de yer bulamadığı Dionysos’un yabancı konukları şimdi parmakla sayılacak denli az.
Çünkü Türkiye turizminin üzerine düşen kara bulutlar ve terör korkusu, doğal olarak onları da etkilemiş.
Sadece kendileriyle çalışan İngiliz acente bile iflas etmiş.
Kısacası Dionysos artık kapılarını iç turizme açıyor.
Fiyatlar normalde iki kişi oda kahvaltı 290 euro’dan başlıyormuş ama bu sezon 250 euro yapmaya karar vermişler. Eğer doğanın ortasında sade lüks sunan bir tesiste dinlenmek, özel plajında yüzmek, mekanın teknesiyle koylarda dolaşmak ve iyi yemek tatil anlayışınıza uyuyorsa Dionysos’u deneyimleyin derim.
Ahmet ve Rim Şenol, içten sohbetleri ve misafirperverlikleriyle konuklarını gerçek bir ev sahibi gibi ağırlıyor.

Kumlubük’ün saklı cenneti

Didem Şenol’la Yemek Atölyeleri

2005 -2010 yılları arasında şef Didem Şenol, Dionysos’un mutfağının başına geçmiş, daha sonra İstanbul’a dönerek Maya Lokantası’nı açmıştı.
Didem, o dönemde yerel ve mevsiminde ürünlerle yarattığı yemeklerin tariflerinin yer aldığı ‘Kızımız Defne’yi Oğlumuz İskorpit’ adlı çok başarılı bir yemek kitabına imza attı.
Şenol şimdi kısa sürelerle de olsa buradaki son derece donanımlı mutfağına dönmek istiyor.
Sezonda birkaç kez, hafta sonları yemek pişirme atölyeleri, Levon Bağış ile birlikte şarap-yemek akşamları düzenlemeyi planlıyor.
İlk gurme turunu benim de aralarında olduğum bir grup yaptı.
Didem’e mutfakta Gram ekibinden Esra, Selen ve Dionysos’un şefleri yardım etti.
Teknede öğle yemeği, havuz başında sabah kahvaltısı, çiftlikte mum ve ay ışığında müzikli akşam yemeği, Marmaris pazarından alışveriş, alınan malzemelerle öğle yemeği. Anlatmaya kalksam sayfalar yetmez, her bir sofra sıra dışı güzellikte ve lezzetteydi...

Kumlubük’ün saklı cenneti

Bir Ramazan klasiği: Armada Teras

Armada Otel açıldığı günden beri İstanbul kültürünü ve mutfağını en güzel temsil eden yerlerin başında gelir.
Sultanahmet Camii, Ayasofya, Marmara Denizi manzaralı terası ise benim için tam bir İstanbul klasiğidir.
Armada’nın sahibi Kasım Zoto, 22 yıldır iftar sofralarını canlandırıp yaşatma geleneğini de hiç bozmadı.
Bu yıl ise Ramazan’a özel, Armada Teras’ta, Armada Tekne’de, otelde konaklamalı paket ve Eataly’de olmak üzere dört farklı iftar programı hazırlamışlar.

Kumlubük’ün saklı cenneti

Ramazan’a özel sergi 

Pazartesi akşamı Murat Ülker, Yıldız Holding Çamlıca Kampüsü’nde bir iftar daveti verdi.
İş, sanat ve basın dünyasından isimlerin katıldığı iftar öncesinde de “Hüsnü Hat ile En Güzel 99 İsim, 99 Hat-Yazı Esmâu’l -Hüsnâ” başlıklı serginin açılışı yapıldı. Sergide 1979 doğumlu genç hattat Mustafa Cemil Efe’nin yanı sıra Yıldız Holding koleksiyonuna ait eski ustalar tarafından yazılmış Hilye-i Şerife’ler de yer alıyor.
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker’in konuşmasında vurguladığı gibi, Ramazan ayı pek çok manevi duyguyu içinde barındırıyor. Ama en önemli yanı paylaşım vesilesi olması. Bu yüzden de sergiyi oluştururken genç kuşak bir hattatla eski kuşak hattatları arasında bir bağ oluşturmayı hedeflemişler.
Ülker Ailesi, uzun yıllardır hem çağdaş hem klasik sanata destek veriyor.
Yemek verilen salonda çok ünlü hattatların eserleriyle, Burhan Doğançay’ın ‘Mavi Senfoni’ adlı yapıtının alt alta yerleştirilmesi de tabii ki sadece bir tesadüf değildi...

Kumlubük’ün saklı cenneti

Caz festivali

23. İstanbul Caz Festivali, 27 Haziran’da Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde heyecan verici bir projeyle başlıyor.
Rock müziğin ünlü ismi Damon Albarn, üyeleri dünyanın farklı ülkelerine dağılmış 50 kişilik Suriyeli Müzisyenler Orkestrası ile sahne alıyor. Geceye Rachid Taha, Julia Holter, Baaba Maal, Bassekou Kouyaté ve Türkiye’den sürpriz isimler de katılıyor.
Konsere, Türkiye’de yaşayan Suriyeli mültecilerden 300 kadarı da davet edilmiş.
Ayrıca UNICEF Türkiye Suriyeli çocukların eğitimi için yapılan çalışmalarla ilgili bilgi vermek üzere konser alanında bulunacak.

Kumlubük’ün saklı cenneti

X