GeriErtuğrul ÖZKÖK 'Siyah Mercedes'lere protestom
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Siyah Mercedes'lere protestom

1-ÇOK yanlış bir şey yaptım.

Buraya gelmeden bir gece önce 2008 ekonomik krizini anlatan “Big Short” filmini seyrettim.

 

Film, Amerika’daki krizi anlatıyor.

 


* * *

 


Bu krizin nedeninin, mortgage sistemini saadet zincirine çeviren Amerikalı bankacı ve borsacıların ürünü olduğu tezini işliyor.


Wall Street’in rezillikleri, yoksul insanların ve küçük yatırımcıların nasıl aldatıldığı, sefalete sürüklendiği çok etkileyici biçimde anlatılıyor.

 

 

* * *


Filmin sonunda, 2008 ve sonrasında yaşanan bunca dramın envanteri çıkarılıyor.


Dev bankalar, devlet tarafından kurtarılıyor. Saadet zincirini bile bile kullanan bankacılardan sadece biri hapse giriyor.


Krize neden olan bankacılık ürünleri başka adlarla yeniden kullanılmaya başlanıyor.


Bütün kabahat yoksul ve göçmen işçilerin üzerine yıkılıyor.

 


* * *

 


Anlayacağınız filmi seyredince bütün eski solcu damarlarım kalktı.


Buraya gelip o krizin bütün baba aktörlerini Mercedes’ler içinde dolaşırken görmek, insanı tuhaf yapıyor.


Arabalar geçerken bazıların arkasından ortaparmağımla işaret bile yaptım.

 


2-İki sıra arkasından Leonardo DiCaprio’ya verdiğim not

 

Siyah Mercedeslere protestom

CRISTAL ödüllerinin dağıtılacağı törene 40 dakika önce gittim.


Tek nedeni Leonardo DiCaprio’yu yakından görmekti.


Onun iki sıra arkasında ama tam oturduğu koltuğun hizasında bir yer buldum.

 


* * *

 


Üzerinde dikkati çekmeyen bir takım elbise vardı. Saçları çok itinalı şekilde taranmıştı.


Yani karşımdaki adamın, “Revenant” filmindeki adamla yakın uzak hiçbir ilişkisi yoktu.

 


* * *

 


DiCaprio, sinemanın 40’lı, 50’li yıllardaki büyük star geleneğinin devamcısı gibi...


Tarz olarak Gary Cooper’la, Clark Gable arası bir karakter.

 


* * *

 


ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın, iki yanında oturuyordu.


Törenden sonra Biden’la uzun ve samimi bir sohbet yaptılar.

 


* * *

 


Konuşmasını kâğıttan okudu. Çevre korunması üzerine etkileyici bir konuşmaydı.


Notum:


Öyle ahım şahım bir erkek güzeli değil ama karizma tam yerine oturmuş.

 


3-Kevin Spacey’le uzun bir geceden izlenimler

 Siyah Mercedeslere protestom


ŞURASI kesin ki, Davos’un en şanslı insanlarından biriyim.


Burada ilk gece, eski Davos çalışanı ve şimdi UNICEF’te görev yapan arkadaşım, Claudia Gonzales ile dünyanın en büyük halkla ilişkiler şirketi olan Edelman’ın CEO’su Richard Edelman’ın düzenlediği yemeğe katıldım.


MASAMIN ÜNLÜLERİ: Benim masamda Kevin Spacey, Vikipedia’nın kurucusu Jimmy Wales, Skype’ın kurucusu Niklas Zennström, Chobani yoğurtlarının kurucusu ve CEO’su Hamdi Ulukaya, kurduğu yoksullara mikrokredi sistemi ile Nobel kazanan Yunus Muhammed ve Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı vardı.

 

Siyah Mercedeslere protestom


KEVIN SPACEY GÖZLEMLERİ: Kevin Spacey’le Shakespeare oynamaya geldiğinde İstanbul’da yemek yemiştik.


O döneme göre biraz kilo almış.


Başında ters taktığı bir şapka, içinde kırmızı bir tişört ve gömlekle ceket vardı.

 

Siyah Mercedeslere protestom


GECEDEN TÜRKİYE İZLENİMLERİ: Şunu söyleyeyim ki gecede bol bol Türkiye konuşuldu.


Herkesin merak ettiği konu şuydu.


Bundan 5 yıl önceyle kadar dünyanın yükselen yıldızı Türkiye’ye ne oldu?


Ne değişti...


Hemen belirteyim ki Başbakan Davutoğlu’nun buradaki işi kolay değil.


İmajımız çok fena gerilemiş...

 


4-46 kilometre alanda 4500 güvenlik elemanı

 

DAVOS denince akla ilk gelen şeylerden biri güvenlik.


Paris ve Sultanahmet saldırılarından sonra bu yıl güvenliğin daha da artırılacağı yazıları çıktı.


Evet sayısal olarak biraz artış var ama Davos’un bilinen güvenliği aynı.


Bu yıl 4 bin 500 polis ve asker görev almış.


Yüzde 95’i milis kuvvetiymiş.


Tek sorun, İsviçre’nin her yerinden gelen güvenlik elemanlarının Davos’u iyi tanımaması. Yani adres arayacaksanız, Google Maps daha iyi...

 


5-Sizce bana verilen ‘V’ Victory mi yoksa VIP mi

 

Siyah Mercedeslere protestom
 

 

PROF. Schwap salı akşamı bu yıla mahsus çok dar bir davet düzenledi.


10 yıldan bu yana kesintisiz Davos’a gelenlere birer rozet takıldı ve kartlarına da küçük bir “V” işareti yapıştırıldı.


İsteyen “Victory” der, isteyen “VIP”.


10 yıldan beri, “Global 100 medya lideri” listesinde Davos’a davet ediliyorum. Artık Davos’un en kıdemlilerinden sayılıyorum anlayacağınız.

 

ATÖLYE ÇALIŞMASI


6-Sendikasız robotlar bu yüzyılın grev kırıcısı olabilir mi

 

KONGRENİN yapıldığı binanın çeşitli yerlerinde küçük sahneler var.


Bunlar robot ve sanal gerçeklik uygulamalarını gösteren şovlar. Robotlar yakın zamana kadar otomotiv gibi sektörlerde çalışıyordu. Yani küçük el işçiliği isteyen alanlarda kullanılmıyordu.


Şimdi çok önemli gelişmeler var.


Bir kere, güvenlik sorunu çözülmüş. Yani insan işçi ile robot yan yana çalışabiliyor.


İkincisi sensörler ve yapay zekâ çok gelişti. Bu da robotların iş kabiliyetini anormal arttırdı.


Üçüncüsü robot maliyetleri düşmüş.


Bazı Amerikan gazeteleri, “Uzakdoğu’da ucuz el emeğine giden üretim ve fabrikalar yeniden Amerika’ya dönüyor” diyor.


Üstelik sendika, sosyal sigorta, işyeri kazası, usta, işçi çekişmesi olmayan bir sosyal çevre...

 

 

SHENG

 


DAVOS, belki de bugüne kadarki en güzel konseri ile başladı. Yo-Yo Ma’nın “İpek Yolu” projesi etrafında bir araya getirdiği harika müzisyenler ve değişik enstrümanlardan oluşan müthiş bir konserdi. Keman, çello, piyano, tabla, gitar ve sheng müthiş bir ahenk kurdu.


Bir Çin nefesli sazı olan ‘sheng’i ilk defa canlı dinleme imkânım oldu.


En çok Igor Stravinsky’nin “Rus şarkısı” düzenlemesiyle,


“Ekla cholo re” ve “Mera joota hai Japani” adlı parçaları sevdim.

 


ÖLÜM

 

EN sevdiğim İtalyan yönetmenlerinden biri olan Ettore Scola 84 yaşında öldü. “Birbirimizi Ne Çok Sevmiştik”, “Özel Bir Gün”, “Kıskançlık Dramı” benim favorilerimdi. Tam benim sinemacımdı yani...

X

İki milyon pazar günü o videoyu seyrederken

Geçen pazar günü Türkiye’de 2 milyona yakın insan yurtdışından yapılan bir YouTube yayını seyrederken Roma’da çok ilginç bir şey oldu.

Vatikan tarihinde ilk defa bir savcıyı törenle “kutsal” ilan etti...

Size bu töreni ve sonrasındaki ilginç ayrıntıları anlatacağım.

Ama önce siz de benimle birlikte şu soruların cevabını bir düşünün...

Hayatınızda hiç bir savcı türbesi gördünüz mü...

Kendim için konuşayım... Ben görmedim, bilmiyorum...

Peki bir mafya babasının, itibarlı bir din insanı tarafından en ağır kelimelerle eleştirildiğine tanık oldunuz mu?

Mesela bir cuma namazından önce, Diyanet İşleri’nin merkezi sisteminden çıkmış mafyanın kötülüklerini anlatan bir hutbe veya vaaz dinleyeniniz var mı?

Yazının Devamını Oku

Anadolu yakası, Avrupa yakası, dün iki Fenerbahçeli, evdeki hava

Anadolu yakasında İlhan Ekşioğlu’nun evi... Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu, Önder Fırat, televizyon karşısında izledi Fenerbahçe-Sivas maçını. Avrupa yakasında da Fazıl Say ve Selçuk Yöntem birlikte seyretti düş kırıklığını.

Size maç analizi yapmayacağım. Kaç asist, kaç korner, kaç teknik faul istatistiği vermeyeceğim. Büyük gazetenin spor sayfasında psikolojik bir tahlil yapacağım...

Çünkü bir Fenerbahçeli için dün gece sahadan anlatılacak bir hikaye yoktu...

Teknik direktör açısından aklımda kalan tek şey, maç öncesi acılı Filistin halkı için söylediği şeylerdi...

Spora ait söylediği bir şey yoktu...

O nedenle size iki evi anlatacağım...

İki Fenerbahçeli evi..

Aynı saatlerde nefes nefese üç maç oynanıyor...

Biri Anadolu yakasında, biri Avrupa yakasında...

Yazının Devamını Oku

Son YouTube videoları kadar renkli değil ama daha önemli

İki milyon kişinin YouTube’da yayınlanan üç video yayınını hayretler içinde izlediği gün, bir başka insan o videolar kadar renkli olmayan, ama onlardan çok daha önemli bir şeyi söyledi.

Z kuşağının hatta Y kuşağının da bilemeyeceği tek bir cümleydi bu:

“Devri sabık yaratmayacağız...”

Partisinin bir üyesi Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Onu Yüce Divan’a göndereceğiz” derken Kılıçdaroğlu’nun bütün Türkiye’ye verdiği o mesajı gençlerin de kolayca anlayabileceği bir Türkçe ile yazayım:

“İntikamcılık yapmayacağız...”

Ne gazetelerde, ne dijital medyada pek üzerinde duran olmadı.

Oysa söylediği söz o kadar önemli, yapıcı ve güven vericiydi ki...

Her gazetecinin iştahını kabartan o videoları bir kenara bırakıp bugünkü yazılarımın manşetine alacağım.

Yazının Devamını Oku

Türk ailesi Ortadoğu’dan Avrupa yakasına taşınıyor

Türkiye İstatistik Kurumu geçen hafta öyle rakamlar açıkladı ki...

1- Sosyolog yanım ameliyatlı iki gözümü faltaşı gibi açtı.

*

- Kaynak devletin kurumunun yayınladığı bülten:

“İstatistiklerle Aile 2020”.

- Yayınlayan devletin resmi kurumu Anadolu Ajansı...

İşte bu bülten Türk toplumunun geçirdiği belki de en çarpıcı sosyolojik değişimi açıkça ortaya koydu.

*

Türkiye’de aile yapısı ile ilgili yıllardır hâkim olan görüş neydi?

Yazının Devamını Oku

200 yıl önce altın portresi çizilmiş liderin bugünkü karanlık portresi

Bu fotoğrafa hep birlikte iyi bakalım.

Çünkü burada sadece siyasetçiler için değil, her fani için büyük bir ders yatıyor.

Fotoğraf, Paris’te Eyfel Kulesi’ne yakın bir yerde Les Invalides adı verilen binada çekildi.



Yukarıda gördüğünüz lahite benzeyen anıt Fransa’nın büyük imparatoru Napolyon’a ait.

Les Invalides Fransa’nın büyük komutanlarının bulunduğu bir anıt mekân.

Yazının Devamını Oku

Soyağacını on bir rakamı ile anlatan bir yıldız doğuyor

Bu harika fotoğraflar InStyle dergisinin son sayısında yayınlandı.

Fotoğrafları Erman İştahlı çekmiş.

Eylül Solakoğlu da mülakat yapmış.

Kimdir bu fotoğraftaki genç erkek çoğumuz biliyoruz.

Kanal D’nin bu yıla damgasını vuran “Sadakatsiz” dizisinde Selçuk rolünde izlediğimiz Taro Emir...

Veya Tarık Emir Tekin... Veya Taro Emir Tekin...

InStyle dergisi 2 yıl önce onun için “Bu çocuğa dikkat” diye bir yazı yayınlamış.

Haklılarmış, iki yıl sonra bu dizide parladı...

Yazının Devamını Oku

Cihangir dizi kanadında ‘neşter’ ‘botoks’ ve ‘kolajen’ savaşı

Upper Cihangir’in dizi film mahallesinde dün itibarıyla büyük bir “mimik”, “botoks” ve “kolajen” savaşı başladı.

Pimi çekilmiş bombayı mahallenin ortasına Hürriyet Kelebek yazarı Savaş Özbey bıraktı.

*

Özbey’in dünkü köşesindeki bomba iddia şuydu:

“Camdaki Kız” dizisinde “Nalan”, “Fatma” dizisinde “Fatma Yılmaz” rolünü başarıyla oynayan Burcu Biricik hayatında hiç estetik yaptırmadığı için rolünü yaparken kaşını gözünü rahatlıkla oynatabiliyor...

Bu da onu “yüzünü kullanmada” çok başarılı bir oyuncu haline getiriyor.

Yine Özbey’e göre bin bir estetik müdahaleyle gittikçe hepsi birbirine benzeyen diğer ünlülerden ayrıştırıyor.

Özbey bunu anlatmak için bir de çok ünlü bir kadın oyuncunun adını vermiş.

Yazının Devamını Oku

'Upper Cihangir' sezon finali - Koskoca semt dedelere kaldı

Geçen perşembe akşamı itibarıyla Türkiye “lockdown”a girip eve kapanırken seviyeli magazinin yeni merkezi Upper Cihangir de bir nevi sezon finali yaptı.

Seviyeli magazinin ağırlık merkezi de Bodrum’a kaydı. Bölgenin yeni nesil magazincisi Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te her cuma günü merakla beklenen Upper Cihangir fısıltıları köşesi de geçen hafta pek tatsızdı.

Bütün bir sayfadan aklımızda kalan tek konu Sırrı Süreyya Önder’in dede olmasıydı.

Demek ki koskoca Upper Cihangir artık, müzik denince aklına sadece The Rolling Stones gelen tonton dedelere ve eski tüfek Mülkiyelilere kaldı.

Böylece magazin meydanı, “Memleketin bunca meselesi varken ısrarla seviyeli seviyesiz her magazine dalan” bendenize kaldı.

Bugünden itibaren 17 Mayıs gününe kadar “Lockdown 2021 Özel” sayfalarıyla karşınızdayım.

*

Yani “

Yazının Devamını Oku

Bir ayağı İstanbul'a basan ve Tahran'ı dağıtan bir 'narafig'

“Narafig” Farsça’da dostunu sırtından bıçaklayan kişi demek... Büyük ihtimalle de bir derin devlet komplocusu...

Tahran’ı darmadağın edip oradan Washington ve Tel Aviv’e sıçrayan bu “yeni nesil patlayıcı”, 24 Nisan günü esrarengiz bir ‘Narafig’in, Londra’daki Iran International adlı haber sitesi ve televizyon kanalına bir yoldan ulaşması ile başladı.

Esrarengiz Narafig’in elinde İran’ı darmadağın edecek bir ses kaydı vardı...

Tahran’da kapalı kapılar ardında yapılmış 3 saatlik bir görüşmenin kaydıydı bu.

Şimdi dönelim 24 Nisan gününe...

Türkiye o gün ABD Başkanı Biden’ın sözde soykırım konuşmasına kilitlenmişken, aynı saatlerde Iran International’a ulaşan kişi veya kişiler onlara bu üç saatlik kaydın bazı bölümlerini getirmişti...

Sitenin Londra’daki yöneticileri “ellerindeki malın” ne olduğunu anında anladılar.

Kayıt adeta Tahran’ı uçuracak yepyeni nesil bir patlayıcı gibiydi.

Bu kaydın açıklanması, İran’da bir süredir yaşanan

Yazının Devamını Oku

47'li bir erkek, 54'lü Blair'in bu fotoğrafına bakınca ne hisseder

Biraz narsistçe...

Biraz da bencilce bakıyorsa...

Yani benim gibiyse, kesinlikle benim hissettiğimi hisseder...

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair epeydir ortada görünmüyordu.

Pandemi başından beri ilk fotoğrafını dün İsmet Berkan’ın “10 Haber” sitesinde gördüm.

Geçen hafta İskoçya’nın bağımsızlığı ile ilgili bir televizyon programına çıkmış...

Tabii herkes programda söylediklerini değil, bu halini konuşmaya başladı. Başbakan saçlarını uzatmış... Bayağı uzatmış.

Boyamadığı için de uzun saçları ile folk şarkıcısı

Yazının Devamını Oku

Modi'nin inanç mağarasında fiyatlar neden böyle düştü

Hindistan’ın popülist başbakanı Narendra Modi’nin “seçim şovu meditasyon mağarasını” ilk defa Müslüman bir Hint asıllı Amerikalıdan öğrendim.

Yaptığı şahane televizyon şovları ile popülist liderlerin komik hallerini hicveden Hasan Minhaj, bir programında Hindistan’daki seçimleri anlatırken, şu anki başbakan Modi’nin “dua etmek ve meditasyon yapmak üzere bir mağaraya çekilmesini” anlatmıştı.

*

Ancak orada öğrenmiştim ki, Tanrı ve kendisiyle baş başa kalmak için kapandığı bu mağarada 4 kamera görüntülerini kaydediyordu.

Ancak Hasan Minhaj, Modi’nin yüzündeki sahte ifadeleri gösteren görüntüleri yayınlarken hepimizi kahkahalara boğan bir ayrıntıya dikkatimizi çekmişti.

Güya meditasyon yapmak ve dua etmek için inzivaya çekilen Modi’yi 4 kamera görüntülüyormuş...

Amaç?

Bunları seçim kampanyasında

Yazının Devamını Oku

Katarlı bayan Alya'nın mektubundaki 2 cümle

1)Şimdi anlatacağım olay, bana çok gizli kanallardan ulaşmış bir haber değil...

Birleşmiş Milletler’in herkese açık bir platformundan geldi...

Şimdi dikkatle okuyun lütfen...

*

22 Mart 2021 günü...

Yani bundan 38 gün önce BM Genel Sekreteri’ne bir mektup sunuldu...

Mektubun altında şu imza vardı:

Alya Ahmed Saif Al-Thani...

*

Yazının Devamını Oku

Yüksek lisanslı ilk rehber köpeği 'Kara' ikizler burcu

Bugün, yani 28 Nisan, Dünya Rehber Köpekler Günü...

Ben de bu özel gün dolayısıyla size Türkiye’de okumuş ve mezun olmuş, lisansüstü eğitimli ilk rehber köpeği “Kara”yı tanıtayım...

“Kara” 21 Mayıs 2015 günü doğdu.

Safkan dişi bir Labrador.

Lisans eğitimini Ankara’da Birleşik Krallık Büyükelçiliği görevlileri gözetiminde tamamladı.

Ama eğitimi orada bitmedi. Bir de yüksek lisans eğitimi var.

Onu da İngiltere’de yaptı.

Yüksek lisans hocası, uluslararası rehber köpek eğitmeni

Yazının Devamını Oku

Ben bu gürültüye kulaklarımı tıkadım şu üç cümleye baktım

1) Ülkenin muhafazakârı, laiki...

Dincisi, milliyetçisi, ulusalcısı ayakta...

“NATO’dan çıkalım” diye bağıran...

“İncirlik’i kapatalım” diye haykıran...

ABD ile bütün ilişkilerimizi keselim diyen...

Öyle bir gürültü var ki...

Ülkenin en makul insanları bile bazı çok önemli şeyleri göremiyor, duyamıyor...

Oysa 24 Nisan günü sadece o kelime yoktu... Çok önemli şeyler de oldu.

Yazının Devamını Oku

Sabık deputattan biyarbırçi görüntü

“Sabık”, yeni Türkçede “eski” demek...

- “Deputat”, Rusça kökenli bir kelime, “milletvekili” anlamına geliyor.

- “Biyarbırçi”, Azericede “Utanç verici” demek...

- “Görüntü” ise aynen “görüntü...”

*

Dün sabahtan beri Bakü’den gelen bu videoya gülüyorum ve güldüğüm için de kendime kızıyorum.

Dün T24’te gördüm. Azerbaycan’da günün konusuymuş ve televizyonlarda işte bu başlıkla verilmiş. Eski milletvekili Hüseyinbala Biralamov, ki kendisi 75 yaşında....

Yazının Devamını Oku

Banzai Mustafa Kemal Paşa çok çok banzai

Geçen gün bir arkadaşım gönderdi...

Japonya’da yapılmış video...

Kim yapmış, sözleri nedir hiç bilmiyorum.

Ama içinde bir kelime var ki....

Beni çok etkiledi.

*

Video önce İzmir’i tanıtarak başlıyor.

Arkasından İzmir’de işgalci Yunan ordusuna karşı başlatılan milli mücadele çok güzel çizimlerle anlatılıyor.

Yazının Devamını Oku

İçimizdeki en tonton anarşiste bandanalı bir Babıâli vedası

Önce köşe yazarı vardı...

Yukarıdaki babamız biz köşe yazarı milletini yaratırken, bazı unvanları çok cömertçe bağışlamıştır...

Mesela “siyasi köşe yazarı...”

Tanrı babamızın eli cömerttir... Her isteyene vermiştir bu unvanı...

Onlara bir de “Ağır ol da molla desinler” duygusunu vermiştir aynı cömertlikle...

Bir de kibir ve egoyu...

İşte böyle çıkmıştır piyasaya saçılmış binlerce siyaset köşe yazarı...

*

Yazının Devamını Oku

Emin kardeşim ben piyanistim niye hep bana ateş ediyorsun

Sözcü gazetesi, Turgut Özal’ın 28’inci ölüm yıldönümü günü herkese örnek olması gereken harika bir şey yaptı.

Özal’ı müthiş övücü bir manşet ve sayfayla andı.

Ben de Sözcü yazıişlerini ve bu sayfayı hazırlayan arkadaşımız Emin Özgönül’ü alkışlayan bir yazı yazdım.

*

Ama o ne...

Bütün hayatı boyunca maddi manevi geçimini Özal ve herkese hakaretle sağlayan Emin Çölaşan, gazetesine bir şey diyemeyince hıncını yine benden çıkardı...

Üstelik yine bir sürü yalan dolanla...

Neymiş ben ona Turgut Özal’la ilgili kitabını okudum çok beğendim demişim.

Yazının Devamını Oku

57 milyon riskli vatandaşı acilen koruma altına almanın formülü

Dün itibarıyla dünya “COVID atlası” şöyleydi.

İsrail aşılamasını tamamlamış, bütün yasakları kaldırmış ve halkı da plajlara hücum etmişti.

Yeni Zelanda ve Avustralya arasında serbest seyahat başlamıştı.

Dünyada COVID olayını en ağır geçiren ülkelerden Amerika’da Biden politikası sonuçlarını vermeye başlamıştı.

16 yaş üzeri isteyen her Amerikan vatandaşına aşı uygulanabiliyordu.

330 milyonluk ABD’de yeni vaka sayısı 67 bindi.

Haziran ayı ortası itibarıyla nüfusunun yüzde 70’ini aşılamış olacağını açıklamıştı.

80 milyon nüfuslu Türkiye’de ise yeni vaka sayısı 55 bindi...

Yazının Devamını Oku

Korkuyorsunuz çünkü statlarda idare ediyorduk ama ekranda edemiyoruz

Alman liglerinin tatsızlığı, İtalya’nın statları yenilememesi, koca Rusya’nın doğru dürüst bir takım çıkaramaması, herkesi Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Bakıyorum, tüm Avrupa ülkelerinin federasyonları ayakta. Paniğin sebebi belli... Siz daha VAR’ı bile yönetemiyorsunuz. Kalite yerlerde. Şimdi korkuyorsunuz.

Bu bir deprem... Futbolun 8.1 şiddetindeki depremi. Hiç kuşkunuz olmasın, arkasından tsunami de gelecek... Gelecek ve bu bütün derme çatma ‘Milli ve yerli futbol düzeni’ bu tsunaminin altında kalacak.

TÜRKiYE LiGi’NiN VASATLIĞI ALMAN LiGi’NiN RUHSUZLUĞU

· 12 Avrupa takımının pazar günü “Biz artık Avrupa’da bir ‘Ultra Süper Lig’ kuruyoruz” açıklaması tam bir depremdir. Ve yıllardır “Geliyorum” diyen bir deprem bu...

· Alman liglerinin tatsızlığı, tuzsuzluğu, ruhsuzluğu.

· İtalya’nın futbol oynadığı sahaları bile yenilemede nal toplaması.

· Fransa’nın Arap sermayesi sayesinde çok
geç Avrupa futboluna dönmesi.

· Oligarklarını bile İngiltere’ye kaptıran koskoca Rusya’nın doğru dürüst bir futbol takımı çıkaramaması, sonunda bütün Avrupa seyircisini Premier Lig ve La Liga hastası yaptı. Onlar da bu vasatlıkta debelenirken sonunda bu kararı aldılar.

Yazının Devamını Oku