GeriGüzin Abla Neden köpekler insanlardan daha az yaşar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Neden köpekler insanlardan daha az yaşar

Biz hayvanseverlerin en büyük sorunlarından biri, evlat yerine koyduğumuz sevgili 4 ayaklı dostlarımızın bizi erkenden terk etmesidir. Ne yazık ki bu bizim kaderimiz ve çaresizliğimizdir...

İki köpeğini, bir kedisini tüm çabalarına rağmen kaybetmiş biri olarak yazıyorum bu yazıyı. Ve tarifsiz bir acı olduğunu da söylemeden edemeyeceğim.
Elbette bir yeni dost ediniyor insan... Onlarsız yaşanır mı? Ama her birinin yeri farklı ve yine onları da zamansız kaybedeceğimizin bilincinde olarak yaşamak hiç de kolay değil.
Yaşlandığımızda ise bir de şu endişe başlıyor ufaktan ufaktan, “Ya ondan önce ölürsem, ona ne olacak, ona kim bakacak?”
Bazen biz büyüklerin karşılık bulamadığı sorulara çocuklar öyle ilginç cevaplar veriyorlar ki... Bu öyküyü özellikle sizlerle paylaşmak istedim.
İşte 6 yaşındaki bir çocuğun şaşırtıcı cevabı:
“Bir veteriner olarak Belker isimli, 10 yaşındaki İrlanda cinsi bir kurt köpeğini muayene için çağrılmıştım.
Köpeğin sahipleri Ron, eşi Lisa ve küçük oğulları Shane olmak üzere köpeklerine çok bağlılardı ve bir mucize umuyorlardı.
Belker’i muayene ettim ve kanser sebebiyle ölmek üzere olduğu teşhisini koydum. Aileye, Belker için yapacak bir şey kalmadığını ve izinlerine istinaden evde uyutarak ötenazi uygulamayı teklif ettim.
Gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra, aile 6 yaşındaki oğulları Shane’in de uygulamayı görmesinin iyi olacağını söyledi. Shane’in bu tecrübeden bir şeyler öğrenebileceğini düşünüyorlardı.
Ertesi gün aile ile köpeğin etrafında toplandık. Küçük çocuk köpeğini son bir defa severek “Hoşça kal” derken o kadar sakindi ki, ne olup bittiğini anlamadığını düşündüm. Birkaç dakika içinde Belker, sessiz bir şekilde hayata veda etmişti.
Küçük çocuk ilginç bir şekilde Belker’in gidişini kabul etmişti. Belker’e veda ettikten sonra aile ile oturmuş “köpeklerin neden insanlardan daha az yaşadığını” sorgularken küçük çocuk aniden “ben sebebini biliyorum” dedi.
“İnsanlar iyi olmayı, doğru bir hayat yaşamayı ve herkesi sevmeyi öğrenmek için doğar ve yaşarlar değil mi?”
Küçük çocuk konuşmasına şaşkın bakışlarımız arasında devam etti, “Köpekler zaten bunların tümünü bildikleri ve uyguladıkları için burada bizim kadar uzun kalmalarına gerek yok ki!”
Küçük çocuğun konuşması üzerine düşünmeye başladım.
Basit yaşa, koşulsuz sev, derinden hisset, iyilikle ve içten davran.
Eğer köpekler birer öğretmen olsalardı bize neler öğretirlerdi?
Sevdiklerin eve geldiğinde mutlaka koş ve karşıla. Hiçbir eğlenceyi ve mutlu olma fırsatını kaçırma. Yüzüne vuran rüzgârın ve temiz havanın keyfini delicesine çıkar.
Kısa uykulara dal, kalkmadan önce gerinme hareketleri yap.
Her fırsatta koş, zıpla ve oyna.
İlgiden sıkılma ve insanların sana dokunmasına izin ver.
Küçük bir havlama yeterli, sakın ısırma.
Çok sıcak günlerde bolca su iç ve bir gölgeye sığın. Küçücük yürüyüşlerin bile keyfini çıkar.
Sadık ol, asla olmadığın birisi gibi hareket etme.
Eğer birisi üzgünse sessizce yanına otur, kibarca destek ol.
İşte köpeklerden öğrenebileceğimiz mutluluğun sırları!”
◊ Yazar: Bilinmiyor
◊ Çeviri: Erkan Hoşsöyler

X

Çok sevdim ama sürekli aldatıldım

8 yıllık evliliğim boyunca eşim beni hep aldattı. Bütün görüştüğü kadınlar benden daha vasıfsız ve yaşlı. Bu evliliği ne kadar daha sürdüreceğim bilemiyorum...

Ben 29 yaşında, evli, 2 çocuğu olan bir anneyim. Eşimle 8 yıl önce kaçarak evlendik. 3 yıllık bir arkadaşlık dönemimiz oldu ve sonrasında hayatlarımızı birleştirdik.
Kendisi beni her fırsatta görmeye gelen ve bana ilgisini belli eden biriydi. Ben de sırf buna inandığım için “beni başkası asla böyle sevemez” diye aileme bile karşı gelip evlendim.
Ama o ne yaptı; beni evliliğimin 1’inci yılından sonra aldattı. Sadece telefonda görüştüğü biriydi bu kadın.
Bunu öğrendiğimde ona söyledim. Çok önemli bir şey olmadığına beni inandırmaya çalıştı.
Üstelik artık bir çocuğumuzun daha olmasını istediğini söyledi. Ben de inandım. Konuyu kapattım. Ama sonrası yine hep aynı oldu. Arayışları bitmedi, farklı uygulamalardan arkadaşlar edindi. Bundan 1 sene önce yine bir uygulama üzerinden kendisinden 6 yaş, benden 8 yaş büyük, 4 çocuklu dul bir kadınla buluştuğunu öğrendim.
Onların bu arkadaşlığı ileri boyuta gitmeden yakaladım. Öğrendiğimde ona âşık olduğunu dile getirdi. Tabii boşanmaya karar verdim.
Ama sonra yalvardı, yakardı, ağladı, onun bu perişan haline bakıp, dayanamadım, barıştım.

Yazının Devamını Oku

Sevgilim askerdeyken annesi vefat etti

Sevgilim askere gittiğinden beri bana soğuk davranıyor. Aynı zamanda annesini de kaybetti. Bana da duygularını açmıyor. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Sevdiğim genç, askerliğini yaptığı sırada annesini kaybetti. Aslında o askerdeyken aramıza bir soğukluk girdi. Beni aramaz oldu.
Geceleri nöbette oluyor, geç kalkıyor, gündüz başka işler yapıyor. Hatta bana vücut ağrılarını anlattı. Biraz fazla üstüne gittim. Ona, “Ayrılalım” deyince “Boş yaptığının farkında mısın” cevabını verdi.
Ben yurtdışında yaşadığım için bazı sözleri çok iyi anlayamıyorum. “Boş yapma” demesi benim düşüncemi önemsemediğini mi gösteriyor? Bir asker neler yaşar abla?
Bana hiçbir şeyini anlatmıyor.
Ne “git” diyor, ne de “kal”. Ona nerede rahatsız olduğumu anlattım ve “Gerisi sana kalmış bir şey artık” dedim. O ise “Burada halim kötü, ne yaptığımı bile bilmiyorum. Kız kardeşim de iyi değil, ona destek olmam gerekiyor. O yüzden seninle yazışamıyorum. Seni de bu ara çok boşladım, ne söylesen haklısın. Kusura bakma” açıklamasını yaptı.
Kıyamadım ki ona, “Ben duvar değilim, halini anlıyorum. Ben ne seninle kavga etmek istiyorum, ne de bir askeri üzmek istiyorum” dedim.
Ona neyinin olduğunu sorduğumda “Boş ver” yanıtını alıyorum. Hiçbir şey anlatmıyor.

Yazının Devamını Oku

Çocuklarım üvey babayla büyüsün istemiyorum

Eşimle mutsuz bir evliliğimiz var. Ama boşanamıyoruz. Babasız ve üvey baba elinde büyüdüm. Bu yüzden çocuklarım da bunu yaşasın istemiyorum...

Eşimle 4 yıllık evliyiz. 21 yaşındayım, eşim de 26 yaşında...
Çok severek ve kaçarak evlendik. Tabii düğünümüz olmadı.
17 yaşında hamile kaldım. Evliliğimizde herhangi bir sorun yoktu o zamanlar. Ta ki eşim başka bir şehirde iş bulup, beni 2 hafta bırakıp çalışmaya gidene kadar.
Doğumun üzerinden birkaç hafta geçmişti. Eşim bulunduğumuz yerde iş bulamadığı için başka bir şehre gitmemiz gerektiğini söyledi.
Ortak bir kararla anlaştık. Ama eşim oraya gittikten birkaç gün sonra değişti. Beni aramaz sormaz oldu. 2 hafta geçti yanıma geldi ve evi Antalya’ya taşıdık.
Sonra anladım, bir kadın var. O gün yanımıza bir kadın geldi. Meğer o işyerinde muhasebeciymiş.
Eşimle aşırı samimi şakalar yaptı. Kadın da evli. Aramızdaki tek fark biraz tatlı dilli olması. Bu kadın bizim hakkımızda her şeyi biliyordu.

Yazının Devamını Oku

O kadına söz verdiği için mi yanımda yatmıyor

Evliliğimin başında eşimin beni aldattığını öğrendim. Bir daha onunla görüşmeyeceğini söyledi. Fakat son zamanlarda beraber uyumuyoruz. O kadına söz verdiği için yanımda yatmadığını düşünüyorum...

Ben daha yeni evliyken kocamın beni aldattığını öğrendim. Kadınla 7-8 yıllık beraberliği varmış. Adam beni o kadar güzel kandırdı ki...
Kadın hassasiyeti işte, ihaneti anladım. Benden boşanmak istemediğini ancak o kadına da zamanında söz verdiğini ve onu terk edemediğini anlattı.
Tabii ki böyle bir şeyi kabul edemezdim. Ayrılmak istedim, aileler araya girdi ve bizi barıştırdılar.
O da “Bir daha onunla görüşmeyeceğim” dedi.
Bu arada birkaç kavgamız da oldu. Bana hep “Sen bana bunları bunları söyledin” diye sitem edip durdu.
Sonra eşim koronavirüse yakalandı.
Hayatımı riske atarak ona baktım. Adam sağlığına kavuştu. Ama artık salonda uyumaya başladı.

Yazının Devamını Oku

Onun borçları yüzünden mutsuzum

Sevgilimle 2 yıldır beraberiz. Ailem istedi diye 10 yıllık kredi çekip ev aldı. Şimdi bir de düğün ve nişan masrafları için borca girecek. Bu borç konusu psikolojimi çok etkiliyor, mutlu olamıyorum.

Benim 2.5 yıllık bir ilişkim var. Sevgilimi ilk gördüğümde bir heyecan hissetmedim.
Ama zaman içinde bana ve aileme karşı olan davranış ve tutumundan etkilendim.
Benden hoşlandığını belli ediyordu zaten. Annem de onun hakkında iyi şeyler söyleyince duygularına karşılık vermeye başladım ve sevgili olduk.
İlk çıkmaya başladığımız dönemde 10 bin lira kredi çekip araba almıştı.
Birinci yılımız geçince ailesi ve o, ilişkimizin bir adı olsun istedi.
Ben hem evi olmadığı için hem de borçtan dolayı korktum, ertelemek istedim. Zaten daha okulum da bitmemişti. Bu korkularımı ona söyledim. Ailemle de konuştum. “Borç neyse ama en azından bir evi olmalı” dediler.
Erkek arkadaşım da arabayı sattı, 10 yıllık kredi çekip ev aldı.

Yazının Devamını Oku

Beni aldattığından beri evliliğimiz çıkmaza girdi

Eşimle aramızda 10 yaş fark var. Beni aldattığını öğrendiğimden beri evliliğimiz çıkmaza girdi. Beni hiç beğenmiyor ve sevgilisiyle kıyaslıyor...

Eşim 40, ben 30 yaşındayım. İkimizin de ikinci evliliği. Benim ilk eşim vefat etti, o ise eşinden ayrıldı. Bu evliliklerden birer çocuğumuz var ama ikimizin ortak çocuğu yok.
7 yıllık evliyiz, bir yıl önce eşimi bir kadınla yakaladım. İlk başta inkar etti ve daha sonra bunu kendince normalleştirmeye başladı. Kısacası iki eşli yaşamayı düşündü. Bu durumu kabul edemedim ve evi terk ettim. Ama fazla sürmedi, 3 ay sonra barıştık. Kendisi bana mecburdu.
12 yaşında bir kız çocuğu var ve kızına kıyamıyor. Bu yüzden benimle evliliğini devam ettirmek zorunda hissediyor. Diğer kadınla ilişkisini bitirdiğini söylüyor ama ona güvenemiyorum.
Şimdi sıfırdan başladık ama evliliğimizde güven yok.Çok büyük bir aşk da heyecan da yok...
Eşim Aslan burcu, konuşması çok düzgün, kendine çok iyi bakan bir adam. Ayrıca hızlı yaşamayı sever.
Ben ise tam tipik bir ev hanımıyım. Yemek, temizlik, çocuklar ilgi alanlarım. Sevgilisinin fiziği ise çok düzgün. Beni sürekli onunla kıyaslıyor. Her gün, “Artık seninle yapamıyorum. İyi bir insansın ama boşanmalıyız” diyor. Ne istediğini bilmiyor. Ailem ona göre çok zengin, o yüzden de kararsız kalıyor.
Bir gün “Tamam, boşanalım” dedim. Sonra “Ben çıkmazdayım” cevabını verdi. Kendi bana 1 adım gelse, ben ona 10 adım giderim.

Yazının Devamını Oku

Ailemin uyguladığı şiddete dayanamıyorum

Ailem bana hem fiziksel hem de psikolojik şiddet uyguluyor. Son zaman zamanlarda gerçekten zor bir hayat yaşıyorum...

Ben 19 yaşındayım ve 4 senedir ciddi düşündüğüm bir ilişkim var. Normalde işimizi oturtup öyle evlenmeyi planlıyorduk. Ama ailem sürekli üzerimde baskı kuruyor. Fiziksel ve psikolojik şiddet var. Babam alkol alınca sürekli şiddete maruz kalıyorum.
Öğrencilik hayatımı yaşayamadım. 14 yaşımda evden kaçtım ama geri döndürüldüm. Aslında ailem suçluydu.
O yaşta babamın annemi aldattığını öğrenmiştim. Arkadaşlarım arasında alay konusu olmuştum.
Her şeyi sineye çekip, devam ettim ama son zamanlarda gerçekten çok zor bir hayat yaşıyorum. Her gün şiddet görüyorum.
Ayrıca evde hapis gibiyim. Şimdi evden kaçsam polis ya da ailem bana engel olabilir mi? ◊ Rumuz: Şiddet

YANIT

Sevgili kızım, açık açık yazmamışsın ama ailenin baskısı yüzünden sevdiğin gençle mi kaçmayı planlıyorsunuz? Ailen senin bu gençle evlenmeni istemiyor, sana bu yüzden mi şiddet uyguluyor yoksa?

Yazının Devamını Oku

Hayvanların yaşam hakkını korumak elimizde

Hayvanların yaşam hakkını ve yaşam alanlarını korumak bizim elimizde. Onlara her zaman sahip çıkalım. 4 Ekim’deki Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde onlar için elimizden geleni yapalım.

Dünya üzerinde kutlanan ve farkındalık yaratmak için birçok faaliyetin yapıldığı 4 Ekim’de amaç hayvan haklarına dikkat çekmek ve hayvanların maddi kazanç ve eğlence aracı olarak görülmesini önlemek.
Eski zamanlardan beri iyi insanlar hayvanlara kötü muamele edildiğinin, aç bırakılıp şiddet gördüklerinin farkındaydı.
Vakıflar genel müdürlüğünün kayıtlarında Osmanlı’da, hayvanları korumak için vakıf kurulduğu görülüyor. Adı Sokak Hayvanlarına Bakmak ve Besleme Vakfı’ydı.
1822’de İngiltere’de ilk hayvanları koruma birliği kuruldu. Bir sonraki dönemde Hollanda’da oluşturulan hayvanları koruma federasyonunca 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü olarak kabul edildi.
Yayınlanan deklarasyonda genel olarak bütün hayvanların ister evcil isterse besi hayvanı olsun hepsinin yaşama hakkı olduğunu, eziyet edilmemesi gerektiğine dair karar alınmıştır.



Yazının Devamını Oku

Kendimden nefret ediyorum

Uğradığım taciz sonrası insanlar beni beğenmesin diye kilo almaya başladım. Şimdiyse birini seviyorum ama bir yandan kendimden de nefret ediyorum...

Ben Şevval. 16 yaşına yeni basmış bir genç kızım. Okul birincisiyim, LGS’de çok iyi bir puanla fen lisesine yerleştim ama ailemin cam fanusta büyüttüğü de bir kızım.
Böyle bakıldığında “ne gibi sorunların olabilir” diye sorguluyor olabilirsin. Kendimden nefret ediyorum, aynaya bakamıyorum ve tiksiniyorum. Çirkinim, kiloluyum, sivilcelerim var. İnsanlar tarafından beğenilen biri değilim. “Neden böyle yapıyorsun” diyebilirsin.
Nedeni şu: 11’imden 13 yaşıma kadar akrabam tarafından tacize uğradım. Hem de neredeyse her gün. Aile apartmanında oturuyorduk ve bu yüzden sürekli birbirimize gidip gelmek zorundaydık.
Bir şekilde aileme bu durumu anlattım. Onlar da doğal olarak şikayette bulundu. Mahkemeler, soruşturmalar derken o kişi ceza aldı.
Sonrasında ben kendimi toplayamadım. Bir uzmana görünmek istedim. Ama ailem psikoloğa ihtiyacım olmadığını söyledi ve beni götürmediler.
Ben de kendimi yemeğe verdim. İnsanlar beni beğenmesin, bir daha böyle bir olay yaşamayayım diye kilo almak istedim.
Ve bu şekilde 90 kiloya kadar çıktım. Şimdiyse birini seviyorum ama kendimden nefret ediyorum. Ne yapacağım? Okula da gitmiyorum bir haftadır. Kimse beni bu durumda görsün istemiyorum. Kendimden nefret ediyorum. ◊ Rumuz: Tacize uğradım

YANIT

Yazının Devamını Oku

İlişkilere çok katı yaklaşıyoruz

Evli birini seven bir kadına yahut bir erkeğe katı yaklaşmak kiminin doğrusu. Üçlü ilişkileri tasvip etmiyor ve katı yaklaşıyorsunuz.

Arada yazılarınızı okuyorum ve birtakım ilişkilere çok yargılayıcı yaklaştığınızı görmekteyim. Aslında karşıdaki insana yardımcı olurken, biraz da zalim bir bakış açısından çıkıp o insanın penceresinden de bakabilmeliyiz.
Genel olarak söylüyorum bunu.
İnsanız, şu yaşam denen döngüde her şey bizler içindir kuşkusuz. Ne siz ne de ben “Asla böyle bir ilişkinin içine düşmem” diyebiliriz. Yarın ne olacağını bilemeyiz.
Belki “Benim amacım doğru yolu göstermek” dersiniz. Doğrular aslında görecelidir.
Evli birini seven bir kadına yahut bir erkeğe böyle katı yaklaşmak da kiminin doğrusu.
İçinde sevginin ya da samimi duyguların olduğu birçok ilişki sert üslubu hak etmiyor.
Belki yine dersiniz, “İnsanları yanlış yoldan geri döndürmeliyim” diye. Ama ben yine aynı fikirdeyim, doğrular ve yanlışlar görecelidir.

Yazının Devamını Oku

Kız kardeşimle eşim ilişki yaşadı

Kız kardeşimle eşimin arasında bir ilişki olduğunu öğrendim. Çocuklarımın babasız büyümemesi için boşanamıyorum.

Ben 40 yaşında, 3 çocuk annesiyim. Çocukluğum kalabalık bir aile içinde ve çok sinirli bir baba yanında geçti.Babam annemi hep dövüyordu. 9 kardeştik. Hepsi avaz avaz bağırıyordu, komşular geliyordu ama hiçbir şey yapamıyorlardı.
O yüzden her şeyden çok korkarak büyüdüm. Annem genç yaşta vefat etti. Zaman geçti babam evlendi, herkes bir yere dağıldı. Sonra karşıma biri çıktı, çok merhametliydi.
Onu görür görmez sevdim diyemem... Sevmedim ama evlendikten sonra sevdim. Çünkü iyi bir insandı. 4 yıl çok mutluyduk. Ta ki kız kardeşimi yanıma alana kadar.
Ondan sonra her şey tersine döndü.
Şüphelerim başladı. Bir şeyler yolunda gitmiyordu, hissediyordum. Kız kardeşime “Hareketlerin hoşuma gitmiyor. Artık dön memlekete” dedim.
O ise “Yok gitmem. Hayallerim var, okuyacağım” cevabını verdi. Ne yapacağımı bilmiyordum, babamla konuştum.
Babam ise “Ne hali varsa görsün” dedi. Bunu nasıl yapabilirdim? Sonra nişanlandı ama bir türlü evlenemiyordu. Hayalleri çok büyüktü, çok şey istiyordu. Karşı taraf da bunu sağlayamıyordu. Böyle bir süre oyalandı. Sonra ayrıldı. Yani benim evimde 7-8 sene kaldı.

Yazının Devamını Oku

Annem 92 yaşında hâlâ hakaret ediyor

Kardeşim ve ben annemin bedduaları ve hakaretleriyle büyüdük. Ben 63 yaşına geldim, o ise şu an 92 yaşında. Ama hâlâ geçmiş yıllardaki gibi psikolojik şiddete devam ediyor.

Ailelerin çocuklarına eziyet ettiği, şiddet uyguladığı konusundaki yazılarınızı okudum. Ben 63 yaşındayım, annem de 92 yaşında.
Kardeşim ve ben annemin bedduaları ve hakaretleriyle büyüdük. Babam vefat ettiğinde ben 20, kardeşim 15 yaşındaydı.
İnsan içinde bulunduğu vahameti fark edemiyor. Etrafınızdaki diğer aileler de çocuklarına iyi davranmadığına şahit olduğunuzda bunu normal zannediyorsunuz.
15 yaşındayken kötü davranmakla kötü sözler sarf etmenin iyi şeyler olmadığını fark ettim. İki kızıma da hiçbir zaman kötü söz söylemedim. Beni üzdükleri de oldu, kızdırdıkları da...
Kızlarımın özeline mümkün olduğunca saygılı davranıyorum. Zaman zaman bazı problemler yaşıyoruz, konuşarak hallediyoruz.
Hiçbir zaman kızlarımın birbirleri hakkında yaptıkları şikayetleri diğerine yansıtmıyorum.
Kızlarımla ayrı ayrı yaşadığım sorunları kızlarıma anlatmıyorum.

Yazının Devamını Oku

3’üncü kez evlendiğim adam madde bağımlısı çıktı

Çocuklarımın babasından boşandıktan sonra ilişkilerim hiç iyi gitmedi. 3’üncü kez evlendiğim adam da madde bağımlısı çıktı...

Yaşım 40 ve ismimin açıklanmasını istemiyorum. 2019’da biriyle tanıştım, her şey çok güzeldi ve 2020’de zar zor evlendik. Benim 3, onun 2’nci evliliği. 18 ve 20 yaşlarında iki çocuğum var, onlar babalarında. Yaşım 40 ve ismimin açıklanmasını istemiyorum. 2019’da biriyle tanıştım, her şey çok güzeldi ve 2020’de zar zor evlendik. Benim 3, onun 2’nci evliliği. 18 ve 20 yaşlarında iki çocuğum var, onlar babalarında. Benden nefret ediyorlar çünkü babaları beni kötülüyor. “Anneniz kötü kadın, o kötü yolda” diye karalıyor. Sırf çocuklarım böyle bir düşünceden çıksın, öyle olmadığımı anlasınlar diye 2’nci evliliğimi yaptım. Ama olmadı. Adam kumarbaz çıktı. Resmi bir evliliğimiz yoktu, fazla beklemeden ondan ayrıldım. Sonra şimdiki eşimle tanıştım. Ona da çocuklarımın düşüncesinden oolayı evlenmek istediğimi söyledim. Başta kabul etti, sonradan vazgeçti. Öyle ya da böyle onu ikna ettim ve evlendik. 1 buçuk yılda tükendim abla. Kendisi madde bağımlısı, arkadaşları desen öyle... Üzerine biraz gitsem, “Ben öyle bir şey yapmıyorum” diyor. Kabul etmiyor ama gözümle gördüm. Normalde çok iyi bir insandır. İyi anlaşıyoruz ama bu durumu beni çok üzüyor. Böyle bir evlilik nasıl yürütülür bilmiyorum. Çünkü bu tarz şeyler maddi manevi insanı bitirir. 15 yaşında güzeller güzeli bir kızı var. Babasının bu hallerini bilmiyor, bilmesin de. Benim ailemle de aram iyi değil. İlk eşimden boşandığım için bazı sorunlar yaşadık. 2’nci evliliğim de yürümeyince, ailemle kopukluklar oldu. Çalışan bir insanım. Ayaklarımın üzerinde duran birisiyim. İsteğim, beni seven, sayan birisiyle evlenmekti. Kalan hayatımda saygı görmekti. Ama nereden bilirdim ki eşimin madde bağımlısı olacağını? Yardım edip yol gösterir misiniz? Ne yapmalıyım? ◊ Rumuz: Beklentim

YANIT

Sevgili kızım, sana açıklarken, birçok okuruma da belirtmiş olayım... Ben eğer özellikle “ismimi yazın”, demedikten sonra, hiç kimsenin kimliğini, adresini burada yayınlamıyorum.
Dikkat edersen hep rumuz kullanırım. İçin rahat olsun.
Bu arada senin sorunun pek çok boşanmış kadının sorunu kızım. Özellikle de çocukların varsa, babaları da bu boşanmadan dolayı kendini küçük düşmüş hissediyorsa, böyle gerginlikler yaşanabiliyor.
Ama tabii bu ortamda olan yine çocuklara oluyor.
Babaları tarafından kötülenen, çirkin iftiralarla nitelendirilen anneleri yüzünden, o çocukların nasıl bir çöküntü yaşadığının elbette farkında bile değiller.

Yazının Devamını Oku

Eşimin yabancı bir kadına attığı mesajları yakaladım

Sadece 1 yıldır evliyiz ama eşimin sosyal medyada yabancı bir kadına attığı mesajları yakaladım. Her ne kadar “Sen bunu görmesen de ben çoktan yaptığım şey için pişman olmuştum” dese de bu durum beni yıktı.

Son 2 haftadır hayatımın en kötü günlerini yaşıyorum. 1 yıldır evliyiz ve çocuğumuz yok.
Eşim 5 vakit namazındadır. Şimdiye kadar kayıtsız güvendiğim, sadık olduğunu sandığım bir insandı.
Geçenlerde telefonunda yabancı bir kadınla mesajlarını yakaladım, şoke oldum.
Kadının sayfasındaki erotik bir pozuna “İnanılmazsın” diye yorum yapmış ve kadına özel mesaj atmış. Kadın cevap olarak öpücük emoji’si göndermiş.
Eşim de “Lütfen konuşalım, seninle konuşmak istiyorum” gibi arka arkaya mesajlar atmış. Kadın cevap vermemiş. Kadın Norveç’te, kısacası bir yabancı. Kadın cevap yazsa ilerleyecek bu sohbet.
Ama ilerleyememiş. Ben o sırada işteydim. Bana “Neden yaptım bilmiyorum, sen bunu görmesen de ben çoktan yaptığım şey için pişman olmuştum. Bir anlık bir şeydi, aldatma değil bu. Bir amacı yoktu, zaten kadın yabancıydı” diye açıklama yapıyor.
En çok ağırıma giden de “Onu fiziksel olarak beğendim, o yüzden yazdım” demesiydi.

Yazının Devamını Oku

Evli bir kadına aşığım

Evli bir kadına aşık oldum. O da eşinden ayrılıp bana gelmek istiyor ama eşi bırakmıyor. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Sevgili Güzin Abla, ben 30 yaşındayım. Evli bir kadına aşık oldum. O da bana aşık. Ama ne yazık ki ne yapacağımı bilmiyorum. Defalarca vazgeçmek istedim ama olmadı, o da yapamadı...
Eşiyle sevgi, aşk anlamında bir şey yok aralarında, biliyorum.
O da ayrılmak istiyor ama eşi bu konuda zorluk yaratıyor. Yani o aslında her şeyi bırakıp bana gelmek istiyor. Ben bekâr bir erkeğim. Hiç evlenmedim ama bu durumu da kabul edemiyorum. Evli olduğu için bazı şeyler ister istemez zoruma gidiyor ama ne yapacağımı da bilmiyorum. Lütfen bana yardım edin.
◊ Rumuz: Zoruma gidiyor

YANIT

Sevgili oğlum, hem böyle bir ilişkiye girmişsiniz, hem bu kadına aşık olduğunu söylüyorsun, hem onu yuvasını yıkacak duruma getirmişsin.
Bir de “ben bu durumu kabullenemiyorum, onun evli olması zoruma gidiyor” diyorsun. Bu nasıl şey?

Yazının Devamını Oku

Ailesi beni istemediği için ayrıldık

Sevgilimle tam evlilik arifesindeyken ailesi beni istemediği için ayrıldık. Geçtiğimiz günlerde buluştuk. Birbirimizi hâlâ unutamamışız...

25 yaşındayken ilk defa âşık oldum. Ben gencecik mühendis bir kadın, o da uzun boylu, yakışıklı, bankada çalışan bir mühendis...
Sosyal medyada tanıştık, ilk görüşmede birbirimizden çok etkilendik.
İstanbul’da tek yaşıyordum. İlk başlarda evime çikolatalar gönderiyor, sosyal medyada birlikte fotoğraflarımızı paylaşıyor, daha önce hiç yapmadığını söylediği şeyler yapıyordu.
Devamlı arar, iş çıkışı yanıma gelirdi.
Sonra beraber kalmaya başladık. Tatile de gittik, her şeyi de yaptık açıkçası.
Evimde öyle güzel bir hayat kurduk ki kendimize, sıcacık bir yuvamız oldu.
Bu genç adam bana 3 ayda evlenme teklif etti. 5 ayda nişanlandık.

Yazının Devamını Oku

Annem babamı arkadaşının babasıyla aldatıyor

Annem önce kanser oldu, sonra psikolojik bir rahatsızlık geçirdi. Babam hep yanındaydı. Fakat geçtiğimiz günlerde telefonunda en yakın arkadaşının babasından sevgi sözcükleriyle dolu bir mesaj gördüm.

Annem, 43 yaşında bir ev hanımı. Babamla 23 yıldır süren bir evlilikleri var. Hiçbir zaman sevgi dolu bir evlilik olduğunu düşünmedim ama birbirlerine her zaman saygıları ve bağları vardı. Büyük tartışmalar olurdu fakat asla şiddet yaşanmadı.
Hatta anneme 5 yıl önce rahim ağzı kanseri teşhisi konuldu. Başarılı bir ameliyat geçirdi. 1 yıl önce de ufak çaplı bir psikolojik rahatsızlık atlattı. Babam her durumda yanında durdu, destek olmaya çalıştı. Sanırım duygusal anlamda yeterli destek sağlayamamış.
Son zamanlarda annemde şüpheli davranışlar seziyordum ama ne olduğunu kestiremiyordum.
Telefonla daha fazla zaman geçiriyor, en yakın arkadaşının babası olan şahısla mesajlaşırken ekranı gizlemeye çalışıyor, hatta o kişiyle mesajlaşmasına rağmen başka birisiyle mesajlaştığını söylüyordu.
1 hafta önce sohbetlerini sildiğini fark edince şüphelerim iyice arttı. “Ben abartıyorumdur” diyerek göz ardı ettim. Sonuçta kaç yıllık aile hukukumuz olduğu insanlardı.
Ta ki 2 gün önce telefonuna gelen bildirimi görene kadar...
Annemin 10 yıllık en yakın arkadaşının babasından sevgi sözcükleriyle dolu bir mesaj geldi. Dün akşam telefonuna bakabileceğim bir fırsat aradım, ufak bir şans elde ettim. Galerisine bakınca yine o kişiden geldiğine emin olduğum yine sevgi ve özlem içerikli şiirleri, yazıları buldum.

Yazının Devamını Oku

Ne oluyor çocuklarımıza

Son günlerde gazete ve televizyonların en dikkat çeken haberleri çocuk ve genç cinayetleri oldu. Üstelik bu cinayetlerin tümünün ailelere, annelere yönelik olduğunu görerek dehşete kapıldım...

Olay 1: Adapazarı Katlı Pazar Yeri’nde bulunan dönercilerin önünde 12 yaşlarındaki bir çocuk annesini bir anda sebebi bilinmeyen bir tartışma sonunda 3 yerinden bıçakladı. Kanlar içinde kalan kadın çevredekilerin ihbarı ile olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Olay 2: Datça, Hızırşah Mahallesi’nde psikolojik sorunları olduğu ileri sürülen üniversite öğrencisi, iddiaya göre annesiyle tartıştı. Tartışma sırasında annesine saldıran genç, önce boğmaya çalıştı. Ardından baygınlık geçiren annesini mutfaktan aldığı bıçak ile 15 yerinden yaralayıp öldürdü.
Olay 3: Ordu’nun Korgan ilçesinde 14 yaşındaki çocuk, tartıştığı annesi, anneannesi ve ağabeyini tabancayla vurarak öldürdü, babasını ise ağır yaraladı. Çocuğun annesinin kendisine psikolojik baskı yaptığından yakındığı ve tartışma sonunda babasının beylik tabancasını alarak ailesine doğrulttuğu anlaşıldı.
Bu inanılmaz kan dondurucu olaylar ister istemez, son zamanlarda bana gelen ve giderek sayıları artan çocuk mektuplarını düşündürdü. Bir süreden beri ailelerinden psikolojik veya fiziksel şiddet gördüklerini yazan çocuklarla karşılaşıyorum.
Özellikle de annelerinden yakınıyor bu çocuklar... “Acaba abartıyorlar” diye düşünmedim diyemem. Ama şu olaylar bana çocukların gerçek anlamda bir bunalım geçirdiklerini, ciddi psikolojik baskı altında olduklarını düşündürdü. Ve acilen okullardaki rehber öğretmenlerin ya da pedagogların bu duruma el atmaları gerektiğini fark ettim.
Anne babalarla, mutlaka sık sık görüşülmeli, çocuğun ruhsal sağlığı ele alınmalı. Eğer evde gerçekten çocuğa yönelik bir şiddet, bir baskı varsa, bunun giderilmesi için yetkililer gerekeni yapmalı.
İşte bu amaçla bana gelen birkaç çocuk mektubunu sizinle paylaşmak istedim.

Yazının Devamını Oku

Kalbimde sevgisi var kafamda ise yalanları

İnternette tanıştığım sevgilimin bana anlattığı her şey yalan çıktı. Şu an onunla yaşıyorum ve tüm param bankadaki kasasında. Ne yapacağımı bilemiyorum...

Küçük yaşta ailemin zoruyla bir evlilik yaptım. Bir kızım bir de oğlum oldu. Eski eşimin içkisi, dayağı ayrıca annesinin de hakaretleriyle uzun zaman geçirdim. Sokağa atıldım, aç kaldım, soğukta oturdum. 16 yaşında hem hamile kaldım hem de bunlara dayandım.
Babam felçliydi, arayanım soranım olmadı. Boşanmak istedim, kızım için katlandım. Belki yanlış yaptım. Ama sonra oğlum oldu. Çocuklarına da bana da sevgisini göstermedi. Bir zaman sonra boşanmak için evden kaçtım.
Kuzenlerim baskı yaptı, içkiyi bıraktı. Sonraysa psikolojik baskısı başladı. Ne yapmak istesem önüme set çekti. Yine de lise diplomamı aldım. Ehliyet de aldım ve üniversiteyi kazandım. Ve bu süreçte yataklarımızı ayırdık. Ben büyümüştüm ve onu artık istemedim. Defalarca boşanmaya kalkıştım, ailem engel oldu. 30 yılın sonunda boşanmaya ikna ettim. O süreçte de biriyle internetten yazışıyordum. İnternetteki kişi, kendisini başka soyadı, meslek ve zengin biri gibi tanıttı. “Emlakçıyım” dedi. O arada ben, psikolojik olarak berbat haldeydim.
Oğlum, PC başında ömür geçiriyordu. Kızım ayrı terane... Okumadılar; kızım lise, oğlum ortaokul mezunu. Babalarından çektiğimin üstüne, onların da bu durumu bitirdi beni.
İnternetten tanıştığım adam da benden 10 yaş küçüktü. Ama olgun ve akıllı geldi bana. Ona inandım, inanmak istedim. O dönem, evime hırsız girdi. Bana, “bankada kasam var” dedi. Ona iki bilezik ve takı setimi verdim. Boşanmaya az bir zaman kalmışken, dairemi sattım. Onun parasını da bankaya koydu. Bir ev tuttu, şu an yanındayım.
Ailem beni başka bir yerde sanıyor. Onca zaman içinde benden kimliğini hep sakladı ama hissetim.
Bir sabah peşine düştüm. Gerçek kimliğini gördüm. Bir okulda güvenlikmiş. Anlattı sonra “Başında seninle eğlencesine konuştum. Buralara geleceğini bilmiyordum. Sonra itiraf etmek zorlaştı. Kalbini kırmak istemiyordum.” Bütün gelirim onun elinde. Uyandım ama çok geç oldu. Kalbimde sevgisi var, kafamda ise yalanları... Yüzüne vurarak yaşanmayacak biliyorum. Paramı ve takılarımı alacağım inşallah. Çıkmazdayım. Bu arada bana maddi manevi yardımı oldu. Nafakasız boşandığımda maddi destek verdi. Benimle evlenmeyi düşünüyor. Şu akılsız kızına akıl ver

Yazının Devamını Oku

Hayatın amacı masum bir canlıya yardım etmek midir

Geçtiğimiz günlerde bir güvercinin ayak bileğine bir karış uzunluğunda demir bir kapı menteşesi bağlandığını fark ettim. Ona yardım ettikten sonra hayatın amacını düşündüm...

Hayvanlarla ilgili yazılarınıza istinaden, yaşadığım bir anıyı sizinle paylaşıyorum. Bir gün ofisime doğru yürüyordum.

Bahçelievler’in merkezinden geçerken bir şey dikkatimi çekti. Bir güvercinin ayak bileğine bir karış uzunluğunda demir bir kapı menteşesi bağlanmıştı.

Biraz düşündüm. Ne yani, bu virüs ortamında güvercin pisliğinin olduğu yerlere elimi mi sürecektim?

Yine de tereddüt etmeden, güvercine doğru bir adım attım. Diğer güvercinler uçtu. Bu da uçmaya hazırdı.

Sakince yaklaştım, menteşeye elim değer değmez uçtu. 20 metre kadar gidip tekrar geri geldi. O kadar bitkin, o kadar yorgundu ki kanatları, yere düştü. Nefes alışverişi çok ama çok hızlıydı. Artık takati kalmamıştı. Bu şekilde yaşamaya da katlanamıyordu.

İp çok sağlam ve naylondandı. Bileği nerdeyse kangren olmak üzereydi. Kuşa yavaş yavaş yaklaştım. Ama yine uçtu.

Bir binanın klimasının üstüne konmaya çalıştı ama orada da duramadı ve hemen alttaki yola indi. Bu arada burası çok işlek bir cadde olduğundan gelip geçen de çoktu. 50 yaşlarında bir adam “Ben onu yakalarım” dedi ve yavaşça yaklaşıp birden üstüne atlayıp yakaladı. Mucize gibiydi.

Hemen kuşun bacaklarını tutup, yan taraftaki restorandan aldığım makasla ipi kesmeyi başardım. İp, kuşun ayak bileğinin derisine gömülmüştü. Yara yapmış, bileği şişirmiş ve kuşu neredeyse sakatlamıştı. Belki de 1 aydır bu demir bileğindeydi. Ardından ofise geçtim. Birkaç müvekkil adayıyla görüştüm. Sonra eve geldim.

Yazının Devamını Oku