Erkek şiddetine artık dur deyin!

Reddettiği erkek tarafından öldürülen Pınar Gültekin, bir plazanın 20. katından atılan Şule Çet, 5 yıl önce bir minibüste cinsel saldırıya direndiği için öldürülen Özgecan Aslan için seslerini yükseltmiş, “Kadın cinayetleri son bulsun” demişti. Olmadı. Pınar, Şule, Özgecan, Emine, Münevver... İsimler değişiyor, gerçek değişmiyor. Peki neden? Nasıl duracak bu erkek şiddeti? Uzmanlara sordum.

Haberin Devamı

ŞİDDET KADER DEĞİL TOPLUM ÖĞRETİSİ

BAHÇEŞEHİR Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı, erkek şiddetini durdurmanın yegâne yolunun yasaların uygulanması ve zihniyetin dönüşmesinden geçtiğini söylüyor. “Ancak” diyerek parantez açıyor ve özellikle ataerkil toplumlarda zihniyeti değiştirip dönüştürmenin pek de kolay olmadığına dikkat çekiyor. Narlı, “Şiddetin temelinde kadının o toplumda nasıl algılandığı var. Eğer siz yüzyıllardır kadını erkekten eksik ve hatta köle gibi gören ataerkil bir toplumdan geliyorsanız, o zaman erkeklerin önemli bir çoğunluğu da ‘Öldürürüm de şiddet de uygularım tecavüz de ederim, bu benim hakkım’ diye düşünürler. Türkiye’de de geçmişi çok eskiye dayanan, ‘Karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin’, ‘Saçı uzun aklı kısa’ gibi atasözlerine de sirayet eden, kültürel köklere dayalı, mizojini dediğimiz bir kadın düşmanlığı var” diyor.

Haberin Devamı

Erkek şiddetine artık dur deyin

ERKEĞİ EĞİT, KADINI YAŞAT

Sosyolog Narlı, kadınların da kadınlara ikinci sınıf insan muamelesi yaptığı hatırlatıyor. “Nasıl?” diye soruyorum. Anlatıyor: “Türkiye’de erkek çocukları anneleri tarafından kutsanmakta. Öyle ki kız çocukları uzun yıllar evde hizmetçi muamelesi gördü. Erkek çocuk yere göğe sığdırılamazken, kız çocuklarına ağabey ya da erkek kardeşlerine hizmet etmesi öğretildi. Günün sonunda erkek çocuk, kız kardeşlerini ezmeyi öğrendi, ‘Ne yaparsam yapayım sırtım sıvazlanır’ diye düşünmeye başladı. Annelerin omuzlarında yükselen bu ‘erkeklik’ kadına kötü muameleyi reva görürken, kadının ise bunlara katlanmak ve kabullenmek zorunda kaldığı bir zihniyet yarattı.”

KADIN-ERKEK EŞİTTİR

Bu kısırdöngünün ancak çocuklara eşit olmanın öğretilmesiyle değiştirilebileceğini belirten Narlı, “Cinsiyet rollerine anlamsız ve gereksiz sorumluluklar yüklemekten kaçınarak, çocuklarımızı olduğu gibi kabullenmeyi öğrenerek, soyun devamını getirecek tarafın erkek değil vicdan olduğu ve kadının erkek ile eşit olduğu bilinerek verilecek bir eğitim zihniyeti dönüştürebilir” diyor.

Haberin Devamı

DİLİN DEĞİŞMESİ GEREKLİ

YAZAR Ayşe Başak Kaban: “Erkek şiddetini durduracak önemli etkenlerden biri de bana göre dilin değişmesidir. Nasıl olacak bu? Tabii ki farkındalığın artması ve eğitimle. Gündelik, ev içi konuşma dilinden tutun da medya-sosyal medya-TV dizileri, sinema ve hatta edebiyata kadar her alanda kadını hor gören, ötekileştiren bir dil var maalesef. Sürekli itilen, dayak yiyen, ‘Kadınsın, yapamazsın, beceremezsin’ diyerek çizilen ‘kadınlık’ modelleri erkekliğin kutsanmasına sebep oluyor. Belki de dilimiz sakat olduğu için zihnimiz, zihnimiz sakat olduğu için de dilimiz sakat!”

ROL MODELLERİ ÖNEMLİ

“Örneğin kadın evde yemek mi pişirdi? Erkeğin kadına teşekkür etmesi bile onu rol modeli alan çocukları için bana kalırsa çok önemli. Bir teşekkür ‘önemsizmiş’ gibi görünebilir ama kadının yegâne görevinin sadece yemek pişirmek olmadığının hatırlanması ve emeğini takdir edilmesi kıymetli bir yaklaşım. Yine rol modeli alınan siyasetçiler, sporcular, sanatçılar tavırlarını ve dillerini toplum yararına değiştirebilir, sorunun çözümünü şiddette aramaz, erkekliği kutsayan ‘Kadınlar yerini bilecek’ gibi söylemler üretmezse toplumun en küçük bireyi de değişmeye, dönüşmeye başlar.”

Haberin Devamı

‘AMA’ VE ‘FAKAT’ DEMEDEN KINAMAK ŞART

İSTİNYE Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Başkanı Doç. Dr. Aybike Serttaş, neredeyse her güne bir kadın cinayeti haberi düştüğünü söylüyor. Serttaş “Kadınlar vahşice öldürülürken cinayetler medya ya da sosyal medyada öyküleştirilerek normalleştirilmeye çalışılıyor. ‘Ama geç saatte dışarıdaymış’, ‘Fakat açık giyinmiş’ demeden cinayetlerin hiçbir şekilde meşru olmadığını ve kılınamayacağını artık anlamak gerekiyor” diyor.

KADIN PROFİLLERİ SORUNLU

Kitle iletişim araçlarında kadının ne şekilde yer aldığının da sorunun bir parçası olduğuna değinen Serttaş, “Filmler, diziler, reklamlar, reality show’lar ve diğer tüm yapımlar ve hatta çizgi filmler de dahil, kadınlar ve kız çocukları hangi rollerde oynuyor? Kadınlar hangi görevleri üstleniyor? Mesela bir filmdeki kadın karakter neden tüm kariyerini ona olan sevgisini ‘ufak’ bir tokatla belli eden adam için heba etti? Reklamlarda neden kadınların büyük çoğunluğunun tek derdi perdelerin yeterince beyaz olması? Kadın popçunun fazla kilolarını günlerce tartışmamızın sebebi ne? Kısaca filmlerden şarkı sözlerine, reklam sloganlarından gündelik deyişlere kadar kavram ve konuları bir çerçeve içerisinde somutlaştırmamızı sağlayan her şeyde özdenetim ve hukuki yaptırımlar olmalı” diyor.

Haberin Devamı

YASALAR UYGULANSIN

KADIN Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav: “Türkiye’de 2012 yılında imzalanan bir İstanbul Sözleşmesi var. 6284 sayılı kanun şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması, bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. Kadınlar için can simidi olarak gördüğümüz bu yasa layıkıyla uygulansın, erkek şiddeti azalsın mücadelesi verirken bir anda var olan yasanın kaldırılmasının tartışmaya açılması maalesef ‘cezasızlık’ kültürünü ve cinayetleri tetikliyor.”

 

Yazarın Tüm Yazıları