"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

We love you too, Asım Abi! (Biz de seni seviyoruz, Asım Abi)

“Hard Rakı” adını verdiği kendisine özgü tarzıyla yüzde yüz orijinal bir karakterdi. Çok ama çok iyi bir gitaristti. Geçen hafta, yıllardır yaşadığı Marmaris’te geçirdiği kalp krizinin ardından kaybettiğimiz Asım Can Gündüz, konserlerini, kayıtlarını hep “I love you / sizi seviyorum” diyerek bitirirdi. Bu kez sıra bizde...

1980’lerin hemen başları, hap kadarız... 12 Eylül’ün dümdüz ettiği ülke atmosferinde rock’çı olmaya çalışan ama yolunu bulmakta zorlanan çocuklarız.
Tek televizyon kanalı TRT’nin konjonktüre abanarak dayadığı berbat “Türkiye’m, Türkiye’m cennetim” şarkısını “Türkiye’m Türkiye’m, cinnetim” diye sözlerini değiştirip kendimizce rock’a çevirip söylüyoruz filan...

 


“Mahalledeki uzun saçlı abilerden” edindiğimiz albümler tek rehberimiz; dinlediğimiz her şarkıyı gitar solosunun kaç saniye sürdüğüne kadar ezbere biliyoruz ama ‘canlı müzik’ dinlemek o günün şartlarında imkânsıza yakın bir iş.

 

Sonra bir afiş görüyoruz. Spor ve Sergi Sarayı’nda (bugünkü Lütfi Kırdar) rock konseri. Harçlık avansları, anneye yalvarmalar filan konsere gidiyoruz.
Sahneye Asım Can Gündüz çıkıyor iğne atsan yere düşmeyecek o ortamda. Hakkındaki bilgilerimiz Hey Dergisi’nde okuduğumuz efsanelerden ibaret. Asım Abi çalmaya başlıyor, yakıyor ortalığı.

 

O güne kadar böyle bir şey görmemişiz. Ter içinde gitarı ensesine götürüp çalıyor, dişleriyle çalıyor!

 

Hayranlık, şaşkınlık, yüksek volümle harmanlanan ve ergenliğe giriş yıllarımızda müzikal libidomuza direkt etki eden bir performans. O güne kadar böyle bir şey görmemişiz (nereden görecektik?), Asım Abi’yi ve tabii Devil’i, Egzotik Band’i (canımızın içi bir gruptu) o anda asla unutmayacak şekilde sevmeye başlıyoruz...

 

Asım Can Gündüz’ü yıllar içinde Gülhane Parkı’nda, Taksim Meydanı’ndaki ücretsiz halk konserlerinde, Kemancı’da vesaire defalarca dinledim, tanıştım, sohbet etme şansım oldu.

 

BİR ANI DAHA İZNİNİZLE...

 

Yıl 1992. Laneth dergisi için dostum Çağlan Tekil’in yaptığı ‘Awesome John’ (Muhteşem John olarak da tanınırdı güzel abimiz) röportajına dergide kullandığım müstear adla, ‘Maruz Müşkül’ olarak foto muhabiri şeklinde katılmıştım. Unkapanı Plakçılar Çarşısı’ndaydı röportaj. ‘Anasının Gözü/Boku Yedik’ adlı bugün kült mertebesindeki o albümü çıkartana, sansür duvarlarını aşıp bandrol alana kadar canı çıkmıştı Asım Abi’nin.Konu albümüydü ama bir grup ‘zibidinin’ fotokopiyle filan heavy metal fanzini çıkartmasıyla daha çok ilgilenmişti. Bize gösterdiği yakınlığı, samimiyetini, verdiği cesareti, desteği ve havanın buz gibi olduğunu hatırlıyorum.

 

Desteği bizimle sınırlı değildi. Bıkmadan, usanmadan Türkiye’de rock müziğin sevilmesi için uğraşırken, özellikle genç müzisyenlerden desteğini hiç esirgemedi.

 

Ölümünden birkaç gün sonra, tatlı arkadaşım Şebnem Ferah’la Asım Abi’yi anarken Volvox’un (Şebnem’in efsane grubu) İstanbul’daki ilk konserlerinden birine geldi konu.

 

Taksim Meydanı’nda, ikimiz de yanılmıyorsak 1992’de, belediye hizmeti olarak ücretsiz verilen konserlerden biriydi.
O dönem hele kızlardan oluşan bir rock grubu için Taksim Meydanı’nda konser vermek ayrı bir meseleydi ‘beğenmemeye programlı metalci kitle’ önünde.
Şebo, Asım Abi’nin elinde bir gülle sahneye çıkıp Volvox’u yüreklendirmesini, “İnanamıyorum, ne güzel çalıyorsunuz kızlar, harikasınız” diye “gaza getirmesini” sevgiyle anlattı...

 

Asım Abi vedasından hemen önce Heavy Sky adlı yeni ve bence de çok umut veren gencecik bir grubu destekliyordu. İnternet aracılığıyla keşfettiği gruba verdiği desteği ve birlikte çaldıkları Ankara gecesini belgesel olarak bulabilirsiniz internet üzerinde.

 

Memleketin rock arkeoloğu olan Güven Erkin Erkal’ın www.turkiyerocktarihi.com adlı web sayfasında duruyor mesela; üşenmeyip izlerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız.

 

Karikatürize edildiği dönemler de oldu, Amerika’da büyümenin etkisiyle edindiği aksanlı/tatlı Türkçesiyle dalga geçildiği de, biraz fazla milliyetçi olduğu için eleştirildiği de.

 

Onu biraz tanıyanların, o hep pozitif, umut yüklü, sempatik ve yüzde yüz samimi, yüzde yüz orijinal karakterini bilenler için bunların hepsi vız geldi tırıs geçti...

 

Kimi, hatta çoğu biraz ‘avcı hikâyesi’ havasındaki efsanelerini inanmanın hep daha eğlenceli olacağını düşünerek sevdik, paylaştık. Bakınız: Don Corleone’nin (Evet, Godfather) kızıyla aşk yaşadığı için ‘The Baba’nın adamları tarafından parmaklarının kırılması vesaire...

 

Çok ama çok iyi bir gitaristti Asım Can Gündüz. Tekniği müthişti, hâkimiyeti, bilgisi engindi ve tahmin edebileceğiniz üzere bildiklerini paylaşmaktan hiç usanmadı. ‘Butik’ gitarlar yaptı/yaptırdı, tanıttı, pazarladı, sattı. Ülkesine, insanlara, doğaya, hayata, tüm canlılara karşı bitmek tükenmek bilmeyen bir sevgisi vardı.

 

BALIKLARA ‘MUCUK MUCUK’

 

Bu yazıyı yazmadan önce hem gözlerim dolarak hem de gülümseyerek izlediğim bir videosunu anlatmalıyım bu noktada... Kalbiyle ilgili sorunları vardı Asım Abi’nin. 2014’te stent takılmıştı yaşadığı sıkıntının ardından. Ama o yılın sadece yaz mevsiminde 120 konser vermişti. İzlediğim videoda 120 konserin ardından Marmaris’teki evinin balkonunda, müzikten sonra en çok sevdiği hadiseyle, balıkçılıkla ilgili bir faaliyette görüyoruz Asım Abi’yi.Elleriyle yaptığı ve avda kullanılan ‘yapay balıkları’ tanıtırken şöyle diyor: “Ne yapıyoruz? Balıkları yakaladıktan sonra ‘mucuk mucuk’ yanaklarından öpüyoruz ve sonra bırakıyoruz...” Bir videoda da balkonuna gelen kediler için yaptığı “5-6 lira masraflı” kedi otelini tanıtıyor. Otelin adı, Elvis’in şarkısından mülhem ‘Heartbreak Hotel’... “Lobisi, terası ve elbette bir “penthouse”u olan, balkonda dizili odunları merdiven olarak kullanıp rahatça girip çıkılabilen bu tesisin ilk müşterisini de görüyoruz.Müşterinin adı, Yüzüklerin Efendisi’ndeki Gollum karakterine benzediği/benzetildiği için ‘Precioussss/ Kıymetlimissss’ adıyla anılan sevimli bir tip. Asım Abi, kediye otelin kapısını açarken Elvis’ten ‘HeartbreakHotel’i söylüyor. Ah be...Çok genç, 61 yaşında kaybettik Asım Abi’yi yıllardır yaşadığı Marmaris’te geçirdiği kalp krizinin ardından...Asım Abi sohbetlerini, konserlerini, kayıtlarını “I love you/ sizi seviyorum” diye bitirirdi genellikle. Konserlerinde hiç cevapsız bırakmamıştım, bu yazıyı da boş geçmek istemem: “I love you too Asım Abi. Seni unutmayacağız...”

 

We love you too, Asım Abi (Biz de seni seviyoruz, Asım Abi)

 

ASIM CAN GÜNDÜZ’Ü OKUMA REHBERİ

 

Biyografisini buraya sığdırmak mümkün değil. Ama okuyup bilgilenebileceğiniz, bu harika insanı tanıyabileceğiniz küçük bir okuma rehberi önerebilirim size. Öncelikle Headbang dergisinin Temmuz sayısı için Güven Erkin Erkal’ın yazdığı yazıya bir bakın derim. Güven’in www.turkiyerocktarihi.com adresinde yayınladığı, başka yerde bulamayacağınız videoları ve Asım Can Gündüz’ün Facebook sayfasını da ziyaret etmelisiniz. Bir de mesleğe başlarken tanışma şansına eriştiğim kıymetli büyüğüm Haluk Özözlü’nün web sayfasında (www.sihirlitur.com) ‘Ünlüler7 bölümünde muhteşem bir Asım Can Gündüz portresi var anılarla bezeli. 

 

X