GeriFatih ÇEKİRGE Papa’dan ‘darbe’ mesajı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Papa’dan ‘darbe’ mesajı

PAPA Françesko Vatikan’da gazetecilerin sorusu üzerine şöyle demişti:

“Türkiye’de ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.”

 

Önceki gün Papa Hazretleri’nin bu cümlesini eleştirip, “Daha neyi görecektiniz... Milletin Meclisi milletin jetleriyle bombalandı” demiştim.

 

Ve sormuştum:

 

“Acaba Vatikan Büyükelçisi ya da Sevgili Marmara (bir sözcü olarak) bu konuda ne diyecekler?”

 

Dün Sözcü Rinaldo Marmara’dan bir cevap aldım.

 

Vatikan’ın Türkiye Büyükelçisi Paul Fitzpatrick Russel İstanbul Valiliği’ni ziyaret etmiş.

 

Ve Papa Françesko adına Valilik defterine şunları yazmış:

 

“Papa Françesko adına ve kendi adıma, 15 Temmuz akşamı vuku bulan trajik olaylar için içtenlikle başsağlığı dileklerimizi ifade etmek isterim. Üzüntü duyuyoruz ve Türk halkı ile dayanışma içerisindeyiz. Suçsuz insanları öldürmek, Allah’a ve insanlara karşı büyük bir günahtır. Suçsuz insanlara karşı gösterilen şiddet hiçbir şekilde haklı görülemez. Öldürülen insanlar ve yakınları için dua ediyoruz. Türkiye ve Türk halkı için dua ediyoruz.”

 

Papa Hazretleri’nden gelen bu mesaj beni mutlu etti.

 

Çünkü kendi halkının üzerine ateş açan kim varsa, insanlık suçu işlemiştir. Darbe insanlık suçudur.

 

Papa Françesko umarım, Türkiye’de halka ve demokrasiye karşı işlenen bu ihanete ve darbe girişimine karşı daha güçlü bir açıklama yapar.

 

‘DEMOKRASİ KÜRSÜSÜ’NDEN HALKA DOĞRU BAKINCA

 

YAŞLI bir hanım yanıma yaklaştı.“Evladım” dedi, “seni izliyoruz. Bu milleti bölmek isteyenlere karşı ne güzel yazıyorsun.

 

Papa’dan ‘darbe’ mesajı

 

Ekranda kavga değil, barış ve huzur dolu sözler ediyorsun.”Sonra başkaları geldi.

 

Gençler...

 

Ellerinde bayraklar...

 

Tam bir demokrasi şöleni.

 

Sarıldık, fotoğraf çektirdik.

 

Beyoğlu Belediye Başkanı Misbah Demircan davet etmişti.Demircan, Beyoğlu tarihine yakışan, birleştirici icraatın adamıdır.Taksim’de bir ‘Demokrasi kürsüsü’ kurdu.

 

Yazarları, akademisyenleri, sanatçıları çağırıyor...

 

O kürsüden halka konuşmalarını sağlıyor.

 

Geçen gece İskender Pala ile beni davet etmiş.Sevgili Pala tarihimizdeki kahramanları, 15 Temmuz gecesi darbecilere direnirken şehit düşen demokrasi kahramanlarıyla o kadar güzel birleştirdi ki...

 

Taksim Meydanı’nda duvara adları birer yıldız gibi yazılan kahramanları, Oruç Reis’le Barbaros’la Ulubatlı Hasan’la anlattı.İşte o kürsüye çıkıp, darbeye ve ihanete karşı milletin gücünü anlattım.

 

Gazeteci olarak yaşadıklarımızı aktardım.

 

Gelen alkışların, o sımsıcak bakışların insanın içini nasıl ısıttığını gördüm... Hissettim...Konuşmadan sonra gelip sarılan o gençler, yaşlılar... Ellerinde Türk bayraklarıyla meydanları dolduran bu halkın bir tek mesajı var:

 

“Milletin iradesini yenemezsiniz...”

 

Arkadaşlar, bir tek tavsiyem var.Gidin o meydanlara...

 

Siz de yaşayın o sıcaklığı...

 

Halkın gücünü hissedin. İçiniz ısınsın.

 

Barış ve huzur dolsun.Pazar günü gidin Yenikapı’ya.Memlekete, millete, bayrağa ve demokrasiye sarılın...

 

Kılıçdaroğlu, Başbakan Yıldırım’dan gelen daveti kabul etti ya...

 

Muhteşem bir demokrasi manzarası oluşacak...

 

Tarihe geçecek.

X

Fatih Terim başkan olacak mı? İşte yanıtı... 

Galatasaray’dan ayrıldığı günden itibaren Fatih Terim’e mesaj yağıyor... Herkes şunu merak ediyor: Şimdi ne yapacak?

Kimse yanılmasın, olayı saptırmasın. Fatih Terim’in başkanlık diye bir derdi yok. İsteseydi olurdu... Ama istemedi... Çünkü onun bir tek derdi var... O da Galatasaray’ın durumu. Aslan’ın yükselişi. Hayatını buna adamış bir insan için ‘başkanlık yarışı’ gibi oyunlar, tuzaklar, arkadan dolanmalar çok ucuz kalır...

· Ayrıldığı günden itibaren Fatih Terim’e mesaj yağıyor.

Uğradığı haksızlığı yazdıktan sonra bana da mesaj yağmaya başladı.

Terim’e gelen mesajları biliyorum.

“Durma arkandayız” diyenler...

“Başkan ol” diyenler..

“Galatasaray’ı bırakma” diyenler...

ADAŞ...

Yazının Devamını Oku

Ay görevi için milli roket hazır

Ankara’da sessiz sedasız ilerleyen bir proje var...

“Ay görevi ve Milli Roket”

Önceki gün Türkiye Uzay Ajansı Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım’la sohbet ediyoruz...

Uzay deyince, konular da heyecanlı...

Tabii en dikkat çeken başlık “Ay görevi” ve “İlk Türk astronot...

Başkan Yıldırım büyük bir heyecanla anlatıyor:

“Öncelikle şunu söylemeliyim. Türkiye’nin uzay projesi, gelecek kuşakların projesidir ve tamamıyla siyaset üstü bir projedir... Çünkü Türkiye’nin geleceği uzaydadır. O nedenle bütün gücümüzle çalışıyoruz...”

Peki ne yapılıyor?

Yazının Devamını Oku

Ay yıldızların gecesi

Ben İstiklal Marşımızı hiç bu kadar sessiz ve hiç bu kadar coşkulu seyredip dinlememiştim...

İşitme engelli dünya şampiyonu kadın voleybolcularımız o gece sahnede...

İstiklal Marşımızın “şafaklarda yüzen alsancak” sözünü iki ellerini gökyüzüne açarak öylesine güzel resmedip söylediler ki...

Gözyaşı mesafesinde izledik...

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın “Yıldızları Tebrik Gecesi”nde...

Göğsünde ay yıldız olan...

Ruhunda spor olan kim varsa oradaydı.

Geceyi düzenleyen Bakan

Yazının Devamını Oku

Yine o harita

Yıllar sonra yine bir ABD heyeti...

Yine Irak’ın kuzeyi...

Yine Barzani ziyareti...

Ve yine bir harita...

O meczup ve habis hayalin, Türkiye’yi böldüğü harita...

İşte o harita önceki gün yine hortladı...

ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu Başkan Yardımcısı Nadine Maenza ve bir heyet, Barzani’yi ziyaret ediyor...

Fotoğrafa bakar mısınız?

Yazının Devamını Oku

Fatih Terim aday olur mu

“Ben kendim hallederim...”

Bu söz Fatih Terim’den...

Kendisine destek olmak isteyenlere verdiği bir cevaptır bu...

Peki ne anlama geliyor?

Ama asıl soru şu:

- Terim ne yapacak?

Bir efsane olarak uğradığı haksızlığı köşeye çekilip kabullenecek mi?

Cevapları daha iyi bulabilmek için önce şu gerçekler:

1)

Yazının Devamını Oku

Büyükelçi toplantıda Çavuşoğlu’nu görünce şaşırarak sordu: ‘Sayın Bakan, siz Çin’den ne ara döndünüz?’

Bu soruyu Ankara’daki AB Büyükelçisi soruyor.

Kime? Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na...

Niye? Çünkü o gece kendisine verilen son bilgiye göre Çavuşoğlu Çin’deydi...

Peki nasıl oluyor bu?

İşte dünyada belki de en baş döndürücü diplomasi trafiğinin yaşandığı coğrafyamızın sorusu budur...

Saat saat anlatayım...

ANKARA... SALI: 15.30

Masada Irak-Türkmen Cephesi Başkanı

Yazının Devamını Oku

Sahildeki o rezalet için bakanlıktan belediyeye... Yıkım talimatı

4 Ocak günü Çevre Bakanlığı’ndan Antalya Aksu Belediyesi’ne bir yazı gidiyor.

Yazının son paragrafı şöyle: “Bu çerçevede Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’nce Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na 22/09/2021 tarih ve 1783368 sayılı yazı ile suç duyurusunda bulunulmuş, bununla birlikte Komisyon kararı Aksu Belediye Başkanlığı’na 04/01/2022 tarih ve 2617304 sayılı yazıları iletilerek izinsiz uygulamaların Aksu Belediyesi’nce kaldırılması talep edilmiştir.”

İşte böyle çevreci dostlar...

O harika sahilde...

O muhteşem kıyıda...

O rezaleti görünce isyan etmiştik...

Caretta carettaların üreme sahilindeki o feci görüntü...

Derme çatma barakalar... Ve çöpler...

Yazının Devamını Oku

Rus IL-76’nın sırları

4 OCAK GECESİ:

Nusaybin’in hemen yanındaki Kamışlı Havalimanı’na dev bir kargo uçağı iniyor...

Rus IL-76 askeri kargo uçağı...

Kamışlı hem Esad rejimi (Rusya) hem de ABD destekli PKK/YPG kontrolünde olan bir bölge...

Uçağın kanat açıklığı o kadar büyüktü ki, kulenin olduğu yere kadar yanaşamadı...

Malzemeler indirildi. Uçak ertesi gün oradan ayrıldı...


7 OCAK GECESİ:

Yazının Devamını Oku

İnsanlık tarihinin en gizemli yolculuğu

NASA’nın Hubble Uzay Teleskobu kadrosuna kabul edilmiş ilk ve tek Türk bilim insanı olan Prof. Dr. Feryal Özel’in, Mardin’de uzay bilimi alanında kendini yetiştirmek isteyen liseli öğrencilerle online olarak bir araya geldiği saatlerde...

İnsanlık tarihinin belki de en gizemli yolculuğu başlıyordu...

James Webb Teleskobu dünyadan bir roketle fırlatılmış, uzaydaki bir dizi işlemi başlatmıştı...

Prof. Dr. Özel, Mardinli kız öğrencilere “merak etmenin” önemini anlatırken...

Bu müthiş teleskop, bir tenis kortu büyüklüğündeki güneş kalkanını yavaş yavaş açıyordu...

Ne muazzam bir tesadüftür ki...

Bu sırada Prof. Özel çocuklara şöyle diyordu:

“Merak, insanın ruhunda var. Bir köyde yaşayanlar, yan köydekini merak eder. Biz bu gezginci ruhu bilime ve evrene yansıtarak insanlığın tarihini öğrenmeye çalışıyoruz. Yeni yatırımlar ve deneyler var. Karadelikleri ve evrende oluşmuş ilk yıldızları görmeye çalışıyoruz. Bundan 13 milyar yıl önce yaşama ev sahipliği yapmış ve yapabilecek gezegenler arıyoruz.”

Yazının Devamını Oku

Ya sizin kızınıza olsaydı

Ankara'dan DHA muhabiri Haluk Karaaslan geçti haberi: “Eski kız arkadaşı S. S.’yi silahla tehdit edip yüzüne lavabo açıcı atarak yaralayan S.B., çıkarıldığı mahkemece ‘konutu terk etmeme’ şartıyla adli kontrolle serbest bırakıldı.”

Nasıl yani...

Bir daha okudum.

Gerçekten de öyle...

Yaratık önce telefon mesajıyla tehdit etmiş. Sonra yanına gidip ruhsatsız silahıyla tehdit etmiş...

Sonra...

Kızın yüzüne lavabo açıcı fırlatmış...

Sonra...

“Sarhoştum, ne yaptığımı bilmiyordum”

Yazının Devamını Oku

Aliyev’in uzattığı dostluk elinin en büyük yararı Ermenistan’a

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la Kosova’da yaptığımız uzun sohbetin ikinci bölümüyle devam ediyorum...

1. Konu Kafkaslar ve Azerbaycan’a gelince Bakan Akar ilginç bir bilgiyi paylaşıyor:

“Azerbaycan toprakları 30 sene işgal altında kalıyor. Kimse bir şey yapmıyor. 44 günlük harekâtın ardından Minsk Grubu eş başkanları, Aliyev’in karşısına geliyorlar. Aliyev ‘Sizi ben mi çağırdım, 30 sene neredeydiniz?’ diyor. Önemli olan Sayın Cumhurbaşkanımızın etkisiyle Sayın Aliyev’in uzattığı barış elinin tutulması. Bunun en büyük yararı da Ermenistan’a olacak. Azerbaycan-Ermenistan, Azerbaycan-Türkiye ve sonrasında 6’lı ilişkiler Kafkasya’da istikrarın sağlanması, şu anki hedef o.



SORU: Ermenistan’a ne oldu da, uzatılan eli tuttu?

CEVAP:

Yazının Devamını Oku

İnsan safarisinin yapıldığı o tepede...

Dağlardan Saraybosna caddelerine doğru bakarken...

Çam ağaçlarının arasından, aşağıdaki Yahudi Mezarlığı’na doğru bakarken...

Ömer şöyle diyor:

“İşte tam buraya yerleşmiş, Sırp keskin nişancılar...”

Sonra...

Sonra kanımı donduran o sözler:

“Buradan yolda yürüyen, bakkala giden masum insanları hedef almışlar... Öylesine alçaklarmış ki... İddiaya giriyorlarmış, önce sağ bacağından vurmak için. Sonra ne kadar sürünecek? Kaçabilecek mi? Böyle iddialar... Ve tam kaçarken vurup öldürüyorlarmış...”

İletişim Başkanlığı’ndan Ömer Çetres anlatıyor...

Yazının Devamını Oku

Bakan Akar geçtiğimiz 1 yılı değerlendirdi: F-35 için son görüşme

2021’in son gezisini Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la yaptık.

Bosna Hersek’ten Kosova’ya, 3 gün süren gezide Türkiye’nin yeryüzündeki en kritik konularını dinledik.

Sevgili okurlar ve özellikle gençler...

Eğer nasıl bir coğrafyada ve hangi güç oyunlarının içinde olduğumuzu anlamak istiyorsanız...

Eğer, enerji kaynaklarından stratejik sınırlara kadar nasıl zorlu bir coğrafyada neler yaşadığımızı anlamak isterseniz, bu yazıyı okuyun...

Çünkü şimdi gündelik gibi gelen bu olaylar ve Türkiye’nin mücadelesi, yarın tarih kitaplarında bir milat olarak yer alacaktır...

Balkanlar’dan Suriye sınırına, Azerbaycan’dan Doğu Akdeniz’deki enerji alanlarına ve Ege adalarındaki gerilime kadar 2021’in özetini Bakan Akar’ın ağzından aktarıyorum...

F-35 MESELESİ BİTMİŞ

Yazının Devamını Oku

Milli Savunma Bakanı Akar’dan Saraybosna mesajı: 'İstikrar için buradayız'

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la geldiğimiz Saraybosna’da ilk ziyaret “Şehitler Mezarlığı”na...

Bakan Akar’ın mesajı net:

“Biz istikrar için buradayız... Talep olduğunda elimizden geleni yaparız. Sayın Cumhurbaşkanımızı burada sevip sayıyorlar. İstikrar için bu önemli. Biz burada huzuru, barışı, kardeşçe yaşamayı savunuyoruz...”

Bakan Akar özellikle “istikrar” vurgusunu neden yapıyor...

Anlatayım...

Pazar günü Bosna Hersek’e doğru havalanırken şöyle yazmıştım:

“Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Sırp üyesi Milorad Dodik’in “paralel devlet yapılanması” hamlesi çok ciddi bir gerilime dönüşüyor.

Dodik

Yazının Devamını Oku

Sayın hâkimler, doktorlar için biraz empati lütfen

Cumartesi günü Türkiye’nin dört bir tarafında saldırıya uğrayan doktorlarımız, sağlık çalışanlarımız için bir çağrıda bulunmuştum...

Demiştim ki:

“Sayın Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, biliyorum pandemi nedeniyle aylardır çok çalışıyorsunuz. Ama lütfen saldırıya uğrayan sağlık çalışanlarımız için daha kesin önlemler alın. Bu evlatlarımız Anadolu’nun en ücra köşelerinde görev yapıyor. Ama her gün bir saldırı haberi alıyoruz. Kiminin burnu kırılıyor, kimisi yaralı olarak meslektaşları tarafından zor kurtarılıyor... Lütfen... Lütfen...”

Ve örnekler vermiştim...

Mersin’den Nevşehir’e, İstanbul’dan Diyarbakır’a kadar dövülen, saldırıya uğrayan doktor çocuklarımız...

Bir günde 100 hasta bakıp 101’inciden yumruk yiyen doktor Rıdvan kardeşimizi de hatırlatmıştım...

Çünkü saldırganların çoğu serbest kalıyordu.

“Caydırıcılık nerede?” demiştim...

Ve bir okurum bu soru üzerine çok önemli bir haberi hatırlattı ve hâkimlerimize, savcılarımıza çok “

Yazının Devamını Oku

‘Ateş coğrafyası’na yolculuk

Bugün Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la “acının ve ateşin coğrafyası” dediğim Saraybosna ve Kosova’ya gidiyorum.

Neden acı ve ateş coğrafyası...

Çünkü:

1) Bu topraklarda bir dünya savaşı çıktı.

2) İkinci Dünya Savaşı’nın acısı, sokaklarına, taşlarına sinmiştir... Dağılan Yugoslavya’dan Tito’nun şu sözü her şeyi anlatmıyor mu: “Ben iki alfabesi, üç dili, dört dini, beş milliyeti, altı cumhuriyeti olan; çevresinde yedi komşusu bulunan, içinde sekiz etnik azınlık bulunan bir ülkenin lideriyim.”

3) Yine bu topraklarda Avrupa’nın en son soykırımı yaşandı... Çoğu kadın ve çocuk olan 9 bini aşkın Boşnak sivil, Sırp ordusu ve kendilerine “akrep” diyen katil sürüsü tarafından katledildi...

Ve bugün, işte o acılı coğrafyada yine tehlikeli kıpırdanmalar yaşanıyor...

Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Sırp üyesi Milorad Dodik’in “paralel devlet yapılanması” hamlesi çok ciddi bir gerilime dönüşüyor.

Dodik

Yazının Devamını Oku

Sağlık Bakanı Sayın Koca, bu şiddeti durdurmak sizin elinizde... 100 hastaya baktı, 101’inciden yumruğu yedi

Dr. Rıdvan o sabah yine erkenden odasına gelmişti. Sıra numaraları veriliyordu ki...

100 hasta için “Tamam” dedi.

Evet, o gün yine tam 100 hastaya bakacaktı...

Ortalama bir hasta 30 ya da 45 dakika alsa...

O gün saatlerce hasta bakması gerekirdi...

Ki zaten hemen her gün öyleydi.

Bazen yemek molası belki bir tostla geçiyordu...

İşte o sırada hangi doktor sormuyordu ki:

“Gel sen 6 sene tıp oku. Sonra staj, uzmanlık... Ve dayak ye...”

Yazının Devamını Oku

Cevdet Bey, gözümüz kulağımız sizde...

Günlerdir yaptığımız, “Kedi köpek mamalarındaki yüzde 18 KDV oranı düşürülsün” çağrısı için nihayet bir ses duyduk...

Milletvekili Alpay Antmen, bir kanun teklifi hazırladı. O teklif şimdi TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda bekliyor.

Neyi bekliyor?

Komisyon Başkanı’nın teklifi gündeme almasını.

Komisyon Başkanı Cevdet Yılmaz. Cevdet Bey geçmişte çok başarılı bir bakanlık yapmıştı.

Acaba bu teklifi ciddiye alacak mı?

Dikkat ederseniz milletvekillerinin hangi partiden olduğunu yazmadım.

Çünkü...

Yazının Devamını Oku

Bilal Erdoğan: ‘En büyük hedefim...’

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’la sohbet ediyoruz...

Konu bu akşam verilecek olan “İlim Yayma Ödülleri”...

Çamlıca’daki Türk müziği anaokulunu gezerken okulu anlatıyor.

Anlatırken duyduğu heyecandan anlıyorum ki...

O aslında bir okulu değil, hayalini, hedefini anlatıyor...

Soruyorum:

“Okul, üniversite, ilim vakfı, öğrenci bursları... Bütün bunlar niye... Ne yapmak istiyorsunuz?”

Erdoğan, hedefini şöyle açıklıyor:

“Fatih Bey, Türkiye’ye döndükten sonra kendi kendime sordum ‘Ülkem için ne yapabilirim?’... Ve karar verdim. Bütün hedefim, kültürümüzün ihya edilmesidir, insan yetiştirmektir... Geleneksel sporlarımızdan okçulukta da bu var. Üniversitede de bu var. Şimdi içinde bulunduğumuz bu müzik okulunda da bu var... İnsan yetiştirmek. Ona uğraşıyorum. Eğer bunu başarırsak Allah’ın izniyle Türkiye güçlü olur.”

Yazının Devamını Oku

Kedi köpek mamalarındaki yüzde 18 KDV neden inmiyor? Çünkü...

Hayvanseverlerden öylesine acılı mesajlar alıyorum ki...

Tam asgari ücret için “Çok iyi oldu!” dediğim saatlerde gelen bu acılı mesajlar içimi yakıyor...

Soru net:

“Kedi köpek mamalarındaki yüzde 18 KDV neden bir türlü indirilmiyor?”

Artan döviz kurları her ürünü olduğu gibi kedi köpek mamalarını da zorluyor.

Fiyat üstüne fiyat biniyor. İstifçiler, stokçular zaten fırsatı kaçırmıyor.

Bir de kedi köpek mamalarına yüzde 18 KDV binince...

İnsanlar can dostlara mama alamaz hale geldi. Belediyeler kısıntıya başlıyor.

Yazının Devamını Oku