"Fulya Soybaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fulya Soybaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fulya Soybaş

Tribünden atlatan öfkenin ardında ne var

Fenerbahçe’nin 20 yıllık Kadıköy büyüsü bozuldu. Maçın ardından Başkan Ali Koç ile sarı-lacivertli taraftarlar arasındaki arbede ise derbiye damga vurdu. ‘Yeni vizyon’ diyerek başkanlık koltuğuna oturan Ali Koç gibi başarılı bir işadamı ‘öfke kontrolü’nü neden sağlayamadı? Onu tribünden atlayacak hale getiren duygu ne? Uzmanlara sorduk.

Tribünden atlatan öfkenin ardında ne var

AİDİYET DUYGUSU ÖFKEYİ POMPALIYOR

Uzman psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş’a Ali Koç gibi iyi eğitimli, donanımlı bir işadamını tribünden atlayacak hale getiren öfkenin nedenini soruyorum. “Öfke sporda var da trafikte yok mu? Evde yok mu? Çocuğa, kadına olan şiddet neyin uzantısı?” diyerek lafa giriyor. Baltaş’a göre, öfke patlamalarının altında aidiyetten doğan engellenme duygusu var. Örnekliyor: “Aşikâr bir faul durumunda seyirci ya da takımın sorumlusu kendini yerden yere atıyor. Oysa ortada faul var. Ancak kişi gerçeği görmek, duymak, bilmek istemiyor. Çünkü bu olmasını istediği sonuca uygun değil. Hakemden tarafsız olması istenir. Oysa asıl istenen hakemin sizin tarafınızda olmasıdır. İşte bu duygu insanın gerçek algısını çarpıtır” diyor.

Tribünden atlatan öfkenin ardında ne var

HAKLI OLMAK DEĞİL, HAKLI KALMAK ÖNEMLİ

Takım içinde sorumluluk sahibi olan insanların kendilerini yerden yere atması, öfke krizleri geçirmesi, karşı tarafa zarar verme eğiliminde olmasını kabul edilebilir bulmadığını belirten Prof. Dr. Baltaş “Bakın, altını çizeyim! Bunu katiyen Ali Koç temelinde söylemiyorum. Bir etrafınıza bakın! Sadece spor da değil, her alanda durum bu. Unutmayın. Bir profesyonel gittiği yere kendi iklimini götürür, kendine yakışanı yapar. Dolayısıyla haklı olmak önemli değil, haklı kalmak önemli. Haklı kalmak için de tepkilerinizi kontrol etmeyi öğreneceksiniz. Bu uygarlaşmak, olgunlaşmaktır” diyor.

Tribünden atlatan öfkenin ardında ne var

ÖFKENİN TEMELİ ‘YETERSİZLİK’

Spor yazarı Uğur Meleke: “Bence tribünlerdeki kolektif öfkenin temelinde birey yetersizliği var. Kendini ifade edemeyen, çoğunluktan ayrışamayan birey kendini değersiz hissediyor. Bu duygu da seni kalabalıklara karışmaya itiyor. Ya ‘Kanım sarı-siyah akar’ diyorsun. Ya da ‘Şu parti için canımı veririm.’ Halbuki birey olarak ayrışabilsen, kendine özgü olabilsen, öfkeli kalabalıkların bir parçası olmaya ihtiyaç duymazsın.”

Tribünden atlatan öfkenin ardında ne var

ÜLKEDE KAVGA DİLİ HAKİM

Spor yazarı-yorumcusu Şansal Büyüka: “Ülkemizde şiddet ve öfke sadece sporla sınırlı değil. Ülkenin bütününü kaplayan bir kavga dili hâkim. Böylesi bir ortam da kaosu, gerilimi yüksek bir maçta haliyle öfke de zirve yapabiliyor. Aslında başkanlar biraz sakin kalsa, sözde değil özde dostluk gösterse, camialarına ‘sakinlik’ telkin etse çok şey değişir. Tüm bunların olması için de adil bir yarışa ihtiyaç var. “O var mı?” derseniz, maalesef, o da yok! Öyle olunca da herkes kendi hakkını kendi arama peşine düşüyor. Hırs ve öfke kabarıyor.”

Tribünden atlatan öfkenin ardında ne var

ORTAK HEDEF KİŞİLERİ AYNILAŞTIRIR

Yaşam ve iletişim uzmanı psikolog Serap Duygulu ise Ali Koç ile dünyaca ünlü Fransız sosyolog Gustave Le Bon üzerinden empati yapıyor: “Kişiler meslekleri, geldikleri kültürler, yetiştiriliş biçimleri her ne olursa olsun, bir toplumun üyesi oldukları ya da bir amaç uğruna çalışmaya başladıkları andan itibaren kişisel özelliklerini, eğilim ve zekâlarını, geldikleri kültürü bir yana bırakıp diğer bütün bireylerle aynı bilinçaltına inerler” diyor. Yani, kitleleri oluşturan bireyler ‘uğruna kendilerini adadıkları hedef için’ aynılaşır. Hiçbir nezaket kuralı dinlemez. Başkan
Ali Koç’un ‘amigo’ gibi davranmasına neden olan işte
tam da bu hissiyat.

NEGATİF ORTAMDAN ‘POZİTİFLİK’ ÇIKMAZ

Duygulu şöyle devam ediyor: “Akılcı toplumlar, bir olumsuzlukla karşılaşılınca ‘Niye’ diye sorar. Bizim gibi farklı etnik gruplardan gelen toplumlar ise ‘Bunu bize kim yaptı?’ der. İlla bir suçlu, bir hedef arar. Hedef bu noktada Ali Koç’tu. Bu Ahmet, Mehmet ya da bir başka yönetici de olabilirdi. Bu öfke, o kişinin temsil ettiği kavrama yönelik. Haliyle, Ali Koç’un da bu kadar kişinin öfkesi ile tek başına mücadele etmesini beklemek akılcı değil. Yaptığı temel yanlış ise olayı kişiselleştirmesi. ‘Yenilgidir’ diyerek tribünü terk etmesi gerekirdi. Tahriklere kapıldı. Öfkesini şiddete dönüştürdü. Bu tarz yerlere gelmiş insanların bunu öngörüyor olmasını bekleriz. Maalesef, kriz yönetimini beceremedi.”


Tribünden atlatan öfkenin ardında ne var

5 MADDEDE ÖFKENİZİ KONTROL EDİN

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan anlatıyor: “Öfke duygusu içinde gizli bir haz da vardır. O haz içinden çıkılamayacak bir sarmal yaratabilir. Unutmayın! Fanatizmin olduğu yerde akıl rafa kalkar. Kişi, düşünen değil hisseden beyniyle hareket eder. Muhakeme bozulduğu için kişi sonradan pişman olacağı şeyler yapar. O nedenle öfkenizi eğitmeyi öğrenin.”

  1. Öfkelendiğinizde bir an durun. ‘Ne yapıyorum’ diye kendinize sorun.
  2. Derin nefes alın. Ani karar vermekten kaçının.
  3. İlgi odağınızı değiştirin. Başka bir işle meşgul olun.
  4. Ortamdan uzaklaşın. En azından yüzünüzü yıkayın, temiz hava alın.
  5. O anı değil, sonrasını düşünmeye çalışın.
X