GeriHande Can Birlikte çok iyiyiz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Birlikte çok iyiyiz

Marka olarak Türkiye’nin global temsilcilerinden biri olan Mavi’nin sahiplenici tarafını çok seviyorum.


İstediği her isimle çalışmak için her türlü potansiyel, vizyon ve güce sahip olduğu halde, sezonlardır Kıvanç Tatlıtuğ ve Serenay Sarıkaya ile yola devam etmeyi tercih etmesi marka yüzünden çok, takım arkadaşlığına benziyor.
Şimdi bu takım arkadaşlığına Juventus ve A Milli Futbol Takımı’nın yıldız oyuncusu Merih Demiral’ı da dahil ettiler.
“Birlikte çok iyiyiz” diyerek takım olmanın gücünü anlattıkları reklam filmini, filmin enerjisini çok sevdim. Bence Mavi’nin başarısı yol arkadaşlarını doğru seçip, onları sonuna kadar sahiplenmesinden geçiyor.

Bulgari’den ihtişama övgü

Pandemiden beri duran hayat yavaş yavaş normale dönmeye başlıyor. Pandemiden beri duran hayat yavaş yavaş normale dönmeye başlıyor. Çok uzun bir aradan beri ilk kez Bulgari, yüksek mücevher ve saat koleksiyonu “Magnifica”yı sunmak üzere İtalya’nın moda başkenti Milano’da hasretini çektiğimiz bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bulgari’nin ilham perisi Roma olsa da, etkinlik Milano’da yapıldı. Milano’nun pandemiden sıyrılıp eski günlere dönmesini kutlamak amacıyla uluslararası ünlü isimler, basın ve müşteriler sayesinde dikkatler bu şehre çekildi.  Chiara Ferragni, Lily Aldridge, Ester Expósito gibi marka elçilerinin yanı sıra markanın ilk Türk marka elçisi olan Serenay Sarıkaya da ünlü yıldızlarla Milano’da davete katılanlar arasındaydı.Romalı mücevher evi Bulgari, 2 gün süren etkinlikler eşliğinde Milano Belediyesi’ne cömert bir bağışta da bulundu. Zor günleri geride bırakmaya çalışırken böylesine köklü marka ve ailelerin desteğine her şehrin ihtiyacı olacak bence. Darısı bizim belediyelerin başına. 

Toga Archives x H&M

H&M, yeni işbirliğini sonunda duyurdu.
Marka, Tokyo merkezli, cinsiyetsiz moda yaklaşımı, gardırop klasiklerini deneysel bir şekilde ele alan ve uluslararası hayran kitlesi toplayan, Japon kült markası Toga’yla anlaştı.
Koleksiyon, kadın ve erkek koleksiyonlarından arşivlenen klasikleşmiş parçaların, heyecan verici modern dokunuşlarla yeniden tasarlanmasıyla oluşuyor.
Trençkot tutkunu ve farklı olmak istiyorsanız 2 Eylül’den itibaren tüm dünyada seçili mağazalarda, Türkiye’de ise sadece hm.com’da satışa çıkacak bu arşivlik koleksiyonu kaçırmamanızı tavsiye ederim.

X

Bu yazın en popüler plaj stilleri

Yaz aylarında hayat flip flop diye tabir edilen parmak arası terlikler ile mayo-bikini-pareo arasında geçip gidiyor.

Buna rağmen valizler o kadar kullanılmayacak kıyafetlerle dolup taşıyor ki 3-4 günlük seyahat için bile büyük boy valiz hazırlanıyor.

Bunu pratik haline getirmek, uzun hafta sonu tatillerini kabin içi valizle geçirmek mümkün.

İşin püf noktası, neyi nasıl giyeceğinizi ve valizi ne ile doldurmanız gerektiğini bilmekle başlıyor.

Gün sayısı kadar kombin ve her kombine uygun aynı sandaletle son derece pratik ve şık bir tatil valizi yapabilirsiniz. Ama burada asıl soru, bunları yaparken nelere dikkat etmeniz gerektiği...

Şimdi plajlarda ne giyilir, bu yazın en trend parçaları neler, valizlerin içinde neler olmalı, hepsini paylaşıyorum.

◊ Poplin veya keten oversize gömlekleri baş tacı etmenizin tam zamanı. Özellikle babanızın, eşinizin veya erkek arkadaşınızın beyaz keten gömlekleri bikini üzerine giyebileceğiniz en cool seçenek. En iyi seçenekleri Massimo Dutti veya Sorbe by Başak Barlas’ta bulabilirsiniz.

◊ Plajdan doğruca geceye devam edebileceğiniz kimonolar var. Bikini üzerine giyeceğiniz kimonoları gündüz plajda, plaj sonrası ise saçınızı toplayıp, belinize kemer takıp, rujunuzu sürüp yemekte kullanabilirsiniz. Maison La Plage veye Mirela Cerica kimonoları bunların en güzel örneklerinden.

◊ Bu yazın bir başka favori parçası ise

Yazının Devamını Oku

Ünlü markalar Bodrum’da

Bodrum global markaların merkezi haline geldi. Birbiri ardına açılan dünyaca ünlü markalara Louis Vuitton ve Prada da katıldı.

Birçok ünlü markanın gözünü diktiği Yalıkavak Marina, alışveriş cenneti haline dönmüş durumda.
Mesela Prada Outdoor, dünyada sayılı moda başkentlerini gezen pop up store konseptine Bodrum’u da dahil etti.
Sahil, bahçe, dağ ve kar olmak üzere dört ayrı temadan esinlenerek hazırlanan koleksiyonlardan oluşan mağaza, 12 Eylül’e kadar açık kalacak. Özellikle plaj ve rafya çantaları harika.
Hazır gitmişken Dior ve Louis Vuitton mağazalarını da gezmenizi tavsiye ederim. Özellikle dekorasyon olarak hepsi birbirinden ilginç ambiyansa sahip.
Bu yaz birçok ünlü ismin marka işbirliklerini görüyoruz. Yaz sezonu olduğu için haliyle mayo bikini eşleşmesi yoğunlukta. Tüm işbirliklerini görmüş ve deneyimlemiş biri olarak Berrak Tüzünataç imzası ile ortaya çıkan Ayje x Berrocks Beachwear koleksiyonun kalite ve kalıp olarak ünlüler arasındaki en iyi işbirliği olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Tamamen Berrak’ın ruhunu yansıtan, özgün modelleriyle sadece denizde değil akşamları jean şortlarıyla da kıyafet tamamlayıcısı olarak kullanılabileceğiniz bikinilere ve renkli mayolara bayıldım.
Üzerinize bolca takıp gündüzden geceye devam edebilirsiniz. Yazın bundan daha güzel ve cool ne olabilir ki?

Ülkemizin değerini bilelim

Yazının Devamını Oku

Sanal dünya el emeği ile karşı karşıya

Teknoloji çağının hızına ayak uydurmaya başladığından beri eşsiz olanın peşinden gitmeye çalışan ve hiçbir şekilde doymayan insanoğlu hep olmayanı keşfetme eğiliminde.


Moda dünyasına baktığımız zaman da aynı şey geçerli. Fakat uzun zamandır yaşadığımız mecburi duraklama ve eve kapanmanın yan etkilerini yaşıyoruz. Hem içimiz kıpır kıpır hem de bitmeyen kapatılmalarının gölgesi ile sendelemeye devam ediyoruz.
Uzun zamandır insanları gözlemliyorum.
Herkes bir şikayet halinde. Tatilde aldığı hizmetten, giyinmeyi unutmaktan, giyinse bile gidecek yer bulamamaktan, yeni sezonun sıradanlığından...
Anlayacağınız liste uzar da gider.
Peki yaşadığımız boşlukta süzülmenin hissi bu evrensel krizle mi ortaya çıktı sizce?
Ben öyle olduğunu düşünmüyorum.

Yazının Devamını Oku

Valiz hazırlama sanatı

Kısıtlamalar kalktı, havalar ısındı, aşılar yapıldı; yani yeniden seyahat etmek için her şey hazır!


Peki siz, bir yere giderken küçük bir valiz hazırlamayı tercih edenlerden misiniz, yoksa valizi üzerine oturarak zorla kapatan ve tatilden hiç kullanılmamış kıyafetlerle dönenlerden mi?
Çoğunluk, valiz üzerine oturanlardan oluşuyor maalesef...
Bilinçsizce ele gelen her türlü kıyafeti valize koymanın sonucunda daha tatile gitmeden seyahat stresi baş gösteriyor.
Ekstra kıyafetlerin işe yaramadığı bir gerçek. Bu bilgiyi her tatil sonunda teyit etmemize rağmen, her defasında aynı şeyi tekrarlamaya devam ediyoruz.
Aslında yapılması gereken şey çok basit...
Tatilin kaç gün süreceğini belirlemek, hava durumunu öğrenmek, oradaki programı detaylandırmak ve tüm bu bilgilerle valiz hazırlamaya başlamak...

Yazının Devamını Oku

Tokyo 2020 Olimpiyatları’na Türk dokunuşu

Covid-19 sebebiyle ertelenen Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları, 23 Temmuz itibariyle başlıyor. Küçük bir kız çocuğuyken ekrana kitlenmiş bir halde olimpiyat meşalesinin yanmasını ve ülkelerin seremoni kıyafetleriyle resmi geçiş yapmalarını dört gözle beklerdim.


Genellikle kıyafetleriyle ABD takımı, dikkatimi çekerdi. Yaşım ilerledikçe ve modaya hayranlığım arttıkça seremoni kıyafetlerinin tasarımcılar tarafından büyük bir özenle tasarlandığını öğrendim.
Amerikalıların kalabalık halde Ralph Lauren tasarımı kıyafetlerle yürümesini hep çok güçlü bulmuşumdur. İngiltere takımı da son iki seferdir Stella McCartney imzalı kıyafetlerle karşımıza çıktı. Uzun zamandır “Birçok tasarımcımız ve imkanımız varken neden hem seremoni hem de oyunlar için özel tasarım kıyafetlerimiz yok?” diye düşünüyorum.
Sevindirici haber sonunda geldi.
Olimpiyatların imzası haline gelen seremonideki kıyafetlerin tasarımlarını bu yıl Vakko ekibi üstlendi. Oyun formaları ise sokak modasının altın çocuğu Bünyamin Aydın ve Nike tarafından hayata geçirildi.
Vakko tasarım ekibi, özel bir hikaye çerçevesinde estetikle konforu bir araya getirdi. Seyahat ve seremoni olmak üzere iki farklı kategoride kullanılacak kıyafetlerin ana renklerini Türk bayrağımızın kırmızı ile beyazından seçti.
Bu renklere, ince çizgiler halinde Tokyo Olimpiyatları’nın ana rengi lacivert eklendi.

Yazının Devamını Oku

Giyinme yetimizi kaybettik

Uzun süren evde kalma süreci sonunda hayatımıza giren “Athleisure” trendi hayatımızdan kolay kolay çıkacak mı zaman içinde göreceğiz.


Gardırobumuzun en ön sırasında bulunan eşofman, tişört ve sınırsız tayt skalası arasında boğulmuş durumdayız.
Beklediğimiz kısıtlı normalleşmeye geçiş sonunda başladı. Sosyalleşebileceğimiz, oturup yemek yiyebileceğimiz kafe ve restoranlara kavuşmanın mutluluğu, sudan çıkmış balık gibi ne yapacağımızı bilemez halimizin hissiyle gölgede kalmış durumda.
Fark ettim ki giyinme yetimizi kaybetmişiz.
Bir yemek uğruna saatlerce ayna karşısında kıyafet değişikliği yapıp sonunda sığınak olarak eşofmanlarımıza geri dönmek isteyen kaç kişiyiz?
Ruh halimiz değişti.
Kiminle konuşsam aynı dertten muzdarip.

Yazının Devamını Oku

Bodrum bu sezona damgasını vuruyor

Zorunlu kapanmalar doğaya olan özlemi, açık hava aktivitelerini, şehirden kaçış isteğini iliklerimize kadar hissettiriyor.


Dolayısıyla yaz tatilinden beklentilerimiz ve lüks anlayışımız da hızla değişiyor.
Huzur bulacağımız, ruhumuzu ve gustomuzu besleyen yeni mekan arayışlarına başladık bile.
Gözlemlediğim kadarıyla söyleyebilirim ki Bodrum bu yaz zarafet ve huzuru lezzetli tatlarla buluşturacak yeni restoranları, yeni mekanları ile ilk tercihler arasına girecek gibi.
Dünya devi üst segment markalar Bodrum’un birçok noktasında mağazalarını açmaya başladılar bile.
Chanel, Dior, Prada, Missoni bu yaz yeni mağazaları ile Bodrum’da şov yapacak.
Özellikle Mandarin Oriental Serena Uziyel, Raisa Vanessa, Nedo by Nedret Taciroğlu ve Beymen ile bu sezona çok hızlı bir giriş yapıyor.

Yazının Devamını Oku

Bu yazın trendleri neler olacak

Geçmiş yıllarda demode sayılan kroşe, diğer adıyla “tığ işi” bu yaz bomba gibi döndü.


Zamanında annelerimizin hatta anne-annelerimizin özenle sakladığı, giyelim diye verdiğinde burun kıvırdığımız el örgüsü elbiseler de şu an hiç olmadığı kadar değerli.
Saklamayıp birilerine verdiyseniz büyük bir hayal kırıklığı sizi bekliyor demektir. Gucci’den Dior’a, Valentino’dan Missoni’ye birçok moda evi, kroşeyi koleksiyonlarına dahil etmiş durumda.
Özellikle plaj çantası veya bikini olarak bu yaz sıklıkla karşımızda olacaklar. Eğer eliniz tığ işine yatkınsa şimdiden tarzınızı yansıtacak parçaları örmeye başlamanızı tavsiye ederim.
Değilse de örgü örmeyi bilen tanıdıklarınızın kapısını çalmanın tam zamanı. Ben anneme çanta siparişi verdim bile.

RENKLİ BONCUKLU KOLYELER

Yazının Devamını Oku

Güçlü kadın güçlü toplum

Birçok sektör erkek hegemonyası altında. Bunlardan biri de tarım...

Aslında kadınlar tarım ve kırsal kalkınmanın, yeni dünya düzenindeki kaçınılmaz değişiminde kilit role sahip.

Tarımdaki iş gücünün hemen hemen yarısını kadınlar oluşturduğu halde, maalesef emeklerinin karşılığını erkekler karşısında eşit alamıyor.

Bunun farkına varan Tekfen Vakfı, kadının tarımdaki yerini güçlendirmek için “Kadın Çiftçi Kredisi” projesini hayata geçiriyor.

İlk yıllarında Ege Bölgesi’ndeki dar gelirli kadınlara destek sağlayacaklar.

Hatta bununla da kalmayıp ziraat mühendisleri tarafından temel tarım eğitimi de sunacaklar.

Bu mükemmel bir haber...

Elinin değdiği her şeyi güzelleştiren kadınların, tarımda da harikalar yaratacağından kuşkum yok.

Çalışkanlıkları, düzen, disiplin ve zekalarıyla alışılagelmiş düzene farklılık katacakları kesin.

Yazının Devamını Oku

Skinny jean tarih oldu

Son 2 sezondur Celine, Valentino, Saint Laurent, Dior gibi markaların podyum-larında denim kullanmaları bir tesadüf değildi.

Her ne kadar bu markaların DNA’sına jean yakıştıramıyor olsam da Z kuşağı yine dengeleri değiştirmeyi başardı.
Eşofman altı dönemi şimdilik rafa kalktı, tahtını da jean pantolonlara bıraktı. Ama soru şu: “Şimdi hangi model trend?”
Buna cevap vermek çok zor ama bildiğimiz bir şey var ki bunun kesinlikle skinny jean olmadığı...
Hatta skinny’nin bir 10 sene daha hayatımızda olmayacağı.
Jean, Amerikan işçi kıyafetinden doğdu ve 1950’lerin ortalarından itibaren genç baş kaldırısının sembolü oldu. Bu ikonik parçalar, birçok markada kendine yer edindi ve erkeklik ile kadınlık arasındaki oyunla özelleştirildi ya da kişiselleştirildi.
Dünya üzerinde moda dünyasına damga vuran öyle jean’ler vardır ki üzerinden kaç sene geçerse geçsin asla eskimiyor.
Yani artık klasikleşmiş bir hal alıyor.

Yazının Devamını Oku

Kendimize döneceğimiz 17 gün

Geçen sene bu zamanlar tam kapanma şaşkınlığı içinde ne yapacağımızı bilemez vaziyette debelendik durduk.


Evlerde yeni kuracağımız sisteme alışmak, psikolojik olarak hepimizi etkiledi ama bu seferki farklı.
Artık nasıl neler yapıp neler yapmamamız gerektiğini bilecek kadar profesyonelleştik.
Mesela artık ekmek yapmayacağımızı, kilo alıp evlerimizden çıkmayacağımızı, salonda bile sporsuz bir anımızın olmayacağını gayet iyi biliyoruz.
Fakat düzelme ümidi beklerken, yine tam kapanmaya girmekten ve kapanma kaynaklı ekonomik sıkıntıların verdiği yılgınlıktan dolayı artık sabrımızın da son demlerinde olduğumuz doğru.
Bazı ülkelerde maske zorunluluğu yavaş yavaş ortadan kalkmışken, yeniden sosyal hayata, konserlere, toplu organizasyonlara dönmeye başlamışlarken bizdeki bu durum sinir sistemimizi altüst etti.
Ama bu yılgın bakış açısından çıkmak için yapılacak çok fazla şey var. Uzun zamandır evlerimizin içinde kala kala dekorasyonumuzda değişiklik yaptık, gözümüze batan her yeri sıcak yaşam alanlarına çevirdik.

Yazının Devamını Oku

Sanat eseri rujlar

Rujlar için estetik algısı değişti.

Hatta yeni nesil rujlar arzu nesnesi haline dönüşmüş durumda. Kusursuz formüllerinin yanı sıra estetik algısı çok kuvvetlendi.
Makyaj çantanızda kullanmak için değil sadece sahip olmak için aldığınız rujlar ön plana çıkmaya başladıysa güzellik dünyasının etkisi altına girmeye başlamışsınız demektir.
Dünyanın en köklü markalarından biri olan, statü sembolü ikonik Kelly ve Birkin’in yaratıcısı Hermès, geçen yıl geniş renk skalasına sahip rujlarıyla kozmetik dünyasına giriş yapmıştı.
Markanın mücevher ve ayakkabı bölümlerinin kreatif direktörü Pierre Hardy, kadın departmanının vizyoneri Bali Barret, Hermès Beauty’nin kreatif direktörü Jerome Touron ve Hermès’in koku direktörü Christine Nagel’ın bir araya gelerek hazırladığı ‘dudak’ koleksiyonu makyaj ve moda severlerden büyük ilgi gördü.
Güzellik ve yüksek modayı bir araya getiren, stil dozu yüksek ve en önemlisi yeniden doldurulabilir ambalajlarıyla arzu nesnesi haline gelen Hermès Beauty, bu baharda yeni üyeleriyle genişlemeye devam ediyor. Hatta bu sefer koleksiyona dahil edilen allık ve allık fırçalarıyla daha da genişliyor.
İlk koleksiyonda kırmızıya odaklanılmıştı ama bu koleksiyonla pembe tonlarından ilham alınmış. Güllerden ve Hermès’in kendi koleksiyonunda kullandığı tüm pembe tonlarından ilham alan yüz makyajının tamamlayıcısı 8 tondaki allık ve fırçalarıyla yeni Hermès Beauty, vazgeçilmez listesine girebilir.
Köklü markaların Ar-Ge çalışması hikayelerini okumaya bayılıyorum. 8 tonun ortaya çıkma şekli ise şu şekilde ilerlemiş:

Yazının Devamını Oku

Hayat normale dönmeye başlıyor mu?

Moda dünya-sının Oscar’ları sayılan ve yılın en önemli organizasyonu olarak kabul edilen Met Gala’nın bu sene pandemiye rağmen yapılacağı açıklandı.


İkonik Vogue dergisinin genel yayın yönetmeni ve Met Gala’nın başkanı Anna Wintour’un host ettiği gecenin konusu da belli: “Amerikan modası.” Geçen seneki gala pandemi sebebiyle iptal edildiği için bu sene iki farklı aşamada kutlama yapılacak.
Daha önce hiç “co-host’luğu” yapılmayan gecede ilk kez Amanda Gorman’ın co-host’luk yapacağı dedikodular arasında...
Met Gala’nın bağlı olduğu Kostüm Enstitüsü dedikoduları yalanlamıyor ama tam olarak kabul etmiş de değil.
Pandemi, ekonomik kriz, modanın durağanlaşması, sürdürülebilirliğin önemi ve Amerikan modası bir araya gelince tasarımcıları zorlayıcı bir tema ortaya çıkmış gibi gözüküyor. Ama uzun zamandır böyle event’lere hasret kalındığı için kocaman bir şaşaa ile karşı karşıya kalacağımız kesin.
Oscar de la Renta, Ralph Lauren, Tommy Hilfiger, Tom Ford ve Vera Wang gibi Amerika kökenli markaların şov yapacağından hiç şüphem yok.
Eylül ayında New York’ta bulunan Metropolitan Museum of Art’ta gerçekleşecek gece için şimdiden heyecan dorukta.

Geri dönüşümü ileri dönüştürecek kumaşlar

Yazının Devamını Oku

Doğa ile yeniden bağ kurduranların dönemi

Lüksün tanımının yalnızca fiziksel değil, ruhumuzu da beseleyen deneyimlere göre değişmeye başladığını daha önceki yazımda bahsetmiştim.


Gerçekten lüksü sağlık ve konforda arar olduk. Betûl Mardin’in çocukluğunun geçtiği tarihi iki yalıda hizmet vermeye başlayan Six Senses Kocataş Mansions bunun en iyi örneklerinden.
Kendi kristal su rafinerisini yöneten, karbon ayak izini düşük tutup plastik şişe kullanmadan yüksek kaliteli içme suyu üreten bir otelden bahsediyorum.
Organik sebze bahçesi ile çevresel ayak izini daha da azaltma amacını destekleyip ambalaj ve atıkları minimumda tutup yeniden kullanmayı hedefliyorlar.
İşte yeni lüks anlayışı bu ve bunun gibi felsefelerden oluşuyor.
Misafirlerini yeniden doğa ile buluşturan, bağ kurmasına yardımcı olan her otel, marka, restoran veya hizmet bundan sonra tercih sebebi olacak.
Six Senses’i beğenmemin sebeplerinin büyük bir bölümü bunlar olsa da asıl sebebi farklı.

Yazının Devamını Oku

Lüksün tanımı değişti

1 senedir hayatımızın merkezine yerleşen pandemi sayesinde lüksü sağlık ve konforda arar olduk. 2021, hatta 2022 ve sonrasında yeni lüksten beklentimiz, bize iyi gelen, sakinleştiren deneyimlerin çoğalması... Yalnızca fiziksel değil ruhumuzu da beslediğimiz deneyimlerden bahsediyorum.


Onun için doğaya olan özlem, içsel sorgularımız, anda kalmak isteği lüksün tanımını değiştirmeye başladı.
Bain&Company’nin yayınladığı rapora göre tüketicilerin yüzde 79’u sağlıklı olmayı, zengin olmaya tercih ediyor.
Yani şehirden kaçış, açık hava aktiviteleri, kişiselleştirilmiş sağlık, spor bu senenin ve hatta sonrasının yükselen eğilimlerinden olacak. Bunu moda tarafında da görmüyor muyuz zaten?
Rahatlığın ön planda
olduğu, pandemi zamanı hayatımıza giren “athleisure” trendine uygun koleksiyon yapan markalar, spor markalarıyla işbirliği yapmak için neredeyse sıraya girmiş durumda.
Bu değişimin yakın zamanda iş dünyasının kodlarına da gireceğine inanıyorum.

Yazının Devamını Oku

Denim altın çağını yaşıyor

Pandemi döneminde evde geçirdiğimiz günlerde edindiğimiz alışkanlıklar baharın yaklaşması ve kısıtlamaların sınırlan-dırılmasıyla yavaş yavaş dışarıya çıkma eğiliminde artış gösterdi. 

Dışarıya çıkmak istiyoruz ancak ne eşofmanlarımızı ne de rahat terliklerimizi terk etmeye niyetimiz var. Bunun farkında olan moda evleri son bir senedir üzerinde yaşadığımız parçaları yaz koleksiyonlarına taşıdı. Rahatlık ve konforu bir araya getirip buna eş olabilecek markalarla işbirliği yapan moda evlerinin başında Valentino geliyor. Gardıroplarımızın vazgeçilmez jean’i Levi’s 501’i defilesine taşıyan Valentino, günlük hayatımıza dokunuyor.

Yüksek modayı ikonik modellerle birleştirmek bu dönem için çok akıllıca bir çözüm. Sonuçta sokaklar yeniden ele geçirilecek ama alıştığımız konfordan eskiye dönüş olacak mı? işte onu zaman gösterecek.

Denim demişken mevsim geçişlerini kolaylaştıran ‘denim on denim’ trendinin tam zamanı. Spor ayakkabı ve tişörtle cool’luğun kitabını yazmış olan bu ikili, uzun zaman sonra ilk defa aynı ton yerine farklı tonlar ile karşımızda olacak.

Mesela siyahtan beyaza doğru bir geçiş yapabilirsiniz. Hatta bu geçişte cesur davranarak stilinizde farklılık yaratabilirsiniz. Birçok şey gibi denim de kendini nostaljiye teslim etti.

70’lerin İspanyol paçası, bot kesimler ve 90’ların yırtık jean’leri bu yaz yeniden gardırobumuzun olacaklar.

GEÇMİŞLE GÜNÜMÜZÜ HARMANLAYIN

Trend değiştikçe eskilerle bağı olup, her şeyi saklamayı sevenler için bir güzel haber daha. Sandıklardan bu jean’lerinizle beraber denim elbiselerinizi de gönül rahatlığı ile çıkartabilirsiniz.

Hatta modellerin üzerinde oynama yapıp günümüze uyarlayabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Bu yılın ana teması “umut”

Butik otellerin gastronomi etkinliklerine ev sahipliği yapmasını çok seviyorum.


Kaz Dağları’na komşu olan, zamanın durduğu Adatepe köyünün gizli cenneti İda Blue, çok sevdiğim şeflerden biri olan Murat Deniz Temel ve ekibi ile geçen günlerde nefis bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
Ege Bölgesi’nin zengin ot çeşitleriyle yapılan yemeklerinin lezzeti ve İstanbul’dan kısa bir süre uzaklaşmanın verdiği huzur ile yaz özlemimizi bir nebze de olsa giderebildik.
Sağlıklı yaşam trendlerini takip eden Chef Seasons markası ile Alaf Restaurant’ın ikonik tatları bir araya gelince 2021 lezzet trendleri raporuna göz atmadan geçemedim.
Bu yılın öngörülerine göre, 2021’in mega trendi “mutlu günler”, ana teması ise “umut” olarak belirlenmiş.
Yani bilimsel yönden de kanıtlanan bazı yiyeceklerin mutlu ettiği bilgisinden hareketle, 2021’de psikolojik ve duygusal sağlığı ön planda tutan, vitamin ve mineral içeriği yoğun, depresyonu ve yorgunluğu azaltan, stres atmaya yardımcı yiyecek ve içeceklere ilgi artacakmış.
Veganlık, doğal ve organik gıdalar, sezgisel beslenme ve şekersiz içerikler 2021’de insanların vazgeçilmezleri haline gelecekmiş.

Yazının Devamını Oku

Her adım bir yardım

Yurtdışında yaygın olan sağlık ve sağduyu uygulamaları ülkemizde de çoğalmaya başladı.

Bunların en güzellerinden bir tanesi ise Help Steps.

Uygulama, kullanıcılarını hem yürümeye hem de yardım etmeye teşvik ediyor. Gün içinde attığınız her adım, kullandığınız işletim sistemine göre Apple Health veya Google Fit verileri üzerinden alınıp Help Steps ekranına aktarılıyor.

Ne kadar çok adım atarsanız o kadar fazla yardım etme imkanına sahip oluyorsunuz.

Önemli olan gece 00.00’dan önce attığınız adımları bir reklam izleme karşılığında dönüştürmeyi unutmamanız.

İzlediğiniz reklamlar sayesinde adımların maddi değeri oluyor ve böylece yardım kuruluşlarına bağış yapma imkanına sahip oluyorsunuz.

Sağlıklı ve fit kalabilmek için her gün ortalama 10 bin adım atmak gerekirken ve yaz geliyor diye sahiller yürüyüş yapan insanlarla dolup taşmışken bu attığınız adımların kendi bedeniniz haricinde ihtiyaç sahiplerine de gideceğini bilmek sizi daha fazla motive etmez mi?

Ben sırf bunun için ekstradan bir tur daha atmaya gönüllü olabilirim. Mesela 21 yaşında Cerebral Palsy hastası Umut Özer için tekerlekli sandalyeye ihtiyaç var.

HAÇİKO, TEMA, TOG, UNICEF gibi dernekler olmasına rağmen ben şimdilik adımlarımı Umut için dönüştürüyorum. Sizleri de yürüyüşe beklerim.

Yazının Devamını Oku

En doğa dostu kıyafet markası

Uzun zamandır sürdürülebilirliği destekleyen ve kurumsal kimliklerini bu çerçeve doğrultusunda değiştiren markaları inceliyorum.

Sürdürülebilirlik için kim ne aksiyon almış, bundan sonraki marka planlamaları için ne gibi adımlar atmayı ön görmüş hepsini tek tek radarıma alıyorum.

Geçen gün bir sohbet sırasında doğa dostu kıyafet markasının ilk sıralarında Jack Wolfskin olduğunu öğrendim.

Hatta sürdürülebilirilik konusunda sessiz bir lider olmaları daha da dikkatimi çekti.

Dünya çapında birçok mağazası olan Alman asıllı marka, çevreye verdiği sözlerle kendini en tepeye çıkarması gerekirken bunu dillendirmiyor olması ise beni çok şaşırttı.

Tedarik zinciri şeffaflığı, Fair Wear Vakfı (Adil Giyim) üyeliği, organik pamuk, geri dönüştürülmüş polyester ve kürke karşı duruşuyla sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını ve duruşlarını duyurmamaları mütevazılıktan öte bence bu dönem için büyük bir hata niteliğinde.

Çevreye en çok zarar veren sektörlerin başında tekstil sektörünün olduğunu düşünürsek, Jack Wolfskin gibi
oyunun kurallarını değiştirmede öncülük edecek markaların daha çok ses çıkarması ve diğerlerine  rol model olması gerektiğini düşünüyorum.

Türkiye’de Spx mağazalarında satılan Jack Wolfskin’in sadece cool modelleri için değil sadece bu duruşu için bile gardırobumuzun baş köşesinde olması gerek.

Yazının Devamını Oku