İdlib'e ikmal engellenirse gereğini yaparız

Bu hafta Türkiye öylesine yoğun bir askeri/stratejik gündeme kapıldı ki, soru işaretleri havalarda uçuştu. O nedenle ilk ağızdan, ‘Neler oluyor?’ sorusuna cevap aradım. Ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la uzunca bir sohbet yaptık.

Bakan Akar İdlib, Libya, Doğu Akdeniz ve TSK’daki yeni düzen üzerine önemli şeyler söyledi.Başlıklar halinde gidersek. Soruyorum:

İdlib dahil bir kararlılıktan söz ediyorsunuz. Bu kararlılığın ölçüsü nedir?

Bakan Akar önce şehitlerimizi anıyor: “Öncelikle İdlib’de rejim unsurlarının alçak saldırısında şehit olan TSK mensuplarına ve yine Van’da meydana gelen elim hadisede şehit olan askerlerimize ve hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz."

”ÖLÜRSEK ŞEHİT, KALIRSAK GAZİ"

İdlibe ikmal engellenirse gereğini yaparız


Ardından çok kesin konuşuyor:“ Biz bunu muhataplarımıza da söylüyoruz. Kararlılığımız şudur. Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliği, egemenliği ve bağımsızlığı ile asil milletimizin huzur ve refahı söz konusudur. Bunlara yönelebilecek her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelemizi ‘Ölürsek şehit, kalırsak gazi’ anlayışıyla sürdürüyoruz, sürdürmekte kararlıyız. Bunu muhataplarımıza böyle söyledik. Söylüyoruz.”

Bakan Akar şöyle devam ediyor: “Özellikle son yıllarda Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde uluslararası bir özne olmuştur. Yedi iklim, üç kıtaya barış, huzur ve adaleti götüren atalarımızdan aldığımız ilhamla dün olduğu gibi bugünde Suriye’den Libya’ya, Katar’dan Kosova’ya, Afganistan’dan Somali’ye kadar pek çok yerde asil milletimizin hak ve hukukunu korurken diğer taraftan da dünya ve bölge barışına katkı sağlamaktayız.”

İDLİB VE ATEŞKES

Soruyorum:

İdlib’de ateşkes rejim güçleri tarafından sürekli olarak bozuluyor. Biz de sürekli uyarıyoruz. Nereye kadar gidecek bu durum?

“Muhataplarımıza açık açık söylüyoruz. Bizim burada bulunma nedenimiz belli:

1. Sınırlarımızın, halkımızın ve Suriyeli kardeşlerimizin güvenliği,

2. Suriye’nin toprak bütünlüğü,

3. Bölgenin teröristlerden arındırılması,

4. Yeni anayasanın ve seçimin yapılması, meşru hükümetin kurulması."

HAKKIMIZI YEDİRMEYİZ

Evet ama verilen sözler tutulmuyor. Ateşkes bozuluyor. İdlib’de bu açıkça ortada.

“Bizim temel amacımız göçü ve insanlık dramını önlemek. Bunun için de bir an önce ateşkesi sağlamaya ve akan kanı durdurmaya çalışıyoruz. Biz de şöyle söylüyoruz. Gelin bu mutabakata uyun. Orada bizim kontrol noktalarımız var. Adana Mutabakatı var. Ve Rusya ile yaptığımız bir Soçi Mutabakatı var. Biz diyoruz ki bu böyle gitmez. Biz uluslararası hukuka, yapılan mutabakatlara uygun; meşru taleplerimizi kararlılıkla dile getiriyoruz. Zerre kadar hakkımızı yedirmeyeceğimizi söylüyoruz. Ama mutabakat ihlal edilmeye devam ederse, bizim de B ve C planlarımız var. Her fırsatta ‘Bizi zorlamayın. Yoksa B ve C planlarımız hazır’ diyoruz.”

İŞTE B VE C PLANI 

Bu noktada Bakan Akar, B ve C planlarının ne demek olduğu ile alakalı çok anlamlı bir örnek veriyor: “Bakın geçmişte biz stratejik ortaklarımıza, ‘Gelin sınırlarımızdaki bölgeyi terörden arındırmak için birlikte harekât yapalım’ dedik. Bunu defalarca söyledik. ‘Yoksa bizim B ve C planlarımız hazır’ dedik. Baktık ki olmuyor. Fırat Kalkanı harekâtını yaptık. Hem de o harekâtı hain darbe girişiminden 1 ay sonra yaptık. Keza Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtı. Bu da bizim kararlılık göstergemizdir.”Nitekim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan süreyi veriyor: “Rejim güçleri şubat ayı sonuna kadar çekilmezse biz gereğini yapacağız.”Türkiye’nin Adana, Soçi ve İdlib mutabakatları nedeniyle orada bulunduğu gerçeği hatırlanırsa...B ve C planları örneğinin bir tehdit değil, barışçı bir çözümün son noktası olduğu daha net anlaşılır. 

İdlibe ikmal engellenirse gereğini yaparız


ÇOK AÇIK İFADE EDİYORUZ

Suriye rejimi son saldırılarla hâkimiyet sahasını genişletiyor. Bazı kontrol noktaları rejim kuvvetleri içinde kaldı. Buralara ikmal sorunu olur mu? İkmali kesebilirler mi?


Bakan Akar bu soru üzerine, koltukta şöyle bir doğruluyor. Sonra çok keskin bir ifadeyle şöyle diyor: “Bakın rejim oraya yaşlı, kadın, çocuk demeden o masum insanların üzerine 2 bin 563 varil bombası, 10 bin 399 uçak bombası atmış. İnsanlar kaçıyor. Son bir yılda 1 milyon civarında insan Türkiye sınırlarına doğru göç etmek durumunda kaldı. Bizim oradaki gözlem noktalarımız elbette mutabakat çerçevesinde kalacaktır. Bu kapsamda ikmal faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İkmal konusunda oradaki yetkili arkadaşlarımız Rus muhataplarıyla görüşerek koordine ediyorlar. Buna rağmen bir engelleme olursa çok açık ifade ediyoruz, gereğini yaparız.”

BÖLGEYİ 7/24 KONTROL EDİYORUZ

Türkiye İHA ve SİHA’larla bölgeyi sürekli olarak kontrol ediyor. Bakan Hulusi Akar bu durumu da şöyle açıklıyor:“Devletimiz, milletimiz sağ olsun. TSK olarak, İHA ve SİHA’larımızla bölgeleri 7 gün 24 saat kontrol ediyoruz. Bunun sonuçlarını da alıyoruz. İHA’larımızın teknik başarısı ortadadır. Her gün 20-30 civarında İHA ve SİHA’mızla görevdeyiz. Bu arada şunu da söylemeliyim ki sahadaki kahramanlarımız kadar, bu teknolojiyi geliştiren kahramanlarımızla da gurur duyuyoruz. Türkiye yerli ve milli savunma sanayindeki hamleleriyle bu konuda kendi ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra artık dost ve müttefik ülkelere de ihraç edecek seviyeye gelmiştir.”

FETÖ'DEN SONRA ORDU GÜÇLENDİ
Bir de FETÖ meselesi var tabii. Mücadele nasıl gidiyor?

“Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Karargâhı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri’nden yaklaşık 20 bin kişi ihraç edildi. Bunlar çok ciddi rakamlar. Düşünün ki TSK böyle bir dönemde bile başarılı harekâtlar icra edebildi. Hendekleri, çukurları kapattık. PKK’nın uluslararası oyunlarını bozduk. Sınır ötesinde başarıyla harekâtlar icra ettik. Etmeye de devam ediyoruz. Şimdi FETÖ’den temizlenmiş daha güçlü bir ordumuz var. Yeni bilgi ve belgeler ışığında ilgili kurum ve birimlerle koordineli olarak gerekli işlemler yapılmaya devam ediliyor. Amacımız bu şanlı üniformayı bir tek hainin bile taşımaması.”

RAND RAPORU KURNAZCA KURGU
ABD’nin düşünce kuruluşu Rand Corporation’ın yayınladığı bir rapor var. Sizin de adınız geçiyor. Ne diyorsunuz?

“Raporda kullanılan, özellikle bakanlık, şahsım, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Üniversitesi hakkındaki ifadelerin, aramıza nifak tohumları ekmek isteyen çevrelere malzeme olabilecek kurnazlıkla kurgulanmış olmasını ve bunun da çarpıtılarak farklı anlamlar yüklenmesini, gerçekleri yansıtmayan zorlama imalarda bulunulmasını esefle karşılıyorum.”

OLUR MU ÖYLE ŞEY KÜRTLER KARDEŞİMİZ
Sohbetin bu noktasında TSK’nın Suriye’de bulunmasıyla ilgili yapılan ‘kara propaganda’ya geliyoruz.

Bakan Akar aynen şöyle diyor:

“Burada çok önemli bir nokta var. Biz sınırlarımıza dayanan teröristleri bitireceğiz dedikçe, onlar Kürtleri hedef alacağımızı söylüyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Kürt kardeşlerimizle birlikteyiz. Biz terörü engellemek için oradayız. Ve bunu da oradaki Kürt kardeşlerimiz görüyor. DEAŞ nasıl İslam’ı temsil etmiyorsa, PKK/PYD-YPG de Kürt kardeşlerimizin temsilcisi değildir, olamaz. Türk-Kürt kardeştir.”

İÇİNDE TÜRKİYE YOKSA O KARARLAR YAŞAYAMAZ

Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta da yoğun gelişmeler yaşanıyor. Türkiye’yi dışlamak isteyen bir yapı var...“Yunanistan’ın konuya yaklaşımı, sorunların ortak bir zeminde çözülmesini zorlaştırmaktadır. 23 adanın 16’sını anlaşmalara aykırı olarak 1936’dan bu yana silahlandırmıştır. Diğer yandan bugün ve tarihte dünyanın hiçbir yerinde görülmediği şekilde, karasuları 6 mil olmasına rağmen hava sahasının 10 mil olduğunu iddia etmektedir. Bu akla mantığa uygun değildir.”

KİMSE BİZİ TEST ETMESİN

Bakan Hulusi Akar, Yunanistan’a ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’siz arayışlarda olan ülkelere önemli bir mesaj gönderiyor:“Asıl biz komşumuz ve NATO müttefikimiz Yunanistan’dan, uluslararası hukuka, imzaladığı antlaşmalara ve iyi komşuluk ilişkilerine uymasını bekliyoruz. Kıbrıs’ta, Doğu Akdeniz’de ve Ege’de bir oldubittiye ve haklarımızın gasp edilmesine göz yummayacağız. Herhangi bir şekilde bu haklarımıza karşı birtakım kararlar alınmasına müsaade etmeyeceğiz. İçinde bizim olmadığımız kararların yaşama şansı olmadığını başından beri söylüyoruz.Biz Kıbrıs’ta garantör ülkeyiz. Hakkımız neyse kendi hakkımızı, KKTC’li kardeşlerimizin haklarını sonuna kadar savunduk, savunacağız. Bu konuda kararlıyız. Dolayısıyla bu konuda bizim gücümüzü, kuvvetimizi kimse test etmesin.”

GEMİLERİMİZ ORADA
Türkiye bir yandan güney sınırlarında Suriye ve Irak’ta mücadele verirken bir de Libya meselesi var. Çok zorlu bir coğrafya. Bu konularda neler yapılıyor?

“Bildiğiniz gibi Libya’nın meşru yönetiminin başkanı Fayiz Serrac, Cumhurbaşkanımıza bir mektup yazdı ve yardım istedi. Biz de o maksatla çalışmalarımızı yaptık. Eğitim ve danışmanlık amaçlı gerekli askeri ve teknik yardımı gönderdik. Oralarda arkadaşlarımız çalışıyor. Ayrıca gerektiğinde milli ve NATO çerçevesinde bazı gemilerimiz de bölgede görev yapmaktadır.”

X

AK Parti’den işte o 4 madde

AK Parti bütün yerel kongrelerini tamamladı. Mart ayında büyük kongreye gidiyor. Peki büyük kongre sonrası nasıl bir AK Parti göreceğiz? Nasıl bir gündemi olacak? Son yerel seçimlerle ilgili nasıl bir değerlendirme oldu? Kadrolarda bir değişiklik oldu mu? Bütün bunları, dün sabah bir kahvaltıda AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’la konuştuk.

Üsküdar’da, Burhan Felek Köşkü’nde yaklaşık 2 saat süren keyifli bir sohbet...

Bu arada Üsküdar Belediyesi harika bir şey yapmış. Bakımsız haldeki köşkü onarmış, gençlere 24 saat çalışabilmeleri için açmış.

YÜZDE 70 DEĞİŞİM

Sohbetimize gelince...

Maddeler halinde anlatırsam, soru-cevapları şöyle özetleyebilirim:

Numan Bey, kongreleri tamamladınız. Şimdi büyük kongre geliyor. Önce şunu sorayım: Teşkilatta nasıl bir değişim oldu?

“Burada iki önemli şey var. Birincisi, kadrolarımızda yüzde 70 gibi yüksek bir oranda yenilenme ve gençleşme oldu. Yönetimde kadınların oranı arttı. İkincisi, kongrelerimizde geçmişte görev yapmış il ilçe başkanlarımız, milletvekillerimiz de bulundular. Böylece tam bir kucaklaşmayla, bayram havasıyla gerçekleşti kongreler. Bu çok önemli bir moral ve enerjidir.”

Büyük kongre ne zaman? Ve kongre sonrası AK Parti için nasıl bir gündem oluşturuluyor? Yani hedefleriniz nedir?

Yazının Devamını Oku

DEAŞ'la mücadele için PKK/YPG değil biz varız

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la Kayseri’de yaptığımız sohbetin ikinci bölümünde Bakan Akar çok önemli bir çağrı yapıyor.. 

Konu PKK/YPG terör örgütüne verilen destek... 

Özellikle ABD’nin PKK/YPG’ye başta silah ve mühimmat olmak üzere verdiği destek zaten biliniyor. TIR’larla gönderilen silahlar, eğitim ve petrol bölgesine yerleşme konusunda ABD’nin desteği defalarca belgelenmişti. 

Burası tamam. 

Peki bu konuda ne yapılacak? 



Yazının Devamını Oku

Milli Savunma Bakanı Akar: Kandil’deki hainler iki gece aynı yerde uyuyamıyor

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la memleketi Erciyes’e doğru uçakla havalanıyoruz.

Uçakta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler de var. Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri komutanları da Akar’a eşlik ediyor.

Amaç, Türk ordusunun lojistik gücüne çağ atlatacak olan Airbus (400 M) nakliye uçaklarının montajını denetlemek.

40 dakika süren sohbetimizde Yunanistan’ın Dedeağaç bölgesine gelen Amerikan askeri varlığından Suriye-Irak sınırındaki Ayn Divar bölgesine yapıldığı iddia edilen Amerikan askeri tahkimatına, Yunanistan’ın yeni silahlanma stratejisinin yaratacağı etkiden Gara harekâtına ve oradan FETÖ’cü paşa Serdar Atasoy’ın tayinine ve “gizli el iddialarına” kadar uzun bir sohbet yapıyoruz.

Akar her zamanki gibi tek tek bütün detaylarıyla olayları anlatıyor.

Kayseri gezimizin nedeni ise 12. Hava Üs Komutanlığı’nda inşa edilen çok özel hangarlar ve bu hangardaki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin lojistik yeteneğini ciddi şekilde arttıracak olan dev Airbus (400M) uçakları ve özel inşa hangarları.

Ziyaretin bir başka nedeni ise çok anlamlıydı.

Kayseri’deki şehit ve gazi ailelerinin çocuklarına MSB Hulusi Akar birer tablet hediye etti.

Duygusal anlar yaşadık.

Yazının Devamını Oku

Oh! Nihayet iklim kanunu geliyor

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum önceki gün sessiz sedasız gelen bir “çevre devrimi”nin ilk sinyallerini verdi.

14 maddelik iklim değişikliği eylem planı...

Nedense “iklim değişikliği” konusu pek ilgi çekmez.

Çünkü bugüne ait değildir. Şimdinin meselesi, bugünün sorunu değil gibi algılanır.

“Dur bakalım” dedirten... “Bizden sonraki kuşaklar” diyerek meseleyi bugünden uzaklaştıran bir tembelliktir aslında bu... Aymazlıktır...

O nedenle Çevre Bakanı Kurum’un yaptığı konuşma medyada pek yer bulmadı.

Sanıyorum bir tek Milliyet’ten Verda Özer yazdı.

Oysa içinde müthiş mesajlar olan bir konuşmaydı.

En önemlisi,

Yazının Devamını Oku

NASA’nın canlı yayın gecesinde... Mars'a sanal iniş yapan bütün çocuklar adına

Mars’a gönderilen keşif aracının canlı yayını çok açık bir şeyi gösterdi.

Kuşaklar boyu sürecek bu yolculuğun merkezinde çocuklar var.

Düşünsenize, NASA’nın Mars yolcuğu için internet üzerinden verdiği “boarding pass”lar en çok Türkiye’den alınmış.

Tam 2.5 milyon isim Türkiye’den Mars için “sanal bilet” almış. 

Mars’a gidecek araçtaki çipe 2.5 milyon Türk’ün adı yüklenmiş.

O yüzden ben Türkiye’nin uzay projesini yürekten destekliyorum.

Bu arada birçok okurum sordu:

“Ben Türkiye’nin 1 numara olduğu listeyi bulamıyorum?”

Cevap veriyorum:

Yazının Devamını Oku

2.5 milyon Türk Mars’ta... Mars’a isim gönderen çocuklar arasında Türkiye 1 numara oldu

Perşembe gecesi uzay tarihimizin 23 Nisan’ıydı...

Ben de içimdeki çocuğa güvenip Mars biletimi aldım.

Boarding Pass’ıma miller bile işlenmişti.

Ama bundan çok daha önemlisi var.



NASA’nın Mars’a gönderdiği keşif aracından bilet alanların sayısı 10 milyon olarak açıklanıyor.

Yazının Devamını Oku

Bakandan bakana bulutlar üzerinde bir jest

Geçen hafta Çanakkale Köprüsü’nün üzerinde kıtalararası bir yürüyüş oldu.Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu köprüyü baştan sona yürüdü.

İki saatlik tarihi bir yürüyüştü bu...

İşte o görüntüleri izlerken bir şey dikkatimi çekti.

Katılanlar arasında birtakım gençler vardı. Heyecanlıydılar. Sürekli olarak köprünün kolonlarını gösteriyor, köprünün ayaklarına uzun uzun bakıyor, fotoğraflar çekiyorlardı.

Ve Bakan Karaismailoğlu’nu soru yağmuruna tutuyorlardı.

Gazeteci değillerdi. Orada çalışanlardan değillerdi.

Peki kimdi bu gençler...

Bakan

Yazının Devamını Oku

Kırmızı diplomalı kız

16 Şubat Salı günü Moskova’da sabah 10.00’da çok önemli bir tören var.

43 nükleer genç mühendis daha mezun oluyor...

Aslında her birinin hikâyesi ayrı bir mucize.

İşte bir örnek.

Burası Çorum merkeze 24 kilometre uzaktaki Çaltıcak köyü.

Kış olunca sarp dağların geçit vermez yollarında buz kesen bir soğuk ve kar...

Bir o kadar muhteşem bir doğa...

Yazının Devamını Oku

Ticaret Bakanı Pekcan: ‘Fahiş fiyatla mücadele için vatandaştan destek bekliyorum’

Bu cumartesi, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’dan tüketiciler için çok önemli bir çağrıyı iletiyorum.

Bakan Pekcan aynen şöyle diyor:

“Sebze ve meyvede fahiş fiyatla kalıcı mücadele için vatandaşlarımızın desteğini bekliyorum.”

Peki bu nasıl olacak?

Son dönemde, sebze ve meyve fiyatlarında aşırı artışlar görülmüştü.

Hâlâ da şikâyetler geliyor.

Bakan Pekcan’a sordum:

“Ruhsar Hanım, böylesine geniş kapsamlı bir organizasyonda siz bakanlık olarak tüm illerde denetim yapıyorsunuz ama biz vatandaş olarak bu fahiş fiyatla nasıl mücadele edeceğiz?”

İşte madde madde cevap:

Yazının Devamını Oku

‘Şahane’ bir mutluluk

Evet, “şahane” bir mutluluk...

Çünkü Çisemgül kucakladığı bu köpeğe “Şahane” adını verdi.

Ve şimdi bakar mısınız şu fotoğrafa...

Nasıl bir heyecan...



İçimize işleyen bir an...

Yazının Devamını Oku

Tuncay Amca

O küçücük parmaklarıyla yazdığı bu mektubu okuyunca...

Tıkandım. Dilim kurudu.

Gözyaşlarımın ucunda bir daha okudum. 

Bir daha...



Ah benim canım evladım...

Yazının Devamını Oku

Neslihan hemşirenin gözyaşlarına karışan veda... ‘Ölmeden önce avucuma yazdı’

Üst üste geldi bu haberler...

Okuyun ve ne durumdayız anlayın...

İşte Adana:

“Genç doktor Mehmet Ertane, yakalandığı koronavirüsle 40 gün mücadele etti ama kurtarılamadı.”

Dr. Ertane, koronalı hastaları tedavi ederken yakalanmıştı hastalığa.

Allah rahmet eylesin kardeşim...

Ve işte Kocaeli:

“Hasta ziyaretine giden aynı aileden 30’un üzerinde kişinin testi pozitif çıktı.”

Yazının Devamını Oku

Süper Lig'e kadın hakem geliyor

TFF Başkanı Nihat Özdemir'e hiç beklemediği bir soru sordum, heyecanla yanıtladı

Kadın cinayetleri, kadın hakları üzerine internetteki geçmiş yayınları karıştırırken karşılaştım bu cümleyle...

Türkiye’nin FIFA kokartlı ilk kadın hakemi Lale Orta, Evrensel’e verdiği bir röportajında söylemiş bu sözleri: “1991 yılında ilk kez Çin’de düzenlenen Kadınlar Dünya Kupası’na davet aldığım halde göndermediler. Benimle maça gitmek istemeyen hakemlerimiz de oldu ne yazık ki. İşin acı tarafı o hakemin isteği kabul edilerek benim görevim iptal edilmişti.” Okuyunca içim acıdı... Hayatta canavar ruhlu erkeklerden çektikleri yetmiyormuş gibi, kadınlara yeşil sahalarda da böyle bir ayrım olmasını yadırgadım. Önceki gün TFF Başkanı Nihat Özdemir’le sohbet ediyoruz... Tabii aklımda bu soru var...

ÖZDEMİR'E, LALE ORTA'NIN SÖZÜNÜ HATIRLATTIM

Ve konuyu Lale Orta’nın bu sözüne getirip sordum: “Başkan, neden liglerde kadın hakem yok?”

Özdemir önce bir durdu... Sonra heyecanla cevap verdi: “Kadın hakemlerimiz yetiştiriliyor. Yani bu konuda projemiz var.”

- Süper Lig için de kadın hakem olabilir mi?

- Evet, Süper Lig’e kadın hakem geliyor diyebiliriz. Çalışmalarımız var.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın merkezindeki Türk’ten insanlık için harika bir kampanya

Önceki gün yazımda iki soru sormuştum:

1)İsrail insanlık ve barış adına Filistin’e aşı gönderse ne olur?

2)Birleşmiş Milletler imkânı olmayan halklar için bir aşı fonu oluştursa ne olur?

İki soruma da harika iki cevap geldi.

Önce New York’taki BM binasından gelen cevap...

Yazımı okuyan Birleşmiş Milletler Genel Kurul Başkanı Büyükelçi Volkan Bozkır, New York’tan insanlık adına sımsıcak bir mesaj gönderdi:

“Değerli kardeşim,

Yazınızı okudum. Burada aşının özellikle zor durumda olan az gelirli ülkeleri kapsayacak şekilde adil dağıtımı için “vaccines4all” isimli bir kampanya başlattım. Güzel yankı yarattı ve destek buldu. Filistin için de ayrıca bir mesajım olacak.”

Biliyorsunuz...

Yazının Devamını Oku

Kraliçe ‘resmi metres'e karşı

Önce şu fotoğrafa bir bakalım...

Burası Tayland krallığı. 

Kral Maha’nın yanında oturan kadın iki ay önce evlendiği Kraliçe Suthida...

Kralın önünde ayaklarının dibine doğru uzanan ve iki eliyle saygı ve bağlılık işareti veren ise...

“Resmi metres” ilan ettiği Sineenat...

Suthida’nın yerdeki Sineenat’a olan bakışını görüyor musunuz?


Yazının Devamını Oku

İsrail’in aşıyla imtihanı

3 Ocak günü Filistin yönetiminden İsrail’e “çok dolaylı” bir mesaj gidiyor:

“Sağlık çalışanlarımız ve bazı meslek gruplarımız için acilen 10 bin doz aşıya ihtiyacımız var.”

Ülkeler aşı için milyarlarca dolar harcayıp kuyruğa girerken...

Aşılamalar başlamışken...

O acılı ve kanlı coğrafyanın Filistinli çocukları yine ortada kalmış durumda...

İşte o nedenle yazıyorum bunları...

Ve bu yazı...

Felaketler tarihinde...

İnsanlığa yazılmış bir mektup olsun istiyorum...

Yazının Devamını Oku

Dört bakanın ölümden döndüğü gün

Nasıl güzel bir mayıs gelmişti...

Andok Dağı’ndan Makam Dağı’na, oradan Hasuni Mağaraları’na kadar gelincikler, papatyalar, yaban otları...

Kefrum Kalesi’nden buram buram kekik kokuları... Diyarbakır, Kulp, Ergani, Silvan baharla beraber uyanıyordu. Batman Çayı gürül gürül...

Güzel bir mayıs sabahıydı. Ve en güzeli de 1000 yıldır susuzlukla kırbaçlanan o topraklara, bir büyük hayalin müjdesi veriliyordu. Hasretle beklenen suyun temeli atılacaktı.

Sabah erken kalktı. Ankara’dan gelecek bakan arkadaşlarını beklemek üzere Batman Havalimanı’na geçti.

Az sonra uçak indi... Ama gecikmişlerdi...

Asırlardır su bekleyen topraklar için Silvan’da yapılacak temel atma törenini millet bekliyordu.

Karayolu 45 kilometre... 

Zorlu dağ yolları çok vakit alacaktı.

Yazının Devamını Oku

Eyvah! Lawrence geri dönüyor!!!

Bir dönem Suriye’nin kuzeyinde bir “kanton devlet modeli” kuran...

Irak ve Suriye kuzeyinde bir “Kürt ticari otonom bölgesi” planlayan...



PKK/YPG elebaşlarıyla toplantılar yapıp, Suriye yönetimini buna hazırlayan...

Ve o coğrafyada kimi kalemlerin “Lawrence” dediği Brett McGurk, bu defa yeni başkan Biden’ın “süvarisi” olarak Ortadoğu’ya dönüyor.

Hem de tam yetkili.

Yazının Devamını Oku

Tarım Bakanı Pakdemirli uçan gıda fiyatlarını yorumladı: ‘Geçici bir gıda enflasyonu var mayıs ayı gibi rahatlayacağız’

Tarım Orman ve Bakanı Bekir Pakdemirli’yi bu defa Diyarbakır Silvan’da buldum.

Konu elbette “gıda fiyatlarındaki aşırı artış”...

Sordum:

- Sayın Bakanım, siz de izliyorsunuz. Gıda fiyatlarındaki aşırı artış... Enflasyon haberleri... Nasıl yorumlayacağız?

Pakdemirli çok net bir cevap veriyor:

“Pandemi nedeniyle global stok başladı.”

- Yani?

“Yani nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

1) Çin, Rusya, Hindistan gibi ülkeler çok ciddi şekilde gıda siparişi verip stoklamaya başladı.

Yazının Devamını Oku

Bizden bakınca ‘barış havası’ oradan bakınca ‘oyun havası’

İki gündür Türkiye’nin başta Yunanistan olmak üzere, Akdeniz, Ege ve AB coğrafyası için verdiği “barış mesajlarını” yazıyorum.

2021 için umutlanıyoruz.

İşte Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği “samimi” mektup...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “yeni dönemde barış” için gösterdiği olağanüstü çaba ve görüşme trafiği...

Son olarak Yunanistan’la 25 Ocak’ta yapılacak “istikşafi görüşmeler”den gelen umut...

Tabii ben bunu Ankara’dan aldığım mesaj ve kulislerle yazıyorum...

Ve gönlümden de böyle geçtiği için umuda doğru “pozitif” bir alfabe kuruyorum...

MADALYONUN ÖTEKİ YÜZÜ

Ama bir de madalyonun öteki yüzü var.

Yazının Devamını Oku