Önce hesap vermelisiniz

Haberin Devamı

SAVCI Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesi ve Emniyet Müdürlüğü’ne bombalı saldırının sorumlusu olan örgüt, Türkiye’de Emniyet’in ve MİT’in yabancı olduğu, tanımadığı bir örgüt değil.
Nitekim, rahmetli savcının odasından ilk fotoğraf sosyal medyada yayınlandığında, eski polis müdürleri şahısları teşhis ettiler, isimlerini yazdılar.
Böylesine tanınan, hareketleri ve üyeleri takip edilen, hatta isim isim bilinen bir örgüt, Adliye Sarayı gibi iyi korunduğunu varsaymamız gereken bir yerde cinayet işleyebiliyorsa, bundan kimi sorumlu tutmalıyız?
Yanıt belli: Emniyet’in bugünkü yöneticilerini ve MİT’in bu işlerle görevli olan yöneticilerini!
Elbette bütün bunların bir siyasi sorumlusu da var, o da Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan başkası değil.
Peki o ne yapıyor?
Bir terör eylemini, özgürlükleri kısıtlamak için bahane olarak kullanıyor.
Gazetecilerin bir cenaze törenini izlemesine engel oluyor, bununla da yetinmiyor, “kim olursa olsun ve ne niyetle çıkarsa çıksın. Sokağa izinsiz şekilde çıkarak, ülke güvenliğini tehdide müsamaha gösterilmeyecektir” diyor.
Hayır bayım, sokağa çıkmak için kimsenin sizden izin istemesi gerekmiyor.
Demokratik protesto artık bir temel insan hakkı sayılıyor ve bir demokrasinin olmazsa olmaz şartlarından biri de bu özgürlüğün varlığıdır.
Önlemeyi beceremediğiniz terörist faaliyetler nedeniyle, vatandaşların temel özgürlüklerini kısıtlayamazsınız.
Eğer bundan yararlanarak, özgürlükleri askıya almak istiyorsanız bu terörist saldırının arkasındaki olağan şüphelilerden birisi de sizin “derin devletiniz” olur.
Sizin yönettiğiniz ülkede Emniyet ve MİT, bu saldırıyı haber alamadı, sonrasındaki müdahalesi de savcının hayatını kurtarmaya yetmedi.
Size düşen görev bunun nedenlerini araştırmaktır. Sorumluluğu üstlenmek ve bundan sonra benzeri eylemlerin gerçekleşmesini engelleyecek tedbirleri almaktır.
Bilmiş bir edayla mikrofonların karşısına geçip ileri geri konuşmak değil!

Haberin Devamı

2040 yılında Türkiye!


TÜRKİYE’nin tümüyle elektrik kesintisi nedeniyle karanlığa boğulduğu günden çok kısa bir süre önce Japonya’da bir deney yapıldı ve başarılı oldu.
Enerji konusundaki bütün paradigmaları değiştirecek bir bilimsel gelişme bu.
Japon Hava–Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) tarafından gerçekleştirilen bu deney ile 1.8 kilovat gücünde bir elektrik akımı, kablosuz olarak 55 metre uzağa taşındı.
Japonya’da bunu gerçekleştirmek için 2009 yılından bu yana büyük bir bilimsel çalışma yürütülüyor.
Amaç, uzaya yerleştirilecek güneş panellerinin üreteceği elektrik enerjisini dünyaya kablosuz olarak aktarabilmek.
Bu başarılı olduğu gün, bildiğimiz bütün enerji kaynakları, enerjiye dayalı stratejiler ve üstünlükler tuzla buz olacak.
Ve yapılan bu son deney, elektrik enerjisini kablosuz olarak uzak mesafelere iletme teorisinin, pratikte de gerçekleşebileceğini kanıtladı.
JAXA yetkililerinin açıklamalarına göre şu anda emekleme aşamasında olan bu proje, 2040 yılında hayalden gerçeğe dönüşecek ve kablosuz elektrik enerjisi aktarımı mümkün olacak.
Dünyadan 36 bin kilometre uzağa yerleştirilecek panellerin üreteceği enerji dünyada da kullanılabilir olacak.
Peki sizce, biz 2040 yılında ne yapıyor olacağız?
Beni boşverin, o tarihte yaşıyor olsam da ilgileneceğim tek şey ilaçlarımı içmeyi unutup unutmadığım olacaktır, yaşlılar bencil olur, biliyorsunuz.
Çocuklarımız, onların çocukları ne yapıyor olacak?
Bugünkü eğitim düzeyimiz, bilimsel bilgi üretme becerimiz değişmediği sürece ne yapıyor olacakları belli.
Fakir bir üçüncü dünya ülkesinde yaşıyor olacaklar.
Ama tabii şunu da unutmayalım: İmam hatip okullarının sayısı 10 bini bulacak, dinine ve kinine bağlı insanlar olarak, geri kalmışlığımız nedeniyle kendimizden başka herkesi suçlama özgürlüğüne sahip olacağız.

Haberin Devamı


El Kaide ve IŞİD’in keyfini çıkarın

EL Kaide’nin Suriye kolu El Nusra, Türkiye–Suriye sınırındaki önemli kentlerden biri olan İdlib’i ele geçirdi.
Türkiye, yani AKP hükümeti, bu gelişmeden çok memnun oldu.
Memnun olmalarının nedeni, İdlib’i ele geçiren güçlerin arasında Özgür Suriye Ordusu’na bağlı “unsurların” da bulunması.
Ama dedim ya bunlar sadece “unsur”! Bugün yarın, El Kaide’ye biat etmeleri an meselesi, çünkü ona direnebilecek güçleri de yok.
El Nusra Cephesi’nin lideri, Ebu Muhammed El Colani, önceki gün internette yayınlanan bir ses kaydıyla İdlib’de ne olacağını açıkladı:
Çocukları olan mücahitlerin yanında yer aldığı için İdlib halkını selamlıyoruz. Allah’ın izniyle, dinlerinin ve damarlarındaki
kanlarının bir gereği
olan şeriat kurallarının keyfini çıkaracaklar.”
El Kaide’nin hâkim olduğu yerlerdeki şeriat uygulamalarının ne olacağını biliyoruz.
Afganistan’da ne olduysa, sınırımızın dibindeki İdlib’de de o olacak.
AKP hükümetinin mezhepçi dış politikası sayesinde sınırlarımızda iki tane Peşaver
oluştu.
IŞİD ve El Kaide ile komşuyuz artık.
Keyfini çıkarın!

Yazarın Tüm Yazıları